Karar Özeti
8. Ceza Dairesi 2024/14595 E. , 2025/4813 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi SAYILARI : 1. 2019/223 E., 2020/124 K. 2. 2019/644 E., 2020/165 K. SUÇ : Kullanmak için uyuşturucu madde bulundurma KARARLAR : 1. Kamu davasının düşmesi 2. Mahkumiyet TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : İlgili kararların kanun yararına bozulm
Karar Detayı
8. Ceza Dairesi 2024/14595 E. , 2025/4813 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi SAYILARI : 1. 2019/223 E., 2020/124 K. 2. 2019/644 E., 2020/165 K. SUÇ : Kullanmak için uyuşturucu madde bulundurma KARARLAR : 1. Kamu davasının düşmesi 2. Mahkumiyet TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : İlgili kararların kanun yararına bozulması Çorum 4. Asliye Ceza Mahkemesinin, 28.01.2020 tarihli ve 2019/223 Esas, 2020/124 Karar sayılı kararı ile, hükümlü hakkında, kullanmak için uyuşturucu madde bulundurma suçundan, kamu davasının düşmesine karar verildiği, kararın istinaf edilmeksizin 05.02.2020 tarihinde usûlüne uygun şekilde kesinleştiği; Çorum 4. Asliye Ceza Mahkemesinin, 06.02.2020 tarihli ve 2019/644 Esas, 2020/165 Karar sayılı kararı ile, hükümlü hakkında, kullanmak için uyuşturucu madde bulundurma suçundan 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun (5237 sayılı Kanun) 191/1, 62,53 ve 58. maddeleri uyarınca 1 yıl 8 ay hapis cezasına, hak yoksunlukluklarına ve mükerrerliğe karar verildiği, kararın istinaf edilmeksizin 21.02.2020 tarihinde kesinleştiği anlaşılmıştır. Adalet Bakanlığının, 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu'nun (5271 sayılı Kanun) 309 uncu maddesinin birinci fıkrası uyarınca, 13.05.2023 tarihli ve 2023/6451 sayılı evrakı ile kanun yararına bozma istemine istinaden düzenlenen, Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının, 21.06.2023 tarihli ve KYB-2023/58041 sayılı Tebliğnamesi ile dava dosyası Daireye gönderilmekle, gereği düşünüldü: I. İSTEM Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının kanun yararına bozma isteminin; " 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun 191. maddesinin 4. fıkrasında, "Kişinin, erteleme süresi zarfında; a) Kendisine yüklenen yükümlülüklere veya uygulanan tedavinin gereklerine uygun davranmamakta ısrar etmesi, b) Tekrar kullanmak için uyuşturucu veya uyarıcı madde satın alması, kabul etmesi veya bulundurması, c) Uyuşturucu veya uyarıcı madde kullanması, hâlinde, hakkında kamu davası açılır " şeklinde, 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu'nun 223/1. maddesinde “Duruşmanın sona erdiği açıklandıktan sonra hüküm verilir. Beraat, ceza verilmesine yer olmadığı, mahkûmiyet, güvenlik tedbirine hükmedilmesi, davanın reddi ve düşmesi kararı, hükümdür.” ve aynı maddenin 8. fıkrasında "Türk Ceza Kanununda öngörülen düşme sebeplerinin varlığı ya da soruşturma veya kovuşturma şartının gerçekleşmeyeceğinin anlaşılması hallerinde, davanın düşmesine karar verilir. Ancak, soruşturmanın veya kovuşturmanın yapılması şarta bağlı tutulmuş olup da şartın henüz gerçekleşmediği anlaşılırsa; gerçekleşmesini beklemek üzere, durma kararı verilir. Bu karara itiraz edilebilir." şeklinde düzenlemelere yer verildiği, 1-Çorum 4. Asliye Ceza Mahkemesinin 28/01/2020 tarihli ve 2019/223 Esas, 2020/124 sayılı kararın yönünden yapılan incelemede; Çorum 4. Asliye Ceza Mahkemesinin 28/01/2020 tarihli ve 2019/223 Esas, 2020/124 sayılı kararında her ne kadar sanığın denetim yükümlülüğünü ihlal ettiğine ilişkin eyleminin alkollü araç kullanma suçunu oluşturduğundan bahisle kovuşturma şartının gerçekleşmediğinden kamu davasının düşmesine karar verilmiş ise de, anılan kamu davasının şüphelinin denetim süresi içerisinde 25/10/2018 tarihinde yeniden kullanmak için uyuşturucu madde bulundurma eylemi nedeniyle açıldığı, Yargıtay 10. Ceza Dairesinin 23/12/2019 tarihli ve 2019/5427 Esas, 2019/8638 Karar sayılı ve aynı Dairenin 05/10/2020 tarihli ve 2020/3684 Esas, 2020/4900 Karar sayılı ilâmlarında da değinildiği üzere, şüpheli hakkında verilen "Kamu davasının açılmasının ertelenmesi" kararı ve bu karar ile birlikte verilen tedavi ve/veya denetimli serbestlik tedbiri uygulanmasına ilişkin kararların, şüpheliye tebliğ edilmeden tedavi ve denetimli serbestlik tedbirinin infazına başlanamayacağı, somut olayda, şüpheli hakkında verilen kamu davasının açılmasının ertelenmesine ve 1 yıl süre ile tedavi ve denetimli serbestlik tedbiri uygulanmasına dair karara karşı itiraz yoluna başvuru süresinin 15 gün yerine 7 gün olarak belirtilmek suretiyle şüphelinin yanıltıldığı, usulüne uygun bir yasa yolu bildirimi yapılmaması nedeniyle kamu davasının açılmasının ertelenmesine dair kararın kesinleşmemesi nedeniyle kovuşturma şartının gerçekleşmediği cihetle, durma kararı verilmesi gerektiği gözetilmeden, yazılı şekilde düşme kararı verilmesinde, 2-Çorum 4. Asliye Ceza Mahkemesinin 06/02/2020 tarihli ve 2019/644 Esas, 2020/165 sayılı kararı yönünden yapılan incelemede; Çorum Cumhuriyet Başsavcılığının 23/08/2019 tarihli ve 2018/13565 soruşturma, 2019/3012 Esas, 2019/2566 sayılı iddianamesi ile sanık hakkında kullanmak için uyuşturucu madde bulundurmak suçundan daha önce Çorum 4. Asliye Ceza Mahkemesinin 2019/223 Esas sayılı dosyasında dava açıldığından bahisle aynı nevi'den suç işlemesi nedeniyle açılan kamu davasında Çorum 4. Asliye Ceza Mahkemesinin 06/02/2020 tarihli kararı ile sanığın anılan suçtan mahkumiyetine karar verilmiş ise de, şüpheli hakkında verilen kamu davasının açılmasının ertelenmesine ve 1 yıl süre ile tedavi ve denetimli serbestlik tedbiri uygulanmasına dair karara karşı itiraz yoluna başvuru süresinin 15 gün yerine 7 gün olarak belirtilmek suretiyle şüphelinin yanıltıldığı, usulüne uygun bir yasa yolu bildirimi yapılmaması nedeniyle kamu davasının açılmasının ertelenmesine dair kararın kesinleşmemesi nedeniyle kovuşturma şartının gerçekleşmediği cihetle, durma kararı verilmesi gerektiği gözetilmeden, yazılı mahkumiyetine karar verilmesinde, İsabet görülmemiştir." Şeklindeki gerekçeye dayandığı anlaşılmıştır. II. GEREKÇE 1. Çorum 4. Asliye Ceza Mahkemesinin 28.01.2020 tarihli ve 2019/223 Esas, 2020/124 Karar sayılı kararı yönünden yapılan incelemede; A. Şüpheli hakkında, 08.05.2017 tarihinde işlediği kullanmak için uyuşturucu