Karar Özeti
8. Ceza Dairesi 2024/13247 E. , 2024/8846 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ :Ağır Ceza Mahkemesi SAYISI : 2022/173 E., 2022/252 K. SUÇ : Kullanmak için uyuşturucu madde bulundurma HÜKÜM : Mahkûmiyet TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Bozma Sanık hakkında bozma üzerine kurulan hükmün; temyiz edilebilir olduğu, temyiz edenlerin hükmü temyiz
Karar Detayı
8. Ceza Dairesi 2024/13247 E. , 2024/8846 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ :Ağır Ceza Mahkemesi SAYISI : 2022/173 E., 2022/252 K. SUÇ : Kullanmak için uyuşturucu madde bulundurma HÜKÜM : Mahkûmiyet TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Bozma Sanık hakkında bozma üzerine kurulan hükmün; temyiz edilebilir olduğu, temyiz edenlerin hükmü temyize hak ve yetkilerinin bulunduğu, temyiz isteklerinin süresinde olduğu, temyiz isteklerinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilerek gereği düşünüldü: I. HUKUKÎ SÜREÇ 1. Mersin Cumhuriyet Başsavcılığının 23.03.2011 tarihli iddianamesi ile sanık hakkında kullanmak için uyuşturucu madde bulundurma suçundan cezalandırılması istemiyle, 20.03.2011 tarihli iddianamesiyle uyuşturucu veya uyarıcı madde ticareti yapma veya sağlama suçundan cezalandırılması istemiyle dava açılmıştır. 2. Birleştirme kararı sonrası, Mersin 3. Ağır Ceza Mahkemesinin 06.12.2011 tarihli kararı ile sanığın eyleminin kullanmak için uyuşturucu madde bulundurma suçunu oluşturduğu kabul edilerek sanık hakkında bu suçtan tedavi ve denetimli serbestlik kararı verilmiştir. Sanığın tedavi ve denetimli serbestlik süresinde yükümlülüklerine uymamakta ısrar ettiği ve uyuşturucu madde kullandığının tespit edildiği gerekçesiyle sanık hakkındaki dava dosyası yeniden ele alınarak, Mersin 3. Ağır Ceza Mahkemesinin 29.06.2012 tarihli kararı ile sanık hakkında kullanmak için uyuşturucu madde bulundurma suçundan 10 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına ve hapis cezasının ertelenmesine karar verilmiştir. 3. Mersin 3. Ağır Ceza Mahkemesinin 29.06.2012 tarihli kararı hakkında sanık tarafından temyizi üzerine Yargıtay (Kapatılan) 20. Ceza Dairesinin 21.03.2018 tarihli ve 2017/3346 Esas, 2018/1540 Karar sayılı ilamı ile, "1- Tedavi ve denetimli serbestlik tedbirine uymayan sanığa “mazeretsiz olarak gelmediği takdirde yokluğunda hüküm verileceği” uyarısını içeren davetiye tebliğ edilmeden ve savunması alınmadan mahkumiyet kararı verilerek savunma hakkının kısıtlanması suretiyle CMK’nın 145, 147 ve 191. maddelerine aykırı davranılması, 2-Sanık hakkında kullanmak için uyuşturucu veya uyarıcı madde bulundurma suçundan dolayı başka dava olup olmadığı, varsa sanığın bu suçu diğer davaya konu olan suç nedeniyle verilen tedavi ve/veya denetimli serbestlik tedbirinin infazı sırasında işleyip işlemediği belirlendikten sonra; Sanık bu suçu, daha önce işlediği suçtan dolayı yapılan kovuşturma aşamasında hükmolunan tedavi ve/veya denetimli serbestlik tedbirinin infazı sırasında işlemiş ise, 6545 sayılı Kanun'un 68. maddesi ile değiştirilen TCK'nın 191. maddesinin 5. fıkrasında öngörülen “Erteleme süresi zarfında kişinin kullanmak için tekrar uyuşturucu veya uyarıcı madde satın alması, kabul etmesi veya bulundurması ya da uyuşturucu veya uyarıcı madde kullanması, dördüncü fıkra uyarınca ihlâl nedeni sayılır ve ayrı bir soruşturma ve kovuşturma konusu yapılmaz” hükmü uyarınca, ikinci suçtan açılan bu davanın kovuşturma şartının ortadan kalkması nedeniyle, CMK'nın 223. maddesinin 8. fıkrası uyarınca “davanın düşmesine” karar verilmesinde zorunluluk bulunması," nedeniyle bozulmasına karar verilmiştir. 4. Bozma kararı sonrası, Mersin 3. Ağır Ceza Mahkemesinin 09.07.2018 tarihli kararı sanık hakkında kullanmak için uyuşturucu madde bulundurma 10 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına ve hükmün açıklanmasının geri bırakılması kararı verilmiş, bu karar 06.09.2018 tarihinde itirazın reddi ile kesinleşmiş, sanığın denetim süresi içerisinde kullanmak için uyuşturucu veya uyarıcı madde bulundurma suçunu işlemesi nedeniyle, hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına ilişkin hüküm Mersin 3. Ağır Ceza Mahkemesinin 30.06.2022 tarihli kararı ile açıklanarak sanık hakkında kullanmak için uyuşturucu veya uyarıcı madde bulundurma suçundan 10 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına ve hak yoksunluklarına karar verilmiştir. II. TEMYİZ SEBEPLERİ 1. Sanığın temyiz isteği, suçlamaları kabul etmediğine, lehe hükümlerin uygulanmadığına ilişkindir. 2. Sanık müdafiinin temyiz isteği, hükmün açıklanma şartlarının oluşmadığına ve sanığın atılı suçtan cezalandırılması için her türlü şüpheden uzak, kesin ve yeterli delil bulunmadığına ilişkindir. III. OLAY VE OLGULAR Dava konusu olay, kolluk görevlilerinin rutin devriye görevlerini ifa ederken sanık ve temyiz dışı F.A isimli kişiyi gördükleri, kolluk görevlilerini fark eden sanığın elinde tuttuğu bir şeyi bulunduğu yerin yakınında bulunan bir yapının çatısına koyup olay yerinden ayrılmak istediğinin anlaşılması üzerine sanığın yakalanıp, çatıya koyduğu şeyin muhafaza altına alındığı, muhafaza altına alınan şeyin uyuşturucu madde olduğunun tespit edildiği, bu suretle sanığın üzerine atılı suçu işlediği iddiasına ilişkindir. IV. GEREKÇE Sanık hakkında, hükmün açıklanmasının geri bırakılması kararının açıklanmasına dayanak olan Mersin Cumhuriyet Başsavcılığının 2022/17777 Soruşturma numaralı dosyasında 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun (5237 sayılı Kanun) 191 inci maddesinin beşinci fıkrası uyarınca, ihlal niteliğinde olan suçun soruşturma veya kovuşturma konusu yapılamayacağı gerekçesiyle kovuşturmaya yer olmadığına dair karar verildiği anlaşılmakla, Tebliğnamedeki hükmün açıklanmasının şartlarının oluşmadığına dair bozma isteyen düşünceye iştirak edilmemiştir. A. Mahkemece, Yargıtay (Kapatılan) 20. Ceza Dairesinin 21.03.2018 tarihli ve 2017/3346 Esas, 2018/1540 Karar sayılı bozma ilamına uyulmasına, Ulusal Yargı Ağı Projesi (UYAP) kayıtları ve sanığın adli sicil kaydı üzerinden yapılan araştırmada sanık hakkında 23.09.2010 tarihinde işlediği kullanmak için uyuşturucu madde bulundurma suçu nedeniyle Mersin (Kapatılan) 5. Sulh Ceza Mahkemesinin 25.01.2011 tarihli ve 2010/747 Esas, 2011/26 Karar sayılı dava dosyasında tedavi ve denetimli serbestlik kararı verildiği, bu kararın 11.02.2011 tarihinde kesinleştirildiği ancak söz konusu dava dosyasının ve sanık hakkında düzenlenen tedavi ve denetimli serbestlik evraklarının dava dosyası içerisine denetime imkan verecek şekilde aslı veya onaylı bir örneğinin getirtilmeden hüküm kurulduğu anlaşılmakla, söz konusu dava dosyasının ve ilgili denetimli serbestlik müdürlüğünden söz konusu suça ve varsa diğer uyuşturucu veya uyarıcı madde kullanma suçlarına ilişkin tedavi ve denetimli serbestlik kararının infazına ilişkin evrakların aslı veya onaylı örneklerinin denetime imkan verecek şekilde getirtilip, özellikle temyiz inceleme konusu 13.03.2011 