Karar Özeti
8. Ceza Dairesi 2024/19254 E. , 2025/7893 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ:Asliye Ceza Mahkemesi SAYISI : 2016/83 E., 2016/616 K. SUÇ : Kişiyi hürriyetinden yoksun kılma HÜKÜMLER: Mahkûmiyet TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ: Bozma 6284 sayılı Ailenin Korunması ve Kadına Şiddetin Önlenmesine dair Kanun'un 20 nci maddesinin ikinci fıkrası
Karar Detayı
8. Ceza Dairesi 2024/19254 E. , 2025/7893 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ:Asliye Ceza Mahkemesi SAYISI : 2016/83 E., 2016/616 K. SUÇ : Kişiyi hürriyetinden yoksun kılma HÜKÜMLER: Mahkûmiyet TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ: Bozma 6284 sayılı Ailenin Korunması ve Kadına Şiddetin Önlenmesine dair Kanun'un 20 nci maddesinin ikinci fıkrası uyarınca davaya katılma hakkı bulunan ...'na yokluğunda yapılan yargılamaya ilişkin olarak mahkemelerce re'sen ihbarda bulunulmasının zorunlu olup olmadığı hususunda Yargıtay İçtihadı Birleştirme Büyük Genel Kurulunca yapılan toplantı sonucunda verilen 13.12.2019 tarihli ve 2019/6 Esas, 2019/7 Karar sayılı İçtihadı Birleştirme Kararı ile ilgili Bakanlığa bildirimde bulunulmasının zorunlu olmadığının kabul edildiği, 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu'nun (5271 sayılı Kanun) 237 nci maddesinin ikinci fıkrası uyarınca, hüküm verilinceye kadar davaya katılma talebinde bulunabileceği kanun yolu yargılamasında davaya katılma talebinde bulunulamayacağı karşısında, ilgili Bakanlık vekilinin davaya katılma ve hükmü temyiz hakkı bulunmadığından kişiyi hürriyetinden yoksun kılma suçundan kurulan hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunmadığı belirlenerek yapılan incelemede katılma talep eden ... vekilinin temyiz isteğinin 5320 sayılı Kanun'un 8 inci maddesinin ikinci fıkrası gözetilerek 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu'nun 317 nci maddesi uyarınca reddine karar verilmesi gerektiği anlaşılmıştır. Sanıklar hakkında kurulan hükümlerin, karar tarihi itibarıyla temyiz edilebilir olduğu, karar tarihinde yürürlükte bulunan usul hükümlerine göre temyiz eden sanık ... müdafii ve sanık ...'in hükümleri temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, temyiz isteğinin süresinde olduğu ve reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle gereği düşünüldü: I. HUKUKÎ SÜREÇ 1. Kırıkkale Cumhuriyet Başsavcılığının 15.01.2016 tarihli iddianamesi ile sanıklar hakkında kişiyi hürriyetinden yoksun kılma suçundan cezalandırılmaları istemiyle kamu davası açılmıştır. 2. Kırıkkale 3. Asliye Ceza Mahkemesinin, 12.07.2016 tarihli kararı ile sanıkların kişiyi hürriyetinden yoksun kılma suçundan 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun (5237 sayılı Kanun) 109/1, 109/3-b-f, 109/5, 62, 53, 63. maddeleri uyarınca ayrı ayrı 2 yıl 6 ay hapis cezası ile cezalandırılmalarına karar verilmiştir. II. TEMYİZ A. Temyiz Sebepleri 1. Sanık ...'ın temyiz sebepleri Atılı suçu işlemediğine, beraatine karar verilmesi gerektiğine, kararın usul ve kanunlara aykırı olduğuna, hükmün paraya çevrilmemesi, ertelenmemesi ve hükmün açıklanmasının geri bırakılması hükmünün lehe uygulanmamasının usul ve kanunlara aykırı olduğuna, sair yönlerden incelenerek kararın bozulması gerektiğine ilişkindir. 2. Sanık ... müdafiinin temyiz sebepleri Sanığın isnat edilen suçu işlemediğine, sanığın aleyhine her türlü şüpheden uzak, somut ve kesin delil bulunmadığına, müşteki beyanlarının çelişkili olduğuna, şüpheden sanık yararlanır ilkesi gereği beraat kararı verilmesi gerektiğine, isnat edilen suçun unsurlarının oluşmadığına, cinsel amaçla artırım yapılamayacağına, lehe olan hükümlerin uygulanmadığına, re'sen gözetilecek sebeplerle kararın bozulması gerektiğine ilişkindir. 