Karar Özeti
8. Ceza Dairesi 2024/16314 E. , 2024/8157 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ :Ceza Dairesi SAYISI : 2021/2319 E., 2021/1923 K. SUÇ : Uyuşturucu madde ticareti yapma 24.07.2019-09.08.2019 (... yönünden) 30.08.2019-13.09.2019 (sanık ... yönünden) 25.07.2019-29.07.2019 (sanık ...) 30.07.2019 (sanık ... yönünden) 03.09.2019 (san
Karar Detayı
8. Ceza Dairesi 2024/16314 E. , 2024/8157 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ :Ceza Dairesi SAYISI : 2021/2319 E., 2021/1923 K. SUÇ : Uyuşturucu madde ticareti yapma 24.07.2019-09.08.2019 (... yönünden) 30.08.2019-13.09.2019 (sanık ... yönünden) 25.07.2019-29.07.2019 (sanık ...) 30.07.2019 (sanık ... yönünden) 03.09.2019 (sanık ... yönünden) HÜKÜMLER : 1. Hükmün düzeltilerek istinaf başvurularının esastan reddi (... ve ... yönünden) 2. İstinaf başvurularının esastan reddi (sanıklar ..., ..., ... ... ve ... yönünden) TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Onama, düzeltilerek onama, bozma İlk Derece Mahkemesince verilen hükümlere yönelik istinaf incelemesi üzerine Bölge Adliye Mahkemesi tarafından verilen kararların; 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 286 ncı maddesinin birinci fıkrası uyarınca temyiz edilebilir olduğu, 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenlerin hükümleri temyize hak ve yetkilerinin bulunduğu, 291 inci maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz istemlerinin süresinde olduğu, 294 üncü maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz dilekçelerinde temyiz sebeplerine yer verildiği, 298 inci maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz istemlerinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı, sanıklar ..., ..., ... ve ...'in temyiz istemlerinden vazgeçtikleri yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmiştir. yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmiştir. I. HUKUKİ SÜREÇ A. Isparta Cumhuriyet Başsavcılığının, 22.11.2019 tarihli ve 2019/4616 Esas, 2019/9144 Soruşturma sayılı iddianamesi ile sanıkların 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun (5237 sayılı Kanun) 188 inci maddesinin üçüncü ve dördüncü fıkraları, 43 üncü maddesinin birinci fıkrası uyarınca cezalandırılmaları istemiyle kamu davası açılmıştır. B. Isparta 1. Ağır Ceza Mahkemesinin, 18.03.2021 tarihli ve 2019/520 Esas, 2021/102 Karar sayılı kararı ile; sanık ..., ... ve ... hakkında uyuşturucu madde ticareti yapma suçundan, 5237 sayılı Kanun'un 188 inci maddesinin üçüncü fıkrası, dördüncü fıkrasının (a) bendi, 43 üncü maddesi, 62 nci maddesi, 52 nci maddesinin ikinci fıkrası, 53 üncü maddesinin birinci, ikinci fıkraları ile üçüncü fıkrasının ilk cümlesi uyarınca 15 yıl 7 ay 15 gün hapis ve 31.240,00 TL adli para cezası ile cezalandırılmasına; sanık ... ve ... hakkında uyuşturucu madde ticareti yapma suçundan, 5237 sayılı Kanun'un 188 inci maddesinin üçüncü fıkrası, dördüncü fıkrasının (a) bendi, 62 nci maddesi, 52 nci maddesinin ikinci fıkrası, 53 üncü