KÜNYE
8. Ceza Dairesi 2024/17620 E., 2025/1221 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 17 Şubat 2025
- Mahkemesi
- Ceza Dairesi
- Sayısı
- 2016/351 E., 2017/323 K.
- Suç
- 2313 sayılı Kanun'a aykırılık
- Hüküm
- Mahkumiyet
- Tebliğname görüşü
- Bozma
Karar Metni
511 kelime·3 dk okuma·6 bölüm
İlk Derece Mahkemesince verilen hükme yönelik istinaf incelemesi üzerine Bölge Adliye Mahkemesi tarafından verilen kararın; temyiz edilebilir olduğu, temyiz edenin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, temyiz isteminin süresinde olduğu, temyiz dilekçesinde temyiz sebeplerine yer verildiği, temyiz isteminin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü:
I. HUKUKÎ SÜREÇ
A. İlk Derece Mahkemesi Kararı
Çankırı Ağır Ceza Mahkemesinin, 11.10.2016 tarihli kararı ile sanıklar hakkında 2313 sayılı Kanun'a aykırılık suçundan 4 yıl 2 ay hapis cezası ile cezalandırılmalarına, hak yoksunluklarına ve hapis cezasının mükerrirlere özgü infaz rejimine göre çektirilmesine karar verilmiştir.
B. Bölge Adliye Mahkemesi Kararı
Çankırı Ağır Ceza Mahkemesinin, 11.10.2016 tarihli kararı hakkında sanık tarafından istinaf başvurusunda bulunulması üzerine, Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 3. Ceza Dairesinin, duruşma açılarak verilen, 16.03.2017 tarihli kararı ile, kendi başvurusu üzerine açılacak davanın duruşmasına gelmediğinde, davasının reddedileceği" ihtarını içeren çağrı kağıdı tebliği ve telefon mesajının iletilmesine rağmen, sanığın istinaf duruşmasına gelmediği gerekçesiyle 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu'nun (5271 sayılı Kanun) 281/1. maddesinin 2. cümlesi uyarınca sanığın istinaf davasının reddine karar verilmiştir.
II. TEMYİZ
A.Temyiz Sebepleri Sanığın Temyiz İstemi Sanıkların atılı suçu işlemediğine, dava dosyası yeterli incelemeden hüküm kurulduğuna, sanık Nicolae hakkında Burdur 4. Asliye Ceza Mahkemesinin 2020/212 Esas sayılı dava dosyasında gerçekleri anlatması nedeniyle cezalandırılmasına karar verilmesi nedeniyle sanığın yeniden cezalandırılmasına karar verilemeyeceğine, alt sınırdan uzaklaşılarak hüküm kurulmasının hatalı olduğuna ilişkindir.
B. Değerlendirme ve Gerekçe
Sanığın istinaf başvurusu üzerine Bölge Adliye Mahkemesince 5271 sayılı Kanun'un 281/1. maddesi uyarınca sanığın istinaf davasının reddine dair kararın 5271 sayılı Kanun'un 286/2. maddesi kapsamında kesin nitelikte kararlardan olmadığı, Bölge Adliye Mahkemesinin 16.03.2017 tarihli kararında istinaf davasının reddine dair kararın kesin nitelikte olduğundan bahisle temyiz hakkını kısıtladığı anlaşılmakla, sanığın 11.10.2021 tarihli dilekçesinin eski ... getirme talebi niteliğinde olduğu, 5271 sayılı Kanun'un 40/2. maddesi uyarınca eski ... getirme talepleri yönünden inceleme yetkisinin Yargıtay'a ait olması nedeniyle temyiz isteminin reddine dair Bölge Adliye Mahkemesi kararı kaldırılarak ve temyiz isteminin süresinde olduğu kabul edilerek yapılan incelemede;
Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 3. Ceza Dairesi’nin 16.03.2017 tarihli kararı ile sanık adına çıkarılan 5271 sayılı Kanun'un 281/1. maddesinin 2. cümlesindeki meşruhatı içerir tebligata rağmen kendi başvurusu üzerine açılan davanın duruşmasına gelmediğinden, aynı Kanun'un 281/1. maddesi uyarınca davanın reddine karar verildiği ancak Anayasa Mahkemesinin 14.06.2017 gün ve 2017/49 Esas, 2017/113 Karar sayılı kararı ile istinaf kanun yoluna başvuran tutuksuz sanığın, açılacak davanın duruşmasına gelmemesi halinde davasının reddedileceğine ilişkin 5271 sayılı Kanun'un 281/1. maddesinin 2. cümlesini iptal etmesi karşısında; sanık hakkında yeniden inceleme yapılıp sonucuna göre hukuki durumunun değerlendirilmesinde zorunluluk bulunması bozmayı gerektirmiştir.
III. KARAR
Yargıtay 8. Ceza Dairesi, E. 2024/17620, K. 2025/1221, 17 Şubat 2025 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama