İçeriğe geç
AC
8. Ceza Dairesi Esas: 2024/22289 Karar: 2025/4395 Tarih: 2025

Yargıtay 8. Ceza Dairesi E.2024/22289 K.2025/4395

8. Ceza Dairesi 2024/22289 E. , 2025/4395 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ :Sulh Ceza Hakimliği SAYISI : 2023/577 D.İş SUÇLAR : Zor kullanma yetkisine ilişkin sınırın aşılması İNCELEME KONUSU KARAR : Kovuşturmaya yer olmadığına dair karara karşı yapılan itirazın reddi TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : İlgili kararın kanun yararına bozul

Karar Özeti

8. Ceza Dairesi 2024/22289 E. , 2025/4395 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ :Sulh Ceza Hakimliği SAYISI : 2023/577 D.İş SUÇLAR : Zor kullanma yetkisine ilişkin sınırın aşılması İNCELEME KONUSU KARAR : Kovuşturmaya yer olmadığına dair karara karşı yapılan itirazın reddi TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : İlgili kararın kanun yararına bozul

Karar Detayı

8. Ceza Dairesi 2024/22289 E. , 2025/4395 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ :Sulh Ceza Hakimliği SAYISI : 2023/577 D.İş SUÇLAR : Zor kullanma yetkisine ilişkin sınırın aşılması İNCELEME KONUSU KARAR : Kovuşturmaya yer olmadığına dair karara karşı yapılan itirazın reddi TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : İlgili kararın kanun yararına bozulması Küçükçekmece Cumhuriyet Başsavcılığının 01.08.2023 tarihli ve 2023/28841 Soruşturma, 2023/27428 Karar sayılı kararı ile şikayetçinin iddiaları ile ilgili zor kullanma yetkisine ilişkin sınırının aşılması suçundan şüpheliler hakkında verilen kovuşturmaya yer olmadığına dair karara karşı şikayetçi vekili tarafından yapılan itirazın Küçükçekmece 4. Sulh Ceza Hakimliğinin 25.09.2023 tarihli ve 2023/577 Değişik iş sayılı kararı ile reddine kesin olarak verildiği belirlenmiştir. Adalet Bakanlığının, 5271 sayılı Kanun'un 309/1. maddesi uyarınca, 05.06.2024 tarihli ve 2023/28438 sayılı evrakı ile kanun yararına bozma istemine istinaden düzenlenen, Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının, 16.07.2024 tarihli ve KYB-2024/67255 sayılı Tebliğnamesi ile dava dosyası Daireye gönderilmekle, gereği düşünüldü: I. İSTEM Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının, 16.07.2024 tarihli ve KYB-2024/67255 sayılı kanun yararına bozma isteminin; “Somut olayda, müşteki ...'ın restoranda ... ...isimli şahsı bıçakla yaralaması üzerine bekçi olarak görev yapan ve aynı restoranda bulunan şüphelilerin müştekileri restoran dışına çıkarmaları ve ellerindeki bıçakları bırakmalarını istemeleri üzerine müştekilerin ellerindeki bıçaklarla şüphelilerin üzerine yürümeleri ve onlara tehdit ve hakaret içerikli sözler söylemeleri üzerine şüphelilerin önce havaya doğru ateş etmeleri ve müştekilerin saldırılarına devam etmeleri üzerine şüpheli ...ın müşteki ...'ı sol diz altından ateş ederek bacağından yaralaması şeklinde gerçekleşen eylemlerinin şüphelilerin zor kullanma yetkisi sınırları içinde kaldığı ve şüphelilerin 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun 24/1. maddesi kapsamında kanun hükmünü yerine getirdikleri gerekçesi ile kovuşturmaya yer olmadığına dair karar verildiği, karara karşı yapılan itiraz üzerine Küçükçekmece 4. Sulh Ceza Hâkimliğince kararın oluşa, delillere ve eylemin niteliğine göre hukuka uygun olduğu gerekçesi ile itirazın reddine karar verilmiş ise de; suç yerinde bulunan ...........................ile müşteki vekilinin 23.08.2023 tarihli itiraz dilekçesinde belirttiği ............'