maddesinin birinci, ikinci fıkraları ile üçüncü fıkrasının ilk cümlesi uyarınca 12 yıl 6 ay hapis ve 25.000,00 TL adli para cezası ile cezalandırılmasına; sanık ... hakkında uyuşturucu madde ticareti yapma suçundan, 5237 sayılı Kanun'un 188 inci maddesinin üçüncü fıkrası, 43 üncü maddesi, 62 nci maddesi, 52 nci maddesinin ikinci fıkrası, 53 üncü maddesinin birinci, ikinci fıkraları ile üçüncü fıkrasının ilk cümlesi uyarınca 10 yıl 5 ay hapis ve 20.820,00 TL adli para cezası ile cezalandırılmasına;tüm sanıklar yönünden hak yoksunluklarına ve sanık ... hakkında tekerrür hükümlerinin uygulanmasına karar verilmiştir. C. Antalya Bölge Adliye Mahkemesi 12. Ceza Dairesinin, 16.11.2021 tarihli ve 2021/2319 Esas, 2021/1923 Karar sayılı kararı ile; sanıklar ..., ..., ... ve ... hakkında İlk Derece Mahkemesince kurulan ve ... yönünden re'sen de istinafa tabi olan hükümlere yönelik sanıklar müdafilerinin ve sanık ..., ... ve ...'un istinaf başvurularının 5271 sayılı Kanun’un 280 inci maddesinin birinci fıkrasının (a) bendi uyarınca esastan reddine; sanık ... ve ... hakkında İlk Derece Mahkemesince kurulan ve ... yönünden re'sen de istinafa tabi olan hükümlerdeki hukuka aykırılıklar düzeltilerek, hükümlere yönelik sanıklar müdafilerinin istinaf başvurularının 5271 sayılı Kanun’un 280 inci maddesinin birinci fıkrasının (a) bendi uyarınca esastan reddine karar verilmiştir. D. Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığınca sanıklar ..., ... ve ... yönünden hükümlerin onanması, sanık ... yönünden düzeltilerek oanama ve sanık ... ve ... yönünden hükümlerin bozulması yönünde karar verilmesi görüşünü içeren Tebliğname ile dava dosyası Daireye tevdi edilmiştir. II. TEMYİZ SEBEPLERİ A. Sanık ... ve müdafiinin temyiz sebepleri özetle; suçun unsurlarının oluşmadığına, her türlü şüpheden uzak, kesin ve yeterli delil bulunmadığına, şüpheden sanık yararlanır ilkesi gereğince beraat kararı verilmesi gerektiğine, Bölge Adliye Mahkemesi kararının gerekçesiz olduğuna, kararın usul ve kanuna aykırı olduğuna ilişkindir. B. Sanık ... ve müdafiinin temyiz sebepleri özetle; suçun unsurlarının oluşmadığına, delillerin hukuka aykırı şekilde toplandığına, eylemin kullanmak için uyuşturucu madde bulundurma suçunu oluşturacağına, zincirleme suç hükümlerinin uygulanmaması gerektiğine, savunma hakkının kısıtlandığına, sanığın cezai sorumluluğu açısından yeniden rapor alınması gerektiğine ilişkindir. III. OLAY VE OLGULAR Temyizin kapsamına göre; 1. Dava konusu olay; sanıkların zincirleme şekilde uyuşturucu madde ticareti yapma suçunu işledikleri iddiasına ilişkindir. 2. 03.09.2019 tarihli olay tutanağına göre; Kolluk görevlilerince daha önceden haklarında uyuşturucu madde kullanma suçundan işlem yapılmış olan tanıklar ... ve ...'ın sokakta tedirgin tavırlar sergiledikleri üzerine takibe alındıkları, tanıkların ara sokakları kullanarak otobüs durağına geldikleri ve bekledikleri, bir süre sonra kimliği daha önceden görevlilerce tanınan sanık ...'un, tanıklar ... ve ...'ın yanına geldiği, yanlarında kısa bir süre kaldıktan sonra ayrıldıkları, ... ve ...'ın sokak kesişiminde durdurulduğu, bu esnada ...'in elinde bulunan paketi yere attığının görüldüğü, görevlilerce yerden alınarak açılıp bakıldığında içerisinde eroin olduğu değerlendirilen maddenin ele geçirildiği belirtilmiştir. 3. Uzmanlık raporuna göre; tanık ...'te ele geçen maddenin eroin içerdiği belirlenmiştir. 4. 25.07.2019 tarihli fiziki takip ve olay tutanağına göre; hakkında iletişimin tespiti ve dinlenmesi kararı bulunan sanığın ikametinin bulunduğu çevrede yapılan fiziki takipte, hakkında kullanmak için uyuşturucu madde bulundurma suçundan ayrı soruşturma yapılan ...'ın, sanık ...'ın kaldığı tespit edilen ikamete girdiği ve yaklaşık üç saat sonra ikametten çıktığı, görevlilerce durdurulan ...'a suç unsuru olup olmadığı sorulduğunda yakalanmadan biraz önce elindeki bir paket eroini yuttuğunu, üzerinde ise reçetesi bulunan suboxene hap olduğunu söyleyerek hapı teslim etmiş, tabletlerin reçete dahilinde olduğu tespit edildiği anlaşılmıştır. 5. Tanık ...'ın idrar tahlilleri üzerinde yapılan analiz sonucunda; eroin ve suboxene kullandığını gösterir bulgular tespit edilmiştir. 6. 29.07.2019 tarihli Fiziki takip ve olay tutanağına göre; olay günü ** ** 712 plakalı ve ** ** 772 plakalı araçların Antalya ilinden Isparta iline uyuşturucu madde getirecekleri ve tali yolları kullanacakları yönünde istihbari bilgi edinilmesi üzerine yapılan fiziki takipte, bahse konu her iki aracın arkalı önlü ilerlediğinin görüldüğü ancak ** ** 712 plakalı aracın izini kaybettirdiği, ** ** 772 plakalı aracın ise görevlileri görünce kaçmaya başladığı, kovalamaca esnasında aracın sağ arka koltuğunda oturduğu görülen ve daha önce de görevlilerce tanınan sanık ...'ın sağ arka camdan dışarıya bir şeyler fırlattığının görüldüğü, araç durdurulduğunda, sürücüsünün hakkında kullanmak için uyuşturucu madde bulundurma suçundan ayrı soruşturma yapılan tanık ..., sağ ön yolcu koltuğunda hakkında kullanmak için uyuşturucu madde bulundurma suçundan ayrı soruşturma yapılan tanık ... ... ile sağ arka koltuğunda sanık ... bulunduğu görülmüş, alınan arama emri uyarınca araçta yapılan aramada sağ ön koltuk kısmında 1 paket eroin ele geçtiği, yine sanık ...'nin araçtan yere attığı paket açılıp bakıldığında içerisinde 3 paket eroin ele geçirildiği anlaşılmıştır. 7. Uzmanlık raporuna göre; sanık ...'ın araçtan yere attığı maddeler ile araçta ele geçen maddenin eroin içerdiği tespit edilmiştir. A. İlk Derece Mahkemesinin Kabulü 1. Sanık ... yönünden yapılan değerlendirmede; 03.09.2019 tarihinde sanığın, hakkında kullanmak için uyuşturucu madde bulundurma suçundan ayrı soruşturma yapılan tanık ...'e eroin sattığı olayda; ...'in kollukta müdafi eşliğinde alınan ifadesinde ele geçen suça konu uyuşturucu maddeyi sanıktan aldığını beyan etmesi ve sanığı teşhisi, tanık ...'