Karar Özeti
8. Ceza Dairesi 2024/20890 E. , 2025/8268 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ :Ceza Dairesi SAYISI : 2024/776 E., 2024/1363 K. SUÇ : Uyuşturucu madde ticareti HÜKÜM : İstinaf başvurusunun esastan reddi TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Onama Yapılan ön inceleme neticesinde; sanık hakkında kurulan hükmün temyiz edilebilir olduğu, temyiz ede
Karar Detayı
8. Ceza Dairesi 2024/20890 E. , 2025/8268 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ :Ceza Dairesi SAYISI : 2024/776 E., 2024/1363 K. SUÇ : Uyuşturucu madde ticareti HÜKÜM : İstinaf başvurusunun esastan reddi TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Onama Yapılan ön inceleme neticesinde; sanık hakkında kurulan hükmün temyiz edilebilir olduğu, temyiz edenlerin hükmü temyize hak ve yetkilerinin bulunduğu, temyiz istemlerinin süresinde olduğu, temyiz dilekçelerinde temyiz sebeplerine yer verildiği, temyiz istemlerinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı tespit edilmekle, gereği düşünüldü; I. HUKUKİ SÜREÇ A. İlk Derece Mahkemesi Kararı Elazığ 2. Ağır Ceza Mahkemesi'nin 27.02.2024 tarih, 2023/301 Esas ve 2024/95 Karar sayılı kararı ile sanık hakkında, uyuşturucu madde ticareti suçundan, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun (5237 sayılı Kanun) 188/3, 188/4-a, 43, 52/2, 52/4, 53, 54, 58. maddeleri uyarınca 15... ay 15 gün hapis ve 30.740 TL adli para cezası ile cezalandırılmasına, hak yoksunluklarına ve cezanın mükerrirlere özgü infaz rejimine göre çektirilmesine karar verilmiştir. B. Bölge Adliye Mahkemesi Kararı Diyarbakır Bölge Adliye Mahkemesi 10. Ceza Dairesi'nin 24.05.2024 tarihli ve 2024/776 Esas, 2024/1363 Karar sayılı kararı ile sanık hakkında İlk Derece Mahkemesince kurulan hükme yönelik Cumhuriyet savcısı ve sanık müdafilerinin istinaf başvurularının 5271 sayılı Kanun'un 280/1-a maddesi uyarınca esastan reddine karar verilmiştir. II. TEMYİZ A. Temyiz Sebepleri Sanık ve Müdafiinin Temyiz İstemleri Dava dosyası kapsamında cezalandırılmaya yeterli delil bulunmadığına, ele geçirilen uyuşturucu madde miktarının kişisel kullanım sınırında olduğuna, suçun yasal unsurlarının oluşmadığına, hukuka aykırı bir şekilde arama yapıldığına, sanık hakkında etkin pişmanlık hükümlerinin uygulanması gerektiğine ilişkindir. B. Değerlendirme ve Gerekçe Dava konusu olayda, uyuşturucu madde ticareti yaptığı yönünde istihbari bilgiler elde edilen sanık ...'ın, 29.09.2023 tarihinde kullanıcı tanık ...'a uyuşturucu madde sattığı, 09.08.2023, 13.09.2023 tarihlerinde üzerinden ele geçen uyuşturucu maddeleri ve 29.09.2023 tarihinde ikametinde usulüne uygun bir şekilde yapılan aramada ele geçen uyuşturucu maddeleri kullanma amacı dışında bulundurduğu iddiasına ilişkin olarak; Sanığın son işlediği suçun iddianamede tarihinin önceki suçları da kapsadığı ve işlediği suçlar arasında hukuki kesintinin oluşmadığı ancak Dairemizce sanığın suç işleme kararının yenilendiği kabul edilen yakalanma ve adli kontrol hükümlerinin uygulanması gibi hallerde fiili ve hukuki kesintinin oluştuğu ve bu kesintiden sonra işlenen fiillerin ayrı bir suç işleme kararı altında işlendiğinin kabul edilmesi gerektiği cihetle, sanığın 