İçeriğe geç
AC
8. Ceza Dairesi Esas: 2024/24452 Karar: 2025/2229 Tarih: 2025

Yargıtay 8. Ceza Dairesi E.2024/24452 K.2025/2229

8. Ceza Dairesi 2024/24452 E. , 2025/2229 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi SAYISI : 2021/38 Esas, 2024/382 Karar SUÇLAR : Başkasına ait banka veya kredi kartının izinsiz kullanılması suretiyle yarar sağlama, dolandırıcılık, 5464 sayılı Kanuna aykırılık, tefecilik yapma HÜKÜMLER : Beraat, zamanaşımı n

Karar Özeti

8. Ceza Dairesi 2024/24452 E. , 2025/2229 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi SAYISI : 2021/38 Esas, 2024/382 Karar SUÇLAR : Başkasına ait banka veya kredi kartının izinsiz kullanılması suretiyle yarar sağlama, dolandırıcılık, 5464 sayılı Kanuna aykırılık, tefecilik yapma HÜKÜMLER : Beraat, zamanaşımı n

Karar Detayı

8. Ceza Dairesi 2024/24452 E. , 2025/2229 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi SAYISI : 2021/38 Esas, 2024/382 Karar SUÇLAR : Başkasına ait banka veya kredi kartının izinsiz kullanılması suretiyle yarar sağlama, dolandırıcılık, 5464 sayılı Kanuna aykırılık, tefecilik yapma HÜKÜMLER : Beraat, zamanaşımı nedeniyle düşme TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Temyiz isteminin reddi,Onama 1.Sanık ... hakkında başkasına ait banka veya kredi kartının izinsiz kullanılması suretiyle yarar sağlama ve dolandırıcılık suçlarından kurulan beraat hükümlerine yönelik Maliye Hazinesi vekilinin temyizinin incelenmesinde; 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun (5237 sayılı Kanun) 245 inci maddesinin birinci fıkrasında düzenlenen başkasına ait banka veya kredi kartının izinsiz kullanılması suretiyle yarar sağlama suçu ve dolandırıcılık suçlarından doğrudan zarar görmeyen Maliye Hazinesinin davaya katılma hakkı bulunmadığı cihetle; Hazine adına vekilinin temyiz isteminin 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu'nun (5271 sayılı Kanun) 317. maddesi gereğince REDDİNE, 2. Sanıklar ... ve ... hakkında tefecilik suçundan kurulan hükümlere yönelik Maliye Hazinesi vekilinin temyizinde ise; 5271 sayılı Kanun'un 260/1. maddesine göre kamu davasından haberdar edilmemiş ya da haberdar olmamış bulunup da katılan sıfatını alabilecek surette tefecilik suçundan zarar görmüş olan Hazinenin kanun yollarına başvurma hakkının bulunduğu ve hükmün 21.08.2024 havale tarihli dilekçe ile Hazine vekili tarafından temyiz edildiği açıkça katılma iradesinin ortaya konulduğu anlaşılmakla, 5271 sayılı Kanun'un 237/2. maddesi gözetilerek Maliye Hazinesinin davaya katılmasına ve vekilinin de katılan vekili olarak kabulü ile yapılan incelemede; Sanıklar hakkında bozma üzerine kurulan hükümlerin; karar tarihi itibarıyla temyiz edilebilir olduğu, karar tarihinde yürürlükte bulunan usul hükümlerine göre temyiz edenin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, temyiz isteğinin süresinde olduğu, ve reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle gereği düşünüldü: I. HUKUKÎ SÜREÇ A. Yargıtay Bozma İlamı Ceyhan 2. Asliye Ceza Mahkemesinin, 25.02.2016 tarihli ve 2013/438 Esas, 2014/461 Karar sayılı kararının Maliye Hazinesi vekili, Vakıfbank A.Ş. ve sanıklar müdafileri tarafından temyizi üzerine Yargıtay 8. Ceza Dairesinin 29.06.2020 tarih,2020/222 Esas,2020/14451 Karar sayılı ilamıyla; 1. Sanık ... hakkında banka veya kredi kartlarını kötüye kullanma suçundan kurulan ek kararın onanmasına, 2. Sanıklar ... ve ... hakkında tefecilik suçundan kurulan mahkumiyet hükümlerine ilişkin temyiz incelemesinde; ''Duruşmadan usulüne uygun haberdar edilmeyen şikayetçi Vakıfbank A.