İçeriğe geç
AC
8. Ceza Dairesi Esas: 2024/14770 Karar: 2025/11145 Tarih: 2025

Yargıtay 8. Ceza Dairesi E.2024/14770 K.2025/11145

8. Ceza Dairesi 2024/14770 E. , 2025/11145 K. "İçtihat Metni" İNCELENEN KARARIN MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi SAYISI : 2018/882 E., 2019/264 K. SUÇ : Kullanmak için uyuşturucu madde bulundurma İNCELEME KONUSU KARAR : Hükmün açıklanmasının geri bırakılması KANUN YARARINA BOZMAYOLUNA BAŞVURAN : Adalet Bakanlığının ist

Karar Özeti

8. Ceza Dairesi 2024/14770 E. , 2025/11145 K. "İçtihat Metni" İNCELENEN KARARIN MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi SAYISI : 2018/882 E., 2019/264 K. SUÇ : Kullanmak için uyuşturucu madde bulundurma İNCELEME KONUSU KARAR : Hükmün açıklanmasının geri bırakılması KANUN YARARINA BOZMAYOLUNA BAŞVURAN : Adalet Bakanlığının ist

Karar Detayı

8. Ceza Dairesi 2024/14770 E. , 2025/11145 K. "İçtihat Metni" İNCELENEN KARARIN MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi SAYISI : 2018/882 E., 2019/264 K. SUÇ : Kullanmak için uyuşturucu madde bulundurma İNCELEME KONUSU KARAR : Hükmün açıklanmasının geri bırakılması KANUN YARARINA BOZMAYOLUNA BAŞVURAN : Adalet Bakanlığının istemi üzerine Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığı TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : İlgili kararların kanun yararına bozulması Hükümlü hakkında Erzurum 5. Asliye Ceza Mahkemesinin 08.03.2019 tarihli ve 2018/882 Esas, 2019/264 Karar sayılı kararı ile, kullanmak için uyuşturucu madde bulundurma suçundan açılan kamu davasında verilen hükmün açılanmasının geri bırakılmasına karar verildiği, kararın 19.03.2019 tarihinde kesinleştiği anlaşılmıştır. Adalet Bakanlığının, 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 309/1. maddesi uyarınca, 29.03.2023 tarihli ve 2022/18824 sayılı evrakı ile kanun yararına bozma istemine istinaden düzenlenen, Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının, 25.05.2023 tarihli ve KYB-2023/41962 sayılı Tebliğnamesi ile dava dosyası Daireye gönderilmekle, gereği düşünüldü: I. İSTEM Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının kanun yararına bozma isteminin; “Yargıtay Ceza Genel Kurulunun 11/03/2014 tarihli ve 2013/14-102 Esas, 2014/128 sayılı kararında belirtildiği üzere, hükmün açıklanmasının geri bırakılması şartları oluşmadığı halde, hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına karar verilmesi durumunda, kanun yararına bozma yoluna başvurulabileceği ve bozma kararının aleyhe sonuç doğuracağı nazara alınarak yapılan incelemede, Dosya kapsamına göre, sanığın 31/07/2017 tarihli kullanmak için uyuşturucu madde bulundurma suçundan yapılan soruşturma sonucunda, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun 191/6. maddesi uyarınca kamu davasının açılmasının ertelenmesine karar verilmeden Erzurum Cumhuriyet Başsavcılığının 05/11/2018 tarihli ve 2018/3865 sayılı iddianamesiyle kamu davası açıldığı ve Erzurum 5. Asliye Ceza Mahkemesinin 08/03/2019 tarihli kararı ile sanık hakkında hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına karar verildiği, anılan kararın kanun yolu incelemesinden geçmeksizin kesinleştiği anlaşılmış ise de; Sanık hakkında, daha evvel 19/12/2015 tarihinde işlediği kullanmak için uyuşturucu madde bulundurmak suçundan dolayı Erzurum Cumhuriyet Başsavcılığınca 18/01/2016 tarihinde kamu davasının açılmasının ertelenmesi ile tedavi ve denetimli serbestlik tedbiri uygulanmasına dair karar verilmesi sonrasında, adı geçen sanığın ihlâl niteliği taşıyan 15/02/2016 tarihli uyuşturucu madde kullanma suçunu işlediği gerekçesiyle kamu davasının açılmasının ertelenmesi kararı kaldırılarak, sanığın 19/12/2015 tarihli eylemine ilişkin Erzurum Cumhuriyet Başsavcılığının 11/05/2017 tarihli ve 2017/1236 sayılı iddianameyle açılan kamu davası ile yapılan yargılama sonucunda, sanık hakkında 18/01/2016 tarihinde verilen kamu davasının açılmasının ertelenmesi kararının sanığa 02/02/2016 tarihinde tebliğ edilmesini müteakip, 15 günlük yasal itiraz süresi dolmadan ihlâl niteliğinde değerlendirilen 15/02/2016 tarihli aynı nevi suçu işlediğinden bahisle Erzurum 2. Asliye Ceza Mahkemesinin 19/01/2018 tarihli ve 2017/458 Esas, 2018/32 sayılı kararı ile kovuşturma şartı gerçekleşmediği gerekçesiyle durma kararı verildiği, anılan kararın itiraz edilmeden kesinleştiği, Bu haliyle incelemeye konu suç yönünden 5237 sayılı Kanun'un 191/6. maddesindeki şart gerçekleşmediği ve incelemeye konu 31/07/2017 tarihli eylemin sanık hakkında 18/01/2016 tarihinde verilen kamu davasının açılmasının ertelenmesi kararının ihlâli mahiyetinde olduğu anlaşıldığından, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun 191/5. maddesinde yer alan, "Erteleme süresi zarfında kişinin kullanmak için tekrar uyuşturucu veya uyarıcı madde satın alması, kabul etmesi veya bulundurması ya