Karar Özeti
8. Ceza Dairesi 2024/2203 E. , 2024/6738 K. "İçtihat Metni" T U T U K L U İNCELENEN KARARIN MAHKEMESİ :Ceza Dairesi SAYISI : 2022/2492 E., 2023/5 K. SUÇ : Uyuşturucu madde ticareti yapma HÜKÜM : Mahkumiyet TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Bozma İlk Derece Mahkemesince verilen hükme yönelik istinaf incelemesi üzerine Bölge Adliye Ma
Karar Detayı
8. Ceza Dairesi 2024/2203 E. , 2024/6738 K. "İçtihat Metni" T U T U K L U İNCELENEN KARARIN MAHKEMESİ :Ceza Dairesi SAYISI : 2022/2492 E., 2023/5 K. SUÇ : Uyuşturucu madde ticareti yapma HÜKÜM : Mahkumiyet TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Bozma İlk Derece Mahkemesince verilen hükme yönelik istinaf incelemesi üzerine Bölge Adliye Mahkemesi tarafından verilen kararın; 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 286 ncı maddesinin birinci fıkrası uyarınca temyiz edilebilir olduğu, 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenlerin hükmü temyize hak ve yetkilerinin bulunduğu, 291 inci maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz istemlerinin süresinde olduğu, 294 üncü maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz dilekçelerinde temyiz sebeplerine yer verildiği, 298 inci maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz istemlerinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü: I.HUKUKİ SÜREÇ 1. Çanakkale Cumhuriyet Başsavcılığının 03.09.2021 tarihli iddianamesi ile sanık hakkında uyuşturucu veya uyarıcı madde ticareti yapma veya sağlama suçundan cezalandırılması istemiyle kamu davası açılmıştır. 2. Çanakkale 1. Ağır Ceza Mahkemesinin, 14.09.2022 tarihli ve 2021/507 Esas, 2022/481 Karar sayılı kararı ile sanığın uyuşturucu madde ticareti yapma suçundan, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun (5237 sayılı Kanun) 188 inci maddesinin üçüncü ve dördüncü fıkrasının (a) bendi uyarınca 18 yıl hapis ve 135.000,00 TL adli para cezası ile cezalandırılmasına, hak yoksunluklarına ve tekerrür hükümlerinin uygulanmasına karar verilmiştir. 3. Bursa Bölge Adliye Mahkemesi 13. Ceza Dairesinin, 10.01.2023 tarihli ve 2022/2492 Esas, 2023/5 Karar sayılı kararı ile sanık hakkında İlk Derece Mahkemesince kurulan hükme yönelik istinaf başvurusuna ilişkin olarak 5271 sayılı Kanun’un 280 inci maddesinin birinci fıkrasının (g) bendi uyarınca duruşmalı yapılan inceleme neticesinde aynı Kanun’un 280 inci maddesinin ikinci fıkrası uyarınca İlk Derece Mahkemesi kararının kaldırılması ile sanığın uyuşturucu madde ticareti yapma suçundan, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun (5237 sayılı Kanun) 188 inci maddesinin üçüncü fıkrası, dördüncü fıkrasının (a) bendi uyarınca 15 yıl hapis ve 30.000,00 TL adli para cezası ile cezalandırılmasına, hak yoksunluklarına ve sanık hakkında tekerrür hükümlerinin uygulanmasına karar verilmiştir. 4. Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığınca etkin pişmanlık hükümlerinin tartışılması gerekmesi nedeniyle hükmün bozulması yönünde karar verilmesi görüşünü içeren Tebliğname ile dava dosyası Daireye tevdi edilmiştir. II. TEMYİZ SEBEPLERİ 1. Sanığın temyiz isteği özetle; Kullanıcı olduğuna ve satış yapmadığına ilişkindir. 2. Sanık müdafiinin temyiz isteği özetle; Sanığın kullanıcı olduğuna, somut delil bulunmadığına, lehe hükümlerin uygulanması gerektiğine, şüpheden sanık yararlanır ilkesinin uygulanması ve beraat etmesi gerektiğine ilişkindir. III. OLAY VE OLGULAR Temyizin kapsamına göre; 1. Dava konusu olay, tedirgin bir vaziyette ve sürekli etrafa bakınarak yürüyen sanığın durdurulduğu, sanığa COVİD-19 tedbirleri kapsamında sokağa çıkma yasağı olduğunun hatırlatıldığı, üzerinde herhangi bir suç unsuru olup olmadığının sorulduğu, sanığın üzerindeki siyah renkli montunun sağ cebinden beyaz naylon poşete sarılı bir paketi çıkardığı, içerisinde uyuşturucu madde olduğunu söylediği, sonrasında yapılan kaba üst aramasında montunun sol cebinde payp olarak tabir edilen uyuşturucu madde kullanma aparatını teslim ettiği, bu haliyle sanığın üzerine atılı suçu işlediği iddiasına ilişkindir. 2. Dava dosyası kapsamında, kolluk tarafından tutulan tutanaklar ve kriminal laboratuvardan alınan raporlar mevcuttur. A. İlk Derece Mahkemesinin Kabulü Sanık her ne kadar üzerine atılı uyuşturucu veya uyarıcı madde ticareti suçunu gerçekleştirmediği yönünde savunmalarda bulunmuş ise de; sanıktan ele geçen maddenin sentetik kannabinoid türünde olduğunun tespit edilmesi ve net ağırlığının kişisel kullanım miktarının üzerinde olması, kişisel kullanım miktarının çok üzerinde olan uyuşturucu maddeyle sokağa çıkma yasağı olan bir dönemde evinden sokağa çıkarak üzerinde taşıması, sanıktan alınan biyolojik örneklerin incelenmesi sonucu sanık üzerinden ele geçen ve sanığın kullandığını beyan ettiği etken maddenin sanığın idrarında tespit edilememesi, sanığın soruşturma beyanında uyuşturucu maddeyi 3.000,00 TL vererek aldığını beyan etmesi fakat kovuşturmada soruşturmadan farklı olarak 4.000,00 TL vererek aldığını beyan ederek çelişkiye düşmesi hususları dikkate alındığında sanığın üzerine atılı uyuşturucu veya uyarıcı madde ticareti yapma veya sağlama suçunu işlediği anlaşıldığından mahkumiyetine karar verilmiştir. B. Bölge Adliye Mahkemesinin Kabulü Bölge Adliye Mahkemesince, alt sınırdan uzaklaşmayı gerektirir sebebin bulunmadığı gerekçesiyle İlk Derece Mahkemesi hükmü kaldırılarak sanığın mahkûmiyetine karar verilmiştir. IV. GEREKÇE Yargılama sürecindeki işlemlerin usûl ve kanuna uygun olarak yapıldığı, aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların toplanan tüm delillerle birlikte gerekçeli kararda gösterilip tartışıldığı, eylemin sanık tarafından gerçekleştirildiğinin saptandığı, vicdanî kanaatin dosya içindeki belge ve bilgilerle uyumlu olarak kesin verilere dayandırıldığı, eylemle uyan suç vasfı ile yaptırımların doğru biçimde belirlendiği, delillerin hukuka uygun şekilde elde edildiği, basit bir arama ile sanık tarafından verilen maddenin bulunabileceği değerlendirildiğinde etkin pişmanlık hükümlerinin uygulanmamasında isabetsizlik bulunmadığı; İlk Derece Mahkemesinin ve Bölge Adliye Mahkemesinin kararında dayanak olarak gösterilen gerekçeler özellikle; olay tutanakları, uyuşturucu madde hakkındaki uzmanlık raporu, maddenin ele geçiriliş biçimi ile dava dosyası kapsamındaki tüm deliller birlikte değerlendirildiğinde, sanık ve müdafiinin kullanıcı olduğuna, somut delil bulunmadığına, lehe hükümlerin uygulanması gerektiğine, şüpheden sanık yararlanır ilkesinin uygulanması ve beraat etmesi gerektiğine ilişkin temyiz sebepleri yerinde görülmemiş, hükümde hukuka aykırılık tespit edilmemiştir. V. KARAR Gerekçe bölümünde açıklanan nedenle Bursa Bölge Adliye Mahkemesi 13. Ceza Dairesinin, 10.01.2023 tarihli ve 2022/2492 Esas, 2023/5 Karar sayılı kararında sanık ve müdafiince öne sürülen temyiz sebepleri ve 5271 sayılı Kanun’un 289 uncu maddesinin birinci fıkrası ile sınırlı olarak yapılan temyiz incelemesi sonucunda hukuka aykırılık görülmediğinden; 5271 sayılı Kanun’un 302 nci maddesinin birinci fıkrası gereği, Tebliğname’ye aykırı olarak, oy birliğiyle TEMYİZ İSTEMLERİNİN ESASTAN REDDİ İLE HÜKMÜN ONANMASINA, Dava dosyasının, 5271 sayılı Kanun’un 304 üncü maddesinin birinci fıkrası uyarınca Çanakkale 1. Ağır Ceza Mahkemesine, Yargıtay ilâmının bir örneğinin ise Bursa Bölge Adliye Mahkemesi 13. Ceza Dairesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 17.09.2024 tarihinde karar verildi.