İçeriğe geç
AC
8. Ceza Dairesi Esas: 2024/2420 Karar: 2024/8795 Tarih: 2024

Yargıtay 8. Ceza Dairesi E.2024/2420 K.2024/8795

8. Ceza Dairesi 2024/2420 E. , 2024/8795 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ :Ceza Dairesi SAYISI : 2023/72 E., 2023/223 K. SUÇ : Uyuşturucu veya uyarıcı madde ticareti yapma veya sağlama HÜKÜM : Düzeltilerek İstinaf başvurusunun esastan reddi TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Onama İlk Derece Mahkemesince verilen hükme yönelik istinaf inc

Karar Özeti

8. Ceza Dairesi 2024/2420 E. , 2024/8795 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ :Ceza Dairesi SAYISI : 2023/72 E., 2023/223 K. SUÇ : Uyuşturucu veya uyarıcı madde ticareti yapma veya sağlama HÜKÜM : Düzeltilerek İstinaf başvurusunun esastan reddi TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Onama İlk Derece Mahkemesince verilen hükme yönelik istinaf inc

Karar Detayı

8. Ceza Dairesi 2024/2420 E. , 2024/8795 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ :Ceza Dairesi SAYISI : 2023/72 E., 2023/223 K. SUÇ : Uyuşturucu veya uyarıcı madde ticareti yapma veya sağlama HÜKÜM : Düzeltilerek İstinaf başvurusunun esastan reddi TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Onama İlk Derece Mahkemesince verilen hükme yönelik istinaf incelemesi üzerine Bölge Adliye Mahkemesi tarafından verilen kararın; 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 286 ncı maddesinin birinci fıkrası uyarınca temyiz edilebilir olduğu, 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 291 inci maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz isteminin süresinde olduğu, 294 üncü maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz dilekçesinde temyiz sebeplerine yer verildiği, 298 inci maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz isteminin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmiştir. Sanık müdafinin duruşmalı inceleme talebinin, 7079 sayılı Kanun’un 94 üncü maddesiyle değişik 5271 sayılı Kanun’un 299 uncu maddesinin birinci fıkrası gereği takdîren reddine karar verilmekle, gereği düşünüldü: I. HUKUKÎ SÜREÇ 1.İstanbul Anadolu Cumhuriyet Başsavcılığının 18.01.2022 tarihli iddianamesiyle sanık hakkında Uyuşturucu veya uyarıcı madde ticareti yapma veya sağlama suçundan 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun (5237 sayılı Kanun) 188/3. 188/4-b. ve 53. maddeleri uyarınca cezalandırılması istemiyle dava açılmıştır. 2.İstanbul Anadolu 16. Ağır Ceza Mahkemesinin 23.11.2022 tarihli kararı ile sanık hakkında Uyuşturucu veya uyarıcı madde ticareti yapma veya sağlama suçundan 5237 sayılı Kanun'un 188/3.,188/4-b., 52/2-4., 58. ve 53. maddeleri uyarınca 15 yıl hapis ve 30.000 TL adli para cezası cezalandırılmasına ve hak yoksunluklarına karar verilmiştir. 3.İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 36. Ceza Dairesinin, 08.02.2023 tarihli kararı ile düzeltilerek istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir. II. TEMYİZ SEBEPLERİ Sanık müdafinin temyiz isteği; istihbari çalışma, arama, yakalama ve el koyma işlemlerinin kanuna aykırı yapıldığına, hts kaydı, fiziki ve teknik takip ile telefon dinleme kaydının bulunmadığına, sanığın evinde yapılan aramada da herhangi bir suç unsurunun ele geçirilemediğine, tanıklarla müvekkili sanığın yüzleştirme ve teşhis işlemlerinin yaptırılmadığına, mahkemede dinlenen kanıkların sanığı tanımadıklarını ifade ettiklerine, mevcut delil durumu itibariyle hakkında atılı suçu işlediğine dair, mahkumiyete yeterli, kesin, somut, şüpheden uzak delil bulunmayan sanığın beraati yerine, mahkümiyetine karar verilmesinin usul ve yasaya aykırı olduğuna ilişkindir. III. OLAY VE OLGULAR Dava konusu olay sanığın uyuşturucu madde ticareti yaptığı iddiasına ilişkindir. Temyizin kapsamına göre; A. İlk Derece Mahkemesinin Kabulü Olay tarihinde, sanık ...'