İçeriğe geç
ACAYCAN CEYLANAVUKATLIK BÜROSU
Uzmanlık
  • Ceza Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Forex ve Yatırım Dolandırıcılığı Hukuku
  • Kripto Paralar Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Hukuki Danışmanlık
  • Şirket Danışmanlığı
  • Marka Hukuku
  • Telif Hukuku
  • Tahkim Hukuku
  • Gayrimenkul Hukuku
Makaleler
  • Tüm Makaleler
  • Aile Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Gayrimenkul Hukuku
  • Tazminat Hukuku
  • İdare ve Vergi Hukuku
  • Dolandırıcılık ve İBAN Mağduriyeti
  • Miras Hukuku
  • Trafik Hukuku
  • KVKK ve Veri Koruma Hukuku
  • Yapay Zeka ve Web3 Hukuku
  • Enerji ve Çevre Hukuku
  • Silah Suçları
  • Arabuluculuk
  • Ceza Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Medeni Hukuk
  • AİHM ve Anayasa Mahkemesi Başvuru
  • Delil Hukuku ve Emsal Kararlar
  • İş ve Sosyal Güvenlik Hukuku
  • İcra ve İflas Hukuku
  • Sağlık Hukuku ve Malpraktis
  • Fikri Mülkiyet, Marka ve Patent Hukuku
  • Uyuşturucu Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Kripto Para Hukuku
  • Borçlar Hukuku
  • Mevzuat ve Yargıtay Kararları
  • Forex Hukuku
  • Ticaret Hukuku
  • Tüketici Hukuku
  • Sigorta Hukuku
  • Yabancılar ve Vatandaşlık Hukuku
  • Örgütlü Suçlar
Kaynaklar

NE YAPMALIYIM?

  • Ne Yapmalıyım?
  • Avukat Seçme Rehberi
  • Uzaktan Temsil
  • Arabuluculuk

MEVZUAT

  • TCK Rehberi
  • CMK Rehberi
  • HMK Rehberi
  • Mevzuat

HUKUKI SÖZLÜK

  • Hukuki Sözlük
  • Soru-Cevap
  • Dilekçeler
  • İnfaz Hesaplama
Karar Arşivi
  • Yargıtay Kararları
  • Danıştay Kararları
  • AYM Bireysel Başvuru
  • AYM Norm Denetimi
  • İstinaf (BAM) Kararları
  • İlk Derece Mahkeme Kararları
  • Karar Arama
Vaka Sonuçları
Hakkımızda
  • Büro Profili
  • Özgeçmiş
  • Medyada Biz
  • Çalışma İlkelerimiz
  • Çalışma Metodolojimiz
  • Online Danışmanlık
  • Ödeme
  • Kariyer
İletişim
  1. Anasayfa
  2. /Yargıtay Kararları
  3. /8. Ceza Dairesi

YARGITAY · 8. CEZA DAİRESİ

İçtihat MetniİNCELENEN KARARIN

Yargıtay 8. Ceza Dairesi E.2024/14515 K.2025/2355

Mersin 2. Çocuk Mahkemesinin 07.02.2018 tarihli ve 2018/34 Esas, 2018/47 Karar sayılı kararı ile suça sürüklenen çocuk hakkında kullanmak için uyuşturucu madde bulundurma suçundan, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun (5237 sayılı Kanun) 191/1, 31/3, 62.…

Esas2024/14515Karar2025/2355Tarih20 Mart 2025Okuma6 dk · 1.205 kelime

KÜNYE

8. Ceza Dairesi 2024/14515 E., 2025/2355 K.

Karar tarihi
20 Mart 2025
Konu
Uyusturucu Suclari
Mahkemesi
Çocuk Mahkemesi
Sayısı
2018/34 E. 2015/1001 K
Suç
Kullanmak için uyuşturucu madde bulundurma İNCELEME KONUSU
Karar
Mahkumiyet KANUN YARARINA BOZMA YOLUNA BAŞVURAN : Adalet Bakanlığının istemi üzerine Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığı
Tebliğname görüşü
İlgili kararın kanun yararına bozulması

Karar Detayı

1.205 kelime·6 dk okuma·3 bölüm

Mersin 2. Çocuk Mahkemesinin 07.02.2018 tarihli ve 2018/34 Esas, 2018/47 Karar sayılı kararı ile suça sürüklenen çocuk hakkında kullanmak için uyuşturucu madde bulundurma suçundan, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun (5237 sayılı Kanun) 191/1, 31/3, 62. maddeleri uyarınca 1 yıl 1 ay 10 gün hapis cezası ile cezalandırılmasına karar verildiği, kararın, istinaf edilmeksizin 15.02.2018 tarihinde usûlüne uygun şekilde kesinleştiği anlaşılmıştır.

Adalet Bakanlığının, 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 309/1. maddesi uyarınca, 09.05.2023 tarihli ve 2022/20360 sayılı evrakı ile kanun yararına bozma istemine istinaden düzenlenen, Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının, 15.06.2023 tarihli ve KYB-2023/57849 sayılı Tebliğnamesi ile dava dosyası Daireye gönderilmekle, gereği düşünüldü:

I. İSTEM

Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının kanun yararına bozma isteminin; " Somut olayda, suça sürüklenen çocuğun 07/03/2016 tarihli kullanmak amacıyla uyuşturucu madde bulundurmak eylemi nedeniyle Mersin Cumhuriyet Başsavcılığınca verilen 09/03/2016 tarihli ve 2016/11429 soruşturma, 2016/172 sayılı kamu davasının açılmasının ertelenmesine ilişkin kararın suça sürüklenen çocuğa tebliğ edilmediği, bahse konu kararın tebliğ edildiğine dair tebligat mazbatasının UYAP sisteminde ve fiili olarak dosyada bulunmadığı, erteleme kararının tebliğ edilmediği gerekçesi ile yargılamanın durmasına ilişkin Mersin

2. Çocuk Mahkemesinin 21/12/2017 tarihli kararından sonra dahi erteleme kararının suça sürüklenen çocuğa tebliğ edilmediği cihetle, yeni bir kamu davasının açılmasının ertelenmesi kararını verilmesi gerektiğinin anlaşılması karşısında, mahkemesince dava şartının gerçekleşmesinin beklenilmesi için durma kararı verilmesi yerine yazılı şekilde mahkûmiyet kararı verilmesinde isabet görülmemiştir. " Şeklindeki gerekçeye dayandığı anlaşılmıştır.

II. DEĞERLENDİRME VE GEREKÇE

A.

Suça sürüklenen çocuk hakkında, 07.03.2016 tarihinde işlediği iddia olunan kullanmak için uyuşturucu madde bulundurma suçundan yapılan soruşturma sonucunda, Mersin Cumhuriyet Başsavcılığının 09.03.2016 tarihli ve 2016/11429 Soruşturma, 2016/172 Karar sayılı kararı ile 5237 sayılı Kanun'un 191/2. maddesi uyarınca beş yıl süre ile kamu davasının açılmasının ertelenmesine, aynı Kanun'un 191/3. maddesi uyarınca bir yıl süre ile denetimli serbestlik tedbiri uygulanmasına karar verildiği ve infazı için Mersin Denetimli Serbestlik Müdürlüğüne gönderildiği, B.

Suça sürüklenen çocuğun yükümlülüklerine uygun davranmaması nedeniyle erteleme kararının kaldırılarak Mersin Cumhuriyet Başsavcılığının 18.05.2016 tarihli ve 2016/11429 Soruşturma, 2016/7348 Esas, 2016/539 Karar sayılı iddianamesi ile Mersin 2. Çocuk Mahkemesine kamu davası açıldığı, C. Mersin

2. Çocuk Mahkemesinin 09.10.2017 tarihli ve 2016/391 Esas, 2017/329 Karar sayılı kararı ile suça sürüklenen çocuk hakkında kullanmak için uyuşturucu madde bulundurma suçundan 5237 sayılı Kanun'un 191/1, 31/3, 62/1. maddeleri gereğince 1 yıl 1 ay 10 gün hapis cezası ile cezalandırılmasına karar verildiği, D. Adana Bölge Adliye Mahkemesi

5. Ceza Dairesinin 17.11.2017 tarihli kararıyla ilk derece mahkemesi tarafından kurulan hükmün, kamu davasının açılmasının ertelenmesi kararının tebliğ edildiğine dair tebligat mazbatasının UYAP sisteminde ve fiili olarak dosyada bulunmadığından bahisle bozulmasına karar verildiği, E. Bozmadan sonra, Mersin

2. Çocuk Mahkemesinin 21.12.2017 tarihli ve 2017/549 Esas, 2017/611 Karar sayılı kararı ile 5271 sayılı Kanun'un 223/8. maddesinin ikinci cümlesi uyarınca kamu davasının durmasına, dosyanın Mersin Cumhuriyet Başsavcılığına gönderilmesine karar verildiği, durma kararının, itiraz edilmeksizin 29.12.2017 tarihinde kesinleştiği, F.

Mersin Cumhuriyet Başsavcılığının sanık hakkında, yeniden kamu davasının açılmasının ertelenmesine karar verilemeyeceği değerlendirilerek iddianame düzenlendiği, yapılan yargılama neticesinde, Mersin

2. Çocuk Mahkemesinin 07.02.2018 tarihli ve 2018/34 Esas, 2018/47 Karar sayılı kararı ile 5237 sayılı Kanun'un 191/1, 31/3 ve 62. maddeleri gereğince 1 yıl 1 ay 10 gün hapis cezası ile cezalandırılmasına karar verildiği, istinaf edilmeksizin 15.02.2018 tarihinde kesinleştiği anlaşılmıştır. G.

5237 sayılı Kanun'un 191/2. maddesinde "Bu suçtan dolayı başlatılan soruşturmada şüpheli hakkında 4/12/2004 tarihli ve 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu'nun 171 inci maddesindeki şartlar aranmaksızın, beş yıl süreyle kamu davasının açılmasının ertelenmesine karar verilir.

Cumhuriyet savcısı, bu durumda şüpheliyi, erteleme süresi zarfında kendisine yüklenen yükümlülüklere uygun davranmadığı veya yasakları ihlal ettiği takdirde kendisi bakımından ortaya çıkabilecek sonuçlar konusunda uyarır. Erteleme kararı kolluk birimlerine de bildirilir" şeklindeki düzenleme ile kamu davasının açılmasının ertelenmesi kararına bağlanan hukuki sonuçlara açıklık getirmektedir.

191/7. maddesi gereğince şüpheli erteleme süresi zarfında dördüncü fıkrada belirtilen yükümlülüklere aykırı davranmadığı ve yasakları ihlal etmediği takdirde, hakkında kovuşturmaya yer olmadığı kararı verileceği düzenlenmektedir.

Bu suretle kamu davasının açılmasının ertelenmesi kararı şarta bağlı olup şüphelinin denetim süresinde yükümlülüklerine aykırı davranmaması halinde mutlak suretle kovuşturmaya yer olmadığına dair karar verilmesi ile sonuçlanan bir karar niteliğindedir.

Bu anlamda 5237 sayılı Kanun'un 191. maddesinde düzenlenen kamu davasının açılmasının ertelenmesi kararı şüpheli hakkında belirli yükümlülüklere uygun davranması halinde "kovuşturmayı sonlandırıcı nitelikte" kovuşturmaya yer olmadığına dair karar verilmesini sağlayan ve denetimli serbestlik yükümlülüğü altında bulunan şüpheliye hukuki bir statü tanıyan bir ceza muhakemesi kararı vasfındadır.

Hakkında bu kararın verildiğini öğrenen şüphelinin bu karara olası itirazı sonucu hakkındaki erteleme kararı kesinleşerek denetimli serbestlik tedbirinin uygulanmasına başlanacağı, şüphelinin belirli süre sonunda bu yükümlülüklere uyduğu taktirde hakkındaki kovuşturmanın, adli makamlarca yapılan ceza muhakemesi işlemlerinin şüpheliye yapılan bildirim ile öğrenmesi üzerine şüpheli yeni bir hukuki duruma girmiş bulunacaktır.

Bu itibarla, hukuki güvenlik ilkesi gereği, şüpheli hakkındaki bu hukuki durumu sona erdirmek için kamu davasının açılmasının ertelenmesi kararının usulünce kaldırılarak, yeni bir ceza muhakemesi kararı tesis edilmesi ve bu durumdan muhakeme sujelerinin haberdar edilmesi gerekmektedir.

Bu bağlamda soruşturma dosyası kapsamına göre, Cumhuriyet savcısının kamu davasının açılmasının ertelenmesi kararının ancak kanun yararına bozma yoluna başvurularak kaldırılması sonucu şüpheli hakkında yeni bir hukuki duruma geçilmesi mümkün olmalıdır.

Olağanüstü kanun yoluna başvurulmadan Cumhuriyet savcısının verdiği ve usulünce kesinleşen kamu davasının açılmasının ertelenmesi kararının hiç bir yasal dayanak olmadığı halde kendiliğinden geri alınması hukuki güvenlik ilkesine ve kamu davasının açılmasının ertelenmesi kurumunun amacına aykırılık oluşturmaktadır. H. Dava dosyası kapsamına göre.

Suça sürüklenen çocuğun 07.03.2016 tarihli kullanmak amacıyla uyuşturucu madde bulundurmak eylemi nedeniyle Mersin Cumhuriyet Başsavcılığınca verilen, 09.03.2016 tarihli kamu davasının açılmasının ertelenmesine ilişkin kararın suça sürüklenen çocuğa ve müdafine usulüne uygun şekilde tebliğ edilmediği, bahse konu kararın tebliğ edildiğine dair tebligat mazbatasının UYAP sisteminde ve fiili olarak dosyada bulunmadığı, erteleme kararının tebliğ edilmediği gerekçesi ile yargılamanın durmasına ilişkin Mersin

2. Çocuk Mahkemesinin 21.12.2017 tarihli kamu davasının durması kararından sonra erteleme kararının suça sürüklenen çocuğa ve müdafiine tebliğ edilmediği, suça sürüklenen çocuk hakkında daha önce Elazığ Cumhuriyet Başsavcılığınca verilen kamu davasının açılmasının ertelenmesi kararlarının ihlali nedeniyle suça sürüklenen çocuk hakkında Elazığ Çocuk Mahkemesince birden fazla kez kovuşturma yapıldığından iddianame düzenlenerek dava açılmışsa da.

Suça sürüklenen çocuğun adli sicil kaydının incelenmesinde, 28.10.2014 tarihli aynı nev'i suçtan Elazığ Cumhuriyet Başsavcılığının 05.12.2014 tarihli ve 2014/16228 Soruşturma, 2014/120 Karar sayılı kararı ile kamu davasının açılmasının ertelenmesine ve denetimli serbestlik tedbiri uygulanmasına karar verildiği anlaşıldığından, bu kararın usulüne uygun şekilde verilip kesinleşmiş olması halinde inceleme konusu 07.03.2016 tarihli eylemi de kapsayıp kapsamayacağı değerlendirilerek,

erteleme kararının kesinleşmesi tarihine kadar tüm eylemlerin tek suç olarak ve 5237 sayılı Kanun'un 61. maddesi uyarınca cezanın bireyselleştirilmesinde alt sınırdan uzaklaşma gerekçesi yapılacağı dikkate alınarak, Mahkemesince, Elazığ Cumhuriyet Başsavcılığının 05.12.2014 tarihli ve 2014/16228 Soruşturma, 2014/120 Karar sayılı kamu davasının açılmasının ertelenmesi kararına konu soruşturma dosyasının akıbetinin araştırılması,

derdest dava var ise davaların birleştirilmesi ve yukarıda yer verilen açıklamalar doğrultusunda değerlendirme yapılarak suça sürüklenen çocuğun hukuki durumunun belirlenmesi gerektiği gözetilmeden, mahkûmiyetine karar verilmesi, Kanun’a aykırı olup kanun yararına bozma istemi değişik gerekçe ile yerinde görülmüştür.

III. KARAR

SONUÇ / HÜKÜM

A. Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının kanun yararına bozma isteminin KABULÜNE, B. Mersin 2. Çocuk Mahkemesinin 07.02.2018 tarihli ve 2018/34 Esas, 2018/47 Karar sayılı kararının 5271 sayılı Kanun'un 309/3. maddesi gereği, oy birliğiyle KANUN YARARINA BOZULMASINA, 5271 sayılı Kanun'un 309/4-b maddesi uyarınca gerekli işlemin yapılması için dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 20.03.2025 tarihinde karar verildi.

Bu karar size uygun mu?

Davanızda bu emsali kullanmak için avukat desteği alın.

Görüşme Planla

BU SAYFADA

  1. Künye
  2. Karar Detayı
  3. I. İstem
  4. II. Değerlendirme Ve Gerekçe
  5. III. Karar
  6. Sonuç / Hüküm

Karar Bilgileri

Daire
8. Ceza Dairesi
Esas No
2024/14515
Karar No
2025/2355
Tarih
20 Mart 2025
Konu
Uyusturucu Suclari

İlgili Rehberler

  • Uyuşturucu Suçları Makaleleri
  • İnfaz Hesaplama Aracı

İlgili Kararlar

  • 8. Ceza Dairesi — Yargıtay 8. Ceza Dairesi E.2024/14467 K.2025/1976
  • 8. Ceza Dairesi — Yargıtay 8. Ceza Dairesi E.2024/13692 K.2024/9652
  • 8. Ceza Dairesi — Yargıtay 8. Ceza Dairesi E.2024/13208 K.2024/9015
  • 8. Ceza Dairesi — Yargıtay 8. Ceza Dairesi E.2024/13071 K.2024/8824
  • 8. Ceza Dairesi — Yargıtay 8. Ceza Dairesi E.2024/12557 K.2024/3078
  • 8. Ceza Dairesi — Yargıtay 8. Ceza Dairesi E.2024/12404 K.2024/2977

Tüm Arşiv

Karar Arşivine Dön
ACAYCAN CEYLANAVUKATLIK BÜROSU

Siber suç ve ağır ceza odaklı butik hukuk bürosu. Bilişim, kripto ve dolandırıcılık mağduriyeti ile trafik kazası davalarında uzman avukatlık desteği.

InstagramLinkedIn

Hukuki danışmanlık · Uzmanlık odaklı yaklaşım

MENÜ

  • Anasayfa
  • Uzmanlık Alanı
  • Makaleler
  • Makale Arşivi
  • Online Danışmanlık
  • Hakkımızda
  • Medyada Biz
  • Kariyer
  • Ödeme
  • İletişim

UZMANLIK

  • Ceza Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Forex ve Yatırım Dolandırıcılığı Hukuku
  • Kripto Paralar Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Hukuki Danışmanlık

HUKUKI KAYNAKLAR

  • Ne Yapmalıyım?
  • Uzaktan Temsil
  • Avukat Seçme Rehberi
  • International
  • Dilekçe şablonları
  • Hukuki Sözlük
  • Soru-Cevap
  • Yargıtay Kararları
  • İnfaz Hesaplama
  • Arabuluculuk
  • llms.txt(AI keşif)

POPÜLER ARAMALAR

  • Siber Suç Avukatı
  • Dolandırıcılık Avukatı
  • Ağır Ceza Avukatı
  • Ceza Avukatı
  • Ceza Soruşturması Avukatı
  • IBAN Mağduru
  • Uyuşturucu Suçları Avukatı
  • Cinayet Avukatı

İLETIŞIM

  • Turkiye
  • 0 (850) 308 38 83
  • 0 (850) 308 38 83
  • [email protected]
  • Pazartesi — Cuma · 09:00 – 18:00

Aycan Ceylan

Hukuki Uyarı: Bu sitedeki tüm içerik, görsel ve veriler telif hakkı ile korunmaktadır. Sayfa kaynağını görüntüleme, sağ tıklama, kopyalama, öğeyi denetleme (DevTools) ve scraping dahil tüm kullanıcı etkileşimleri 6698 sayılı KVKK ve 5651/5237 sayılı Kanunlar uyarınca IP adresi, oturum bilgisi, tarayıcı/cihaz bilgileri ile birlikte loglanmaktadır. İzinsiz veri çekilmesi, kopyalanması veya tersine mühendislik halinde yasal işlem başlatılır. © Aycan Ceylan Avukatlık Bürosu — Tüm hakları saklıdır.
© 2025 Aycan Ceylan Avukatlık Bürosu — Tüm hakları saklıdır.KVKK Aydınlatma MetniHukuki danışmanlık · Uzmanlık odaklı yaklaşım

KVKK Bilgilendirmesi

Bu site deneyiminizi iyileştirmek için çerez kullanır. Devam ederek kabul etmiş sayılırsınız. Siteyi kullanmaya devam etmeniz halinde, kişisel verilerinizin KVKK aydınlatma metni kapsamında işlendiğini kabul etmiş sayılırsınız.

KVKK Aydınlatma Metni
1. Format
2. Tarih / Saat
3. Bilgiler

Görüşme formatını seçin

Tarih ve saat seçin

Randevu en az 30 dakika sonrası için verilebilir. Ofis saatleri: Pzt–Cum 09:00 – 18:00.

İletişim bilgileriniz

Randevunuz alınacak ve ödeme işlemi için sizi telefonunuzdan arayacağız.