ın yakalama sonrası alınan müdafii huzurunda vermiş olduğu beyanının tanık ...'in soruşturma anlatımı ile benzer oluşu, teşhis tutanağı, olay tutanağında yer alan buluşmanın sanık ve tanık tarafından inkar edilmemiş olması ile tüm dosya kapsamı birlikte değerlendirildiğinde sanığın eyleminin sabit olduğu gerekçesiyle uyuşturucu madde ticareti yapma suçundan mahkûmiyetine karar verilmiştir. 2. Sanık ...'ın yönünden yapılan değerlendirmede; 25.07.2019 tarihli eylemde; hakkında iletişimin dinlenmesi kararı bulunan sanık ile hakkında kullanmak için uyuşturucu madde bulundurma suçundan ayrı soruşturma yapılan tanık ...'ın buluşmaya yönelik konuşmalarından sonra, tanık ...'ın sanığın ikametine gittiği ve bir müddet sonra çıktığı, kesintisiz takip sonucu ...'ın yakalandığı ve ... şifai beyanında elinde bulunan eroini yuttuğunu beyan ettiği, ...'ın idrar tahlilinde ise eroin kullandığının tespit edildiği, tanık ...'ın yakalanmadan hemen sonra ve mahkemede sanıktan uyuşturucu madde almadığını beyan etmiş ise de kollukta bilgi sahibi sıfatıyla alınan beyanında yutmuş olduğu uyuşturucu maddeyi sanıktan aldığını beyan etmiş olması ve Yargıtay Genel Kurulunun 02.07.2020 tarihli ve 2017/9-510 Esas, 2020/336 Karar sayılı içtihadı da gözetilerek sanığın, tanık ...'a uyuşturucu madde sattığının sabit olduğu, 29.07.2019 tarihli eylemde; hakkında kullanmak için uyuşturucu madde bulundurma suçundan ayrı soruşturma yapılan tanıklar ... ve ... ...'nın aşamalardaki beyanlarında sanık ...'nin kendisini karşılamaları için aradığını, bunun üzerine ...'a air araç ile tüneller mevkiine gidip sanık ... buluştuklarını, ...'nin başka bir araçla oraya geldiğini, bu araçtan inen ...'nin kendi araçlarına bindiğini, aracın içerisinde ...'nin cebinden bir miktar eroin çıkardığını ve birlikte eroini kullandıklarını, bunun için para vermediklerini, Necatinin geldiği aracın ise önden gittiğini, kendilerinin de arkadan geldiğini, polisler tarafından durdurulmaya çalışıldıkları sırada ...'nin uyuşturucuları camdan yere attığı, araçta ele geçen maddenin de kendilerine ait olmadığını ifade etmeleri, sanığın soruşturma aşamasında alınan savunmalarında suça konu uyuşturucu maddeyi içmek amacıyla Antalya'dan arkadaşları ... ... ve ... birlikte araç ile giderek aldıklarını, maddeyi aldıktan sonra Isparta'ya döndüklerini ve kendilerini karşılamaya ... ve ...'ın geldiğini, uyuşturucunun tamamını yanına alarak ... ve ...'ın aracına bindiğini, diğer aracın ise önden yolu kontrol ettiğini, aracın içerisinde kendisini karşılamaları karşılığında ... ve ...'a eroin ikram ettiğini ve polisleri görünce eroini dışarıya attığını söylemesi, ... ve ...'ın idrarlarında eroin tespit edilmiş olması, kriminal raporlar ve tüm dosya kapsamından sanığın üzerinde bulunan dört parça eroini araçtan dışarıya attığı, bir parçasının ise aracın içine düştüğü, sonuç olarak sanığın 4 paket net 2,7 gr eroini kulanma amacı dışında bulundurduğu ve tanıklar ... ve ... ...'ya kullanmaları için eroin verdiğinin sabit olduğu, Bu şekilde sanığın, 25.07.2019 tarihinde ...'a uyuşturucu madde satmak, 29.07.2019 tarihinde kendi kullanım amacı