09.08.20 23... .09.2023 günü yakalandığı, ifadesinin alındığı anlaşıldığından, sanığın 09.08.2023, 13.09.2023, 29.09.2023 tarihlerinde işlediği her bir eylemin ayrı bir suç oluşturduğunun kabul edilmesi gerektiği gözetilmeden, eylemlerin zincirleme suç olarak değerlendirilmesi suretiyle eksik ceza tayin edilmesi, aleyhe temyiz olmadığından bozma nedeni yapılmamıştır. Yapılan yargılamaya göre, olayın intikal şekli, sanık savunmaları, tanık ...'nin hazırlık aşamasında alınan beyanları, fotoğraf teşhis tutanağı, mukayese tutanağı, rızaen telefon inceleme tutanağı, ön inceleme ve tartım tutanağı, ikamet arama tutanağı, uzmanlık raporları, Adli Tıp Kurumu raporları ve dava dosyasındaki tüm deliller birlikte değerlendirildiğinde, yargılama sürecindeki işlemlerin usul ve kanuna uygun olarak yapıldığı, aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların toplanan tüm delillerle birlikte gerekçeli kararda gösterilip tartışıldığı, vicdani kanaatin dosya içindeki belge ve bilgilerle uyumlu olarak kesin verilere dayandırıldığı, eyleme uyan suç vasfı ile yaptırımların doğru biçimde belirlendiği, eylemin sanık tarafından gerçekleştirildiğinin saptandığı, sanığın üzerinde ve ikametinde yapılan aramalarda ele geçirilen uyuşturucu maddeleri kullanma amacı dışında bulundurmak suretiyle üzerine atılı suçu işlediğinin sabit olduğu anlaşıldığından, sanık müdafilerinin temyiz istemleri yerinde görülmemiş, Bölge Adliye Mahkemesince verilen kararda hukuka aykırılık bulunmamıştır. III. KARAR Gerekçe bölümünde açıklanan nedenle, Diyarbakır Bölge Adliye Mahkemesi 10. Ceza Dairesi'nin 24.05.2024 tarihli ve 2024/776 Esas, 2024/1363 Karar sayılı kararında sanık müdafileri tarafından öne sürülen temyiz sebepleri ve 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu'nun (5271 sayılı Kanun) 289/1. maddesi ile sınırlı olarak yapılan temyiz incelemesi sonucunda hukuka aykırılık görülmediğinden, 5271 sayılı Kanun’un 302/1. maddesi uyarınca Tebliğname’ye uygun olarak, Üye ...'in gerekçedeki eleştiriye yönelik karşı oyu nedeni ile oy çokluğu, diğer yönlerden oy birliği ile TEMYİZ İSTEMLERİNİN ESASTAN REDDİ İLE HÜKMÜN ONANMASINA, Hükmolunan ceza miktarı ve tutuklulukta geçen süre dikkate alınarak sanık hakkındaki tahliye talebinin REDDİNE, Dava dosyasının, 5271 sayılı Kanun’un 304/1. maddesi uyarınca Elazığ 2. Ağır Ceza Mahkemesine Yargıtay ilamının bir örneğinin ise Diyarbakır Bölge Adliye Mahkemesi 10. Ceza Dairesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 03.11.2025 tarihinde karar verildi. KARŞI OY GEREKÇESİ Zincirleme suçun oluşumu için işlenen suçlar arasında ne kadar zaman geçmesi gerektiği konusunda genel ve mutlak bir kural koymak mümkün olmadığından, hangi süre içerisinde işlenirse işlensin, işlenen suç başlangıçtaki genel niyete veya suç işleme konusunda tek karara dayanıyor ise zincirleme suç hükümleri uygulanacak, ancak işlenen suç failin yeni bir suç işleme kararına dayanıyorsa artık zincirleme suç söz konusu olmayacaktır. Zaman aralığının kısa olması ise kural olarak suç işleme kararında bir değişiklik olmadığına karine teşkil etmektedir. Sanığın 09.08.2023, 13.09.20 23... .09.2023 tarihli eylemlerde ele geçirilen uyuşturucu