ın tanık sıfatıyla çağrılarak dinlenmeleri, kamera görüntülerinin incelenerek gerekirse çözüm tutanağının düzenlenmesi ve toplanacak diğer deliller ile yapılacak inceleme sonucuna göre şüphelilerin hukukî durumunun tayin ve takdir edilmesi gerektiği gözetilmeden, eksik soruşturmaya dayalı olarak kovuşturmaya yer olmadığına dair karar verildiği cihetle, soruşturmanın genişletilmesi yerine, yazılı şekilde itirazın reddine karar verilmesinde isabet görülmemiştir.” Şeklindeki gerekçeye dayandığı anlaşılmıştır. II. GEREKÇE A. 5271 sayılı Kanun'un inceleme konusu ile ilgili hükümleri; "Madde 158- "(1) Suça ilişkin ihbar veya şikâyet, Cumhuriyet Başsavcılığına veya kolluk makamlarına yapılabilir. (2) Valilik veya kaymakamlığa ya da mahkemeye yapılan ihbar veya şikâyet, ilgili Cumhuriyet Başsavcılığına gönderilir." Madde 160 - (1) Cumhuriyet savcısı, ihbar veya başka bir suretle bir suçun işlendiği izlenimini veren bir hâli öğrenir öğrenmez kamu davasını açmaya yer olup olmadığına karar vermek üzere hemen işin gerçeğini araştırmaya başlar. (2) Cumhuriyet savcısı, maddî gerçeğin araştırılması ve adil bir yargılamanın yapılabilmesi için, emrindeki adlî kolluk görevlileri marifetiyle, şüphelinin lehine ve aleyhine olan delilleri toplayarak muhafaza altına almakla ve şüphelinin haklarını korumakla yükümlüdür. Madde 170 - (1) Kamu davasını açma görevi, Cumhuriyet savcısı tarafından yerine getirilir. (2) Soruşturma evresi sonunda toplanan deliller, suçun işlendiği hususunda yeterli şüphe oluşturuyorsa; Cumhuriyet savcısı, bir iddianame düzenler. Madde 172 - (1) Cumhuriyet savcısı, soruşturma evresi sonunda, kamu davasının açılması için yeterli şüphe oluşturacak delil elde edilememesi veya kovuşturma olanağının bulunmaması hâllerinde kovuşturmaya yer olmadığına karar verir. Bu karar, suçtan zarar gören ile önceden ifadesi alınmış veya sorguya çekilmiş şüpheliye bildirilir. Kararda itiraz hakkı, süresi ve mercii gösterilir. Madde 173 - (1) Suçtan zarar gören, kovuşturmaya yer olmadığına dair kararın kendisine tebliğ edildiği tarihten itibaren onbeş gün içinde, bu kararı veren Cumhuriyet savcısının yargı çevresinde görev yaptığı ağır ceza mahkemesinin bulunduğu yerdeki sulh ceza hâkimliğine itiraz edebilir. (2) İtiraz dilekçesinde, kamu davasının açılmasını gerektirebilecek olaylar ve deliller belirtilir. (3) Sulh Ceza Hâkimliği, kararını vermek için soruşturmanın genişletilmesine gerek görür ise bu hususu açıkça belirtmek suretiyle, Cumhuriyet Başsavcılığından talepte bulunabilir; kamu davasının açılması için yeterli nedenler bulunmazsa, istemi gerekçeli olarak reddeder; itiraz edeni giderlere mahkûm eder ve dosyayı Cumhuriyet savcısına gönderir. Cumhuriyet savcısı, kararı itiraz edene ve şüpheliye bildirir. (4) Sulh Ceza Hâkimliği istemi yerinde bulursa, Cumhuriyet savcısı iddianame düzenleyerek mahkemeye verir. (5) Cumhuriyet savcısının kamu davasının açılmaması hususunda takdir yetkisini kullandığı hâllerde bu madde hükmü uygulanmaz." Şeklinde düzenlemeler içermektedir. B. Belirtilen yasal düzenlemeler ışığında inceleme konusu dava dosyası değerlendirildiğinde; Şikayetçi ...'