dışında uyuşturucu madde bulundurmak eylemleri sabit kabul edilerek sanığın zincirleme şekilde uyuşturucu madde ticareti yapma suçundan mahkumiyetine karar verilmiştir. B. Bölge Adliye Mahkemesinin Kabulü 1. Sanık ... hakkında İlk Derece Mahkemesince kabul edilen olay ve olgular konusunda, Bölge Adliye Mahkemesince, isabetsizlik görülmediği gerekçesiyle istinaf başvurusunun esastan reddine, 2. Sanık ... hakkında İlk Derece Mahkemesince kabul edilen olay ve olgular konusunda, Bölge Adliye Mahkemesince sanık hakkındaki hükmün, duruşma açılmaksızın; yargılamaya konu eylemlerde hukuki veya fiili kesinti bulunmadığı anlaşılmakla sanık ...'ın 18.07.2019 tarihinde tanıklar O.Ç. ve R.K.'ye, 02.09.2019 tarihinde tanık H.E.'ye uyuşturucu madde satması iddialarına ilişkin zincirleme suç nedeniyle 5237 sayılı Kanun'un 43 üncü maddesinin uygulanmasının gerekip gerekmeyeceği tartışılması gerekirken ayrı suç olarak değerlendirilip ayrıca beraat kararı verilmesi sonuca etkili görülmediği, yine kabule göre sanığın 02.09.2019 tarihinde H.E.'ye uyuşturucu madde satması ve ikametinde uyuşturucu madde kullandırması iddialarıyla hem uyuşturucu madde ticareti hem de uyuşturucu veya uyarıcı madde kullanılmasını kolaylaştırma suçlarından ayrı ayrı dava açılmış ise de; 5237 sayılı Kanun'un 44 üncü maddesi uyarınca ... içtima hükümlerinin tartışılarak neticeten sanığın her iki eylemi de sabit olmadığından tek bir beraat hükmü kurulması gerekirken uyuşturucu veya uyarıcı madde kullanılmasını kolaylaştırma suçundan ayrıca beraat kararı verilmesi sonuca etkili görülmediği hususu eleştirilerek; 29.07.2019 tarihinde sanık ...'nin üzerinde ticari maksatla uyuşturucu madde bulundurduğu ve tanıklar ... ile ... ...'ya kullanmaları için eroin verdiği mahkemece maddi vakıa olarak sabit kabul edilmiş ve sanığın atılı suçu işlediğinin sabit olduğu anlaşılmış ise de; sanığın hareketlerinin bütünüyle 5237 sayılı Kanun'un 188/3 üncü maddesinde açıklanan “satmak için uyuşturucu madde bulundurma" ve "uyuşturucu maddeyi başkalarına verme” seçimlik hareketlerini oluşturduğu gözetilmeden ... ile ... ...'ya verme eylemlerinden ayrıca beraat kararı verilmesinin yok hükmünde olduğu, Yine sanığın 25.07.2019 tarihinde tanık H.K.'ya uyuşturucu madde sattığı iddia edilmiş ise de; tanık ...'ın üzerinde herhangi bir uyuşturucu madde ele geçirilemediği, tanığın idrar tahlili ile tespit edilen uyuşturucu maddeyi sanıktan satın alarak kullandığının sabit olmadığı, buna göre tanığın kovuşturma aşamasında döndüğü kolluk beyanları ve içeriği tespit edilemeyen telefon konuşmaları dışında sanığın atılı suçu işlediğine dair savunmasının aksini gösterir cezalandırılması için yeterli her türlü şüpheden uzak kesin ve inandırıcı bir delil bulunmadığı, bu itibarla sanığın eyleminin zincirleme suç kapsamında değerlendirilmesi kanuna ve hukuka aykırı ise de; yukarıda açıklandığı şekilde sanığın 29.07.2019 tarihinde ... ile ... ...'ya uyuşturucu verdiğinin sabit olduğu, bu nedenle sanık hakkında 5237 sayılı Kanun'un 43/1 inci maddesinin uygulanma şartlarının oluştuğu ve zincirleme suç nedeniyle yapılan artırımın da alt sınırdan (1/4) yapıldığı anlaşıldığından bu hususun sonuca etkili olmadığı, Ancak; sanığın tanıklarla arasında herhangi bir iletişim tespiti tutanağı ya da fiziki takip tutanağı bulunmadığı aşamada tanıklara uyuşturucu madde verdiğini beyan etmek suretiyle kendi uyuşturucu veya uyarıcı madde ticareti yapma veya sağlama suçunun ortaya çıkmasını sağladığı gözetilerek etkin pişmanlık hükümleri uygulanarak sanığın cezasından indirim yapılmak suretiyle hukuka aykırılık düzeltilerek İlk Derece Mahkemesi hükmüne yönelik istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir. IV. GEREKÇE A. Sanık ... Hakkında Kurulan Hüküm Yönünden; Sanık ve müdafilerinin, kanunî süresi içinde temyiz talebinde bulunduktan sonra, sanık müdafii Av. ...'nün dava dosyasında mevcut Honaz Noterliğince tanzim olunan 16.11.2017 tarihli ve 07143 yevmiye numaralı vekâletnamesinin vazgeçme hususunda içerdiği yetkiye dayanarak 21.07.2023 tarihli dilekçeleri ile temyiz isteminden vazgeçtiğini bildirdiği ve temyiz davasının istek şartına bağlı olduğu; sanığın 29.07.2024 tarihli dilekçe ile yeniden temyiz isteminde bulunduğu anlaşılmış ise de, temyiz süresi geçtikten sonra vazgeçmeden vazgeçmenin mümkün olmaması nedeniyle, 5271 sayılı Kanun'un 266 ncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz isteminden vazgeçme nedeniyle dava dosyasının, incelenmeksizin iadesine karar verilmesi gerektiği anlaşılmıştır. B. Sanık ... Hakkında Kurulan Hüküm Yönünden; Sanık ve müdafiinin, kanunî süresi içinde temyiz talebinde bulunduktan sonra, sanığın tutuklu bulunduğu ceza infaz kurumunda verdiği 03.06.2024 tarihli ifade tutanağıyla temyiz isteminden vazgeçtiğini bildirdiği ve temyiz davasının istek şartına bağlı olduğu anlaşılmakla; 5271 sayılı Kanun'un 266 ncı maddesinin birinci fıkrası gereğince temyiz isteminden vazgeçme nedeniyle dava dosyasının temyiz incelemesi yapılmaksızın iadesine karar verilmesi gerektiği anlaşılmıştır. C. Sanık ... Hakkında Kurulan Hüküm Yönünden; Sanık müdafiinin, kanunî süresi içinde temyiz talebinde bulunduktan sonra, sanığın tutuklu bulunduğu ceza infaz kurumunda verdiği 03.06.2024 tarihli ifade tutanağıyla temyiz isteminden vazgeçtiğini bildirdiği ve temyiz davasının istek şartına bağlı olduğu anlaşılmakla; 5271 sayılı Kanun'un 266 ncı maddesinin birinci fıkrası gereğince temyiz isteminden vazgeçme nedeniyle dava dosyasının temyiz incelemesi yapılmaksızın iadesine karar verilmesi gerektiği anlaşılmıştır. D. Sanık ... Hakkında Kurulan Hüküm Yönünden; Sanık müdafiinin, kanunî süresi içinde temyiz talebinde bulunduktan sonra, sanığın 31.07.2023 tarihli dilekçe ile temyiz isteminden vazgeçtiğini bildirdiği ve temyiz davasının istek şartına bağlı olduğu anlaşılmakla, 5271 sayılı Kanun’un 266 ncı maddesinin birinci ve ikinci fıkraları gereği temyiz isteminden vazgeçme nedeniyle dava dosyasının, incelenmeksizin iadesine karar verilmesi