İçeriğe geç
AC
8. Ceza Dairesi Esas: 2024/2393 Karar: 2024/8286 Tarih: 2024

Yargıtay 8. Ceza Dairesi E.2024/2393 K.2024/8286

8. Ceza Dairesi 2024/2393 E. , 2024/8286 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ :Ceza Dairesi SAYISI : 2022/3848 E., 2023/93 K. SUÇ : Uyuşturucu madde ticareti yapma HÜKÜM : Hükmün düzeltilerek istinaf başvurusunun esastan reddi TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Onama İlk Derece Mahkemesince verilen hükme yönelik istinaf incelemesi üzerine Bö

Karar Özeti

8. Ceza Dairesi 2024/2393 E. , 2024/8286 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ :Ceza Dairesi SAYISI : 2022/3848 E., 2023/93 K. SUÇ : Uyuşturucu madde ticareti yapma HÜKÜM : Hükmün düzeltilerek istinaf başvurusunun esastan reddi TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Onama İlk Derece Mahkemesince verilen hükme yönelik istinaf incelemesi üzerine Bö

Karar Detayı

8. Ceza Dairesi 2024/2393 E. , 2024/8286 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ :Ceza Dairesi SAYISI : 2022/3848 E., 2023/93 K. SUÇ : Uyuşturucu madde ticareti yapma HÜKÜM : Hükmün düzeltilerek istinaf başvurusunun esastan reddi TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Onama İlk Derece Mahkemesince verilen hükme yönelik istinaf incelemesi üzerine Bölge Adliye Mahkemesi tarafından verilen kararın; 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 286 ncı maddesinin birinci fıkrası uyarınca temyiz edilebilir olduğu, 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 291 inci maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz isteminin süresinde olduğu, 294 üncü maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz dilekçesinde temyiz sebeplerine yer verildiği, 298 inci maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz isteminin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmiştir. Sanık müdafiinin duruşmalı inceleme talebinin 5271 sayılı Kanun’un 299 uncu maddesinin birinci fıkrası gereği takdîren reddine karar verilmekle, gereği düşünüldü: I. HUKUKİ SÜREÇ A. İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığının 29.06.2022 tarihli ve 2022/114191 Soruşturma, 2022/30752 Esas sayılı iddianamesi ile sanığın 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun (5237 sayılı Kanun) 188 inci maddesinin üçüncü fıkrası, dördüncü fıkrasının (a) bendi, 53, 54, 55 ve 58 inci maddeleri uyarınca cezalandırılması istemiyle kamu davası açılmıştır. B. İstanbul 36. Ağır Ceza Mahkemesinin 22.11.2022 tarihli ve 2022/216 Esas, 2022/427 Karar sayılı kararı ile sanığın uyuşturucu madde ticareti yapma suçundan, 5237 sayılı Kanun’un 188 inci maddesinin üçüncü fıkrası, dördüncü fıkrasının (a) bendi, 62 nci maddesinin birinci fıkrası, 52 nci maddesinin ikinci ve dördüncü fıkrası ve 53 üncü maddesi uyarınca 12 yıl 6 ay hapis ve 25.000,00 TL adli para cezası ile cezalandırılmasına, sanık hakkında hak yoksunluklarının uygulanmasına karar verilmiştir. C. İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 36. Ceza Dairesinin 19.01.2023 tarihli ve 2022/3848 Esas, 2023/93 Karar sayılı kararı ile sanık hakkında İlk Derece Mahkemesince kurulan hükümdeki hukuka aykırılık düzeltilerek, hükme yönelik sanık müdafiinin istinaf başvurusunun 5271 sayılı Kanun’un 280 inci maddesinin birinci fıkrasının (d) bendi uyarınca esastan reddine karar verilmiştir. II. TEMYİZ SEBEPLERİ A. Sanık müdafiinin temyiz sebepleri özetle; 1. Delillerin usul ve kanuna aykırı şekilde elde edilmiş olması nedeniyle hükme esas alınamayacağına, 2. Başka şekilde delil elde etme imkanı varken sanıktan ... alımı yöntemiyle uyuşturucu madde almak suretiyle delil toplanmasının kanuna aykırı olduğuna, 3. Gizli soruşturmacıların kışkırtıcı ajan gibi davranıp sanığı suça teşvik ettiğine, 4. Gizli soruşturmacı tarafından yapılan teşhis işleminin kanuna aykırı olduğuna, 5. Sanığın atılı suçu işlediği hususunda mahkumiyeti için yeterli delil bulunmadığına, 6. Sanığın uyuşturucu madde kullanıcısı olup ticaretini yapmadığına, 7. Şüphenin sanık lehine yorumlanarak beraat kararı verilmesi gerektiğine, ilişkindir. III. OLAY VE OLGULAR 1. Dava konusu olay, gizli soruşturmacı olarak görevlendirilen kolluk görevlisinin sanıktan eroin içeren uyuşturucu madde satın aldığına, sanığın evinde yapılan aramada da eroin içeren uyuşturucu madde bulunduğuna ilişkindir. 2. Dava dosyasında, gizli soruşturmacı görevlendirilmesine ilişkin sulh ceza hakimliği kararı, arama ve el koyma kararı, ... alımına ve gizli soruşturmacı tarafından sanığın teşhisine ilişkin raporlar, ele geçirilen maddelerin eroin ve 6-MAM içerdiğine ilişkin uzmanlık raporları, gizli soruşturmacının kolluk görevlisi olduğuna ilişkin yazı, gizli soruşturmacının tanık sıfatı ile mahkemedeki beyanı, sanık ifade ve savunmaları mevcuttur. Temyizin kapsamına göre; A. İlk Derece Mahkemesinin Kabulü İlk Derece Mahkemesince, dava dosyasında bulunan teşhis tutanağında gizli soruşturmacının, uyuşturucu maddeyi satan şahıs olarak sanığı teşhis ettiği, mahkeme huzurunda da "Alışveriş yaptığım şahıs ekranda gördüğüm şahıstır" diyerek sanığı kesin ve net olarak teşhis ettiği, rapor içeriği ile de sabit olduğu üzere sanığın gizli soruşturmacıya 200,00 TL karşılığında eroin ve 6-MAM içeren uyuşturucu maddeyi verdiği, sanığın eyleminin bütünü halinde uyuşturucu maddeyi satışa arz etme seçimlik hareketi içerisinde kaldığı, sanığın evinde yapılan aramada jelatin folyo içerisinde ele geçirilen eroin ve 6-MAM içeren uyuşturucu maddeleri de satmak amacıyla bulundurduğu, sanığın suçtan kurtulmaya yönelik savunmasına itibar edilmediği gerekçesi ile sanığın mahkumiyetine karar verilmiştir. B. Bölge Adliye Mahkemesinin Kabulü Bölge Adliye Mahkemesince, İlk Derece Mahkemesinin kararında, sanık hakkında mahkumiyetin sonucu olarak hak yoksunluklarının uygulanmasına ilişkin hükmün 5237 sayılı Kanun'un 53 üncü maddesine uygun olmadığı, kararda bunun dışında hukuka aykarılık bulunmadığı belirtilmiş ve 5271 sayılı Kanun'un 280 inci maddesinin birinci fıkrasının (d) bendi uyarınca hüküm DÜZELTİLEREK İSTİNAF BAŞVURUSUNUN ESASTAN REDDİNE karar verilmiştir. IV. GEREKÇE Dava dosyası kapsamındaki deliller ve özellikle sanığın, gizli soruşturmacı olarak görevlendirilmiş bulunan kolluk görevlisine eroin ve 6-MAM içeren uyuşturucu maddeyi satmak amacı ile verdiği, sanığın evinde de aynı nitelikte uyuşturucu madde bulunduğu anlaşılmış olmakla, İlk Derece Mahkemesinin ve Bölge Adliye Mahkemesinin, gizli soruşturmacı görevlendirilmesinde hukuka aykırılık bulunmadığına, delillerin hukuka uygun olarak toplandığına, suçun vasfına ve sübutuna ilişkin takdirlerinde bir isabetsizlik bulunmadığı, yargılama sürecindeki işlemlerin kanuna uygun olarak yapıldığı, sanığın üzerine atılı suçu işlediğinin saptandığı, eyleme uyan suç tipi ile yaptırımların doğru biçimde belirlendiği anlaşıldığından; sanık müdafiinin temyiz itirazlarının reddine karar verilmesi gerekmiştir. V. KARAR Gerekçe bölümünde açıklanan nedenlerle İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 36. Ceza Dairesinin, 19.01.2023 tarihli ve 2022/3848 Esas, 2023/93 Karar sayılı kararında sanık müdafiince öne sürülen temyiz sebepleri ve 5271 sayılı Kanun’un 289 uncu maddesinin birinci fıkrası ile sınırlı olarak yapılan temyiz incelemesi sonucunda hukuka aykırılık görülmediğinden; 5271 sayılı Kanun’un 302 nci maddesinin birinci fıkrası gereği, Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle TEMYİZ İSTEMİNİN ESASTAN REDDİ İLE HÜKMÜN ONANMASINA, Hükmolunan ceza miktarı ile tutuklu kalınan süre dikkate alınarak sanık hakkındaki salıverilme talebinin REDDİNE, Dava dosyasının, 5271 sayılı Kanun’un 304 üncü maddesinin birinci fıkrası uyarınca İstanbul 36. Ağır Ceza Mahkemesine, Yargıtay ilâmının bir örneğinin ise İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 36. Ceza Dairesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 04.11.2024 tarihinde karar verildi.

Bu karar size uygun mu?

Davanızda bu emsali kullanmak için avukat desteği alın.

Görüşme Planla