maddeleri, ticaretini yapmak amacı ile bulundurmak suretiyle yakın tarihlerde uyuşturucu madde ticareti suçunu işlediği iddia ve kabul edilen olayda aradan geçen kısa zaman aralığı ve ele geçen maddelerin benzerlik göstermesi hususları birlikte dikkate alındığında sanığın suç işleme kararının yenilendiğine dair aleyhine yeterli somut delil bulunmadığı, sanığın en son işlediği 29.09.2023 tarihli eylemi ile ilgili 01.12.2023 tarihinde iddianame tanzim edildiği, sanığın 09.08.2023, 13.09.2023 tarihli eylemleri yönünden ise hukuki kesinti gerçekleşmeden işlendiği, yakalama, ifade alma, sorguya sevk, ev araması gibi adli işlemlerinin sanığın kararında bir değişiklik yapması gerektiği düşüncesinin varsayımsal bir düşünce olduğu, nitekim sanığın 09.08.20 23... .09.2023 tarihinde ifadesinin alınmasından sonra 29.09.2023 tarihli eyleminin gerçekleştirdiği nazara alındığında sanığın suç işleme kararında bir değişiklik olmadığının anlaşıldığı failin iç dünyasını ilgilendiren suç işleme kararının her olayın özelliğine göre suçun işleniş biçimi, suçun işlenmesindeki özellikler, fiillerin işlendikleri yer ve işlenme zamanı, fiiller arasında geçen süre, korunan değer ve yarar, hareketin yöneldiği maddi konunun niteliği, olayların oluşum ve gelişimi ile dış dünyaya yansıyan diğer tüm özellikler değerlendirilerek belirlenmesi gerektiği, aksi halde her adli işlemin fiili kesinti olarak kabul edilmesi halinde sanığın çok ağır cezalar ile karşılaşılabileceği, bu durumun ceza adaletini öngören TCK'nın 3. maddesi ve TCK'nın 43 üncü maddesinin düzenleniş amacına aykırılık oluşturacağı Yargıtay'ın yerleşik kararlarınında bu yönde olduğu ceza hukukundaki cezalandırmanın amacının cezanın caydırıcı olması ile ıslah edici olması amacına dönük olduğu aşırı ve kanun koyucunun amacını aşan cezaların bu dengenin bozulmasına ve suç işleyen kişinin tekrar topluma kazandırılması amacına aykırılık oluşturacağı ve sanıkların tamamen toplum dışına itilmesine sebebiyet vereceği düşüncesi ile karardaki eleştiri düşüncesine iştirak edilmemiştir. 03.11.2025
Özgün Analiz
Olay Özeti: İstihbari bilgiyle takibe alınan sanığın 09.08, 13.09 ve 29.09.2023 tarihlerinde kullanıcı tanığa satış yaptığı ve üzerinde/ikametinde ele geçen maddelerle uyuşturucu ticareti yaptığı kabul edilmiştir. Çoğunluk eylemlerin ayrı suç sayılması gerektiğini eleştirmiş, bir üye zincirleme suç lehine karşı oy vermiştir.
Hukuki İlke: Çoğunluğa göre yakalanma, ifade alma ve adli kontrol gibi işlemlerle suç işleme kararı yenilenir ve fiili/hukuki kesinti oluşur; karşı oya göre ise kısa zaman aralığı ve maddelerin benzerliği suç işleme kararının değişmediğine karine olup her adli işlemin kesinti sayılması TCK 3 ve 43. maddelerin amacına aykırıdır.
Uygulama Sonucu: Onama; zincirleme yerine ayrı ayrı cezalandırma gerektiği eleştirisi yapılsa da aleyhe temyiz bulunmadığından bozma yapılmamış, eleştiri yönünden oy çokluğuyla karar verilmiştir.
Dava Strateji Notu: Zincirleme suç-fiili kesinti tartışması içtihatta çekişmelidir; kısa aralıklı ve aynı tür madde içeren eylemlerde savunma, karşı oydaki 'suç işleme kararının yenilenmediği' gerekçesiyle zincirleme suç (tek ceza + artırım) lehine argüman geliştirebilir.