İçeriğe geç
AC
8. Ceza Dairesi Esas: 2024/22008 Karar: 2024/7931 Tarih: 2024

Yargıtay 8. Ceza Dairesi E.2024/22008 K.2024/7931

8. Ceza Dairesi 2024/22008 E. , 2024/7931 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ :Ağır Ceza Mahkemesi SAYISI : 2011/107 E., 2014/90 K. SUÇLAR : Parada sahtecilik HÜKÜMLER : Mahkumiyet İTİRAZNAME GÖRÜŞÜ : Sanıklar hakkındaki hükümlerin bozulması İTİRAZA KONU KARAR : Yargıtay 8. Ceza Dairesi'nin 08.05.2024 gün ve 2024/332 Esas, 20

Karar Özeti

8. Ceza Dairesi 2024/22008 E. , 2024/7931 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ :Ağır Ceza Mahkemesi SAYISI : 2011/107 E., 2014/90 K. SUÇLAR : Parada sahtecilik HÜKÜMLER : Mahkumiyet İTİRAZNAME GÖRÜŞÜ : Sanıklar hakkındaki hükümlerin bozulması İTİRAZA KONU KARAR : Yargıtay 8. Ceza Dairesi'nin 08.05.2024 gün ve 2024/332 Esas, 20

Karar Detayı

8. Ceza Dairesi 2024/22008 E. , 2024/7931 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ :Ağır Ceza Mahkemesi SAYISI : 2011/107 E., 2014/90 K. SUÇLAR : Parada sahtecilik HÜKÜMLER : Mahkumiyet İTİRAZNAME GÖRÜŞÜ : Sanıklar hakkındaki hükümlerin bozulması İTİRAZA KONU KARAR : Yargıtay 8. Ceza Dairesi'nin 08.05.2024 gün ve 2024/332 Esas, 2024/3911 Karar sayılı ilamı İTİRAZ EDEN : Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığı Yargıtay 8. Ceza Dairesinin 08.05.2024 gün ve 2024/332 Esas, 2024/3911 Karar sayılı kararına karşı Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının, 17.07.2024 tarihli ve KD-2023/129937 sayılı itirazı üzerine yapılan inceleme neticesinde; 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun’un) 308 inci maddesinin birinci fıkrasının ikinci cümlesi uyarınca yapılan lehe itiraz başvurusu üzerine dava dosyası, aynı Kanun’un 308 inci maddesinin ikinci fıkrası gereği Dairemize gönderilmekle, gereği düşünüldü: I. İTİRAZ SEBEPLERİ Sanıklar ..., ..., ..., ... ve ... hakkında parada sahtecilik ve "suç işlemek amacıyla örgüt kurma ve yönetme" suçlarından cezalandırılmaları istemiyle açılan davada Ankara 10. Ağır Ceza Mahkemesi'nin 10.04.2014 gün ve 2011/107 Esas, 2014/90 karar sayılı kararı ile sanıkların parada sahtecilik suçundan, sanıkların yöneticisi oldukları örgütün faaliyeti içinde işlenmesi göz önüne alınarak, 5237 sayılı Kanun'un Ceza Kanunu'nun (5237 sayılı Kanun ) 220 inci maddesinin dört ve beşinci fıkraları delaletiyle 97 inci maddesinin birinci fıkrası, 52 inci ve 53 üncü 1/4 maddeleri gereği 2 yıl hapis cezası ve 2.400 TL adli para cezasına, "suç işlemek amacıyla örgüt kurma ve yönetme" suçundan aynı Kanun'un 220 nci maddelerinin dördüncü ve beşinci fıkraları delaleti ile 220 nci maddesinin birinci fıkrası maddesi gereğince 2 yıl hapis cezası ve hak yoksunluğu ile cezalandırılmalarına karar verildiği, sanıklar müdafinin temyizi üzerine Yargıtay 8. Ceza Dairesi'nce yapılan temyiz incelemesi sonucu 19.10.2017 gün ve 2017/19771 Esas, 2017/11615 Karar sayılı ilamı ile sanıklar hakkında parada sahtecilik suçundan verilen mahkumiyet hükümlerinin onandığı, suç işlemek