KÜNYE
8. Ceza Dairesi 2024/14785 E., 2024/4986 K.
- Karar tarihi
- 10 Haziran 2024
- Konu
- Ceza Hukuku
- Mahkemesi
- Asliye Ceza Mahkemesi
- Sayısı
- 2023/104 E., 2023/154 K
- Suç
- Kişiyi hürriyetinden yoksun kılma
- Hüküm
- Mahkûmiyet
- Tebliğname görüşü
- Bozma
Karar Detayı
384 kelime·2 dk okuma·5 bölüm
Sanık hakkında bozma üzerine kurulan hükmün; temyiz edilebilir olduğu, temyiz edenlerin hükmü temyize hak ve yetkilerinin bulunduğu, temyiz isteklerinin süresinde olduğu, temyiz isteklerinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle gereği düşünüldü:
I. HUKUKÎ SÜREÇ
1. İzmir Cumhuriyet Başsavcılığının 21.10.2015 tarihli iddianamesi ile sanık hakkında kişiyi hürriyetinden yoksun kılma suçundan cezalandırılması için kamu davası açılmıştır. 2. İzmir 5. Asliye Ceza Mahkemesinin, 22.03.2016 tarihli kararı ile sanığın kişiyi hürriyetinden yoksun kılma suçundan 3 yıl hapis cezası ile cezalandırılmasına karar verilmiştir. 3. İzmir 5. Asliye Ceza Mahkemesinin, 22.03.2016 tarihli kararının sanık tarafından temyizi üzerine Yargıtay
8. Ceza Dairesinin 19.12.2022 tarihli kararı ile hükmün gerekçesizlik nedeniyle bozulmasına karar verilmiştir. 4. Bozma üzerine yapılan yargılamada, İzmir 5. Asliye Ceza Mahkemesinin, 31.01.2023 tarihli kararı ile sanığın kişiyi hürriyetinden yoksun kılma suçundan 2 yıl 6 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına karar verilmiştir.
II. TEMYİZ SEBEPLERİ
1. Sanığın temyiz istemi, somut bir nedene dayanmamaktadır. 2. Sanık müdafiinin temyiz istemi, sanık hakkında ağır ceza mahkemesinde görülen dava da hataya düşmesi nedeniyle beraat kararı verildiğine, mağdurun yaşı konusunda sanığı yanıltması nedeniyle beraat kararı verilmesi gerektiğine yöneliktir.
III. OLAY VE OLGULAR
Dava konusu olay, sanığın mağduru arkadaşının evine götürdükten sonra zorla istismarda bulunduğu iddiasına ilişkindir.
IV. GEREKÇE
Dava konusu dosyada mağdura ulaşılamaması sebebiyle ifadesi alınamamış ise de, mağdurun cinsel istismar dosyasında aşamalarda alınan ifadesinde, sanığın kendisini arkadaşının evine götürdüğü, kapıyı kilitleyip çıkmasını engellediğini ve istismarda bulunduğuna dair istikrarlı beyanları ile sanığın alınan savunmasında kapıyı kilitlediğine dair dolaylı ikrarı göz önüne alındığında, sanığın eylemini cebir kullanarak gerçekleştirdiği ve bu nedenle 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun (5237 sayılı Kanun) 109 uncu maddesinin ikinci fıkrası,
üçüncü fıkrasının (f) bendi ve beşinci fıkrası uyarınca cezalandırılması gerektiği gözetilmeksizin suç vasfında yanılgıya düşülmek sureti ile aynı Kanun maddesinin birinci fıkrasından başlanılarak hüküm kurulması hukuka aykırı bulunmuştur.
V. KARAR
Gerekçe bölümünde açıklanan nedenle İzmir