Ş’nin gerekçeli kararın tebliği üzerine hükmü temyiz ettiği anlaşıldığından, şikayetçi kurumun 5271 sayılı CMK.nın 260/1. madde ve fıkrası uyarınca yasa yollarına başvurma hakkı bulunduğu belirlenerek yapılan incelemede; a) Şikayetçi bankanın duruşmadan haberdar edilip iddia ve delillerini sunma ve davaya katılma olanağı sağlanarak sanıkların hukuki durumlarının değerlendirilmesi gerektiği gözetilmeden, iddia hakkı kısıtlanmak suretiyle CMK.nın 233 ve 234. maddelerine aykırı davranılması, b) Sanıkların, işlettiği işyerindeki POS cihazlarından herhangi bir mal teslimi ve hizmet ifası olmaksızın, faiz karşılığı başkalarına ait kredi kartları ile çekim işlemleri yaptığından bahisle tefecilik suçundan açılan davada; sahte olduğu iddia edilen harcama belgeleri ile kartların hesap özetlerinin dosyada bulunmadığı ve UYAP üzerinde yapılan araştırma ile sanık ... hakkında Ceyhan 4. Asliye Ceza Mahkemesi’nin 2017/944 Esas, sanık ... Ceyhan 4. Asliye Ceza Mahkemesi’nin 2018/263 Esas sayılı dosyalarında tefecilik ve 5464 sayılı yasaya aykırılık suçlarından açılan davaların bulunduğu anlaşılması karşısında; Ceyhan 4. Asliye Ceza Mahkemesi’nin 2017/944 Esas ve 2018/263 Esas sayılı dosyalarının getirtilerek incelenmesi, olanaklı olduğu takdirde davaların birleştirilmesi, birleştirme olanaklı olmaz ise esasa etkili belgelerin onaylı birer örneği dosya arasına alındıktan sonra yukarıda belirtilen eksikliklerin de giderilerek tüm kanıtlar birlikte değerlendirilerek sanıkların hukuki durumunun tayin ve takdiri gerekirken, eksik araştırma ile yazılı şekilde hükümler kurulmasının kanuna aykırı olduğu'' gerekçesiyle hükümlerin bozulmasına, c) Sanık ... hakkında banka veya kredi kartlarını kötüye kullanma suçundan kurulan hükme ilişkin temyiz incelemesinde; sanığın savunmasının aksine atılı suçu işlediğine dair mahkumiyete yeterli her türlü şüpheden uzak, kesin ve inandırıcı delil bulunmadığı gözetilmeden, atılı suçlardan beraati yerine yazılı şekilde mahkûmiyetine karar verilmesinin yasaya aykırı olduğu gerekçesiyle bozulmasına, d) Sanık ... hakkında katılan ...’a karşı dolandırıcılık suçundan kurulan hükme ilişkin temyiz incelemesinde; oluşa ve tüm dosya kapsamına göre sanığın aşamalarda değişmeyen inkara yönelik savunmasının aksine atılı suçu işlediğine dair mahkumiyete yeterli her türlü şüpheden uzak, kesin ve inandırıcı delil bulunmadığı gözetilmeden, beraati yerine yazılı şekilde mahkûmiyetine karar verilmesinin hukuka aykırı olduğu gerekçesiyle bozulmasına, e) Sanık hakkında katılan ...’e karşı dolandırıcılık suçundan kurulan hükme ilişkin temyiz incelemesinde; ''...sanık ile katılan arasındaki anlaşmazlığın hukuk mahkemelerinde çözümü mümkün hukuki ihtilaf mahiyetinde bulunduğu gözetilmeden, atılı suçtan sanığın beraati yerine delillerin takdirinde yanılgıya düşülerek yazılı şekilde mahkumiyet hükmünün kurulmasının hukuka aykırı olduğu gerekçesiyle bozulmasına karar verilmiştir. B. Yargıtay Bozma İlamından Sonraki Yargılama Süreci Ceyhan 2. Asliye Ceza Mahkemesinin 04.06.2024 tarihli,2021/38 Esas, 2024/382 Karar sayılı kararıyla; 1.Sanık ... hakkında banka veya kredi kartlarını kötüye kullanma suçundan yapılan yargılamada atılı suçu işlediği sabit olmadığından 5271 sayılı Kanun'un 223/2-e maddesi gereğince beraatine, 2. Sanık ... hakkında katılan ...'a yönelik dolandırıcılık suçundan yapılan yargılamada atılı suçu işlediği sabit olmadığından 5271 sayılı Kanun'un 223/2-e maddesi gereğince beraatine, 3. Sanık ... hakkında katılan ...'e yönelik dolandırıcılık suçundan yapılan yargılamada atılı fiil kanunda suç olarak tanımlanmadığından 5271 sayılı Kanun'un 223/2-a maddesi gereğince beraatine, 4. Sanıklar ... ve ... hakkında tefecilik suçundan yapılan yargılamada; atılı suç yönünden zamanaşımı süresi dolduğundan 5237 sayılı Kanun'un 66/1-e, 67/4 maddeleri ile 5271 sayılı Kanun'un 223/8. maddeleri gereğince zamanaşımı