gerektiği anlaşılmıştır. E. Sanık ... Hakkında Kurulan Hüküm Yönünden; 1. Zincirleme suça ilişkin 5237 sayılı Kanun'un 43 üncü maddesinin uygulanabilmesi için cezalandırılabilir nitelikte birden fazla eylemin bulunması gerektiği; sanığın 25.07.2017 tarihinde hakkında kullanmak için uyuşturucu madde bulundurma suçundan ayrı soruşturma yapılan tanık ...'a uyuşturucu madde sattığına dair yeterli delil bulunmadığı; 5237 sayılı Kanun'un “Uyuşturucu veya uyarıcı madde imal ve ticareti” başlıklı 188 inci maddesinin suç tarihininde yürürlükte bulunan 3. fıkrası;“Uyuşturucu veya uyarıcı maddeleri ruhsatsız veya ruhsata aykırı olarak ülke içinde satan, satışa arz eden, başkalarına veren, sevk eden, nakleden, depolayan, satın alan, kabul eden, bulunduran kişi, on yıldan az olmamak üzere hapis ve bin günden yirmibin güne kadar adlî para cezası ile cezalandırılır. Ancak, uyuşturucu veya uyarıcı madde verilen veya satılan kişinin çocuk olması hâlinde, veren veya satan kişiye verilecek hapis cezası on beş yıldan az olamaz.” şeklinde düzenlendiği, “uyuşturucu veya uyarıcı madde ticareti yapma” suçu, madde metninden de açıkça anlaşıldığı gibi seçimlik hareketli suçlardan olup suçun oluşması için bu seçimlik hareketlerden birisinin gerçekleşmesinin yeterli olduğu, aynı anda birden fazla seçimlik hareketlerin gerçekleştirilmesinin zincirleme suç hükümlerinin uygulanmasına vücut vermeyeceği; 29.07.2019 tarihli olayda fiziki takip ve olay tutanağı, tanık anlatımları, sanık savunması, ele geçen maddenin miktarı, kriminal rapor ve tüm belegelerden, sanığın araçtan yere attığı ve atarken aracın içine düşürdüğü toplam dört parça eroini satmak amacıyla bulundurduğu, üzerinde bulunan bu maddelerden bir kısmını ise haklarında kullanmak için uyuşturucu madde bulundurma suçundan ayrı soruşturma yapılan tanıklar ... ve ... ...'ya kullanmaları için verdiğinin sabit olduğu, bu şekilde eylemin tek bir suç oluşturduğu gözetilmeden sanık hakkında zincirleme suç hükümleri uygulanmak suretiyle fazla ceza tayin edilmesi, 2. Sübutu kabul edilen 29.07.2019 tarihli eylemde, fiziki takip ve olay tutanağının içeriği, tanıklar ... ve ... ...'nın aşamalardaki beyanları, ele geçen uyuşturucu maddenin kişisel kullanım miktarının üzerinde olması ile tüm dosya kapsamı itibariyle sanığın eylemi sabit olduğu halde Bölge Adliye Mahkemesi tarafından koşulları oluşmadığı halde etkin pişmanlık hükümlerinin uygulanması suretiyle eksik ceza tayin edilmesi, 3. Kabule göre de; sanık hakkında, 5237 sayılı Kanun'un 188 inci maddesinin üçüncü fıkrası, dördüncü fıkrasının (a) bendi, 43 üncü maddesinin birinci fıkrası uyarınca hükmolunan 18 yıl 9 ay hapis cezasından 5237 sayılı Kanun'un 192 inci maddesinin üçüncü fıkrası uyarınca 1/4 oranında indirim ve 62 nci maddesi uyarınca 1/6 oranında indirim yapılırken, sonuç cezanın "11 yıl 8 ay 18 gün '' yerine " 10 yıl 18 gün hapis" olarak eksik belirlenmesi, Hukuka aykırı bulunmuştur. F. Sanık ... Hakkında Kurulan Hüküm Yönünden; Fiziki takip ve olay tutanağı, tanık