tarihli eylemin Mersin (Kapatılan) 5. Sulh Ceza Mahkemesinin 25.01.2011 tarihli ve 2010/747 Esas, 2011/26 Karar sayılı dava dosyasının ihlali niteliğinde olup olmadığı tartışılarak, Hükümden önce 28.06.2014 tarihli Resmi Gazete'de yayımlanarak yürürlüğe giren 6545 sayılı Kanun'un 68 inci maddesi ile değiştirilen 5237 sayılı Kanun'un 191 inci maddesi ve aynı Kanun'un 85 inci maddesi ile eklenen 5320 sayılı Kanun'un geçici 7 nci maddesi sanık lehine hükümler içermekte olup, öncelikle; 6545 sayılı Kanun'un 68 inci maddesi ile değiştirilen 5237 sayılı Kanun'un 191 inci maddesinin beşinci fıkrası ve aynı Kanun'un 85 inci maddesi ile eklenen 5320 sayılı Kanun'un geçici 7 nci maddesinin olaya tatbik kabiliyeti bulunup bulunmadığının tespiti açısından, sanık hakkında kullanmak için uyuşturucu madde bulundurma suçundan dolayı bu suç tarihinden önce açılmış başka dava olup olmadığı, varsa sanığın bu suçu diğer davaya konu olan suç nedeniyle verilen tedavi ve/veya denetimli serbestlik tedbirinin infazı sırasında işleyip işlemediğinin ve önceki dava sonucunun araştırılması, gerektiğinde Denetimli Serbestlik Müdürlüğünden suç tarihinde sanığın infazda olan başka bir tedavi ve denetimli serbestlik tedbiri kararının bulunup bulunmadığı sorulup belirlendikten sonra; Sanık bu suçu, daha önce işlediği suçtan dolayı yapılan kovuşturma aşamasında hükmolunan tedavi ve/veya denetimli serbestlik tedbirinin infazı sırasında işlemiş ve önceki suçtan mahkûmiyet kararı verilmiş ise, 6545 sayılı Kanun'un 68 inci maddesi ile değiştirilen 5237 sayılı Kanun'un 191 inci maddesinin beşinci fıkrasında öngörülen “Erteleme süresi zarfında kişinin kullanmak için tekrar uyuşturucu veya uyarıcı madde satın alması, kabul etmesi veya bulundurması ya da uyuşturucu veya uyarıcı madde kullanması, dördüncü fıkra uyarınca ihlâl nedeni sayılır ve ayrı bir soruşturma ve kovuşturma konusu yapılmaz” hükmü uyarınca, ikinci suçtan açılan bu davanın kovuşturma şartının ortadan kalkması nedeniyle, 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu'nun (5271 sayılı Kanun) 223 üncü maddesinin sekizinci fıkrası uyarınca “davanın düşmesine” karar verilmesi gerekirken eksik araştırma ile yazılı şekilde hüküm kurulması, B. Yargıtay Ceza Genel Kurulunun 03.04.2018 tarihli ve 2017/853 Esas, 2018/135 Karar sayılı ilamı ve 09.02.2016 tarihli ve 2014/71 Esas, 2016/42 Karar sayılı ilamı da gözetildiğinde, bozma öncesi verilen ve sanık tarafından temyiz edilen 29.06.2012 tarihli hükümde 10 ay hapis cezasına hükmedildiği, hükmolunan hapis cezasının ertelendiği gözetilmeden, bozma kararından sonra hakkında hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına karar verilen ancak denetim süresi içerisinde kullanmak için uyuşturucu veya uyarıcı madde bulundurma suçunu işlemesi nedeniyle hakkındaki hükmün açıklanmasına karar verilen sanık hakkında 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu'nun (1412 sayılı Kanun) 326/son maddesine aykırı olarak erteleme hükümleri uygulanmayarak kazanılmış hak kuralının ihlal edilmesi hukuka aykırı görülmüştür. V. KARAR Gerekçe bölümünde açıklanan nedenle Mersin 3. Ağır Ceza Mahkemesinin 30.06.2022 tarihli ve 2022/173 Esas, 2022/252 Karar sayılı kararına yönelik sanık ve müdafiinin temyiz istekleri yerinde görüldüğünden hükmün, 1412 sayılı Kanun’un 321 inci maddesi gereği, Tebliğnameye kısmen uygun olarak, oy birliğiyle BOZULMASINA, Dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 19.11.2024 tarihinde karar verildi.