İçeriğe geç
ACAYCAN CEYLANAVUKATLIK BÜROSU
Uzmanlık
  • Ceza Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Forex ve Yatırım Dolandırıcılığı Hukuku
  • Kripto Paralar Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Hukuki Danışmanlık
  • Şirket Danışmanlığı
  • Marka Hukuku
  • Telif Hukuku
  • Tahkim Hukuku
  • Gayrimenkul Hukuku
Makaleler
  • Tüm Makaleler
  • Aile Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Gayrimenkul Hukuku
  • Tazminat Hukuku
  • İdare ve Vergi Hukuku
  • Dolandırıcılık ve İBAN Mağduriyeti
  • Miras Hukuku
  • Trafik Hukuku
  • KVKK ve Veri Koruma Hukuku
  • Yapay Zeka ve Web3 Hukuku
  • Enerji ve Çevre Hukuku
  • Silah Suçları
  • Arabuluculuk
  • Ceza Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Medeni Hukuk
  • AİHM ve Anayasa Mahkemesi Başvuru
  • Delil Hukuku ve Emsal Kararlar
  • İş ve Sosyal Güvenlik Hukuku
  • İcra ve İflas Hukuku
  • Sağlık Hukuku ve Malpraktis
  • Fikri Mülkiyet, Marka ve Patent Hukuku
  • Uyuşturucu Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Kripto Para Hukuku
  • Borçlar Hukuku
  • Mevzuat ve Yargıtay Kararları
  • Forex Hukuku
  • Ticaret Hukuku
  • Tüketici Hukuku
  • Sigorta Hukuku
  • Yabancılar ve Vatandaşlık Hukuku
  • Örgütlü Suçlar
Kaynaklar

NE YAPMALIYIM?

  • Ne Yapmalıyım?
  • Avukat Seçme Rehberi
  • Uzaktan Temsil
  • Arabuluculuk

MEVZUAT

  • TCK Rehberi
  • CMK Rehberi
  • HMK Rehberi
  • Mevzuat

HUKUKI SÖZLÜK

  • Hukuki Sözlük
  • Soru-Cevap
  • Dilekçeler
  • İnfaz Hesaplama
Karar Arşivi
  • Yargıtay Kararları
  • Danıştay Kararları
  • AYM Bireysel Başvuru
  • AYM Norm Denetimi
  • İstinaf (BAM) Kararları
  • İlk Derece Mahkeme Kararları
  • Karar Arama
Vaka Sonuçları
Hakkımızda
  • Büro Profili
  • Özgeçmiş
  • Medyada Biz
  • Çalışma İlkelerimiz
  • Çalışma Metodolojimiz
  • Online Danışmanlık
  • Ödeme
  • Kariyer
İletişim
  1. Anasayfa
  2. /Yargıtay Kararları
  3. /8. Ceza Dairesi

YARGITAY · 8. CEZA DAİRESİ

İçtihat Metni

Yargıtay 8. Ceza Dairesi E.2024/2015 K.2024/5831

Başsavcılığı'nın 28.06.2021 tarihli iddianamesi ile sanık ... ve temyiz kapsamında bulunmayan sanık A. T. hakkında uyuşturucu madde ticareti yapma suçundan 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun 188/3-4.a, 53, 54,58 ve 63 ncü maddeleri gereğince…

Esas2024/2015Karar2024/5831Tarih4 Temmuz 2024Okuma10 dk · 1.970 kelime

KÜNYE

8. Ceza Dairesi 2024/2015 E., 2024/5831 K.

Karar tarihi
4 Temmuz 2024
Konu
Uyusturucu Suclari
Mahkemesi
Ceza Dairesi
Sayısı
2022/1045 E., 2022/1036 K
Suç
Uyuşturucu madde ticareti yapma
Hüküm
İstinaf başvurusunun esastan reddi
Tebliğname görüşü
Onama Bölge Adliye Mahkemesi tarafından verilen kararın temyiz edilebilir olduğu, temyiz edenlerin hükmü temyize hak ve yetkilerinin bulunduğu, temyiz isteminin süresinde olduğu, temyiz dilekçelerinde temyiz sebeplerine yer verildiği, temyiz isteminin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü: I. HUKUKÎ SÜREÇ 1.Karabük Cumhuriyet

Karar Detayı

1.970 kelime·10 dk okuma·4 bölüm

Başsavcılığı'nın 28.06.2021 tarihli iddianamesi ile sanık ... ve temyiz kapsamında bulunmayan sanık A. T. hakkında uyuşturucu madde ticareti yapma suçundan 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun 188/3-4.a, 53, 54,58 ve 63 ncü maddeleri gereğince cezalandırılmaları istemiyle dava açılmıştır.