ın restoranda ..........isimli şahsı bıçakla yaralaması üzerine bekçi olarak görev yapan ve aynı restoranda bulunan şüphelilerin şikayetçileri ... ile ... elindeki bıçakları bırakmalarını istemeleri üzerine şikayetçi ...'ın elindeki bıçakla şüphelilerin üzerine yürümeleri ve onlara tehdit ve hakaret içerikli sözler söylemeleri üzerine şüphelilerin önce havaya doğru ateş etmeleri ve şikayetçinin saldırılarına devam etmeleri üzerine şüpheli ...'ın şikayetçi ...'ı sol diz altından ateş ederek bacağından yaralaması şeklinde gerçekleşen eylemlerinin şüphelilerin zor kullanma yetkisi sınırları içinde kaldığı ve şüphelilerin 5237 sayılı Kanun'un 24/1. maddesi kapsamında kanun hükmünü yerine getirdikleri gerekçesi ile kovuşturmaya yer olmadığına dair karar verildiği, karara karşı yapılan itiraz üzerine Küçükçekmece 4. Sulh Ceza Hâkimliğinc itirazın reddine karar verilmiş ise de; Şikayetçi vekilinin 23.08.2023 tarihli itiraz dilekçesinde belirttiği tanıklar......'nın ve .........'nin tanık sıfatıyla çağrılarak dinlenmeleri, suç yerinde bulunan tanıklar ........... ile beyanlarının alındığını ve olay anını görmediklerinin beyan etmeleri karşısında yeniden dinlenilmelerine gerek olmadığı ancak kamera görüntülerinin dosya içerisinde amatör olarak incelendiği ayrıntılı olarak çözüm tutanağının olmadığı görüntülerin incelenerek gerekirse bilirkişiye tevdii ile çözüm tutanağının ayrıntılı şekilde düzenlenmesi ve olay anının toplanacak diğer deliller ile yapılacak inceleme sonucuna göre değerlendirilerek şüphelilerin hukukî durumunun tayin ve takdir edilmesi gerektiği gözetilmeden, eksik soruşturmaya dayalı olarak kovuşturmaya yer olmadığına dair karar verildiği anlaşılmakla itirazın kabulü ile soruşturmanın genişletilmesi yerine, yazılı şekilde itirazın reddine karar verilmesi, Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının kanun yararına bozma isteminin reddine karar vermek gerekmiştir. III. KARAR 1. Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının kanun yararına bozma isteminin KABULÜNE, 2. Küçükçekmece 4. Sulh Ceza Hakimliğinin, 25.09.2023 tarihli 2023/577 Değişik iş sayılı kararının 5271 sayılı Kanun’un 309/3. maddesi gereği, oy çokluğuyla KANUN YARARINA BOZULMASINA, 5271 sayılı Kanun’un 309/4-a bendi uyarınca gerekli işlemin yapılması için dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 29.05.2025 tarihinde karar verildi. KARŞI OY TCK. 25.MADDE Meşru savunma ve zorunluluk hali Madde 25- (1) Gerek kendisine ve gerek başkasına ait bir hakka yönelmiş, gerçekleşen, gerçekleşmesi veya tekrarı muhakkak olan haksız bir saldırıyı o anda hal ve koşullara göre saldırı ile orantılı biçimde defetmek zorunluluğu ile işlenen fiillerden dolayı faile ceza verilmez. (2) Gerek kendisine gerek başkasına ait bir hakka yönelik olup, bilerek neden olmadığı ve başka suretle korunmak olanağı bulunmayan ağır ve muhakkak bir tehlikeden kurtulmak veya başkasını kurtarmak zorunluluğu ile ve tehlikenin ağırlığı ile konu ve kullanılan vasıta arasında orantı bulunmak koşulu ile işlenen fiillerden dolayı