İçeriğe geç
AC
8. Ceza Dairesi Esas: 2024/19931 Karar: 2025/541 Tarih: 2025

Yargıtay 8. Ceza Dairesi E.2024/19931 K.2025/541

8. Ceza Dairesi 2024/19931 E. , 2025/541 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi SUÇ : Başkasına ait banka veya kredi kartını izinsiz kullanarak haksız yarar sağlama HÜKÜM : Mahkûmiyet TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Düzeltilerek onama Sanık hakkında bozma üzerine kurulan hükmün; karar tarihi itibarıyla yürürlükte bulu

Karar Özeti

8. Ceza Dairesi 2024/19931 E. , 2025/541 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi SUÇ : Başkasına ait banka veya kredi kartını izinsiz kullanarak haksız yarar sağlama HÜKÜM : Mahkûmiyet TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Düzeltilerek onama Sanık hakkında bozma üzerine kurulan hükmün; karar tarihi itibarıyla yürürlükte bulu

Karar Detayı

8. Ceza Dairesi 2024/19931 E. , 2025/541 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi SUÇ : Başkasına ait banka veya kredi kartını izinsiz kullanarak haksız yarar sağlama HÜKÜM : Mahkûmiyet TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Düzeltilerek onama Sanık hakkında bozma üzerine kurulan hükmün; karar tarihi itibarıyla yürürlükte bulunan usul hükümleri gereği temyiz edilebilir olduğu, temyiz edenin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, temyiz isteğinin süresinde olduğu ve reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle gereği düşünüldü: I. HUKUKÎ SÜREÇ A. Yargıtay Bozma Kararı 1. İstanbul 37. Asliye Ceza Mahkemesinin, 2011/189 Esas ve 2013/45 Karar sayılı kararı ile sanığın, suç eşyasının satın alınması veya kabul edilmesi suçundan, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun (5237 sayılı Kanun) 165/1, 53. maddeleri gereğince, 6 ay hapis ve 100,00 TL adli para cezası ile cezalandırılmasına, kurulan hükmün 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu'nun (5271 sayılı Kanun) 231. maddesi gereğince hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına karar verilmiştir. 2. Sanığın denetim süresi içinde kasten yeni bir suç işlemesi üzerine, İstanbul 37. Asliye Ceza Mahkemesinin, 2019/279 Esas ve 2019/390 Karar sayılı kararı ile hükmün aynen açıklanmasına karar verilmiştir. 3. İlgili kararın sanık müdafii tarafından temyizi üzerine, Yargıtay 8. Ceza Dairesinin, 2020/11313 Esas, 2021/3822 Karar sayılı kararı ile, "Sanığın eyleminin, TCK.nın 245/1. maddesindeki başkasına ait banka veya kredi kartını izinsiz kullanmak sureti ile yarar sağlama suçunu oluşturduğu gözetilmeden suç vasfında yanılgıya düşülerek suç eşyasının satın alınması veya kabul edilmesi suçu uyarınca yazılı şekilde hüküm tesisinin hukuka aykırı olduğu" gerekçesi ile bozulmasına karar verilmiştir. B. Yargıtay Bozma Kararından Sonraki Yargılama Süreci Bozma sonrası yapılan yargılamada, İstanbul 37. Asliye Ceza Mahkemesinin, 14.06.2022 tarihli ve 2021/213 Esas, 2022/266 Karar sayılı kararı ile sanığın, başkasına ait banka veya kredi kartını izinsiz kullanarak haksız yarar sağlama suçundan, 5237 sayılı Kanun'un 245/1, 168/1, 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu'nun (1412 sayılı Kanun) 326/son maddeleri gereğince, 6 ay hapis ve 100,00 TL adli para cezası ile cezalandırılmasına karar verilmiştir. II. TEMYİZ A. Temyiz Sebepleri Sanık Müdafiinin Temyiz Sebepleri Herhangi bir suç işleme iradesine sahip olmayan sanık hakkında beraat kararı verilmesi gerektiğine ilişkindir. B. Değerlendirme ve Gerekçe 1. Yargılama sürecindeki işlemlerin usul ve kanuna uygun olarak yapıldığı, aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların toplanan tüm delillerle birlikte gerekçeli kararda gösterilip tartışıldığı, eylemin sanık tarafından gerçekleştirildiğinin saptandığı, vicdani kanaatin dosya içindeki belge ve bilgilerle uyumlu olarak kesin verilere dayandırıldığı, eyleme uyan suç vasfı ile yaptırımın eleştirilen nedenler dışında doğru biçimde belirlendiği, banka yazı cevapları, hesap özeti dökümleri, bilirkişi raporu itibariyle, olay tarihinde yabancı uyruklu müştekinin kaybolan çantasında bulunan kredi kartından, sanığın çalıştığı YKB Albera Turizm isimli iş yerinden 23.000 Avustralya doları tutarında harcama yapıldığı, sanık her ne kadar "Kartı getiren kişilere tur sattığını, olayla ilgisi olmadığını" beyan ederek suçlamayı kabul etmemiş ise de; sanığın kartı getiren C.B adlı kişiyi tanıması, kartın başkasına ait olduğunu bilmesine rağmen işlemi gerçekleştirmesi ve işlem sonunda kartı getiren C.B'ye komisyon verdiğini belirtmesi karşısında, sanığın başkasına ait olan kredi kartından, kart sahibinin bilgisi dışında harcama yaptığının sabit olduğu anlaşılmakla, sanık müdafinin temyiz isteminin incelenmesinde düzeltme nedenleri dışında hukuka aykırılık bulunmamıştır. 2. Yargıtay bozma ilamı sonrası sanık hakkında hüküm kurulurken, hükmün adli para cezasına ilişkin kısmında, 5237 sayılı Kanun'un 52/2. maddesi gereğince ''En az yirmi ve en fazla yüz Türk Lirası olarak bir gün karşılığını belirleyip" 1 tam gün ile çarparak netice adli para cezasına hükmedilmesi gerekirken, cezanın 1 tam gün olarak bırakılması ve 1412 sayılı Kanun'un 326 ıncı maddesinin son fıkrası uyarınca kazanılmış hak nedeniyle sonuç cezanın, 6 ay hapis ve 100,00 TL adli para cezası üzerinden infaz olunacağının belirtilmesi ile yetinilmesi gerekirken, sonuç olarak, doğrudan sanığın 6 ay hapis ve 100,00 TL adli para cezası ile cezalandırılmasına karar verilmesi hukuka aykırı ise de, bu aykırılığın düzeltilmesi 1412 sayılı Kanun'un 322 inci maddesi uyarınca mümkün görülerek Yargıtay tarafından giderilmiştir. III. KARAR Gerekçe bölümünün (2.) bendinde açıklanan nedenlerle, İstanbul 37. Asliye Ceza Mahkemesinin, 14.06.2022 tarihli ve 2021/213 Esas, 2022/266 Karar sayılı kararına yönelik sanık müdafinin temyiz istemi yerinde görüldüğünden, hükmün 1412 sayılı Kanun’un 321 inci maddesi uyarınca BOZULMASINA, bu husus yeniden yargılamayı gerektirmediğinden aynı Kanun’un 322 nci maddesi gereği hükmün 3. bendinin çıkarılması, 2. bendinden sonra gelmek üzere; "3. Sanığa verilen gün adli para cezasının TCK'nın 52/2. maddesi gereğince suçlunun kişiliğine, dosyaya yansıyan sosyo ekonomik durumuna, suçun işlenmesindeki özelliklere göre günlüğü takdiren 20,00 TL.'den paraya çevrilerek 20,00 TL. ADLİ PARA CEZASI İLE CEZALANDIRILMASINA, 4. SONUÇ OLARAK SANIĞIN 1 YIL HAPİS VE 20,00 TL ADLİ PARA CEZASI İLE CEZALANDIRILMASINA, 5. Sanığa doğrudan verilen adli para cezasının miktarı, paranın alım gücü, sanığın kişiliği ve sosyo-ekonomik durumu nazara alınarak TCK'nın 52/4. maddesi uyarınca takdiren taksitlendirilmesine yer olmadığına, 6. 1412 sayılı Kanun'un 326 ıncı maddesinin son fıkrası uyarınca kazanılmış hak nedeniyle, sanığın cezasının, 6 ay hapis ve 100,00 TL adli para cezası üzerinden infazına" bentlerinin eklenmesi suretiyle sair yönleri usul ve kanuna uygun olan hükmün, Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle DÜZELTİLEREK ONANMASINA, Dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 20.01.2025 tarihinde karar verildi.