beyanı, sanık savunması, kriminal rapor ve tüm dosya kapsamı birlikte değerlendirildiğinde, İlk Derece Mahkemesinin ve Bölge Adliye Mahkemesinin, suçun vasfına ve sübutuna ilişkin takdirlerinde bir isabetsizlik bulunmadığı, delillerin hukuka uygun şekilde toplandığı anlaşılmakla, sanık ve müdafiinin temyiz sebepleri yerinde görülmemiş, hükümde açıklanan gerekçeler, tüm dosya kapsamına göre usul ve yasaya uygun bulunarak, aşağıda belirtilenler dışında hükümlerde hukuka aykırılık tespit edilmemiştir. Sanık hakkında mükerrirlere özgü infaz rejiminin uygulanmasına karar verilirken uygulanan yasa maddesinin gösterilmemesi suretiyle 5271 sayılı Kanun'un 232/6 ncı maddesine aykırı davranılmasının hukuka aykırı olduğu değerlendirilmiş; bu hususun Yargıtay tarafından düzeltilmesi mümkün görülmüştür. V. KARAR A. Sanıklar ..., ..., ... ve ... Hakkında Kurulan Hükümler Yönünden; Gerekçe bölümünde (A), (B) , (C) ve (D) bendinde açıklanan nedenlerle 5271 sayılı Kanun’un 266 ncı maddesinin birinci ve ikinci fıkraları gereği temyiz isteminden vazgeçme nedeniyle dava dosyasının, sanıklar yönünden Tebliğnameye aykırı olarak, oy birliğiyle İNCELENMEKSİZİN İADESİNE, B. Sanık ... Hakkında Kurulan Hüküm Yönünden; Gerekçe bölümünün (F) bendinde açıklanan nedenle, sanık ve müdafiinin temyiz istemleri yerinde görüldüğünden Antalya Bölge Adliye Mahkemesi 12. Ceza Dairesinin, 16.11.2021 tarihli ve 2021/2319 Esas, 2021/1923 Karar sayılı kararının 5271 sayılı Kanun'un 302/2 nci maddesi gereği, BOZULMASINA; bu husus yeniden yargılamayı gerektirmediğinden 5271 sayılı Kanun'un 303 üncü maddesi gereği İlk Derece Mahkemesi hükmünün, hüküm fıkrasında tekerrür hükümlerinin uygulandığı 11. paragrafta yer alan " ...henüz yerine getirmediği, gözetilerek " ibaresinden sonra gelmek üzere "5237 sayılı Kanun'un 58/6-7 nci maddesi uyarınca" ibaresinin yazılması, suretiyle, İlk Derece Mahkemesi hükmündeki hukuka aykırılığın DÜZELTİLEREK, Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle TEMYİZ İSTEMLERİNİN ESASTAN REDDİ İLE HÜKMÜN ONANMASINA, C. Sanık ... Hakkında Kurulan Hüküm Yönünden; Gerekçe bölümünde (E) bendinde açıklanan nedenle sanık ve müdafiinin temyiz istemleri yerinde görüldüğünden Antalya Bölge Adliye Mahkemesi 12. Ceza Dairesinin, 16.11.2021 tarihli ve 2021/2319 Esas, 2021/1923 Karar sayılı kararının 5271 sayılı Kanun’un 302 nci maddesinin ikinci fıkrası gereği, Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle BOZULMASINA, 1412 sayılı Kanun'un 326 ncı maddesinin dördüncü fıkrası uyarınca sonuç ceza yönünden sanığın kazanılmış hakkının saklı tutulmasına, Hükmolunan ceza miktarı ile tutuklu kalınan süre dikkate alınarak sanık hakkındaki salıverilme talebinin REDDİNE, Dava dosyasının, 5271 sayılı Kanun’un 304 üncü maddesinin birinci fıkrası uyarınca Isparta 1. Ağır Ceza Mahkemesine, Yargıtay ilâmının bir örneğinin ise Antalya Bölge Adliye Mahkemesi 12. Ceza Dairesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 30.10.2024 tarihinde karar verildi.