faile ceza verilmez. TCK 24/1 MADDE (1)Kanunun hükmünü yerine getiren kimseye ceza verilmez. PVSK 16. MADDE Zor ve silah kullanma Madde 16- (Değişik: 2/6/2007-5681/4 md.) Polis, görevini yaparken direnişle karşılaşması halinde, bu direnişi kırmak amacıyla ve kıracak ölçüde zor kullanmaya yetkilidir. Zor kullanma yetkisi kapsamında, direnmenin mahiyetine ve derecesine göre ve direnenleri etkisiz hale getirecek şekilde kademeli olarak artan nispette bedenî kuvvet, maddî güç ve kanunî şartları gerçekleştiğinde silah kullanılabilir. İkinci fıkrada yer alan; a) Bedenî kuvvet; polisin direnen kişilere karşı veya eşya üzerinde doğrudan doğruya kullandığı bedenî gücü, b) Maddî güç; polisin direnen kişilere karşı veya eşya üzerinde bedenî kuvvetin dışında kullandığı kelepçe, cop, basınçlı ve/veya boyalı su, göz yaşartıcı gazlar veya tozlar, fizikî engeller, polis köpekleri ve atları ile sair hizmet araçlarını,13 ifade eder. Zor kullanmadan önce, ilgililere direnmeye devam etmeleri halinde doğrudan doğruya zor kullanılacağı ihtarı yapılır. Ancak, direnmenin mahiyeti ve derecesi göz önünde bulundurularak, ihtar yapılmadan da zor kullanılabilir. Polis, zor kullanma yetkisi kapsamında direnmeyi etkisiz kılmak amacıyla kullanacağı araç ve gereç ile kullanacağı zorun derecesini kendisi takdir ve tayin eder. Ancak, toplu kuvvet olarak müdahale edilen durumlarda, zor kullanmanın derecesi ile kullanılacak araç ve gereçler müdahale eden kuvvetin amiri tarafından tayin ve tespit edilir. Polis, kendisine veya başkasına yönelik bir saldırı karşısında, zor kullanmaya ilişkin koşullara bağlı kalmaksızın, 5237 sayılı Türk Ceza Kanununun meşru savunmaya ilişkin hükümleri çerçevesinde savunmada bulunur. Polis; a) Meşru savunma hakkının kullanılması kapsamında, b) Bedenî kuvvet ve maddî güç kullanarak etkisiz hale getiremediği direniş karşısında, bu direnişi kırmak amacıyla ve kıracak ölçüde, c) Hakkında tutuklama, gözaltına alma, zorla getirme kararı veya yakalama emri verilmiş olan kişilerin ya da suçüstü halinde şüphelinin yakalanmasını sağlamak amacıyla ve sağlayacak ölçüde, d) (Ek: 27/3/2015-6638/4 md.) Kendisine veya başkalarına, işyerlerine, konutlara, kamu binalarına, okullara, yurtlara, ibadethanelere, araçlara ve kişilerin tek tek veya toplu halde bulunduğu açık veya kapalı alanlara molotof, patlayıcı, yanıcı, yakıcı, boğucu, yaralayıcı ve benzeri silahlarla saldıran veya saldırıya teşebbüs edenlere karşı, saldırıyı etkisiz kılmak amacıyla ve etkisiz kılacak ölçüde, silah kullanmaya yetkilidir. Polis, yedinci fıkranın (c) bendi kapsamında silah kullanmadan önce kişiye duyabileceği şekilde "dur" çağrısında bulunur. Kişinin bu çağrıya uymayarak kaçmaya devam etmesi halinde, önce uyarı amacıyla silahla ateş edilebilir. Buna rağmen kaçmakta ısrar etmesi 13 27/3/2015 tarihli ve 6638 sayılı Kanunun 4 üncü maddesiyle, bu bentte yer alan “basınçlı” ibaresinden sonra gelmek üzere “ve/veya boyalı” ibaresi eklenmiştir. dolayısıyla ele geçirilmesinin mümkün olmaması halinde ise kişinin yakalanmasını sağlamak amacıyla ve sağlayacak ölçüde silahla ateş edilebilir. Polis, direnişi kırmak ya da yakalamak amacıyla zor veya silah kullanma yetkisini kullanırken, kendisine karşı silahla saldırıya teşebbüs edilmesi halinde, silahla saldırıya teşebbüs eden kişiye karşı saldırı tehlikesini etkisiz kılacak ölçüde duraksamadan silahla ateş edebilir. 