3. Katılan ... vekilinin temyiz sebepleri Kararın hukuka aykırı olduğuna, alt sınırdan ve indirim uygulanarak ceza tayin edildiğine, takdiri indirim uygulanmaması gerektiğine, kararın bozulmasına ilişkindir. B. Değerlendirme ve Gerekçe 1. ... vekilinin temyiz talebi yönünden yapılan incelemede; 6284 sayılı Ailenin Korunması ve Kadına Şiddetin Önlenmesine dair Kanun'un 20 nci maddesinin ikinci fıkrası uyarınca davaya katılma hakkı bulunan ...'na yokluğunda yapılan yargılamaya ilişkin olarak mahkemelerce re'sen ihbarda bulunulmasının zorunlu olup olmadığı hususunda Yargıtay İçtihadı Birleştirme Büyük Genel Kurulunca yapılan toplantı sonucunda verilen 13.12.2019 tarihli ve 2019/6 Esas, 2019/7 Karar sayılı İçtihadı Birleştirme Kararı ile ilgili Bakanlığa bildirimde bulunulmasının zorunlu olmadığının kabul edildiği, 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu'nun (5271 sayılı Kanun) 237 nci maddesinin ikinci fıkrası uyarınca, hüküm verilinceye kadar davaya katılma talebinde bulunabileceği kanun yolu yargılamasında davaya katılma talebinde bulunulamayacağı karşısında, ilgili Bakanlık vekilinin davaya katılma ve hükmü temyiz hakkı bulunmadığından kişiyi hürriyetinden yoksun kılma suçundan kurulan hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunmadığı belirlenerek yapılan incelemede katılma talep eden ... vekilinin temyiz isteğinin 5320 sayılı Kanun'un 8 inci maddesinin birinci fıkrası gözetilerek 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu'nun 317 nci maddesi uyarınca reddine karar verilmesi gerektiği anlaşılmıştır. 2. Sanık ... müdafii ve sanık ...'in temyiz talebi yönünden yapılan incelemede; 1. Oluşa ve dosya kapsamına göre, sanıkların iştirak halinde, çocuk yaştaki mağduru, rızasına aykırı olarak evlendirmek ve daha sonra da sanık ...'in evinde kalmasını sağlamak suretiyle manevi cebirle hürriyetini kısıtladıkları somut olayda sanıkların eyleminin 5237 sayılı Kanunun 109/2. maddesinde düzenlenen suçu oluşturduğu gözetilmeksizin suç vasfında yanılgıya düşülerek yazılı şekilde 5237 sayılı Kanunun 109/1. maddesi uyarınca uygulama yapılması hukuka aykırı bulunmuştur. 2. Sanık ...'in, mağdurun babası olduğu ve mağdurun rızası olmadan para karşılığında mağduru diğer sanık ...'e vererek suça iştirak ettiği anlaşılmakla sanık hakkında ceza tayin edilirken uygulama maddesi olarak 5237 sayılı Kanunun 109/3-e maddesinin gösterilmemesi hukuka aykırı bulunmuştur. 3. Sanıklar hakkında 5237 sayılı Kanun'un 3 üncü ve 61 inci maddeleri gereğince temel ceza belirlenirken, aynı Kanunun 109 uncu maddesinin üçüncü fıkrasının (b) ve (f) bentlerindeki birden fazla nitelikli halin gerçekleştiği nazara alınarak, temel hapis cezasının alt sınırdan uzaklaşmak suretiyle tayin edilmesi gerektiğinin gözetilmemesi hukuka aykırı bulunmuştur. Kabul ve uygulamaya göre; 4. Mağdur ...' nin, sanık ...' in evinde 1,5 aylık süreyle birlikte kaldıkları zaman diliminde, mağdurun şahsına zararı dokunulmaksızın ve mağdurun evden gitmesine olanak sağlayacak şekilde serbest bırakılması biçiminde gerçekleşen eylemde sanıklar hakkında koşulları oluştuğu halde 5237 sayılı Kanun' un 110. maddesinde düzenlenen etkin pişmanlık hükmünün uygulanması gerektiğinin gözetilmemesi hukuka aykırı bulunmuştur. III. KARAR 1. ... vekilinin temyiz talebi yönünden, Gerekçe bölümünde açıklanan nedenle Kırıkkale 3. Asliye Ceza Mahkemesinin, 12.07.2016 tarihli ve 2016/83 Esas, 2016/616 Karar sayılı kararına yönelik ... vekilinin temyiz isteminin, 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu'nun (1412 sayılı Kanun) 317 nci maddesi gereği, Tebliğnameye aykırı olarak, oy birliğiyle REDDİNE, 2. Sanık ... müdafii ve sanık ...'in temyiz talebi yönünden, Gerekçe bölümünde açıklanan nedenlerle Kırıkkale 3. Asliye Ceza Mahkemesinin, 12.07.2016 tarihli ve 2016/83 Esas, 2016/616 Karar sayılı kararında sanık ... müdafiİ, sanık ...'in temyiz istekleri yerinde görüldüğünden hükümlerin, 1412 sayılı Kanun’un 321 inci ve 326 ncı maddesinin son fıkrası uyarınca kazanılmış hak saklı kalmak kaydıyla, Tebliğnameye uygun olarak, oy birliğiyle BOZULMASINA, Dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 21.10.2025 tarihinde karar verildi.