2.Karabük Ağır Ceza Mahkemesinin, 22.04.2022 tarihli kararı ile sanık ...'ün 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun 188/3,4-a,192/3, 62/1, 52/2-4, 53/1-2-3,58/6,63 ve 54/1-4 ncü maddeleri gereğince 9 yıl 4 ay 15 gün hapis ve 18.740 TL adli para cezasıyla cezalandırılmasına, hak yoksunluğuna, hükmolunan cezanın mükerrirlere özgü infaz rejimine göre çektirilmesine ve müsadereye, temyiz kapsamında bulunmayan sanık A.

T. hakkında ise 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun 188/3,4-a, 62/1, 52/2-4, 53/1-2-3,58/6,63 ve 54/1-4 ncü maddeleri gereğince 12 yıl 6 ay hapis ve 25.000 TL adli para cezasıyla cezalandırılmasına, hak yoksunluğuna ve müsadereye karar verilmiştir. 3.Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 18. Ceza Dairesinin 27.10.2022 tarihli kararı ile sanık ...'ün istinaf başvurusunun duruşmasız incelenmek suretiyle esastan reddine, temyiz kapsamında bulunmayan sanık A.

T.'nin ise duruşmalı olarak yapılan inceleme sonucunda beraatine karar verilmiştir.

II. TEMYİZ SEBEPLERİ

Sanık ... ve müdafiinin temyiz sebepleri; suçun sübutuna, uyuşturucu madde ticareti yapma suçundan delillerin mahkumiyete yeterli olmadığına, şüpheden sanık yararlanır ilkesinin gözetilmediğine ve lehe hükümlerin uygulanması gerektiğine ilişkindir.

III. OLAY VE OLGULAR

Beraat eden ve temyiz kapsamında bulunmayan sanık A.'nın Karabük iline uyuşturucu madde getireceği ihbarı üzerine özellikleri verilen aracı takibe alan polisin araca yaklaştığı sırada araçta yalnız bulunan sanık ...'ün araçla kaçmaya başladığı ve izini kaybettirdiği, daha sonra Eskipazar yolunda kaza yaparak duran aracın yakınında yakalandığı, A.'nın uyuşturucu maddeleri sakladığını belirttiği yeri polise gösterdiği, olay yerine yakın dere yatağında polisin üç farklı poşet içerisinde daralı ağırlığı 25,35 gram, net ağırlığı ise 18,96 gram olan metamfetamin maddesi ele geçirdiği,

alınan arama kararı sonrasında araçta yapılan aramada ise aracın bagaj kısmında bir ampül içine sıkıştırılmış 6 ayrı poşet içerisinde daralı ağırlığı 6,13 gram, net ağırlığı ise 0,312 gram eroin maddesi bulunduğu, uyuşturucu maddelere ilişkin kriminal raporların alındığı, sanığın uyuşturucu maddelerden metamfetaminin olay yerinden kaçan diğer sanık A.'ya ait bulunduğunu beyan ettiği, araçta ele geçen eroin maddesinin ise kendisine ait bulunduğunu ve iki günlük kullanımı için yanına aldığını beyan ettiği olayda isnat sanık ...'ün uyuşturucu madde ticareti yapma suçunu işlediği iddiasına ilişkindir.

A.İlk Derece Mahkemesinin Kabulü. Sanık her ne kadar savunmalarında ele geçirilen uyuşturucu maddelerden yalnızca eroin maddesinin kendisine ait olduğunu, bu maddeleri de uzun yıllardır kullandığını, uyuşturucu madde ticaretini yapmadığını savunmuş ise de.