Özgün Analiz

Olay Özeti: Sanik, calistigi turizm isyerinde yabanci uyruklu mustekinin kaybolan cantasindaki kredi kartiyla 23.000 Avustralya dolari tutarinda harcama yapmis; karti getiren kisiyi tanidigini ve ona komisyon verdigini belirtmistir. Ilk kez suc esyasi kabul sucundan mahkum edilen sanigin eylemi bozma sonrasi banka karti sucu olarak nitelenmistir.

Hukuki İlke: Baskasina ait kredi kartinin sahibinin bilgisi disinda kullanilarak harcama yapilmasi TCK 245/1 kapsaminda banka veya kredi kartinin izinsiz kullanilmasi suretiyle yarar saglama sucunu olusturur; suc esyasi kabul degil bu vasif esas alinmalidir. Adli para cezasi belirlenirken TCK 52/2 uyarinca gun sayisi ile birim miktarin carpilmasi ve 1412 sayili Kanun 326/son ile kazanilmis hakkin gozetilmesi gerekir.

Uygulama Sonucu: duzeltilerek onama

Dava Strateji Notu: Baskasina ait kartla harcama eylemi suc esyasi kabulu degil TCK 245 kapsaminda degerlendirilmelidir; adli para cezasi hesabinda TCK 52/2 gun-birim carpimi atlanmamali, kazanilmis hak siniri korunmalidir.

Bu karar size uygun mu?

Davanızda bu emsali kullanmak için avukat desteği alın.

Görüşme Planla