İçeriğe geç
AC
8. Ceza Dairesi Esas: 2024/16860 Karar: 2024/4922 Tarih: 2024

Yargıtay 8. Ceza Dairesi E.2024/16860 K.2024/4922

8. Ceza Dairesi 2024/16860 E. , 2024/4922 K. "İçtihat Metni" İNCELENEN KARARIN MAHKEMESİ :Ceza Dairesi SAYISI : 2018/3169 E., 2018/1466 K. SUÇLAR : Parada sahtecilik HÜKÜMLER : İstinaf başvurularının esastan reddi TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Ret, onama Sanık ... hakkında, Aksaray 1. Ağır Ceza Mahkemesinin 23.05.2018 tarihli ve

Karar Özeti

8. Ceza Dairesi 2024/16860 E. , 2024/4922 K. "İçtihat Metni" İNCELENEN KARARIN MAHKEMESİ :Ceza Dairesi SAYISI : 2018/3169 E., 2018/1466 K. SUÇLAR : Parada sahtecilik HÜKÜMLER : İstinaf başvurularının esastan reddi TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Ret, onama Sanık ... hakkında, Aksaray 1. Ağır Ceza Mahkemesinin 23.05.2018 tarihli ve

Karar Detayı

8. Ceza Dairesi 2024/16860 E. , 2024/4922 K. "İçtihat Metni" İNCELENEN KARARIN MAHKEMESİ :Ceza Dairesi SAYISI : 2018/3169 E., 2018/1466 K. SUÇLAR : Parada sahtecilik HÜKÜMLER : İstinaf başvurularının esastan reddi TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Ret, onama Sanık ... hakkında, Aksaray 1. Ağır Ceza Mahkemesinin 23.05.2018 tarihli ve 2017/130 Esas, 2017/436 Karar sayılı kararı ile parada sahtecilik suçundan suçtan zarar gören F.'ye yönelik eylemi nedeniyle 5237 sayılı Kanun'un 197 nci maddesinin birinci fıkrası, 52 nci maddesinin ikinci fıkrası uyarınca 4 yıl hapis ve 6.000,00 TL adli para cezası ile mahkûmiyet hükmüne konu cezanın türü ve miktarı ile istinaf incelemesi üzerine Bölge Adliye Mahkemesince verilen esastan ret kararı ve bu karara yönelik temyizin niteliği karşısında; 5271 sayılı Kanun'un 286 ncı maddesinin ikinci fıkrasının (a) bendinde yer verilen; “İlk derece mahkemelerinden verilen beş yıl veya daha az hapis cezaları ile miktarı ne olursa olsun adlî para cezalarına ilişkin istinaf başvurusunun esastan reddine dair bölge adliye mahkemesi kararları”nın temyiz incelemesine tabi olmadığına ilişkin düzenleme ile incelemeye konu suçun, aynı Kanun’un 286 ncı maddesinin üçüncü fıkrası kapsamında da bulunmadığı dikkate alındığında, sanık müdafiinin temyiz isteminin, 5271 sayılı Kanun’un 298 inci maddesinin birinci fıkrası uyarınca reddine karar vermek gerekmiştir. İlk Derece Mahkemesince sanıkların Aksaray ilinde gerçekleştirdikleri eylemlerine ilişkin kurulan hükümlere yönelik istinaf incelemesi üzerine Bölge Adliye Mahkemesi tarafından verilen kararın; 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 286 ncı maddesinin birinci fıkrası uyarınca temyiz edilebilir olduğu, 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenlerin hükümleri temyize hak ve yetkilerinin bulunduğu, 291 inci maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz istemlerinin süresinde olduğu, 294 üncü maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz dilekçelerinde temyiz sebeplerine yer verildiği, 298 inci maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz istemlerinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü: I. HUKUKÎ SÜREÇ 1. Aksaray Cumhuriyet Başsavcılığının 12.07.2017 tarihli iddianamesi ile sanıklar hakkında dolandırıcılık ve parada sahtecilik suçlarından 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun (5237 sayılı Kanun) 158 inci maddesinin birinci fıkrasının (d) bendi, 197 nci maddesinin birinci fıkrası uyarınca dava açılmıştır. 2. Aksaray 1. Ağır Ceza Mahkemesinin 23.05.2018 tarihli kararı ile parada sahtecilik suçundan sanık ... hakkında mağdur F.'ye yönelik eylemi nedeniyle 5237 sayılı Kanun'un 197 nci maddesinin birinci fıkrası, 52 nci maddesinin ikinci fıkrası uyarınca 4 yıl hapis ve 6.000,00 TL adli para cezası ile cezalandırılmasına; sanıklar Bayram ve ... hakkında katılanlar E., H. ve R.'ye yönelik eylemleri nedeniyle 5237 sayılı Kanun'un 197 nci maddesinin birinci fıkrası, 52 nci maddesinin ikinci fıkrası uyarınca 6 yıl hapis ve 20.000,00 TL adli para cezası ile cezalandırılmalarına karar verilmiştir. 3. Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 8. Ceza Dairesinin 12.11.2018 tarihli kararı ile sanıklar hakkında İlk Derece Mahkemesince kurulan hükümlere yönelik sanıklar müdafiilerinin istinaf başvurularının 5271 sayılı Kanun’un 280 inci maddesinin birinci fıkrasının (a) bendi uyarınca esastan reddine karar verilmiştir. II. TEMYİZ SEBEPLERİ A. Sanık ... müdafiinin temyiz isteği; 1. Sanığın atılı suçu işlemediğine, 2. Suçun sübut bulmadığına, sanığın beraatine karar verilmesi gerektiğine ilişkindir. B. Sanık ... müdafiinin temyiz isteği; 1. Atılı suçun sübut bulmadığına, 2. Etkin pişmanlık ve diğer lehe hükümlerinin uygulanmadığına, 3. Alt sınırdan uzaklaşma gerekçelerinin usul ve yasaya aykırı olduğuna, 4. Tek bir mahkumiyet hükmü kurulması gerekirken birden fazla hüküm kurulmasının hukuka aykırı olduğuna ilişkindir. III. OLAY VE OLGULAR Temyizin kapsamına göre; 1. Dava konusu olay, sanıkların sahte para tedavüle koydukları iddiasına ilişkindir. 2. a. Suçtan zarar gören H.'nin, Aksaray ilinde hayvan pazarında satış yaptığını, 21.02.2017 tarihinde sabah saatlerinde iki adet danayı 9.600,00 TL karşılığında sattığını, satın alan şahsın danaları bir araca yükleyip götürdüğünü, 149 adet 50,00 TL ve 22 adet 100,00 TL'lik banknotların tamamının sahte çıktığını belirterek müracaatta bulunduğu belirlenmiştir. b. Kolluk tarafından yapılan araştırmada, bahse konu hayvanların yüklendiği aracın 55 ** *** plakalı araç olduğuna dair tespit yapıldığı belirlenmiştir. c. T.C. Merkez Bankası Konya Şubesinin 16.03.2017 tarihli Sahte Banknot / Efektif / Değerli Kağıt İnceleme ve Değerlendirme raporu ile suçtan zarar gören Hasan'dan ele geçen 149 adet 50,00 ve 22 adet 100,00 TL'lik banknotların sahte olduğu, aldatma kabiliyetinin olduğu, yapılışındaki özen ve ustalık derecesi nedeniyle sahte olduğunun ilk bakışta herkes tarafından kolaylıkla anlaşılamayacağı, para destesi veya paketi içinde yer alması durumunda sahte olduğunun ilk bakışta herkes tarafından kolaylıkla anlaşılmasının mümkün olmadığı, uzmanlarca veya veznedarlar gibi para işinin bir parçası olan insanlarca sahte olduğunun anlaşılacağı belirlenmiştir. 3. a. Suçtan zarar gören R.'nin, Aksaray hayvan pazarında satış yaptığını, 21.03.2017 tarihinde tanımadığı bir şahsa 5.500,00 TL'ye düve sattığı, bu şahsın ödemeyi 3 adedi 200,00 TL ve geri kalanı 100,00 TL şeklinde verdiğini, ancak paraların sahte çıktığını beyan ederek şikayetçi olduğu belirlenmiştir. b. Suçtan zarar gören E.'nin, Aksaray ilinde hayvan pazarında satış yaparken iki şahsın yanına gelip bir adet büyükbaş hayvan için 5.800,00 TL üzerinden anlaştığını, 58 adet 100,00 TL'lik banknot verip hayvanı da alıp gittikten sonra arkadaşı