ın ikamet adresi çevresinde uyuşturucu ticareti yaptığına ilişkin kolluk kuvvetlerine gelen bilgi üzerine, sanığın ikametinin bulunduğu adresin etrafında kolluk görevlilerince takibe başlandığı, bu esnada olay tanıkları S. S. ve Ü. Ş.nin olay mahalline gelerek etrafı gözledikleri, tanık ...'ın sanığın evinin yakınındaki Kale ve Göreme sokaklarının kesişim noktasına geldiğinde sanık ...'nin tanık S.nin yanına yanaştığı, tanık ...'ın sanığa miktarı belirlenemeyen para uzattığı ve sanığın da tanık S.ye uyuşturucu maddeyi Kumrular Camii bahçe girişine yaklaşık 75 metre mesafede bulunan yerde verdiği, tanık S.nin sanıktan aldığı maddeyi beraber geldikleri arkadaşı tanık Üsame'nin bel çantasına koyduğu, yeterli sayıda kolluk personeli bulunmadığından suç üstü yapılmaksızın olay tanıkları kolluk kuvvetlerince takip edilerek müsait bir mesafe sonrasında durdurulduğu ve tanık Ü.nün rızası ile kolluk görevlilerince bel çantası kontrol edildiğinde kriminal rapora göre % 60 oranında esrar elde etmeye elverişli 3 parça satışa hazır şekilde ambalaja sarılı net ağırlığı 1,0 gr olan hint keneviri bitki parçalarının olduğu tespit edilen uyuşturucu maddenin ele geçtiği, olay tanıklarının ele geçen maddeyi sanıktan aldıklarını ve daha öncesinde de sanıktan birden çok defa uyuşturucu aldıklarını beyan ettikleri, olay tanıkları kolluk güçleri ile beraber bulundukları sırada sanığın yabancı uyruklu şahıs adına kayıtlı olduğu tespit edilen 0 (545) ... numaralı hat üzerinden olay tanığı S.yi aradığı ve S.nin telefonunda gelen arama kaydında "mahalleden ..." olarak kayıtlı olduğu, sanığın telefonda tanık S.ye kendisine verdiği 200,00 TL paranın sahte çıktığını söyleyerek tekrar olay yerine çağırdığı, tanık S.nin "yanlışlık olmalı geliyoruz" diyerek görüşmeyi sonlandırdığı, bunun üzerine sanığın adresine yakın mahalde kolluk ekiplerinin sanığı beklemeye başladığı ve sanığın ekibi fark etmesi üzerine elindeki telefonu evinin avlusunda bulunan kümese doğru fırlatarak kaçtığı, ekiplerin sanığın peşinden giderek sanığı yakaladığı ve üzerinde 2 adet aynı seri numaralı 100,00-TL'lik banknot dışında suç unsuruna rastlanılmadığı, bahse konu GSM hattı arandığında ulaşılamadığı ve usulüne göre sanığın evinde yapılan aramada 0 (545) *** **16 numaralı hat takılı telefonun ve başkaca yasaya aykırı unsur ele geçmediği anlaşılmakla, yargılamaya konu olay ve oluşun bu şekilde gerçekleştiği kabul edilmiştir. Sanığın olay tanıklarının hiçbirini tanımadığını, 0 (545) *** **16 numaralı hattı kullanmadığını, üzerinde ele geçen 2 adet sahte 100,00 TL'lik banknotu hava almak için dışarı çıktığında sokakta yerde bulduğunu ve üzerine atılı suçu işlemediğine dair inkara yönelik suçtan kurtulmaya yönelik savunmada bulunduğu, tanıklar Ü. Ş. ve S. S. soruşturma aşamasındaki ifadelerinden dönerek olay günü ve öncesinde sanıktan uyuşturucu madde aldıklarını beyan ettikleri anlaşılmış ise de, sanığın ikametinin yakınında "Muşlu ..." tarafından uyuşturucu ticareti yapıldığına dair istihbarat bilgisinin bulunması, olayda kullanılan ve ele geçirilemeyen 0(545)1*** **16 numaralı hat ile sanığın kardeşi ... ... arasında yoğun iletişim kaydının bulunması, tanık S.na ait telefonda bu hattın "mahalleden ..." olarak kayıtlı olması, olayın meydana geliş şekli, tutanak mümzilerinin beyanları, tanıklar U. ve S.nin olay tutanağı ve olayın meydana geliş şekline uygun beyanları karşısında, tanıklar U. ve S.nin kovuşturma aşamasındaki beyanlarının sanığı suçtan kurtarmaya yönelik olduğu kabul edilerek itibar edilmemiş olup; sanığın bu şekilde sübutu kabul edilen eyleminin uyuşturucu ve uyarıcı madde ticareti yapma veya sağlama suçuna vücut verdiği Mahkememiz tarafından sabit görülmekle, eylemine uyan Türk Ceza Kanunu'nun 188/3 maddesine göre suçun işleniş şekli, özellikleri dikkate alınarak takdir edilen 10 yıl hapis ve 1.000 gün adli para cezası ile cezalandırılmasına, sanığın atılı suçu Türk Ceza Kanunu'nun 188/4-b maddesinde sayılan yerlerden olan (Kumrular Camii'ne 74,8 metre mesafede) ibadethaneye 200 metreden yakın mesafedeki yerde işlediği anlaşılmakla cezasından yarı oranında artırım yapılmasına, sanığın sabıkalı geçmişi ve hakkında takdiri indirim uygulanmasını gerektirir başka bir sebep bulunmaması da nazara alınarak hakkında Türk Ceza Kanunu'nun 62. maddesi kapsamında takdiri indirim uygulamasına yer olmadığına, sanığa verilen 1500 gün adli para cezasının Türk Ceza Kanunu'nun 52/2 maddesi uyarınca 1 gün karşılığı takdir edilen 20 TL'den paraya çevrilerek 30.000-TL adli para cezasıyla cezalandırılmasına karar verilmiştir. B. Bölge Adliye Mahkemesinin Kabulü Hükme yönelik istinaf başvurusunun 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu'nun 280/1-d. maddesi gereğince; Türk Ceza Kanunu'nun 58. maddesinin uygulanması ile ilgili hükmün 8. paragrafının çıkarılarak yerine, ''Sanığın İstanbul Anadolu 4. Ağır Ceza Mahkemesi'nin 2017/25 Esas, 2017/220 Karar sayılı ilamı ile aldığı cezanın tekerrüre esas olduğu anlaşılmakla cezasının Türk Ceza Kanunu'nun 58/6 maddesi gereğince mükerrirlere özgü infaz rejimine göre çektirilmesine, cezasının infazından sonra hakkında denetimli serbestlik tedbirinin uygulanmasına'' ibaresinin yazılması, Hükmün 10. bendinde yer alan müsadereye ilişkin fıkranın hükümden tümüyle çıkartılması suretiyle düzeltilerek esastan reddine karar verilmiştir. IV. GEREKÇE Sanık savunması, Sultanbeyli İlçe Emniyet Müdürlüğünün 07.10.2021 tarihli Tahkikat Evrakı, Cumhuriyet Savcısı Görüşme Tutanağı, Olay Tutanağı, Sultanbeyli Devlet Hastanesinin Genel adli muayene raporu, şüpheli ifade tutanağı, bilgi alma ifade tutanağı, ev arama tutanağı, kroki ve tespit tutanağı, Bilgi Teknolojileri ve İletişim Kurumu'nun 23.03.2022 tarihli yazısı ve HTS kayıtları, İstanbul Kriminal Polis Laboratuvarı Müdürlüğünün 09.12.2021 tarihli raporu ve tüm dosya kapsamı birlikte değerlendirildiğinde; İlk Derece Mahkemesi ve Bölge Adliye Mahkemesinin, suçun vasfına ve sübutuna ilişkin takdirinde bir isabetsizlik bulunmadığı anlaşılmakla sanık müdafinin temyiz sebepleri yerinde görülmemiş; hükümde açıklanan gerekçeler usul ve yasaya uygun bulunarak hukuka aykırılık tespit edilmemiştir. V. KARAR Gerekçe bölümünde açıklanan nedenle İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 36. Ceza Dairesinin, 08.02.2023 tarihli ve 2023/72 Esas, 2023/223 Karar sayılı kararında sanık müdafiince öne sürülen temyiz sebepleri ve 5271 sayılı Kanun’un 289 uncu maddesinin birinci fıkrası ile sınırlı olarak yapılan temyiz incelemesi sonucunda hukuka aykırılık görülmediğinden 5271 sayılı Kanun’un 302 nci maddesinin birinci fıkrası gereği, Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle TEMYİZ İSTEMİNİN ESASTAN REDDİ İLE HÜKMÜN ONANMASINA, Hükmolunan hapis cezasının süresi ile tutuklama tarihine göre, sanık müdafinin tahliye talebinin reddine, Dava dosyasının, 5271 sayılı Kanun’un 304 üncü maddesinin birinci fıkrası uyarınca İstanbul Anadolu 16. Ağır Ceza Mahkemesine, Yargıtay ilâmının bir örneğinin ise İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 36. Ceza Dairesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 19.11.2024 tarihinde karar verildi.

Bu karar size uygun mu?

Davanızda bu emsali kullanmak için avukat desteği alın.

Görüşme Planla