7245 SAYILI ÇARŞI VE MAHALLE BEKÇİLERİ KANUNU MADDE 6/e Kişilerin can, mal ve ırzına yönelik saldırı ve tehditleri önlemek ve genel kolluk kuvvetleri gelinceye kadar gerekli tedbirleri almak, MADDE 9 – (1) Çarşı ve mahalle bekçileri 4/7/1934 tarihli ve 2559 sayılı Polis Vazife ve Salâhiyet Kanununun 16 ncı maddesinde belirtilen zor ve silah kullanma yetkisini haizdir. TCK MADDE 21 (1) Suçun oluşması kastın varlığına bağlıdır. Kast, suçun kanuni tanımındaki unsurların bilerek ve istenerek gerçekleştirilmesidir. (2) Kişinin, suçun kanuni tanımındaki unsurların gerçekleşebileceğini öngörmesine rağmen, fiili işlemesi halinde olası kast vardır. Bu halde, ağırlaştırılmış müebbet hapis cezasını gerektiren suçlarda müebbet hapis cezasına, müebbet hapis cezasını gerektiren suçlarda yirmi yıldan yirmibeş yıla kadar hapis cezasına hükmolunur; diğer suçlarda ise temel ceza üçte birden yarısına kadar indirilir. TCK MADDE 27 (1) Ceza sorumluluğunu kaldıran nedenlerde sınırın kast olmaksızın aşılması halinde, fiil taksirle işlendiğinde de cezalandırılıyorsa, taksirli suç için kanunda yazılı cezanın altıda birinden üçte birine kadarı indirilerek hükmolunur. (2) Meşru savunmada sınırın aşılması mazur görülebilecek bir heyecan, korku veya telaştan ileri gelmiş ise faile ceza verilmez. 18.03.2023 tarihinde... işkembe lokantasında yemek yiyen ... ile müşteki ... ve babası..........in kavgaya tutuştukları ve müşteki ...’ın ...’i bıçakla yaraladığı, babası...in bıçak bulundurduğu anlaşılmıştır. Bu esnada lokantada bulunan çarşı ve mahalle bekçileri olaya müdahale etmişlerdir. Müştekilerin bıçaklarını bırakmamaları üzerine bekçilerin havaya 2 el uyarı ateşi açtıkları; buna rağmen müştekilerden ...’ın bıçakla üzerlerine gelmesi ‘’…. İçeride adam vurdum sizi de gelen ekibi de vururum’’ diye tehdit ettiği bekçilerin ...’ın ayağından birden çok giriş çıkışı olacak şekilde yaraladıkları olayda; 7245 sayılı Kanun’un 6/e maddesi gereği kişilerin can, mal ve ırzına yönelik saldırı ve tehditleri önlemek ve genel kolluk kuvvetleri gelinceye kadar gerekli güvenlik tedbirlerini almak ve ayrıca aynı Kanun’un 9. maddesine yaptığı atıfa göre de; PVSK 16. maddesi gereğince silah kullanma yetkisine bekçilerin haiz oldukları açıktır. Saldırgan olan ve ellerinde bıçak bulunan müştekiyi çevreye zarar vermesini önlemek amacıyla yapılan müdahale bekçiler için Kanun emridir. TCK 24/1. maddesine göre Kanun’un hükmünü yerine getiren kişiye ceza verilmez. Dolayısıyla ceza sorumluluğunu ortadan kaldıran bir durum söz konusudur. Ancak; birden çok ateşle sınırın aşıldığı kabul edilsebile; bu sınır aşımı kasıtla değil taksirle meydana gelmiştir. TCK.27/2. maddesi gereği 2 saldırgan olması ve mazur görülecek bir korku, heyecan olması nedeniyle cezasız hak durumu vardır. Bu sebeplerle Kanun yararına bozma talebinin reddine karar verilmesi gerektiği düşüncesiyle; Kabulüyle bozma kararı veren sayın çoğunluğun görüşüne katılmamaktayım.29.05.2025

Bu karar size uygun mu?

Davanızda bu emsali kullanmak için avukat desteği alın.

Görüşme Planla