R.'nin arayıp kendisine sahte para verdiklerini söyleyip uyardığını, paraları çıkarıp kontrol ettiğinde kendisine verilen paraların da sahte olduğunu anladığını beyan ederek şikayetçi olduğu belirlenmiştir. c. Suçtan zarar görenler R. ve E.'nin, kendilerine sahte para veren şahsın sanık ... olduğuna dair kesin ve net olarak teşhiste bulundukları belirlenmiştir. d. Suçtan zarar gören H. ve oğlu V.'nin kendilerinden hayvan alıp sahte para veren şahsın sanık ... olduğuna dair kesin ve net olarak teşhiste bulundukları belirlenmiştir. 4. 21.03.2017 tarihinde sanık ...'ın pazar yeri içerisinde yakalanması ile yapılan üst aramasında 8 adet 100,00 TL ve yapılan ev aramasında da 4 adet 200,00 TL, 109 adet 100,00 TL'lik sahte banknot ele geçirildiği belirlenmiştir. 5. T.C. Merkez Bankası Konya Şubesinin 05.06.2017 tarihli Sahte Banknot / Efektif / Değerli Kağıt İnceleme ve Değerlendirme raporu ile 7 adet 200,00 TL, 223 adet 100,00 TL'lik banknotların sahte olduğu, aldatma kabiliyetinin olduğu, yapılışındaki özen ve ustalık derecesi nedeniyle sahte olduğunun ilk bakışta herkes tarafından kolaylıkla anlaşılamayacağı, para destesi veya paketi içinde yer alması durumunda sahte olduğunun ilk bakışta herkes tarafından kolaylıkla anlaşılmasının mümkün olmadığı, uzmanlarca veya veznedarlar gibi para işinin bir parçası olan insanlarca sahte olduğunun anlaşılacağı belirlenmiştir. 6. Sanık ... savunmasında, 21.03.2017 tarihinde ... ile birlikte Aksaray'a gelerek önce birlikte 5.800,00 TL sahte para karşılığı 1 adet düve aldıklarını, ...'in bu hayvan ile yanından ayrıldıktan sonra kendisinin 5.500,00 TL sahte para karşılığı başka bir kişiden 1 adet düve daha satın aldığını, hayvanları birlikte araca yükleyerek Mucur'da 11.000,00 TL karşılığı Y. isimli bir şahsa sattıklarını beyan ederek atılı suçlama ile ilgili ikrarda bulunduğu belirlenmiştir. A. İlk Derece Mahkemesinin kabulü; Sanıkların sahte paraları hayvan alımında kullanarak piyasaya sürmek, tedavüle koymak suretiyle menfaat temin etmek amacıyla fikir ve menfaat birlikteliği içinde hareket ederek sahte paraları piyasaya sürdükleri kanaatine varıldığı, sanık ...'ın Kırşehir ilinde gerçekleştirdiği eyleminden dolayı ayrıca cezalandırılması gerektiği belirtilerek sanıkların mahkumiyetlerine karar verilmiştir. B. Bölge Adliye Mahkemesinin kabulü; İlk Derece Mahkemesince kabul edilen olay ve olgularda, Bölge Adliye Mahkemesi tarafından bir isabetsizlik görülmediği anlaşılmıştır. IV. GEREKÇE A. Lehe hükümlerin uygulanmamasına yönelik; 1. Sanık ...'a tayin olunan cezanın miktarı göz önünde bulundurulduğunda, 5237 sayılı Kanun'un 50 nci, 51 inci ve 5271 sayılı Kanun'un 231 inci maddelerinde düzenlenen lehe hükümlerin uygulanmamasına ilişkin sanık müdafiinin temyiz sebebi reddedilmiştir. 2. 5237 sayılı Kanun'un parada sahtecilik suçuna ilişkin etkin pişmanlık düzenlemesini içeren 201 inci maddesi; "(1) Sahte olarak para veya kıymetli damga üreten, ülkeye sokan, nakleden, muhafaza eden veya kabul eden kişi, bu para veya kıymetli damgaları tedavüle koymadan ve resmi makamlar tarafından haber alınmadan önce, diğer suç ortaklarını ve sahte olarak üretilen para veya kıymetli damgaların üretildiği veya saklandığı yerleri merciine haber verirse, verilen bilginin suç ortaklarının yakalanmasını ve sahte olarak üretilen para veya kıymetli damgaların ele geçirilmesini