amacıyla örgüt kurma suçundan verilen mahkumiyet hükümlerinin ise bozulmasına karar verildiği, Bozma sonrası, suç işlemek amacıyla örgüt kurma ve yönetme suçundan yapılan yargılama sonucu Ankara 10. Ağır Ceza Mahkemesi'nin 01.07.2020 gün ve 2018/236 Esas, 2020/171 Karar sayılı hükmü ile tüm sanıkların atılı "suç işlemek amacıyla örgüt kurma ve yönetme" suçundan beraatlerine karar verildiği ve bu kararların kesinleşmiş olması nedeniyle sanıkların suç işlemek amacıyla örgüt kurma ve yönetme suçundan beraat edip aynı zamanda örgüt yöneticisi olmaları nedeniyle parada sahtecilik suçundan mahkum edilmeleri ve her iki hükmün de kesinleşmiş olması karşısında, farklı bir infaz rejimine tabi olan örgüt faaliyeti çerçevesinde işlenen suçun infazı ile ilgili olarak tereddütün ortaya çıktığı belirtilmiş olup adı geçen sanıkların parada sahtecilik suçuna fiilen katılmış olup olmadıklarının tespiti ve buna göre hukuki durumlarının takdir ve tayininde zorunluluk bulunduğundan bahisle Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığınca 23.01.2024 tarihli itirazname ile itirazda bulunulduğu, Yargıtay 8. Ceza Dairesi'nce yapılan temyiz incelemesi sonucu 08.05.2024 gün ve 2024/332 Esas, 2024/3911 Karar sayılı ilamı ile Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının itirazının kabulüne, hükümden 5237 sayılı Kanun'un 220/4-5 maddelerinin tatbikine ilişkin kısmın çıkartılarak yerine asli iştirake ilişkin ifade eklenip hükmün düzeltilerek onanmasına karar verildiği anlaşılmıştır. Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığınca bu kez 17.07.2024 tarihli itirazname ile; İlk Derece Mahkemesi hükmünün bozulması ile yetinilmesi gerekirken, ilk derece mahkemesi mahkumiyet kararı gerekçesinde bulunmayan hususların ilamda gerekçeye konu edilmesi, adı geçen sanıkların eylemlerinin 5237 sayılı Kanun'un 37 nci maddesi uyarınca asli iştirak kapsamında kaldığı kabul edilerek, hükümden Türk Ceza Kanunu'nun 220/4-5 maddesine ilişkin kısımlar çıkartılıp yerine asli iştirake ilişkin ifade eklenmek suretiyle hükmün düzeltilerek onanmasına karar verilmesinin usule aykırılık oluşturduğu, zira, düzeltilerek onamaya konu ilk derece mahkemesi gerekçesinde yer almayan bu hukuka aykırılık, 1412 sayılı Kanun’un 322 nci maddesinin birinci fıkrasında sayılan tahdidi nedenler arasında yer almadığı gibi, aynı zamanda mahkemenin direnme hakkını da ortadan kaldırmakta olduğu belirtilerek ilk derece mahkemesi mahkumiyet hükmün bozulması ile yetinilmesi gerekirken, düzeltilerek onamaya konu edilmesinin hukuka aykırı olduğu belirtilmiştir. II. GEREKÇE Dairemizin 19.10.2017 tarihli bozma ilamı sonrası Ankara 10. Ağır Ceza Mahkemesi'nin 01.07.2020 gün ve 2018/236 Esas, 2020/171 Karar sayılı hükmü ile tüm sanıklar hakkında örgüt kurma ve yönetme suçlarından beraat kararı verilmesi ve bu kararların kesinleşmiş olması göz önüne alınarak; Ankara 10.Ağır Ceza Mahkemesinin 10.04.2014 gün ve 2011/107 Esas, 2014/90 tarihli Kararı ile haklarında 5237 sayılı Kanun'un 220 inci maddesinin dört ve beşinci maddesi delaletiyle parada sahtecilik suçundan mahkumiyetlerine karar verilen sanıklar ..., ..., ..., ... ve ... hakkında parada sahtecilik suçundan kurulan hükümlerin yeniden yapılan temyiz incelemesinde ; Sanıkların savunmaları, para alışverişine dair şifreli konuşmaların bulunduğu iletişimin tespiti kayıtları, ele geçirilen sahte paralar, Merkez Bankası raporlar ve tüm dosya kapsamı incelendiğinde; A-Sanık ...'in sanık ... ile yaptığı ve 04.11.2009, 09.11.2009, 12.02.2010; sanık ... ile yaptığı 12.02.2010, 04.03.2010 tarihli görüşme içerikleri, hakkında Ankara 5.Ağır Ceza Mahkemesinin 24.06.2013 tarihli ve 2015/6357 Esas, 2015/19353 Karar sayılı kararı ile parada sahtecilik suçundan hükmolunan mahkumiyet cezası Dairemizce onanan ... ile yaptığı 14.03.2010 tarihli görüşme sonrası aynı gün ele geçirilen sahte paraların sanık ...'den temin edildiği; B. Ankara 1.Ağır Ceza Mahkemesinin 30.04.2010 tarihli ve 2010/17-83 Esas-Karar sayılı dosyasında parada sahtecilik suçundan hakkında mahkumiyet kararı Dairemizin 10.09.2013 tarihli ilamı ile onanan sanık ... ... 'ın 04.01.2010 günü üzerinden ele geçirilen ve 100 TL 'lik banknotlardan oluşan 7400 TL'yi sanık ...'den temin ettiğine dair savunması ve yine Ankara 1. Ağır Ceza Mahkemesinin 2010/122 Esas 2010/98 Karar sayılı kararı ile hakkında parada sahtecilik suçundan verilen mahkumiyet kararı Dairemizin 30.05.2013 tarihli ve 2012/6196 Esas, 2013/16674 Karar sayılı ilamı ile onanan, sanık ...'ın sanıklar ... ve ... ile yaptığı 12.02.2010 tarihli para alış verişine dair görüşmeler sonrası sanık ...'ın aynı gün üzerinde 14 adet sahte 100 TL banknot ile yakalandığı, sanık ...'ın soruşturma aşamasında müdafi huzurunda alınan savunmasında sahte paraları sanık ...'den alarak sanık ...'a verdiğini ifade ederek suçlamayı kabul ettiği, 17.03.2010 günü hakkındaki mahkumiyet hükmü kesinleşen sanık ... ile sanık ... arasında geçen görüşmelerde sanık ...'in sanık ...'a "üstteki BİM'e girmeyin, yemedi" "ekmekçiye verecektim almadı" şeklinde olup içeriği sanık sahte paraların tedavüle sürülmeye çalışılmasına ilişkin görüşmeler sonrası aynı gün buluşmaları ve akabinde yakalandıklarında sanık ...'in üzerinden bir adet sahte 100 TL paranın ele geçirildiği, sanık ...'ın soruşturma aşamasında müdafi huzurunda alınan savunmasında görüşme içeriklerinin sahte paraları piyasaya sürme ile ilgili olduğunu beyan ederek suçlamayı kabul ettiği, C. Sanık ...'un 12.02.2010, 24.03.2010, 25.03.2010, 26.03.2010 tarihinde sanık ... ile yapılan görüşmelerde sanık ...'in "büyük","orta boy" "kaliteli" şeklinde şifrelediği sahte paraları sanık ...'a ayarlayacağını söylemesi, buluşma sonrası sahte paraları alan sanık ...'ın aynı gece görüştüğü, haklarında Ankara 8.Ağır Ceza Mahkemesinin 06.05.2010 tarihli ve 2010/146 (E) ve 2010/158 (K) sayılı kararı ile parada sahtecilik suçundan haklarında verilen mahkumiyet kararları Dairemizin 22.04.2013 tarihli ve 2012/5728 Esas 2013/12665 Karar sayılı kararı ile onanan sanıklar ...'ya ve ... ... 'a vermesi ve ertesi sabah araçlarında yapılan aramada zulalanmış şekilde ve ...'ın üzerinden toplamda 90 adet 100 TL ve 116 adet 50 TL'lik banknotlardan oluşan sahte paraların ele geçirildiği, D. Sanık ...'ın , dosya sanığı ... ve ... ile irtibatlı olduğu , sanık ... ile yaptığı 05.10.2019 tarihli ve öncesinde yapılan görüşmelerde "küçüklerinden mi yoksa büyüklerinden mi istersin" şeklindeki ifadelerden sanığa para temin ettiğinin anlaşıldığı, nitekim bu görüşmeden bir kaç gün sonra 09.10.2009 tarihinde Bilecik ilinde piyasaya sahte para sürerken yakalanan sanık ...'dan 6 adet 50 TL ve 21 adet 20 TL sahte paranın ele geçirildiği, E. Sanık ...'ın, yukarıda (A) bendinde adı geçen ve sanık ... ile irtibatlı olan sanık ... ile 14.02.2010 tarihli görüşmesinde " ne istersen var 20 liklerden ayarlayayım mı " şeklinde para teminine yönelik görüşme içeriği ile Ankara 10.Ağır Ceza Mahkemesinin: 22.02.2011 tarihli ve 2010/111 E., 2011/59 K. sayılı dosyasında hakkında parada sahtecilik suçundan hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına kararı verilen sanık ... ile 24.02.2010-27.02.2010 tarihleri arasındaki görüşme içerikleri ve sanık ...'ın sanık ...'den aldığı bu paraları sanık ...'den aldığı sahte paraları alıp Ankara ilinde üzerinde taşırken yakalandığı anlaşılmıştır. Ankara 10. Ağır Ceza Mahkemesi'nin 01.07.2020 gün ve 2018/236 Esas, 2020/171 Karar sayılı hükmü ile tüm sanıklar hakkında örgüt kurma ve yönetme suçlarından beraat kararı verilmesi ve bu kararların kesinleşmiş olması göz önüne alınarak, yüklenen parada sahtecilik suçunu örgüt faaliyeti kapsamında işlediklerine dair somut ve kesin delil bulunmadığı ancak sanıkların suça doğrudan katılarak parada sahtecilik suçunu iştirak halinde işledikleri anlaşıldığından İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararının bozulmasına karar verilmiştir. Yargıtay bozma ilamı sonrası İlk Derece Mahkemesince yapılan yargılamada, 1412 sayılı CMUK’nın 326/3. maddesi uyarınca önceki kararında ısrar etme hakkı bulunduğundan , Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının itirazı açıklanan nedenlerle yerinde görülmüştür. III. KARAR 1. Gerekçe bölümünde belirtilen nedenle Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığı İTİRAZININ oybirliği ile KABULÜNE, 2. Sanıklar ..., ..., ..., ... ve ... hakındaki Yargıtay 8. Ceza Dairesi'nin 19.10.2017 tarih ve 2017/19771 Esas, 2017/11615 Karar sayılı ONAMA kararının KALDIRILMASINA , 3. Gerekçe bölümünde açıklanan nedenlerle sanıklar müdafilerinin temyiz istemleri yerinde görüldüğünden Ankara 10. Ağır Ceza Mahkemesi'nin, 10.04.2014 gün ve 2011/107 Esas, 2014/90 Karar sayılı kararında sanıklar ..., ..., ..., ... ve ... hakkında parada sahtecilik suçundan kurulan hükümlerin 1412 sayılı Kanun’un 321 inci maddesi gereğince BOZULMASINA, Dosyanın Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 23.10.2024 tarihinde karar verildi.

Bu karar size uygun mu?

Davanızda bu emsali kullanmak için avukat desteği alın.

Görüşme Planla