Karar Özeti
8. Ceza Dairesi 2024/18972 E. , 2025/4282 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ:Asliye Ceza Mahkemesi SAYISI :2022/331 E., 2022/851 K. SUÇLAR : Kişiyi hürriyetinden yoksun bırakma, iftira İNCELEME KONUSU KARAR : Mahkumiyet TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : İlgili kararın kanun yararına bozulması Akşehir 2. Asliye Ceza Mahkemesinin 22.09.2022
Karar Detayı
8. Ceza Dairesi 2024/18972 E. , 2025/4282 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ:Asliye Ceza Mahkemesi SAYISI :2022/331 E., 2022/851 K. SUÇLAR : Kişiyi hürriyetinden yoksun bırakma, iftira İNCELEME KONUSU KARAR : Mahkumiyet TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : İlgili kararın kanun yararına bozulması Akşehir 2. Asliye Ceza Mahkemesinin 22.09.2022 tarihli ve 2022/331 Esas, 2022/851 Karar Sayılı kararı ile hükümlü hakkında iftira ve kişiyi hürriyetinden yoksun kılma suçlarından 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun (5237 sayılı Kanun) 267/1, 269/2, 267/4. maddeleri delalatiyle 109/1, 109/3-e ve 62. (2 kez) maddeleri gereğince 2 ay 15 gün ve 1 yıl 8 ay hapis cezaları ile cezalandırılmasına karar verildiği ve karara karşı hükümlü tarafından yapılan istinaf başvurusunun Konya Bölge Adliye Mahkemesi 7. Ceza Dairesince süre yönünde reddine karar verilmesi üzerine hükümlerin 05.05.2023 tarihinde kesinleştiği belirlenmiştir. Adalet Bakanlığının, 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu'nun (5271 sayılı Kanun) 309/1. maddesi uyarınca, 19.03.2024 tarihli evrakı ile kanun yararına bozma istemine istinaden düzenlenen, Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının, 04.04.2024 tarihli ve KYB-2024/37738 sayılı Tebliğnamesi ile dava dosyası Daireye gönderilmekle, gereği düşünüldü: I. İSTEM Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının kanun yararına bozma isteminin; “Dosya kapsamına göre, mağdur ... ile sanık ...'nın resmi nikahlı evli oldukları, olay tarihinde tarafların aralarında çıkan bir tartışma neticesinde............'in sanık ...'yı kucaklayıp yere vurmak suretiyle yaraladığı, annesi .........'nın darp edildiğini gören suça sürüklenen çocuk ...'in mağdur ...'i demir parçasıyla darp ettiği, ...'in ise ...'in burnuna yumruk vurduğu ve yerde bulduğu şişe camıyla elinden yaraladığı, sanık ...'nın kendisi ve kızı ...'in darp edilmesi üzerine emniyetteki ifadesinde mağdur ...'in kızı ...'ın göğüslerini elleyerek istismar suçu işlediğine ilişkin beyanda bulunması nedeniyle ...'in göz altına alındığı olay ile ilgili olarak açılan kamu davasında, sanık ...'nın iftira nedeniyle eşe karşı kişiyi hürriyetinden yoksun kılma suçundan mahkûmiyetine karar verilmiş ise de, sanığın kollukta alınan beyanında kavga esnasında sanık ...'in elinin mağdur ...'in göğsüne geldiğini söylediği, sanık ...'nın ...'in kasten mağdur ...'in göğsünü sıktığına ve cinsel istismarda bulunduğuna dair bir beyanının olmadığı, ayrıca ...'in olay tarihinde cinsel istismar suçu ile birlikte kasten yaralama suçundan gözaltına alındığı ve ... hakkında kasten yaralama suçundan mahkûmiyet kararı verildiği de gözetilerek, sanık ... hakkında iftira ve kişiyi hürriyetinden yoksun kılma suçlarından beraat kararı verilmesi gerektiği gözetilmeden, yazılı şekilde mahkûmiyet kararı verilmesinde isabet görülmemiştir." Şeklindeki gerekçeye dayandığı anlaşılmıştır. II. GEREKÇE Yargıtay Ceza Genel Kurulu’nun 03.04.2012 gün ve 10/438-141 sayılı kararında belirtildiği üzere, öğretide “olağanüstü temyiz” olarak adlandırılan kanun yararına bozma olağanüstü yasa yolunun koşulları ve sonuçları, “kanun yararına bozma” adı ile 5271 sayılı Kanun'un 309 ve 310. maddelerinde düzenlenmiştir. 