Karar Özeti
8. Ceza Dairesi 2024/14622 E. , 2025/7621 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ:Asliye Ceza Mahkemesi SAYISI : 2020/688 E. 2021/162 K. SUÇ :Kullanmak için uyuşturucu madde bulundurma İNCELEME KONUSU KARAR : Mahkumiyet KANUN YARARINA BOZMA YOLUNA BAŞVURAN: Adalet Bakanlığının istemi üzerine Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığı TEBLİ
Karar Detayı
8. Ceza Dairesi 2024/14622 E. , 2025/7621 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ:Asliye Ceza Mahkemesi SAYISI : 2020/688 E. 2021/162 K. SUÇ :Kullanmak için uyuşturucu madde bulundurma İNCELEME KONUSU KARAR : Mahkumiyet KANUN YARARINA BOZMA YOLUNA BAŞVURAN: Adalet Bakanlığının istemi üzerine Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığı TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ: İlgili kararın kanun yararına bozulması Erzurum Cumhuriyet Başsavcılığının 24.08.2020 tarihli iddianamesi ile hükümlü hakkında 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun (5237 sayılı Kanun) 191/1-6, 53. ve 58. maddeleri uyarınca açılan dava ile yapılan yargılama neticesinde Erzurum 2. Asliye Ceza Mahkemesinin 28.01.2021 tarihli kararı ile 1 yıl 8 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına, hak yoksunluklarına ve mükerrerliğe karar verildiği, kararın 05.03.2021 tarihinde usûlüne uygun şekilde kesinleştiği anlaşılmıştır. Adalet Bakanlığının, 5271 sayılı Kanun'un 309/1. maddesi uyarınca, 02.05.2023 tarihli ve 2022/14946 sayılı evrakı ile kanun yararına bozma istemine istinaden düzenlenen, Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının, 06.06.2023 tarihli ve KYB-2023/54183 sayılı Tebliğnamesi ile dava dosyası Daireye gönderilmekle, gereği düşünüldü: I. İSTEM Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının kanun yararına bozma isteminin; "Sanık hakkında 02/05/2014 tarihinde işlediği iddia olunan uyuşturucu madde kullanma suçundan dolayı Erzurum Cumhuriyet Başsavcılığınca 01/12/2014 tarihli ve 2014/5415 soruşturma, 2014/211 sayılı kamu davasının açılmasının ertelenmesi ile tedavi ve denetimli serbestlik tedbiri uygulanmasına dair karar verilmesi üzerine, sanığın 15/09/20 14... /11/2014 tarihlerinde aynı nev'iden suç işlemesi nedeniyle açılan kamu davasında mahkumiyetine ilişkin Erzurum Çocuk Mahkemesinin 21/04/2015 tarihli ve 2015/102 esas, 2015/253 sayılı kararın temyiz edilmesi üzerine Yargıtay 10. Ceza Dairesinin 24/11/2020 tarihli ve 2020/8556e esas, 2020/8098 sayılı ilamı ile dava zamanaşımı süresinin dolduğundan bahisle bozulmasına ve düşmesine karar verildiği, kaldı ki bu dosyada suça sürüklenen çocuk sıfatında olan şahıs hakkında verilen kamu davasının açılmasının ertelenmesi kararının zorunluğu müdafiine tebliğ edildiğine dair tebliğ evrakının bulunmadığı ve sanığın ihlal ettiği kabul edilen eylemlerin kamu davasının açılmasının ertelenmesi kararının verilmesinden önce işlendiğinin anlaşıldığı, Bu durumda sanık hakkında önceki suçu nedeniyle verilmiş olan kamu davasının açılmasının ertelenmesi kararının geçerliliği ortadan kalkmış olduğundan, 5721 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu'nun 223/8. maddesinde yer alan, "Türk Ceza Kanununda öngörülen düşme sebeplerinin varlığı ya da soruşturma veya kovuşturma şartının gerçekleşmeyeceğinin anlaşılması hallerinde, davanın düşmesine karar verilir. Ancak, soruşturmanın veya kovuşturmanın yapılması şarta bağlı tutulmuş olup da şartın henüz gerçekleşmediği anlaşılırsa; gerçekleşmesini beklemek üzere, durma kararı verilir. Bu karara itiraz edilebilir." şeklinde hüküm uyarınca durma kararı verilmesi gerektiği