da uyuşturucu veya uyarıcı madde kullanması, dördüncü fıkra uyarınca ihlal nedeni sayılır ve ayrı bir soruşturma ve kovuşturma konusu yapılmaz." şeklindeki düzenleme ve benzer bir olay sebebiyle Yargıtay 10. Ceza Dairesinin 02/06/2021 tarihli ve 2021/2564 Esas, 2021/6714 karar sayılı ilâmında yer alan "...kanunî zorunluluk üzerine verilmiş olan hükmün açıklanmasının geri bırakılması kararının denetim süresi içerisinde işlendiği anlaşılan eylem nedeniyle, mahkemesince açılan kamu davasında 5271 sayılı CMK’nın 223/8.maddesi gereğince “düşme kararı” verilmesi gerektiği gözetilmeden, mahkumiyet kararı verilmesi kanuna aykırı olup kanun yararına bozma istemi yerinde görüldüğünden; ... kararının CMK'nın 309. maddesinin 3. fıkrası gereğince kanun yararına BOZULMASINA,.." şeklindeki açıklama dikkate alındığında, sanığın 31/07/2017 tarihindeki eyleminin denetim süresinde işlenmesinden dolayı ilk suçun ihlâli niteliğinde olduğu ve ayrı bir yargılama konusu yapılamayacağı gözetilerek ikinci suçtan dolayı açılan kamu davasında düşme kararı verilip ihbarda bulunulması gerekirken, yazılı şekilde mahkûmiyet kararı verilmesinde isabet görülmemiştir. ” Şeklindeki gerekçeye dayandığı anlaşılmıştır. II. DEĞERLENDİRME VE GEREKÇE A. Şüpheli hakkında, 19.12.2015 tarihinde işlediği iddia olunan kullanmak için uyuşturucu madde bulundurma suçundan yapılan soruşturma sonucunda, Erzurum Cumhuriyet Başsavcılığının 18.01.2016 tarihli kararı ile kamu davasının açılmasının ertelenmesine karar verildiği, şüphelinin 15.02.2016 tarihli kullanmak için uyuşturucu madde bulundurma eylemi ihlal kabul edilerek Erzurum Cumhuriyet Başsavcılığının 11.05.2017 tarihli iddianamesi ile Erzurum 2. Asliye Ceza Mahkemesine açılan kamu davasında, Erzurum 2. Asliye Ceza Mahkemesinin 19.01.2018 tarihli ve 2017/458 Esas, 2018/32 Karar sayılı kararı ile kamu davasının açılmasının ertelenmesi kararı kesinleşmeden ihlal sayılan eylemin gerçekleşmesi sebebi ile ihlal eylemi oluşmayacağı belirtilerek kamu davsını durmasına karar verildiği, kararın 08.02.2018 tarihinde kesinleştiği, B. Kanun yararına bozam istemine konu, şüphelinin 31.07.2017 tarihli eylemine ilişkin Erzurum Cumhuriyet Başsavcılığının 05.11.2018 tarihli ve 2018/19340 Soruşturma, 2018/5552 Esas, 2018/3865 İddianame numaralı iddianamesi ile 5237 sayılı Kanun'un 191/1-6, 53. maddeleri uyarınca Erzurum 5. Asliye Ceza Mahkemesine açılan kamu davasında Erzurum 5. Asliye Ceza Mahkemesinin 08.03.2019 tarihli ve 2018/882 Esas, 2019/264 Karar sayılı kararı ile 5237 sayılı Kanun'un 191/1. ve 62. maddeleri uyarınca 1 yıl 8 ay hapis cezasına, 5271 sayılı Kanun'un 231/5.maddesi uyarıca hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına karar verildiği, kararın 19.03.2019 tarihinde kesinleştiği, Anlaşılmıştır. Yargıtay yerleşik içtihatlarına göre, kamu davasının açılmasının ertelenmesi kararının kesinleşmesi tarihine kadar aynı şüpheli/sanık tarafından kullanmak için uyuşturucu madde bulundurma suçundan işlenen tüm eylemler tek suç olarak kabul edilmekte ve 5237 sayılı Kanun'un 61.maddesi kapsamında temel cezanın belirlenmesinde alt sınırdan uzaklaşma gerekçesi olarak kabul edilmektedir. Kamu davasının açılmasının ertelenmesi kararının kesinleşmesinden sonra işlenen kullanmak için uyuşturucu madde bulundurma suçu ise, 5237 sayılı Kanun'un 191/4. maddesi kapsamında ihlal sebebi olarak sayılarak aynı maddenin beşinci fıkrası uyarınca ayrı bir soruşturma ve kovuşturma konusu yapılamayacağı, bu ihlalden sonra işlenen kullanmak için uyuşturucu madde bulundurma suçlarının soruşturma ve kovuşturma konusu olabileceği, ancak iddianame düzenlenmeden aynı suçtan işlenen eylemlerin ise 5237 sayılı Kanun'un 43. maddesi kapsamında zincirleme suça esas alınması gerektiği kabul edilmektedir. İddianame düzenlendikten sonra aynı suçtan işlenen suçlar ise ayrı suçtur ve 5237 sayılı Kanun'un 191/6. maddesi kapsamında doğrudan dava konusu edilebilir. Sanığın incelenen 31.03.2017 tarihli eyleminin Erzurum Cumhuriyet Başsavcılığının 18.01.2016 tarihli kamu davasının açılmasının ertelenmesi kararının ihlali niteliğinde olduğu ve ayrı bir yargılama konusu yapılamayacağı gözetilerek ikinci suçtan dolayı açılan kamu davasında düşme kararı verilip ihbarda bulunulması gerekirken, yazılı şekilde mahkûmiyet karar verilmesi, Kanun’a aykırı olup kanun yararına bozma istemi yerinde görülmüştür. III. KARAR A. Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının kanun yararına bozma isteminin KABULÜNE, B. Erzurum 5. Asliye Ceza Mahkemesinin 08.03.2019 tarihli ve 2018/882 Esas, 2019/264 Karar sayılı kararının 5271 sayılı Kanun’un 309/3. maddesi gereği, oy birliğiyle KANUN YARARINA BOZULMASINA, 5271 sayılı Kanun’un 309/4-a maddesi uyarınca gerekli işlemin yapılması için dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 23.12.2025 tarihinde karar verildi.