Sanığın suç tarihinde başka bir il olan Ankara'dan Karabük'e araç kiralayarak geldiği, ele geçirilen eroin maddelerinin benzer gramajlarda 6 adet şeffaf naylon poşetlerde ele geçirilmesi, sanığın ikrar içeren savunmalarında, sanık A.'ya ait olduğunu iddia ettiği metamfetamin maddelerinden haberinin olduğunu ve kendisine ait olduğunu savunduğu eroin maddelerini sanık A.'ya ait olduğunu savunduğu zulanın içine koyarak Karabük'e geldiğine dair savunmalarından da anlaşılacağı üzere,

sanık ...'in gezme amaçlı bir ilden diğer ile kısa süreli olarak seyahat durumunda kullanma sınırının çok üzerinde kabul edilecek miktarda olan (net ağırlığı uzmanlık raporu ile de 18,96 gram olarak tespit edilen) metamfetamin maddesi ile ilişkisinin olmadığında dair savunmalarına itibar edilemeyeceği, Ele geçirilen maddelerin çeşitliliği, miktarları, sanığın daha öncesinden uyuşturucu ticareti suçundan kesinleşmiş mahkumiyetinin olması ve yukarıda belirtilen tüm hususlar nazara alındığında, sanığın söz konusu maddeleri kullanma amacı dışında bulundurduğunun sabit olduğu,

maddelerin bir kısmının eroin maddesi olduğu gözetildiğinde, sanık hakkında 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun 188/4-a maddesinde düzenlenen artırım hükümlerinin uygulanma koşullarının oluştuğu, ayrıca olay yeri yakalama tutanaklarında sanığın polisler tarafından ilk başta tek başına iken görüldüğü, takip edildiği ve bir süre sonra izini kaybettirdiği, sonrasında araç ile kaza yaptığı bölgeye yakın mesafede yakalandığı esnada yanında sanık A.'nın da bulunduğunu, A.'nın bir kısım maddeleri dere kenarına sakladığını beyan ederek,

diğer sanık A'nın suçunun ortaya çıkmasına ve uyuşturucu maddelerin bulunmasına katkı sağladığı değerlendirilerek sanık hakkında 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun 192/3 nci maddesi uyarınca indirim yapılması şartlarının oluştuğu kanaatine varılmakla atılı uyuşturucu madde ticareti yapma suçundan mahkumiyetine karar verilmiştir. B.Bölge Adliye Mahkemesinin Kabulü.

Yasal şartları bulunmadığı halde TCK’nun 192/3. maddesinde belirlenen etkin pişmanlık hükümlerinin sanık lehine uygulanmış bulunması kanuna aykırı ise de; aleyhe istinaf kanun yolu başvurusu bulunmadığından bu durum yeniden yargılama nedeni yapılmamıştır.

Vicdani kanının oluştuğu duruşma sürecine ilişkin tutanaklar, dosya kapsamı ve ilk derece mahkemesinin gerekçesine göre yapılan incelemede; yargılama sürecindeki işlemlerin kanuna uygun olarak yapıldığı, aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların dosya içindeki bilgi ve belgelerle birlikte tartışılarak mahkemece eylemin sanık tarafından gerçekleştirildiğinin saptandığı, atılı eylemler yönüyle oluş, kabul ve uygulamada yukarıda belirtilen eleştiri nedeni dışında herhangi bir isabetsizlik bulunmadığı, takdiri indirim sebeplerinin ve belirlenen cezaların yasal çerçevede uygulandığı,

açıklanan gerekçe ve dosya kapsamı karşısında sanık ve müdafiinin istinaf taleplerinin yerinde olmadığı anlaşılmakla istinaf başvurularının esastan reddine karar verilmiş, temyiz kapsamında bulunmayan sanık A. T.'nin ise üzerine atılı suç sabit olmadığından beraatine karar verilmiştir.

IV. GEREKÇE

T.C. Anayasasının 10 ncu maddesinde; ''Devlet organları ve idare makamları bütün işlemlerinde kanun önünde eşitlik ilkesine uygun olarak hareket etmek zorundadırlar.'' şeklinde ifadeyle eşitlik ilkesine ve Anayasa'nın 36 ncı maddesinde ''Herkes, meşru vasıta ve yollardan faydalanmak suretiyle yargı mercileri önünde davacı veya davalı olarak iddia ve savunma ile adil yargılanma hakkına sahiptir.'' şeklinde ifadeyle adil yargılanma ilkesine yer verilmiştir.

Yargıtay Ceza Genel Kurulu'nun yerleşik kararlarında vurgulandığı üzere İnsan Hakları Avrupa Sözleşmesi'nin 6 ncı maddesinde hüküm altına alınan "Adil yargılanma hakkı" hukukun üstünlüğü ile adalete erişimi koruyan ve kişilerin ceza muhakemesinin ilk aşaması olan soruşturmanın başından itibaren açık ve adil bir şekilde yargılanmalarını teminat altına alan mutlak bir hak olup kişilerin hukuk devleti kuralları içinde makul sürede yargılanmasını öngörür.

Adil yargılanma hakkı hukuk devleti ilkesinin bir gereği olup bireyler için bir hak, devlet için ise bir görevdir. Adil yargılanma hakkının amacı, yargılamanın doğru, hakkaniyete uygun ve adil bir biçimde yerine getirilmesini sağlamaktır.

Adil yargılama, ceza muhakemesi hukukunda, sanığa ve mağdura tanınan hakların tümü ve insan hakları ihlal edilmeden yapılan yargılama olarak tanımlanmakta olup soruşturma ve kovuşturma evrelerinin tamamında geçerli olan bir hak olarak karşımıza çıkmaktadır.

Daha önce soruşturma veya kovuşturmaya tabi tutulmuş olan bireyin, aynı fiilden dolayı tekrar soruşturmaya veya kovuşturmaya tabi tutulması ve hatta buna tabi tutulabileceği endişesi taşıması adil yargılanma hakkı ilkesine aykırılık oluşturmaktadır. Adil yargılanma hakkının bir uzantısı olan adalete erişim ... bir hak olarak kabul edilmektedir.

Anayasa’nın 36 ncı maddesinde, herkesin meşru vasıta ve yollardan faydalanmak suretiyle yargı mercileri önünde davacı veya davalı olarak iddia ve savunma ile adil yargılanma hakkına sahip olduğu vurgulanmış, İnsan Hakları Avrupa Sözleşmesi'nin 6 ncı maddesinde de yargılamada sanığa tanınması gereken asgari haklar belirtilerek adil yargılanma hakkının kapsamı belirlenmiştir.

İstinaf kanun yolunda ilk derece mahkemesinin hükmü, hem delillerin tespiti, değerlendirilmesi ve sübut konusundaki hatalar yönünden hem de sabit kabul edilen olaylara hukuk normları uygulanırken hata yapılıp yapılmadığı yönünden incelenecektir.

Bölge adliye mahkemeleri ceza dairelerinin dava dosyasını ve bu dosyayla birlikte sunulmuş olan delilleri inceledikten sonra verebileceği kararları düzenleyen 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu'nun (5271 sayılı Kanun) 280 inci ve atıf yapılan Yargıtayca davanın esasına hükmedilecek hâllerin yer aldığı 303 üncü maddeleri incelendiğinde.

5271 sayılı Kanun'un 280 inci maddesinde; "(1) Bölge adliye mahkemesi, dosyayı ve dosyayla birlikte sunulmuş olan delilleri inceledikten sonra; a) İlk derece mahkemesinin kararında usule veya esasa ilişkin herhangi bir hukuka aykırılığın bulunmadığını, delillerde veya işlemlerde herhangi bir eksiklik olmadığını, ispat bakımından değerlendirmenin yerinde olduğunu saptadığında istinaf başvurusunun esastan reddine, 303 üncü maddenin birinci fıkrasının (a), (c), (d), (e), (f), (g) ve (h) bentlerinde yer alan ihlallerin varlığı hâlinde hukuka aykırılığın düzeltilerek istinaf başvurusunun esastan reddine,

