KÜNYE
8. Ceza Dairesi 2024/23558 E., 2025/7791 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 20 Ekim 2025
- Mahkemesi
- Ceza Dairesi
- Sayısı
- 2023/2030 Esas, 2024/1099 Karar
- Suç
- Suç işlemeye tahrik
- Fiil tarihi
- 11.08.2021
- Hüküm
- İstinaf başvurusunun esastan reddi
- Tebliğname görüşü
- Bozma
Karar Metni
509 kelime·3 dk okuma·7 bölüm
Yapılan ön inceleme neticesinde; sanık hakkında kurulan hükmün temyiz edilebilir olduğu, temyiz edenin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, temyiz isteminin süresinde olduğu, temyiz dilekçesinde temyiz sebeplerine yer verildiği, temyiz isteminin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı tespit edilmekle, gereği düşünüldü:
I. HUKUKİ SÜREÇ
A. İlk Derece Mahkemesi Kararı
Köyceğiz Asliye Ceza Mahkemesinin, 22.03.2023 tarihli ve 2021/953 Esas, 2023/417 Karar sayılı kararı ile sanık hakkında suç işlemeye tahrik suçundan 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu'nun (5271 sayılı Kanun) 223/2-a maddesi uyarınca beraat kararı verilmiş; karar Cumhuriyet savcısı tarafından istinaf edilmiştir.
B. Bölge Adliye Mahkemesi Kararı
İzmir Bölge Adliye Mahkemesi 25. Ceza Dairesinin, 30.04.2024 tarihli, 2023/2030 Esas ve 2024/1099 Karar sayılı kararı ile sanık hakkında İlk Derece Mahkemesince kurulan hükme yönelik Cumhuriyet savcısının istinaf başvurusunun 5271 sayılı Kanun'un 280/1-a maddesi uyarınca esastan reddine karar verilmiştir.
II. TEMYİZ
A. Temyiz Sebepleri
Cumhuriyet Savcısının Temyiz İstemi Sanığın eyleminin suç işlemeye tahrik suçunu oluşturduğuna ve mahkumiyet kararı verilmesi gerektiğine ilişkindir.
B. Değerlendirme ve Gerekçe
Dava dosyası kapsamına göre, sanığın, herkese açık olan Twitter isimli sosyal medya hesabından “Bir p** da demiş, ***’lileri asmak lazım, seni asalım ***, ***’lileri asalım, Suriyelileri asalım, Afganları asalım, Türkiye kurtulsun.” şeklinde paylaşım yaptığı iddiasına ilişkin olarak;
Yargılama sürecindeki işlemlerin usul ve kanuna uygun biçimde yapıldığı, ileri sürülen iddia ve savunmaların dosya kapsamına göre yeterli delillerle gerekçeli kararda tartışıldığı, hükme esas alınan ve reddedilen delillerin açıkça belirtildiği, vicdani kanaatin dosyadaki belge ve bilgilerle uyumlu, kesin verilere dayandığı anlaşılmıştır.
Açık kaynak araştırma raporu ile sanığın sosyal medya hesabının kendisine ait olduğuna ve paylaşımı kendisinin yaptığına dair ikrarı birlikte değerlendirildiğinde, paylaşımın sanık tarafından yapıldığı sonucuna varılmıştır. Ancak, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun 214/1. maddesi “Suç işlemek için alenen tahrikte bulunan kişi, altı aydan beş yıla kadar hapis cezası ile cezalandırılır.” hükmünü içermektedir.
Atılı suçun oluşması için paylaşımın, belirsiz sayıdaki insanı suç işlemeye tahrik etmeye elverişli olması ve failin suç işleme kastıyla hareket etmesi gerekir.
Somut olayda ise, adli sicil kaydında benzer bir suçtan mahkûmiyeti bulunmayan sanık, başka birinin kendisinin desteklediği parti hakkındaki beyanına öfkeyle tepki olarak bu paylaşımı yaptığını ve pişman olduğunu savunmuştur. Dosyadaki ekran görüntüsü kayıtlarına göre, sanığın M.Y. adlı bir kişiyle şahsi tartışmanın ardından paylaşımı yaptığı, bu nedenle sanığın suç işleme kastının belirlenemediği anlaşılmıştır. Ayrıca paylaşımın, belirsiz sayıdaki kişiyi suç işlemeye tahrik etmeye elverişli olmadığı değerlendirilmiştir. Açıklanan nedenlerle, sanığın beraatine karar verilmesinde hukuka aykırılık bulunmamıştır.
III. KARAR
Gerekçe bölümünde açıklanan nedenlerle İzmir Bölge Adliye Mahkemesi 25. Ceza Dairesinin, 30.04.2024 tarihli, 2023/2030 Esas ve 2024/1099 Karar sayılı kararında Cumhuriyet savcısı tarafından öne sürülen temyiz sebepleri ve 5271 sayılı Kanun’un 289/1. maddesi ile sınırlı olarak yapılan temyiz incelemesi sonucunda hukuka aykırılık görülmediğinden, 5271 sayılı Kanun’un 302/1. maddesi uyarınca Tebliğname’ye aykırı olarak ve oybirliğiyle TEMYİZ İSTEMİNİN ESASTAN REDDİ İLE HÜKMÜN ONANMASINA,
Yargıtay 8. Ceza Dairesi, E. 2024/23558, K. 2025/7791, 20 Ekim 2025 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama