Karar Özeti
8. Ceza Dairesi 2024/22231 E. , 2025/4393 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi SAYISI : 2022/275 E., 2022/553 K. SUÇLAR : Kişiyi hürriyetinden yoksun kılma, silahla tehdit İNCELEME KONUSU KARARLAR : Mahkûmiyet TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : İlgili kararın kanun yararına bozulması Gemlik 3. Asliye Ceza Mahkemesinin,
Karar Detayı
8. Ceza Dairesi 2024/22231 E. , 2025/4393 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi SAYISI : 2022/275 E., 2022/553 K. SUÇLAR : Kişiyi hürriyetinden yoksun kılma, silahla tehdit İNCELEME KONUSU KARARLAR : Mahkûmiyet TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : İlgili kararın kanun yararına bozulması Gemlik 3. Asliye Ceza Mahkemesinin, 08.11.2022 tarihli kararı ile hükümlü hakkında kişiyi hürriyetinden yoksun kılma suçundan 5237 sayılı Türk Ceza Kanun'un (5237 sayılı Kanun) 109/1, 109/3-a, 43/2. maddeleri uyarınca 2 yıl 6 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına, silahla tehdit suçundan aynı Kanun'un 106/2-a, 43. maddeleri uyarınca 2 yıl 6 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına ilişkin hükmün, istinaf edilmeksizin kesinleştiği anlaşılmıştır. Adalet Bakanlığının, 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanun’un (5271 sayılı Kanun) 309/1.maddesi uyarınca, 05.06.2024 tarihli ve 2024/3797 sayılı evrakı ile kanun yararına bozma istemine istinaden düzenlenen, Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının, 18.07.2024 tarihli ve KYB-2024/67262 Tebliğnamesi ile dava dosyası Daireye gönderilmekle, gereği düşünüldü: I. İSTEM Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının, 18.07.2024 tarihli ve KYB-2024/67262 sayılı kanun yararına bozma isteminin; "Dosya kapsamına göre, sanık ... ile diğer sanıklar ... ve ...'ün, mağdur ...'ın çocukları oldukları, olay tarihinde sanık ...'in arkadaşının eve alınmaması nedeniyle taraflar arasında yaşanan tartışma sırasında sanığın oturma odasını kapısını mağdur ve ...'ün üzerine kilitlediği, sanığın bir süre sonra kilidi açarak evden ayrıldığı, tekrar eve geldiğinde bu sefer diğer kardeşi olan ... ile tartışma çıktığı, tartışmanın kavgaya dönmesi üzerine sanığın kuru sıkı tabancayı kurarak ... ve ...'ye "beni şikayet ederseniz çıktığım gibi sizi öldürürüm, polis kim oluyor, beni kimse engelleyemez" şeklinde silahla tehdit ettiği olay nedeniyle yapılan yargılama sonunda silahla kişiyi hürriyetinden yoksun kılma ve silahla tehdit suçlarından mahkumiyetine karar verildiği anlaşılmış ise de; Silahla tehdit suçu yönünden; Adı geçen sanığın oturma odasını kapısını mağdur ve ...'ün üzerine kilitlediği ve kilidi açarak evden ayrıldığı, kısa bir süre sonra yeniden eve döndüğü ve yaşanan tartışma sırasında bu sefer aynı müştekilere yönelik kuru sıkı tabancayı kurmak suretiyle tehdit ettiği olayın aynı zaman dilimi içinde sanığın kastı yenilenmeden devam ettiği ve eylemin kül halinde silah ve tehdit kullanmak suretiyle kişiyi hürriyetinden yoksun kılma suçunun nitelikli halini oluşturduğu ve mahkûmiyete konu tehdit suçunun ise anılan suçun unsuru olduğu gözetilmeden, Mahkemesince suç vasfında yanılgıya düşülerek sanık hakkında 5237 sayılı Kanun'un 109/2 ve 109/3-a maddeleri gereğince hüküm kurulması gerekirken, yazılı şekilde karar verilmesinde, Kabule göre de; Kişiyi hürriyetinden yoksun kılma suçu yönünden; Sanığın, ... ve...'yi odaya kilitlediğinde elinde silahtan sayılan bir cisim bulunduğuna dair dosya kapsamına yansıyan bir husus olmadığı, bu haliyle anılan Kanun'un 109/3-a maddesinin uygulanabilirliğinin olmadığı gibi yine sanığın kilidi açarak evden ayrılarak müştekileri serbest bıraktığı ve müştekilere bir zarar vermediğinin anlaşılması karşısında, aynı Kanun'un 110/1. maddesinde yer alan “Yukarıdaki maddede tanımlanan suçu işleyen kişi, bu suç nedeniyle soruşturmaya başlanmadan önce mağdurun şahsına zararı dokunmaksızın, onu kendiliğinden güvenli bir yerde serbest bırakacak olursa cezanın üçte ikisine kadarı indirilir.” şeklindeki düzenleme uyarınca cezasında indirim yapılması gerektiğinin gözetilmemesinde isabet görülmemiştir.” Şeklindeki gerekçeye dayandığı anlaşılmıştır. II. GEREKÇE A. Silahla tehdit suçuna ilişkin istem yönünden 5237 sayılı Kanun'un 109. maddesinin ilgili fıkraları; "1) Bir kimseyi hukuka aykırı olarak bir yere gitmek veya bir yerde kalmak hürriyetinden yoksun bırakan kişiye, bir yıldan beş yıla kadar hapis cezası verilir. (2) Kişi, fiili işlemek için veya işlediği sırada cebir, tehdit veya hile kullanırsa, iki yıldan yedi yıla kadar hapis cezasına hükmolunur. ..." Şeklinde düzenlenmiştir. Somut olay incelendiğinde; hükümlü ile kanun yararına bozma hususunda inceleme dışı olan sanıklar ... ve ...'ün, mağdur ...'ın çocukları oldukları, olay tarihinde hükümlünün arkadaşının eve alınmaması nedeniyle taraflar arasında yaşanan tartışma sırasında sanığın oturma odasını kapısını mağdurlar ... ve ...'ün üzerine kilitlediği, hükümlünün bir süre sonra kilidi açarak evden ayrıldığı, tekrar eve geldiğinde bu sefer diğer kardeşi olan inceleme dışı sanık ... ile tartışma çıktığı, tartışmanın kavgaya dönmesi üzerine hükümlünün kuru sıkı tabancayı kurarak mağdurlar ... ve...'ye "beni şikayet ederseniz çıktığım gibi sizi öldürürüm, polis kim oluyor, beni kimse engelleyemez" şeklinde silahla tehdit ettiği iddia ve Mahkemesi tarafından kabul edilen olay da; Hükümlünün kişiyi hürriyetinden kılma suçunun tamamlanmasından sonra mağdurları serbest bırakıp akabinde yeniden eve gelip ayrıca silahla tehdit suçunu işlediği, kişiyi hürriyetinden yoksun kılma suçunu işlemek amacıyla veya işlenmesi sırasında bu suçun işlenmediği, hükümlünün silahla tehdit suçuna dair gerçekleştirdiği eylemi nedeniyle yenilenen bir kastı olduğu, cebir, tehdit veya hilenin kişiyi hürriyetten yoksun kılma suçunu işlemek için veya bu suçun işlendiği sırada, en geç temadinin sona erdiği zamana kadar gerçekleştirilmesi gerekeceği, suçtan önce veya suçun tamamlanmasından veya diğer bir deyişle failin serbest kalmasından sonra cebir veya tehdit kullanılması kişiyi hürriyetinden yoksun kılma suçundan bağımsız yaralama veya tehdit suçlarını oluşturacağı gözetildiğinde, Mahkemesince hükümlünün kişiyi hürriyetinden yoksun kılma ve silahla tehdit suçlarından ayrı ayrı cezalandırılmasının yerinde olduğu anlaşılmakla, Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının silahla tehdit suçu yönünden kanun yararına bozma isteminin reddine karar vermek gerekmiştir. B. Kişiyi hürriyetinden yoksun kılma suçuna ilişkin istem yönünden 5237 sayılı Kanun'un 110.maddesi; "(1) Yukarıdaki maddede tanımlanan suçu işleyen kişi, bu suç nedeniyle soruşturmaya başlanmadan önce mağdurun şahsına zararı dokunmaksızın, onu kendiliğinden güvenli bir yerde serbest bırakacak olursa cezanın üçte ikisine kadarı indirilir." Şeklinde düzenlenmiştir. Somut olayda, hükümlünün mağdurları oturma odasına kilitleyip belli bir süre sonra şahıslarına zararı dokunmaksızın serbest bıraktığının anlaşılması karşısında 5237 sayılı Kanun'un 110. maddesi uyarınca etkin pişmanlık hükümlerinin uygulanması gerektiğinin gözetilmemesi, Hükümlünün kişiyi hürriyetinden yoksun kılma suçunu işlerken veya işlediği sırada "silah" kullanmadığı anlaşılmakla 5237 sayılı Kanun'un 109/3-a maddesinin uygulanması suretiyle fazla ceza tayini, Kanun’a aykırı olup kanun yararına bozma talebi yerinde görülmüştür. III. KARAR A. Silahla tehdit suçuna ilişkin istem yönünden Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının, kanun yararına bozma istemi doğrultusunda düzenlediği Tebliğnamedeki düşünce yerinde görülmediğinden 5271 sayılı Kanun’un 309 uncu maddesindeki koşulları taşımayan KANUN YARARINA BOZMA İSTEMİNİN oy birliğiyle REDDİNE, B. Kişiyi hürriyetinden yoksun kılma suçuna ilişkin istem yönünden 1. Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının kanun yararına bozma isteminin KABULÜNE, 2. Gemlik 3. Asliye Ceza Mahkemesinin, 08.11.2022 tarihli ve 2022/275 Esas, 2022/553 Karar sayılı kararının 5271 sayılı Kanun’un 309/3. maddesi gereğince oy birliğiyle KANUN YARARINA BOZULMASINA, 5271 sayılı Kanun’un 309/4-b maddesi uyarınca gerekli işlemin yapılması için dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 29.05.2025 tarihinde karar verildi.