madde bulundurma suçundan yapılan 2017/5105 numaralı soruşturma sonunda, Çorum Cumhuriyet Başsavcılığının 23.11.2017 tarihli kararı ile, 5237 sayılı Kanun’un 191/2. maddesi uyarınca beş yıl süreyle kamu davasının açılmasının ertelenmesine, aynı maddenin üçüncü fıkrası uyarınca bir yıl süreyle denetimli serbestlik tedbiri uygulanmasına karar verildiği, kararda itiraz kanun yoluna başvuru süresinin "7 gün" olarak gösterildiği, şüphelinin 01.11.2017 ve 25.10.2017 tarihli eylemlerine ilişkin yapılan soruşturma dosyasının şüphelinin 08.05.2017 tarihli eylemine ilişkin yürütülen 2017/5105 numaralı soruşturma dosyası işle birleşmesine karar verildiği, şüphelinin erteleme süresi içerisinde 09.03.2018 tarihinde trafik güvenliğini tehlikeye sokma suçunun ihbarı ile erteleme kararının kaldırılarak Çorum Cumhuriyet Başsavcılığının 21.03.2019 tarihli ve 2017/5105 Soruşturma, 2019/1239 Esas, 2019/1025 sayılı iddianamesi ile Çorum 4. Asliye Ceza Mahkemesine kamu davası açıldığı, 28.01.2020 tarihli ve 2019/223 Esas, 2020/124 Karar sayılı kararı ile ihbar edilen eylemin kullanmak için uyuşturucu madde bulundurma suçu olmadığından kovuşturma şartlarının oluşmadığı belirtilerek kamu davasının düşmesine karar verildiği, kararın istinaf edilmeksizin 05.02.2020 tarihinde usûlüne uygun şekilde kesinleştiği anlaşılmıştır. B. Hükümlü hakkında Çorum Cumhuriyet Başsavcılığınca verilen 23.11.2017 tarihli kamu davasının açılmasının ertelenmesine ve denetimli serbestlik tedbiri uygulanmasına ilişkin kararda, karara karşı itiraz yoluna başvuru süresinin "15 gün" yerine "7 gün" olarak belirtilmek suretiyle hükümlünün yanıltıldığı, Anayasanın Temel Hak ve Hürriyetlerin Korunması başlıklı 40. maddesindeki düzenleme ile 5237 sayılı Kanun'un 191/2. maddesi ve 5271 sayılı Kanun'un 171, 172 ve 173. maddeleri uyarınca, başvurulacak kanun yolunun, merciinin, başvuru şekli, süresi ve bu sürenin başlangıcının açıkça ve ilgiliyi yanıltmayacak biçimde gösterilmesi gerekmekte olup; "Kamu davasının açılmasının ertelenmesi" kararı ve bu karar ile birlikte verilen “denetimli serbestlik tedbiri uygulanmasına" ilişkin kararda kanun yolu başvuru süresinin hükümlüyü yanıltacak biçimde "7 gün" olarak gösterildiği, bu nedenle kararın usulüne uygun şekilde kesinleştiğinden söz edilemeyeceği gibi erteleme kararı usulûne uygun şekilde kesinleşmeden tedbirin infazına başlanamayacağı gibi müdürlük tarafından yapılan işlemlerin hukuken geçersiz olacağı, dolayısıyla kovuşturma şartı oluşmadığı anlaşıldığından; mahkemesince açılan kamu davası hakkında kovuşturma şartı gerçekleşmediğinden durma kararı verilerek, şüpheli hakkında kamu davasının açılmasının ertelenmesine ve denetimli serbestlik tedbiri uygulanmasına ilişkin kararın, karara karşı tebliğ tarihinden itibaren 5271 sayılı Kanun'un 173. maddesinin 7499 sayılı Kanun ile değişik haline göre '' iki hafta '' içinde ilgili Sulh Ceza Hakimliğine itiraz hakkı bulunduğu ihtarı ile birlikte usulüne uygun bir şekilde tebliğ edilmesinin sağlanması ve usulüne uygun şekilde kesinleştirilmesini takiben geçerli tebligat işlemleri yapılarak erteleme ve denetimli serbestlik