b) Cumhuriyet savcısının istinaf yoluna başvurma nedenine uygun olarak mahkumiyete konu suç için kanunda yazılı cezanın en alt derecesinin uygulanmasını uygun görmesi hâlinde, hukuka aykırılığın düzeltilerek istinaf başvurusunun esastan reddine, c) Başka bir araştırmaya ihtiyaç duyulmadan cezayı kaldıran veya cezada indirim yapılmasını gerektiren şahsî sebeplere ya da şahsî cezasızlık sebeplerine bağlı olarak daha az ceza verilmesini veya ceza verilmesine yer olmadığına karar verilmesini gerektiren hâllerde, hukuka aykırılığın düzeltilerek istinaf başvurusunun esastan reddine,

d) Olayın daha fazla araştırılmasına ihtiyaç duyulmadan davanın reddine karar verilmesi veya güvenlik tedbirlerine ilişkin hatalı kararın düzeltilmesi gereken hâllerde hukuka aykırılığın düzeltilerek istinaf başvurusunun esastan reddine, e) İlk derece mahkemesinin kararında 289 uncu maddenin birinci fıkrasının (g) ve (h) bentleri hariç diğer bentlerinde belirtilen bir hukuka aykırılık nedeninin bulunması hâlinde hükmün bozulmasına ve dosyanın yeniden incelenmek ve hükmolunmak üzere hükmü bozulan ilk derece mahkemesine veya kendi yargı çevresinde uygun göreceği diğer bir ilk derece mahkemesine gönderilmesine,

f) Soruşturma veya kovuşturma şartının gerçekleşmediğinin veya önödeme ve uzlaştırma usulünün uygulanmadığının anlaşılması ya da davanın ilk derece mahkemesinde görülmekte olan bir dava ile birlikte yürütülmesinin zorunlu olması hâlinde hükmün bozulmasına ve dosyanın yeniden incelenmek ve hükmolunmak üzere hükmü bozulan ilk derece mahkemesine veya kendi yargı çevresinde uygun göreceği diğer bir ilk derece mahkemesine gönderilmesine, g) Diğer hâllerde, gerekli tedbirleri aldıktan sonra davanın yeniden görülmesine ve duruşma hazırlığı işlemlerine başlanmasına, Karar verir.

(2) Duruşma sonunda bölge adliye mahkemesi istinaf başvurusunu esastan reddeder veya ilk derece mahkemesi hükmünü kaldırarak yeniden hüküm kurar. (3) Birinci ve ikinci fıkra uyarınca verilen kararların sanık lehine olması hâlinde, bu hususların istinaf isteminde bulunmamış olan diğer sanıklara da uygulanma olanağı varsa bu sanıklar da istinaf isteminde bulunmuşçasına verilen kararlardan yararlanırlar." şeklindedir.

Ceza muhakemesinin amacı, her somut olayda kanuna ve usule uygun olarak toplanan delillerle maddi gerçeğe ulaşıp adaleti sağlamak, suç işlediği sabit olan faili cezalandırmak, kamu düzeninin bozulmasının önüne geçebilmek ve bozulan kamu düzenini yeniden tesis etmektir. Ceza muhakemesi hukuku adil, etkin ve hukuka uygun bir yargılama yapılması suretiyle maddi gerçeğe ulaşmayı amaç edinmiştir.

Bu nedenle ulaşılma imkânı bulunan bütün delillerin ele alınıp değerlendirilmesi gerekmektedir. Diğer bir deyişle, adaletin tam olarak gerçekleşebilmesi için, maddi gerçeğe ulaşma amacına hizmet edebilecek tüm kanuni delillerin toplanması, gerekli beyanların alınması ve usulünce tartışılması zorunludur.

Sübut da denilen maddi sorun, geçmişte yaşanmış bir olayın nasıl meydana geldiğinin, ilk derece ve bölge adliye mahkemeleri tarafından sözlülük, yüz yüzelik ve doğrudan doğruyalık ilkeleri çerçevesinde değerlendirmeye tabi tutularak ortaya konulmasıdır. Hukuki mesele ise, olayın hukuk normları karşısındaki durumunu tespit etmek anlamına gelmektedir.