5271 sayılı Kanun’un 309. maddesi uyarınca, hâkim veya mahkemece verilip istinaf veya temyiz incelemesinden geçmeksizin kesinleşen karar veya hükümlerde, maddî hukuka veya yargılama hukukuna ilişkin hukuka aykırılık bulunduğunu öğrenen Adalet Bakanlığı, o karar veya hükmün Yargıtayca bozulması istemini yasal nedenlerini açıklayarak, Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına yazılı olarak bildirecektir. Bunun üzerine Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığı da hükmün veya kararın bozulması istemini içeren yazısına bu nedenleri aynen yazarak Yargıtay ceza dairesine verecek, ileri sürülen nedenlerin Yargıtayca yerinde görülmesi halinde karar veya hüküm yasa yararına bozulacak, yerinde görülmezse istem reddedilecektir. Böylece ülke sathında uygulama birliğine ulaşılacak, hâkim ve mahkemelerce verilen cezaya ilişkin karar veya hükümlerdeki hukuka aykırılıklar ile uygulamadaki esaslı yanlışlar ve esasa etkili usul yanılgılarının, toplum ve birey açısından hukuk yararına giderilmesi sağlanacaktır. Kanun yararına bozma yasa yoluna, istinaf ve temyiz incelemesinden geçmeksizin kesinleşmiş hüküm ve kararlara karşı gidilmesi nedeniyle kesin hükmün otoritesinin bütünüyle zedelenmemesi amacıyla bu yola başvurabilmek için hukuka aykırılık halinin ciddi boyutlara ulaşması gerekmektedir. Yargıtay İçtihadı Birleştirme Kurulunun 14.11.1977 gün ve 3-2 sayılı ve Yargıtay Ceza Genel Kurulunun 23.03.2010 tarihli ve 2/29-56 sayılı kararlarında da açıkça vurgulandığı üzere, bu yasa yolunun olağanüstü bir yasa yolu olması nedeniyle, her türlü hukuka aykırılık iddiası, yasa yararına bozma konusu yapılamayacak, bu kapsamda hâkimlerin takdir hakkı alanına giren ve suç işleyenler için bir hak teşkil etmeyen hususlar ile mahkemenin takdirine bağlı istekler ve uygulamadaki takdir yanılgıları veya takdirin yerinde olup olmadığının denetlenmesine ilişkin başvurular, temyiz yasa yolundan farklı olarak yasa yararına bozma konusu yapılamayacağından, bu yolla denetlenemeyecektir. İnceleme konusu somut olayda; mahkemece, deliller değerlendirilerek hükümlünün mahkumiyetine karar verilmiştir. Kanun yararına bozma kurumunun mahiyeti ve amacı gözetildiğinde delil takdirinde yanılgıya düşüldüğünden bahisle olağanüstü nitelikteki bu yasa yoluna başvurulması mümkün bulunmadığından Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının kanun yararına bozma isteminin reddine karar vermek gerekmiştir. III. KARAR Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının, kanun yararına bozma istemi doğrultusunda düzenlediği tebliğnamedeki düşünce kanun yararına bozma isteminin takdire ilişkin olması nedeniyle yerinde görülmediğinden 5271 sayılı Kanun’un 309. maddesindeki koşulları taşımayan KANUN YARARINA BOZMA İSTEMİNİN oy birliğiyle REDDİNE, Dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 28.05.2025 tarihinde karar verildi. ...