kararının infazının sonucunun beklenilmesi gerektiği gözetilmeden düşme kararı verilmesi, 2. Çorum 4. Asliye Ceza Mahkemesinin 06.02.2020 tarihli ve 2019/644 Esas, 2020/165 Karar sayılı kararı yönünden yapılan incelemede; A. Şüphelinin 28.10.2018 tarihinde işlemiş olduğu kullanmak için uyuşturucu madde bulundurma suçu sebebi ile 5237 sayılı Kanun'un 191/6. maddesi uyarınca Çorum Cumhuriyet Başsavcılığının 23.08.2019 tarihli ve 2018/13565 Soruşturma, 2019/3012 Esas, 2019/2566 sayılı iddianamesi ile açılan kamu davasında Çorum 4. Asliye Ceza Mahkemesinin kanun yararına bozma istemine konu 06.02.2020 tarihli ve 2019/644 Esas, 2020/165 Karar sayılı kararı ile, sanığın 5237 sayılı Kanun'un 191/1, 62, 53 ve 58. maddeleri uyarınca 1 yıl 8 ay hapis cezasına, hak yoksunlukluklarına ve mükerrerliğe karar verildiği, kararın istinaf edilmeksizin 21.02.2020 tarihinde kesinleştiği anlaşılmıştır. B. Şüpheli hakkında Çorum Cumhuriyet Başsavcılığınca verilen 23.11.2017 tarihli kamu davasının açılmasının ertelenmesine ve denetimli serbestlik tedbiri uygulanmasına ilişkin kararda, karara karşı itiraz yoluna başvuru süresinin "15 gün" yerine "7 gün" olarak belirtilmek suretiyle şüphelinin yanıltıldığı, kamu davasının açılmasının ertelenmesi kararının kesinleşmediği, erteleme kararı usulûne uygun şekilde kesinleşmeden tedbirin infazına başlanamayacağı gibi müdürlük tarafından yapılan işlemlerin hukuken geçersiz olacağı, sanığın tüm eylemlerinin erteleme kararının kesinleşmesinden önce işlenmiş hale geleceği, inceleme konusu davada 5237 sayılı Kanun'un 191/6. maddesi uyarınca doğrudan kamu davası açılması koşullarının gerçekleşmediği, erteleme kararının usulsüz olarak verilmesi nedeniyle kesinleşmediği gözetildiğinde, sanığın 28.10.2018 tarihli eylemi ile kamu davasının açılmasının ertelenmesine esas alınan tüm eylemlerin, erteleme kararının kesinleşmesinden önce işlenmiş hale geleceği, buna göre, kamu davasının açılmasının ertelenmesi kararının kesinleşmesi tarihine kadar sanık tarafından kullanmak için uyuşturucu madde bulundurma suçundan işlenen tüm eylemler tek suç olarak kabul edileceği ve 5237 sayılı Kanun'un 61. maddesi kapsamında temel cezanın belirlenmesinde alt sınırdan uzaklaşma gerekçesi olacağından, Çorum 4. Asliye Ceza Mahkemesince, dava dosyalarının birleştirilmesi sağlandıktan sonra, sanığın tüm eylemlerinin birlikte değerlendirilmek suretiyle hukuki durumunun belirlenmesi gerektiği anlaşıldığından; mahkemesince doğrudan mahkûmiyet kararı verilmesi, Kanun’a aykırı olup kanun yararına bozma istemi sonucu itibariyle yerinde görülmüştür. III. KARAR A. Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının kanun yararına bozma isteminin KABULÜNE, B. Çorum 4. Asliye Ceza Mahkemesinin 28.01.2020 tarihli ve 2019/223 Esas, 2020/124 Karar ve 06.02.2020 tarihli ve 2019/644 Esas, 2020/165 Karar sayılı kararlarının 5271 sayılı Kanun’un 309/3. maddesi gereği, oy birliğiyle KANUN YARARINA BOZULMASINA, 5271 sayılı Kanun’un 309/4-a-b maddesi uyarınca gerekli işlemin yapılması için dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 17.06.2025 tarihinde karar verildi.