sağlaması halinde, hakkında cezaya hükmolunmaz." (2) Sahte para veya kıymetli damga üretiminde kullanılan alet ve malzemeyi izinsiz olarak üreten, ülkeye sokan, satan, devreden, satın alan, kabul eden veya muhafaza eden kişi, resmi makamlar tarafından haber alınmadan önce, diğer suç ortaklarını ve bu malzemenin üretildiği veya saklandığı yerleri ilgili makama haber verirse, verilen bilginin suç ortaklarının yakalanmasını ve bu malzemenin ele geçirilmesini sağlaması halinde, hakkında cezaya hükmolunmaz." Şeklindeki düzenlenmiştir. Anılan Kanun hükmünde belirtilen söz konusu koşulların gerçekleşmediğinin anlaşılması karşısında, sanık ... hakkında etkin pişmanlık hükümlerinin uygulanmamasında hukuka aykırılık görülmediğinden sanık müdafiinin bu hususa ilişkin temyiz sebebi reddedilmiştir. B. Cezanın teşdiden kurulması yönünden; 5237 sayılı Kanun'un "Adalet ve kanun önünde eşitlik ilkesi" başlıklı 3 üncü maddesinin, inceleme konusu ile ilgili olan birinci fıkrası; "(1) Suç işleyen kişi hakkında işlenen fiilin ağırlığıyla orantılı ceza ve güvenlik tedbirine hükmolunur. .." Aynı Kanun'un "Cezanın belirlenmesi" başlıklı 61 inci maddesinin, inceleme konusu ile ilgili olan birinci fıkrası; "(1) Hakim, somut olayda; a. Suçun işleniş biçimini, b. Suçun işlenmesinde kullanılan araçları, c. Suçun işlendiği zaman ve yeri, d. Suçun konusunun önem ve değerini, e. Meydana gelen zarar veya tehlikenin ağırlığını, f. Failin kast veya taksire dayalı kusurunun ağırlığını, g. Failin güttüğü amaç ve saiki, Göz önünde bulundurarak, işlenen suçun kanuni tanımında öngörülen cezanın alt ve üst sınırı arasında temel cezayı belirler. .." Yukarıda yazılı madde metinleri, cezanın belirlenmesinde, temel kurallar olup suçun hangi şekilde işlendiği, kullanılan araçların neler olduğu, zarar ve tehlikenin ağırlığı ile kusurun oranı tespit edilerek hâkim cezayı belirler. Hukuka aykırı olan fiilin ortaya çıkardığı haksızlık durumu derecelendirmeye tabi tutulabilir. 5237 sayılı Kanun'un 61 inci maddesi kapsamında belirtilen tüm unsurlar bir bütün olarak değerlendirilerek, işlenen suç ile orantılı olacak şekilde bir ceza veya güvenlik tedbirine hükmolunur. Hâkime tanınan yetki, alt ve üst sınırlar dahilinde cezayı belirlemektir. Ölçülülük ilkesi gereğince değerlendirmeyi bu sınırlar dahilinde yapacak olup, dosyadaki delilleri değerlendirerek, kişiye en uygun yaptırıma karar verirken, amaç sanığı cezasızlaştırmak, yalnızca lehine olan hükümleri uygulamak değildir. Mağdurun da mevcut durumda suçtan hangi oranda zarar gördüğü önemlidir. Dosya bir bütün olarak ele alınır ise o aşamada ceza bireyselleştirilebilir. Aksi halde her durumda aynı ceza ve güvenlik tedbirine başvurulur. Hâkime kanun ile verilen takdir yetkisi sınırsız değildir. Hâkime cezanın bireyselleştirilmesinde takdir yetkisinin tanınmasının sebebi, suça ilişkin en uygun cezanın verilebilmesini sağlamaktır. İşlenen suçun oranı ile verilen cezanın oranının eşit olması halinde mağdurun daha fazla mağdur edilmesinin önüne geçilecektir. Dava konusu olayda, "suç konusunun önem ve değeri, suçun işleniş şekli, kastın yoğunluğu, sanığın amacı" göz önünde bulundurularak sanık ... hakkında temel cezanın alt sınırdan uzaklaşılarak belirlenmesinde bir isabetsizlik görülmediğinden, hükümde bu yönüyle hukuka aykırılık bulunmamıştır. C. Birden fazla mahkumiyet hükmünün kurulması yönünden; Yargıtay Ceza Genel Kurulunun 22.10.2019 tarihli ve 2016/8-1435 Esas, 2019/624 Karar sayılı kararında belirtildiği üzere; farklı meblağdaki paraların farklı yerlerde ve şekillerde piyasaya sürülmesinin fiili kesinti oluşturduğu göz önünde bulundurulduğunda, farklı zamanda, farklı meblağ ve seri numaralı sahte paraları farklı illerde tedavüle koyan sanık ... hakkında Aksaray ilinde gerçekleştirdiği parada sahtecilik eylemi nedeniyle ayrı suç oluşturduğu gerekçesiyle ayrıca mahkumiyet hükmü kurulmasında bir isabetsizlik görülmemiştir. D. Diğer yönlerden; Suçtan zarar görenlerin savunmaları, araştırma ve teşhis tutanakları, Merkez Bankası raporları, sanık ...'ın ikrarı ve dava dosyası kapsamındaki tüm deliller birlikte değerlendirildiğinde, sanıkların sahte para tedavüle koyma konusunda anlaşıp suçtan zarar görenlerden hayvan alımı karşılığında yüklü miktarda sahte para vererek sahte paraları tedavüle koyduklarının anlaşılması karşısında, sanıklar hakkında kurulan hükümlerde hukuka aykırılık bulunmamıştır. V. KARAR A. Sanık ... hakkında kırşehir ilinde gerçekleştirdiği eylemi nedeniyle kurulan hüküm yönünden; Sanık hakkında, Aksaray 1. Ağır Ceza Mahkemesinin 23.05.2018 tarihli ve 2017/130 Esas, 2017/436 Karar sayılı kararı ile parada sahtecilik suçundan mağdur Ferit'e yönelik eylemi nedeniyle 5237 sayılı Kanun'un 197 nci maddesinin birinci fıkrası, 52 nci maddesinin ikinci fıkrası uyarınca "4 yıl hapis ve 6.000,00 TL adli para cezası ile mahkûmiyet hükmüne konu cezanın türü ve miktarı ile istinaf incelemesi üzerine Bölge Adliye Mahkemesince verilen esastan ret kararı ve bu karara yönelik temyizin niteliği karşısında; 5271 sayılı Kanun'un 286 ncı maddesinin ikinci fıkrasının (a) bendinde yer verilen; “İlk derece mahkemelerinden verilen beş yıl veya daha az hapis cezaları ile miktarı ne olursa olsun adlî para cezalarına ilişkin istinaf başvurusunun esastan reddine dair bölge adliye mahkemesi kararları”nın temyiz incelemesine tabi olmadığına ilişkin düzenleme ile incelemeye konu suçun, aynı Kanun’un 286 ncı maddesinin üçüncü fıkrası kapsamında da bulunmadığı dikkate alındığında, sanık müdafiinin temyiz isteminin, 5271 sayılı Kanun’un 298 inci maddesinin birinci fıkrası uyarınca, Tebliğnameye uygun olarak, oy birliğiyle REDDİNE, B. Sanıklar hakkında Aksaray ilinde gerçekleştirdikleri eylemleri nedeniyle kurulan hükümler yönünden; Gerekçe bölümünde açıklanan nedenlerle Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 8.Ceza Dairesinin, 12.11.2018 tarihli ve 2018/3169 Esas, 2018/1466 Karar sayılı kararında sanıklar müdafiilerince ileri sürülen temyiz sebepleri ve 5271 sayılı Kanun’un 289 uncu maddesinin birinci fıkrası ile sınırlı olarak yapılan temyiz incelemesi sonucunda hukuka aykırılık görülmediğinden 5271 sayılı Kanun’un 302 nci maddesinin birinci fıkrası gereği, Tebliğnameye uygun olarak, oy birliğiyle TEMYİZ İSTEMLERİNİN ESASTAN REDDİ İLE HÜKMÜN ONANMASINA, Dava dosyasının, 5271 sayılı Kanun’un 304 üncü maddesinin birinci fıkrası uyarınca Aksaray 1. Ağır Ceza Mahkemesine, Yargıtay ilâmının bir örneğinin ise Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 8. Ceza Dairesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 06.06.2024 tarihinde karar verildi.

Bu karar size uygun mu?

Davanızda bu emsali kullanmak için avukat desteği alın.

Görüşme Planla