Bölge Adliye Mahkemesi Ceza Dairesince sübuta ilişkin daha fazla delil toplanması ve inceleme yapılması gerektiği durumda Ceza Muhakemesi Kanunu'nun 280 nci maddesi gereğince duruşma açılarak inceleme yapılması gerekmektedir. Birden fazla sanığın yargılandığı ve sanıklar hakkında açılmış davaların hukuki ve fiili anlamda birbirleriyle bağlantılı olduğu durumlarda ise duruşmalı incelemenin birlikte yapılması maddi gerçeğin ortaya çıkarılması bakımından zorunlu bulunmaktadır.

Bu açıklamalar kapsamında somut olay incelendiğinde, ilk derece mahkemesince uyuşturucu madde ticareti yapma suçundan mahkumiyetlerine karar verilen ve açık ya da örtülü şekilde suça konu uyuşturucu maddenin diğer sanığa ait bulunduğunu savunan ve bu nedenle haklarında açılan davalar arasında hukuki ve fiili bağlantı bulunduğu anlaşılan iki sanıktan A. T. hakkındaki incelemenin duruşmalı, sanık ... hakkındaki incelemenin ise duruşmasız yapıldığı anlaşılmıştır.

Böylelikle sanık A. T.'nin aleni duruşmada beyanları alındığı halde sanık ...'ün beyanları alınamamış, bu sanık yönünden savunma hakkı kısıtlanmış ve sanık ... hakkında Bölge Adliye Mahkemesince verilen hükmün açıklandığı celseye de katılamamıştır.

Haklarında açılan davalar hukuki ve fiili açıdan birbirine bağlı ve maddi gerçeğin ortaya çıkarılması bakımından birlikte incelenmesi gerekli olan sanıklardan biri hakkındaki istinaf incelemesi duruşmalı yapılırken diğer sanığın duruşmaya çağrılmaması suretiyle incelemenin tamamlanması, T.C.

Anayasa'sının eşitlik ve adil yargılanma ilkeleriyle ceza muhakemesi hukukunun doğrudan doğruyalık, yüz yüzelik ve sözlülük ilkelerine aykırı bulunmakla sanık ...'ün istinaf başvurusunun duruşmasız incelenmek suretiyle reddine karar verilmesi hukuka aykırı bulunduğundan hükmün sair yönleri incelenmeksizin bozulmasına karar verilmiştir.

V. KARAR

Gerekçe bölümünde açıklanan nedenle sanık ve müdafiinin temyiz istemi yerinde görüldüğünden Ankara Bölge Adliye Mahkemesi

18. Ceza Dairesinin 27.10.2022 tarihli ve 2022/1045 Esas, 2022/1036 Karar sayılı kararının 5271 sayılı Kanun’un 302 nci maddesinin ikinci fıkrası gereği, sair yönleri incelenmeksizin, Tebliğname’ye aykırı olarak, oy birliğiyle BOZULMASINA, Dava dosyasının, 5271 sayılı Kanun’un 304 üncü maddesinin ikinci fıkrasının (b) bendi uyarınca Ankara Bölge Adliye Mahkemesi

SONUÇ / HÜKÜM

18. Ceza Dairesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 04.07.2024 tarihinde karar verildi.

Bu karar size uygun mu?

Davanızda bu emsali kullanmak için avukat desteği alın.

Görüşme Planla

BU SAYFADA

  1. Künye
  2. Karar Detayı
  3. II. Temyiz Sebepleri
  4. III. Olay Ve Olgular
  5. IV. Gerekçe
  6. V. Karar
  7. Sonuç / Hüküm

Karar Bilgileri

Daire
8. Ceza Dairesi
Esas No
2024/2015
Karar No
2024/5831
Tarih
4 Temmuz 2024
Konu
Uyusturucu Suclari

İlgili Rehberler

  • Uyuşturucu Suçları Makaleleri
  • İnfaz Hesaplama Aracı

İlgili Kararlar

  • 8. Ceza Dairesi — Yargıtay 8. Ceza Dairesi E.2024/2012 K.2024/7147
  • 8. Ceza Dairesi — Yargıtay 8. Ceza Dairesi E.2024/2009 K.2024/6520
  • 8. Ceza Dairesi — Yargıtay 8. Ceza Dairesi E.2024/2003 K.2025/2410
  • 8. Ceza Dairesi — Yargıtay 8. Ceza Dairesi E.2024/1993 K.2026/208
  • 8. Ceza Dairesi — Yargıtay 8. Ceza Dairesi E.2024/1991 K.2024/6345
  • 8. Ceza Dairesi — Yargıtay 8. Ceza Dairesi E.2024/1988 K.2025/2676

Tüm Arşiv

Karar Arşivine Dön
ACAYCAN CEYLANAVUKATLIK BÜROSU

Siber suç ve ağır ceza odaklı butik hukuk bürosu. Bilişim, kripto ve dolandırıcılık mağduriyeti ile trafik kazası davalarında uzman avukatlık desteği.

InstagramLinkedIn

Hukuki danışmanlık · Uzmanlık odaklı yaklaşım

MENÜ

  • Anasayfa
  • Uzmanlık Alanı
  • Makaleler
  • Makale Arşivi
  • Online Danışmanlık
  • Hakkımızda
  • Medyada Biz
  • Kariyer
  • Ödeme
  • İletişim

UZMANLIK

  • Ceza Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Forex ve Yatırım Dolandırıcılığı Hukuku
  • Kripto Paralar Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Hukuki Danışmanlık

HUKUKI KAYNAKLAR

  • Ne Yapmalıyım?
  • Uzaktan Temsil
  • Avukat Seçme Rehberi
  • International
  • Dilekçe şablonları
  • Hukuki Sözlük
  • Soru-Cevap
  • Yargıtay Kararları
  • İnfaz Hesaplama
  • Arabuluculuk
  • llms.txt(AI keşif)

POPÜLER ARAMALAR

  • Siber Suç Avukatı
  • Dolandırıcılık Avukatı
  • Ağır Ceza Avukatı
  • Ceza Avukatı
  • Ceza Soruşturması Avukatı
  • IBAN Mağduru
  • Uyuşturucu Suçları Avukatı
  • Cinayet Avukatı

İLETIŞIM

  • Turkiye
  • 0 (850) 308 38 83
  • 0 (850) 308 38 83
  • [email protected]
  • Pazartesi — Cuma · 09:00 – 18:00

Aycan Ceylan

Hukuki Uyarı: Bu sitedeki tüm içerik, görsel ve veriler telif hakkı ile korunmaktadır. Sayfa kaynağını görüntüleme, sağ tıklama, kopyalama, öğeyi denetleme (DevTools) ve scraping dahil tüm kullanıcı etkileşimleri 6698 sayılı KVKK ve 5651/5237 sayılı Kanunlar uyarınca IP adresi, oturum bilgisi, tarayıcı/cihaz bilgileri ile birlikte loglanmaktadır. İzinsiz veri çekilmesi, kopyalanması veya tersine mühendislik halinde yasal işlem başlatılır. © Aycan Ceylan Avukatlık Bürosu — Tüm hakları saklıdır.
© 2025 Aycan Ceylan Avukatlık Bürosu — Tüm hakları saklıdır.KVKK Aydınlatma MetniHukuki danışmanlık · Uzmanlık odaklı yaklaşım

KVKK Bilgilendirmesi

Bu site deneyiminizi iyileştirmek için çerez kullanır. Devam ederek kabul etmiş sayılırsınız. Siteyi kullanmaya devam etmeniz halinde, kişisel verilerinizin KVKK aydınlatma metni kapsamında işlendiğini kabul etmiş sayılırsınız.

KVKK Aydınlatma Metni
1. Format
2. Tarih / Saat
3. Bilgiler

Görüşme formatını seçin

Tarih ve saat seçin

Randevu en az 30 dakika sonrası için verilebilir. Ofis saatleri: Pzt–Cum 09:00 – 18:00.

İletişim bilgileriniz

Randevunuz alınacak ve ödeme işlemi için sizi telefonunuzdan arayacağız.