Özgün Analiz

Olay Özeti: Erzurum 5. Asliye Ceza Mahkemesi, sanığın 31.07.2017 tarihli uyuşturucu kullanma eyleminden hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına karar vermiştir. Oysa sanık hakkında daha önce 18.01.2016 tarihinde kamu davasının açılmasının ertelenmesi kararı verilmiş olup, inceleme konusu eylem bu kararın devam eden döneminde işlenmiştir.

Hukuki İlke: Erteleme kararının kesinleşmesinden sonra denetim süresi içinde işlenen kullanma eylemi ihlal niteliğindedir, ayrı bir soruşturma ve kovuşturma konusu yapılamaz; bu halde mahkumiyet veya HAGB değil, düşme kararı verilip ihbarda bulunulması gerekir.

Uygulama Sonucu: Kanun yararına bozma istemi kabul edilerek hüküm bozulmuştur; ihlal niteliğindeki eylem için düşme kararı verilmesi gerekirken hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına karar verilmesi Kanuna aykırıdır.

Dava Strateji Notu: Devam eden erteleme kararı döneminde işlenen sonraki uyuşturucu kullanma eylemi ayrı ceza davası doğurmaz; müdafi CMK'ya dayalı düşme talebiyle ayrı mahkumiyet veya HAGB kararını bertaraf edebilir.

Bu karar size uygun mu?

Davanızda bu emsali kullanmak için avukat desteği alın.

Görüşme Planla