gözetilmeden, yazılı şekilde karar verilmesinde isabet görülmemiştir." Şeklindeki gerekçeye dayandığı anlaşılmıştır. II. DEĞERLENDİRME VE GEREKÇE A. Şüpheli hakkında, 18.07.2020 tarihli eylemi nedeniyle kullanmak için uyuşturucu madde bulundurma suçundan yapılan soruşturma sonunda, Erzurum Cumhuriyet Başsavcılığının 24.08.2020 tarihli ve 2020/9277 Soruşturma, 2020/3087 Esas, 2020/2095 sayılı iddianamesi ile, 5237 sayılı Kanun'un 191/6. maddesi uyarınca doğrudan kamu davası açıldığı, iddianamede; daha önce aynı suçtan dolayı kamu davasının açılmasının ertelenmesi kararı verildiği ve ihlal üzerine kamu davası açıldığından bahisle, yeniden erteleme kararı verilemeyeceği hususunun belirtildiği, B. Erzurum 2. Asliye Ceza Mahkemesinin kanun yararına bozma istemine konu 28.01.2021 tarihli ve 2020/688 Esas, 2021/1162 Karar sayılı kararı ile, sanık hakkında kullanmak için uyuşturucu madde bulundurma suçundan 5237 sayılı Kanun'un 191/1., 62.,53. ve 58. maddeleri uyarınca 1 yıl 8 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına, hak yoksunluklarına ve mükerrerliğe karar verildiği ve hükmün, istinaf edilmeksizin 05.03.2021 tarihinde kesinleştiği, C. Dayanak Erzurum Çocuk Mahkemesinin 2015/102 Esas, 2015/253 Karar sayılı dava dosyasının incelenmesinde; Şüpheli hakkında, 02.05.2014 tarihli eylemi nedeniyle kullanmak için uyuşturucu madde bulundurma suçundan Erzurum Cumhuriyet Başsavcılığının 01.12.2014 tarihli kararı ile 5237 sayılı Kanun'un 191/2. maddesi uyarınca beş yıl süre ile kamu davasının açılmasının ertelenmesine, aynı Kanun'un 191/3. maddesi uyarınca bir yıl süre ile denetimli serbestlik tedbiri uygulanmasına, erteleme süresi içerisinde kendisine yüklenen yükümlülüklere veya uygulanan tedavinin gereklerine uygun davranmamakta ısrar etmesi ya da tekrar kullanmak için uyuşturucu veya uyarıcı madde satın alması, kabul etmesi veya bulundurması ya da uyuşturucu veya uyarıcı madde kullanması durumunda hakkında kamu davası açılacağının ihtarına karar verildiği, erteleme karar içeriğinde, karara karşı itiraz kanun yolunun gösterilmediği, şüphelinin 15.09.20 14... .11.2014 tarihli kullanmak için uyuşturucu madde bulundurma suçuna ilişkin soruşturma dosyalarının birleşmesine karar verildiği, şüphelinin kendisine yüklenen denetimli serbestlik tedbirinin gerektirdiği yükümlülüklere uygun davranmadığının bildirilmesi üzerine, erteleme kararının kaldırılarak Erzurum Cumhuriyet Başsavcılığının 14.01.2015 tarihli iddianamesi ile kamu davası açıldığı, Erzurum Çocuk Mahkemesinin 21.04.2015 tarihli ve 2015/102 Esas, 2015/253 Karar sayılı kararı ile hükmedilen mahkûmiyet kararının sanık tarafından temyizi üzerine, Yargıtay 10. Ceza Dairesinin 24.11.2020 tarihli ve 2020/8556 Esas, 2020/8098 Karar sayılı kararı ile bozularak, gerçekleşen zamanaşımı nedeniyle kamu davasının düşmesine karar verildiği, Anlaşılmıştır. D. 5237 sayılı Kanun'un 191/6. maddesinde yer alan "Dördüncü fıkraya göre kamu davasının açılmasından sonra, birinci fıkrada tanımlanan suçun tekrar işlendiği iddiasıyla açılan soruşturmalarda ikinci fıkra uyarınca kamu davasının açılmasının ertelenmesi kararı verilemez" hükmü gereği, kamu davasının açılmasının ertelenmesi kararı bu suçtan yürütülen soruşturmalarda sadece bir kez verilebilecektir. Buna göre, usûlüne uygun verilip kesinleşen herhangi bir kamu davasının açılmasının ertelenmesi kararı bulunmamasına rağmen aynı sanık hakkında birden fazla soruşturma bulunması halinde, soruşturmaların birleştirilmesi sonrası kamu davasının açılmasının ertelenmesi kararı verilmesi gerekmektedir. Yargıtayın yerleşik içtihatlarına göre, kamu davasının açılmasının ertelenmesi kararının kesinleşmesi tarihine kadar aynı şüpheli/sanık tarafından kullanmak için uyuşturucu madde bulundurma suçundan işlenen tüm eylemler tek suç olarak kabul edilmekte ve 5237 sayılı Kanun'un 61. maddesi kapsamında temel cezanın belirlenmesinde alt sınırdan uzaklaşma gerekçesi olarak kabul edilmektedir. Kamu davasının açılmasının ertelenmesi kararının kesinleşmesinden sonra işlenen ilk kullanmak için uyuşturucu madde bulundurma suçu ise, 5237 sayılı Kanun'un 191/5. maddesi kapsamında ihlâl sebebi sayılmakta, bu ihlâlden sonra işlenen kullanmak için uyuşturucu madde bulundurma suçlarının soruşturma ve kovuşturma konusu olabileceği, ancak iddianame düzenlenmeden aynı suçtan işlenen eylemlerin ise 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun 43. maddesi kapsamında zincirleme suça esas alınması gerektiği kabul edilmektedir. İddianame düzenlendikten sonra aynı suçtan işlenen eylemler ise ayrı suçtur ve 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun 191/6. maddesi kapsamında doğrudan dava konusu edilebilir. Tüm bu açıklamalar ışığında; Sanık hakkında önceden işlemiş olduğu aynı nev'iden suç nedeniyle Erzurum Çocuk Mahkemesinde açılmış bir kamu davası olduğundan, bu kez inceleme konusu 18.07.2020 tarihli suçtan dolayı 5237 sayılı Kanun'un 191/6. maddesi gereğince kamu davasının açılmasının ertelenmesi kararı verilmeden doğrudan kamu davası açılması üzerine, yapılan yargılama sonucunda Erzurum 2. Asliye Ceza Mahkemesinin inceleme konusu kararı ile sanık hakkında mahkûmiyet kararı verilmiş ise de; dayanak Erzurum Çocuk Mahkemesinin 21.04.2015 tarihli ve 2015/102 Esas, 2015/253 Karar sayılı kararı ile hükmedilen mahkûmiyet kararının sanık tarafından temyizi üzerine, Yargıtay 10. Ceza Dairesinin 24.11.2020 tarihli ve 2020/8556 Esas, 2020/8098 Karar sayılı kararı ile bozularak, gerçekleşen zamanaşımı nedeniyle kamu davasının düşmesine karar verildiği, bu haliyle 5237 sayılı Kanun'un 191/6. maddesinde yer alan "(6) Dördüncü fıkraya göre kamu davasının açılmasından sonra, birinci fıkrada tanımlanan suçun tekrar işlendiği iddiasıyla açılan soruşturmalarda ikinci fıkra uyarınca kamu davasının açılmasının ertelenmesi kararı verilemez." şeklindeki düzenleme gereğince doğrudan kamu davası açılmasının dayanağı olan davada, "düşme" kararı verilmesi nedeniyle, verilen kamu davasının açılmasının ertelenmesi kararının hukuki geçerliliğinin kalmadığı, 5237 sayılı Kanun'un 191/6. maddesi kapsamında kovuşturma şartının da gerçekleşmediği anlaşıldığından; Mahkemesince "Kamu davasının açılmasının ertelenmesi kararı" verilmeden açılmış olan kamu davasında, kovuşturma şartı gerçekleşmediğinden, bu şartın gerçekleşmesini beklemek üzere, 5271 sayılı Kanun'un 223/8. maddesinin ikinci cümlesi uyarınca "durma kararı" verilerek, sanık hakkında incelemeye konu suç nedeniyle kamu davasının açılmasının ertelenmesi kararı verilmesi için Cumhuriyet Başsavcılığına bildirimde bulunulması gerektiğinden, sanığın mahkûmiyetine karar verilmesi, Kanun’a aykırı olup kanun yararına bozma talebi yerinde görülmüştür. III. KARAR A. Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının kanun yararına bozma isteminin KABULÜNE, B. Erzurum 2. Asliye Ceza Mahkemesinin 28.01.2021 tarihli ve 2020/688 Esas, 2021/162 Karar sayılı kararının 5271 sayılı CMK'nın 309/3. maddesi gereği, oy birliğiyle KANUN YARARINA BOZULMASINA, 5271 sayılı CMK'nın 309/4-b maddesi uyarınca gerekli işlemin yapılması için dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 14.10.2025 tarihinde karar verildi.