Karar Özeti
8. Ceza Dairesi 2024/15418 E. , 2026/1626 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ :Ceza Dairesi SAYISI : 2023/1741 E. 2023/2492 K. SUÇ : Uyuşturucu veya uyarıcı madde imal ve ticareti HÜKÜM : İstinaf başvurusunun esastan reddi TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Onama Yapılan ön inceleme neticesinde; sanık hakkında kurulan hükmün temyiz edilebil
Karar Detayı
8. Ceza Dairesi 2024/15418 E. , 2026/1626 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ :Ceza Dairesi SAYISI : 2023/1741 E. 2023/2492 K. SUÇ : Uyuşturucu veya uyarıcı madde imal ve ticareti HÜKÜM : İstinaf başvurusunun esastan reddi TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Onama Yapılan ön inceleme neticesinde; sanık hakkında kurulan hükmün temyiz edilebilir olduğu, temyiz edenin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, temyiz isteminin süresinde olduğu, temyiz dilekçesinde temyiz sebeplerine yer verildiği, temyiz isteminin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı tespit edilmekle, gereği düşünüldü: I. HUKUKİ SÜREÇ A. İlk Derece Mahkemesi Kararı Ankara Batı 4. Ağır Ceza Mahkemesi 16.11.2023 tarihli ve 2023/649 Esas, 2023/664 Karar sayılı kararı ile sanık hakkında uyuşturucu veya uyarıcı madde imal ve ticareti suçundan, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun (5237 sayılı Kanun) 188/3, 188/4-a, 62, 53... . maddeleri uyarınca 12... ay hapis cezası ve 25.000,00 TL adli para cezası ile cezalandırılmasına, hak yoksunluklarına ve cezanın mükerrirlere özgü infaz rejimine göre çektirilmesine karar verilmiştir. B. Bölge Adliye Mahkemesi Kararı Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 24. Ceza Dairesinin, 28.12.2023 tarihli ve 2023/1741 Esas, 2023/2492 Karar sayılı kararı ile sanık hakkında İlk Derece Mahkemesince kurulan hükme yönelik sanık müdafinin istinaf başvurularının 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 280/1-a maddesi uyarınca esastan reddine karar verilmiştir. II. TEMYİZ A. Temyiz Sebepleri Sanık ve Sanık Müdafinin Temyiz İstemi Sanığın uyuşturucu madde kullanıcısı olduğuna, suç vasfında hataya düşüldüğüne, lehe delillerin değerlendirilmediğine, savunma hakkının kısıtlandığına, ele geçen uyuşturucu miktarının kişisel kullanım sınırlarında olduğuna, suçun unsurlarının oluşmadığına, şüpheden sanık yararlanır ilkesi gereği beraat kararı verilmesi gerektiğine ilişkindir B. Değerlendirme ve Gerekçe Dava dosyası kapsamına göre, olay günü kolluk görevlilerinin yaptığı çalışmalarda plakaları takılı olmayan aracın bekleme yaparken görüldüğü, araç ve araç içerisindeki şahısların kontrolü yapılmak üzere aracın yanına yaklaşıldığında aracın içerisinde sanık ve uyuşturucu kullanma suçundan ayrıca soruşturma yapılan dört şahsın daha bulunduğu, davet edilmeleri üzerine panikleyerek araç dışına çıktıkları, şoför koltuğunda bulunan sanığın avucunu sıkarak elinde bir şey tuttuğunun görüldüğü ve 2 adet ... maddesinin ele geçtiği, yine sanığın pantolonunun çakmaklık cebinden sigara jelatinine sarılı ... maddesinin ele geçtiği, araçtan indikleri esnada aracın alt kısmından ses gelmesi üzerine aracın geri alınarak alt kısmı kontrol edildiğinde aracın şoför kapı kısmının altında hassas terazi ele geçirildiği iddiasına ilişkin olarak; Yargılama sürecindeki işlemlerin usul ve kanuna uygun olarak yapıldığı, aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların toplanan tüm delillerle birlikte gerekçeli kararda gösterilip tartışıldığı, eylemin sanık tarafından gerçekleştirildiğinin saptandığı, vicdani kanaatin dosya içindeki belge ve bilgilerle uyumlu olarak kesin verilere dayandırıldığı, eyleme uyan suç vasfı ile yaptırımların doğru biçimde belirlendiği, kriminal uzmanlık raporu, fotoğraf teşhis tutanağı, tanıkların aşamalardaki beyanları, sanığın yapmış olduğu yazışma içerikleri, uyuşturucu madde bulaşığı olan hassas terazi ele geçirilmesi, kolluk tutanaklarına göre, sanığın kendisinden ele geçen uyuşturucu maddeyi satış amaçlı bulundurduğuna dair kabulde bir isabetsizlik bulunmadığı anlaşıldığından, sanık ve sanık müdafinin temyiz istemleri yerinde görülmemiş, Bölge Adliye Mahkemesince verilen kararda hukuka aykırılık bulunmamıştır. III. KARAR Gerekçe bölümünde açıklanan nedenle Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 24. Ceza Dairesinin, 28.12.2023 tarihli ve 2023/1741 Esas, 2023/2492 Karar sayılı kararında sanık ve sanık müdafii tarafından öne sürülen temyiz sebepleri ve 5271 sayılı Kanun’un 289/1. maddesi ile sınırlı olarak yapılan temyiz incelemesi sonucunda hukuka aykırılık görülmediğinden, 5271 sayılı Kanun’un 302/1. maddesi uyarınca Tebliğname’ye uygun olarak oy birliğiyle TEMYİZ İSTEMİNİN ESASTAN REDDİ İLE HÜKMÜN ONANMASINA, Dava dosyasının, 5271 sayılı Kanun’un 304/1. maddesi uyarınca Ankara Batı 4. Ağır Ceza Mahkemesine, Yargıtay ilâmının bir örneğinin ise Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 24. Ceza Dairesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 09.02.2026 tarihinde karar verildi.
Özgün Analiz
Olay Özeti: Kolluk, plakaları takılı olmayan bir aracın beklediğini görüp yanaştığında araçta sanıkla birlikte dört kişi daha bulunmuş; şoför koltuğundaki sanığın avucunda ve pantolonunun çakmaklık cebinde jelatine sarılı uyuşturucu, aracın şoför kapısı altında ise hassas terazi ele geçirilmiştir. Ankara Batı 4. Ağır Ceza Mahkemesi uyuşturucu madde imal ve ticareti suçundan hapis ve 25.000 TL adli para cezasına hükmetmiş, istinaf başvurusu esastan reddedilmiş, sanık ve müdafii suç vasfının kullanma olduğu iddiasıyla temyiz etmiştir.
Hukuki İlke: Kriminal uzmanlık raporu, teşhis tutanağı, tanık beyanları, sanığın yazışma içerikleri ve uyuşturucu bulaşığı taşıyan hassas terazinin ele geçirilmesi gibi delillerin bir arada değerlendirilmesi, maddenin satış amaçlı bulundurulduğu kabulü için yeterlidir; kişisel kullanım savunması bu delil bütünü karşısında suç vasfını değiştirmez.
Uygulama Sonucu: Yargıtay 8. Ceza Dairesi, 5271 sayılı Kanun'un 289/1. maddesiyle sınırlı incelemede hukuka aykırılık görmeyerek 302/1. madde uyarınca temyiz isteminin esastan reddi ile hükmün onanmasına tebliğnameye uygun ve oy birliğiyle karar vermiştir.
Dava Strateji Notu: Araçta terazi ve sanığa ait yazışma içerikleri bulunan dosyalarda salt 'kullanıcıyım' savunması sonuç vermemektedir; müdafi, terazinin sanıkla irtibatını (bulunduğu yer, parmak izi, bulaşık analizi) ve yazışmaların yorumunu somut olarak çürütmeye odaklanmadıkça vasıf itirazı temyizde tutunamaz.