Karar Özeti
8. Ceza Dairesi 2024/14736 E. , 2025/1154 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi SAYISI : 2015/595 Esas, 2016/265 Karar SUÇ : Kullanmak için uyuşturucu madde bulundurmak KARAR : Mahkumiyet TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : İlgili kararın kanun yararına bozulması Kilis 2. Asliye Ceza Mahkemesinin, 27.12.2016 tarihli ve 2
Karar Detayı
8. Ceza Dairesi 2024/14736 E. , 2025/1154 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi SAYISI : 2015/595 Esas, 2016/265 Karar SUÇ : Kullanmak için uyuşturucu madde bulundurmak KARAR : Mahkumiyet TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : İlgili kararın kanun yararına bozulması Kilis 2. Asliye Ceza Mahkemesinin, 27.12.2016 tarihli ve 2015/595 Esas, 2016/265 Karar sayılı kararı ile hükümlü hakkında kullanmak için uyuşturucu madde bulundurma suçundan, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun (5237 sayılı Kanun) 191/1, 58, 53. maddeleri uyarınca 3 yıl hapis cezası ile cezalandırılmasına ve tekerrür hükümleri uygulanmasına ilişkin hükmün, istinaf edilmeksizin 08.02.2017 tarihinde usulüne uygun şekilde kesinleştiği anlaşılmıştır. Adalet Bakanlığının, 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 309/1. maddesi uyarınca, 02.05.2023 tarihli ve 2020/3083 sayılı evrakı ile kanun yararına bozma istemine istinaden düzenlenen, Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının, 02.06.2023 tarihli ve KYB-2023/52540 sayılı Tebliğnamesi ile dava dosyası Daireye gönderilmekle, gereği düşünüldü: I. İSTEM Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının kanun yararına bozma isteminin; “5237 sayılı Kanun'un 58/1. maddesinde yer alan, "Önceden işlenen suçtan dolayı verilen hüküm kesinleştikten sonra yeni bir suçun işlenmesi halinde, tekerrür hükümleri uygulanır. Bunun için cezanın infaz edilmiş olması gerekmez." ve aynı maddenin 2. fıkrasında yer alan, "Tekerrür hükümleri, önceden işlenen suçtan dolayı; a) Beş yıldan fazla süreyle hapis cezasına mahkûmiyet halinde, bu cezanın infaz edildiği tarihten itibaren beş yıl, b) Beş yıl veya daha az süreli hapis ya da adlî para cezasına mahkûmiyet halinde, bu cezanın infaz edildiği tarihten itibaren üç yıl, Geçtikten sonra işlenen suçlar dolayısıyla uygulanmaz." şeklindeki düzenlemelere nazaran, tekerrüre esas alınan Kilis Ağır Ceza Mahkemesinin 17/02/2004 tarihli ve 2003/188 Esas, 2004/68 sayılı kararı ile verilen 8 yıl 4 ay hapis cezasına ilişkin kararın, 01/06/2005 tarihinde yürürlüğe giren 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun lehe hükümlerinin uygulanması sebebiyle uyarlama yapılmak suretiyle sanığın 2 yıl 9 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına ilişkin kararın infaz edildiği tarihin 16/05/2006 olduğu, Kilis 2. Asliye Ceza Mahkemesinin 27/12/2016 tarihli kararına konu suçun tekerrüre esas alınan kararın infaz edildiği tarihten 3 yıl geçtikten sonra 27/12/2016 tarihinde işlenmesi sebebiyle anılan kararın tekerrüre esas alınamayacağı gibi, sanığın adli sicil kaydında tekerrüre esas alınacak başka bir ilamının da bulunmadığı gözetilmeden yazılı şekilde karar verilmesinde isabet görülmemiştir. ” Şeklindeki gerekçeye dayandığı anlaşılmıştır. II. DEĞERLENDİRME VE GEREKÇE 1.Hükümlü hakkında, 13.12.2012 ve 07.01.2015 tarihlerinde işlediği kullanmak için uyuşturucu madde bulundurma suçundan soruşturma dosyalarını birleştirilmesi ile yapılan yargılama sonucunda, Kilis 2. Asliye Ceza Mahkemesinin kanun yararına bozma istemine konu 27.12.2016 tarihli ve 2015/595 Esas, 2016/265 Karar sayılı kararı ile hükümlünün mahkûmiyetine ve tekerrür hükümleri uygulanmasına karar verilmiş ise de; Dosyada mevcut adli sicil kaydına göre tekerrüre esas alınan Kilis Ağır Ceza Mahkemesinin 17.02.2004 tarihli ve 2003/188 Esas, 2004/68 sayılı kararı ile verilen 8 yıl 4 ay hapis cezasına ilişkin kararın, 01.06.2005 tarihinde yürürlüğe giren 5237 sayılı Kanunu'nun lehe hükümlerinin uygulanması sebebiyle uyarlama yapılmak suretiyle hükümlünün 2 yıl 9 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına ilişkin kararın infaz edildiği tarihin 16.05.2006 olduğu, Kilis 2. Asliye Ceza Mahkemesinin 27.12.2016 tarihli kararına konu suçun tekerrüre esas alınan kararın infaz edildiği tarihten 3 yıl geçtikten sonra 27.12.2016 tarihinde işlenmesi sebebiyle anılan kararın tekerrüre esas alınamayacağı gibi, hükümlünün adli sicil kaydında tekerrüre esas alınacak başka bir ilamının da bulunmadığı gözetilmeden yazılı şekilde karar verildiği anlaşılmış ise de; 2.Hükümlü hakkında, daha önceden işlediği 07.07.2014 tarihli kullanmak için uyuşturucu madde bulundurma suçundan Kilis Cumhuriyet Başsavcılığınca 25.07.2014 tarihli kamu davasının açılmasının ertelenmesine ve denetimli serbestlik tedbiri uygulanmasına karar verildiği, 24.09.2014 tarihinde denetimli serbestlik tedbirinin infazı sırasında uyuşturucu madde kullanarak yükümlülük ihlalinde bulunması nedeniyle erteleme kararının kaldırılarak Kilis Cumhuriyet Başsavcılığının 16.02.2015 tarihli iddianamesi ile uyuşturucu madde ticareti yapma ve uyuşturucu madde kullanma suçlarından kamu davası açıldığı, yapılan yargılama sonucunda Kilis Ağır Ceza Mahkemesinin 09.06.2015 tarihli, 2015/42 Esas ve 2015/139 Karar sayılı kararı ile hükümlünün mahkumiyetine dair kararın hükümlü tarafından temyizi üzerine Yargıtay 10. Ceza Dairesinin 16.05.2022 tarihli, 2019/9534 Esas ve 2022/6250 Karar sayılı ilamı ile bozma karar verildiği anlaşılmıştır. Bozma kararı üzerine Kilis Ağır Ceza Mahkemesinin 01.09.2022 tarihli, 2022/396 Esas ve 2022/407 Karar sayılı kararı ile kamu davasının başka bir denetimli serbestlik tedbiri kararın ihlali niteliğinde olduğu ve kovuşturma şartı gerçekleşmediğinden 5237 sayılı Kanun'un 191/5.maddesi ve 5271 sayılı Kanun'un 223/8. maddesi uyarınca kamu davasının düşmesine karar verildiği, kararın 19.09.2022 tarihinde temyiz edilmeksizin kesinleştiği anlaşılmıştır. Bu durumda artık hükümlü hakkında önceki suçu nedeniyle verilmiş olan kamu davasının açılmasının ertelenmesi kararının hukuki geçerliliği ortadan kalkmış olup, hükümlü hakkında atılı suçlardan dolayı yeni bir kamu davasının açılmasının ertelenmesi kararı verilmesi gerekeceği, bu nedenle kovuşturma şartı gerçekleşmediğinden hükümlü hakkında açılan kamu davalarının 5237 sayılı Kanun'un 223/8. maddesinin 2. cümlesi uyarınca durmasına karar verilerek gereği için dosyaların Cumhuriyet Başsavcılığına gönderilmesi gerekmektedir. 3. İnceleme konusu hükümler hakkında belirlenen husus yönünden de kanun yararına bozma isteminde bulunulup bulunulmayacağına ilişkin Adalet Bakanlığından görüş istenilmesine karar vermek gerekmiştir. III. KARAR Gerekçe bölümünde tespit edilen husus yönünden kanun yararına bozma isteminde bulunulup bulunulmayacağının takdiri için dava dosyasının, Adalet Bakanlığına sunulmak üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına oy birliğiyle TEVDİİNE, 13.02.2025 tarihinde karar verildi.
Özgün Analiz
Olay Özeti: Kilis 2. Asliye Ceza Mahkemesi, hükümlüyü kullanmak için uyuşturucu madde bulundurma suçundan mahkum ederek hakkında tekerrür hükümleri uygulamıştır. Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığı, tekerrüre esas alınan önceki mahkumiyetin infaz tarihinden itibaren üç yıl geçtiği için tekerrüre esas alınamayacağı gerekçesiyle kanun yararına bozma istemiştir.
Hukuki İlke: Beş yıl veya daha az süreli hapis cezasına mahkumiyette, tekerrüre esas cezanın infaz edildiği tarihten itibaren üç yıl geçtikten sonra işlenen suç dolayısıyla tekerrür hükümleri uygulanamaz.
Uygulama Sonucu: Daire, tekerrür uygulamasındaki isabetsizliği teyit etmekle birlikte ayrıca tespit ettiği bir husus (önceki erteleme kararının hukuki geçerliliğini yitirmesi nedeniyle durma gereği) yönünden kanun yararına bozma istenip istenmeyeceğinin takdiri için dosyayı Adalet Bakanlığına tevdi etmiştir.
Dava Strateji Notu: Uyuşturucu kullanma mahkumiyetlerinde tekerrür uygulanmışsa esas alınan önceki ilamın infaz tarihi ile üç/beş yıllık süreler kontrol edilmeli; süre dolmuşsa tekerrür şerhi kaldırılabilir ve bu husus infaz rejimini doğrudan etkiler.