nedeniyle düşme kararları verilmiştir. II. TEMYİZ A. Temyiz Sebepleri Katılan ... vekilinin Temyiz İstemi Sanıklar hakkında beraat ve tefecilikten düşme kararları usul ve kanuna aykırı olduğuna, sanıkların atılı suçları işlediğine ve re'sen gözetilecek diğer nedenlere ilişkindir. B. Değerlendirme ve Gerekçe 1. Oluşa ve tüm dosya kapsamına göre; sanıkların Adana ili Ceyhan ilçesinde işlettikleri işyerinde perakende telefon alım satım faaliyeti yürüttükleri, 16.12.2015 ve 28.04.2017 tarihli suç duyurusu raporlarına, bilirkişi raporlarına ve katılanların anlatımlarına göre 2010 ve 2012 takvim yılında gerçekte telefon alım-satımı olmadığı halde, üçüncü şahısların nakit ihtiyaçlarını karşılamak amacıyla %2 veya %3 komisyon karşılığında farklı bankalardan yükümlü işyerine verilen POS cihazından kredi kartı çekimleri yaptıkları iddiasına ilişkin olarak Sanıkların işlettikleri işyerindeki POS cihazlarından herhangi bir mal teslimi ve hizmet ifası olmaksızın, müşterilerinin gerek kendisine gerekse başkasına ait kredi kartı ile komisyon karşılığında çekim işlemi yapmasına olanak sağlama şeklindeki eylemlerinin; Yargıtay Ceza Genel Kurulu'nun 10.05.2022 tarih, 2021/8-239 Esas, 2022/325 Karar sayılı kararında '' ... 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun 241 inci maddesinin birinci fıkrasında düzenlenen "Tefecilik'' suçunun 5464 sayılı Kanun'un 36 ncı maddesinin birinci fıkrasında hüküm altına alınan "Sahte belge düzenlenmesi" suçunu bünyesine aldığı ve bu suçu tükettiği, "Sahte belge düzenlenmesi" suçunun ''Tefecilik'' suçunun unsuru olduğu ve eyleminin bir bütün hâlinde Türk Ceza Kanunu'nun 241 inci maddesinin birinci fıkrasında düzenlenen ''Tefecilik'' suçunu oluşturduğu kabul edilmelidir." şeklindeki içtihatı dikkate alındığında sanığın fiilinin zincirleme şekilde tefecilik suçunu oluşturduğu; Sanıkların yargılama konusu eylemleri için,suç tarihinde yürürlükte bulunan ve lehe olan 5237 sayılı Kanunun 241 inci maddesi belirlenecek cezanın türü ve üst haddine göre 5237 sayılı Kanun’un 66 ncı maddesinin birinci fıkrasının (e) bendi gereği 8 yıllık olağan, aynı Kanun'un 67 inci maddesinin dördüncü fıkrası uyarınca 12 yıllık olağanüstü dava zamanaşımı sürelerinin öngörüldüğü anlaşılmıştır. 2. Sanıklar hakkında yapılan yargılamada Yargıtay bozma ilamından sonra birleşen Ceyhan 4. Asliye Ceza Mahkemesinin 23.02.2021 tarih,2018/263 Esas, 2021/79 Karar sayılı dosyasında iddianame tarihinin 02.02.2018, Ceyhan 4. Asliye Ceza Mahkemesini 07.06.2021 tarihli, 2017/944 Esas, 2021/271 Karar sayılı dosyasında iddianame tarihinin 13.11.2017 olduğu, zamanaşımı kesen sebepler arasında yer alan işbu iddianame tarihleri dikkate alındığından olağan 8 yıllık zamanaşımı süresinin dolmadığı ancak 5237 sayılı Kanun'un 67 nci maddesinin dördüncü fıkrası uyarınca suç tarihi olan işyerinde bulunan POS cihazından yapılan son çekim işleminin gerçekleştiği 03.09.2012 tarihinden temyiz inceleme tarihine kadar, 12 yıllık olağanüstü dava zamanaşımı süresinin gerçekleşmiş olduğu belirlenmiştir. 3. Sanıklar hakkında tefecilik suçundan 5237 sayılı Kanun'un 67/4. ve 5271 sayılı Kanun'un 223/8. maddeleri gereğince suç tarihinden temyiz inceleme tarihine kadar olağanüstü zamanaşımı süresinin gerçekleşmesine rağmen Mahkemece son mahkumiyet kararından itibaren 5237 sayılı Kanun'un 66/1-e, 67/4. maddeleri ile 5271 sayılı Kanun'un 223/8. maddesi gereğince 8 yıllık olağan zamanaşımı süresinin dolduğu gerekçesiyle zamanaşımı nedeniyle düşme kararları verilmesi kanuna aykırı görülmüş ise de bu hukuka aykırılık Yargıtay tarafından giderilmiştir. III. KARAR 1.Sanık ... hakkında başkasına ait banka veya kredi kartının izinsiz kullanılması suretiyle yarar sağlama ve dolandırıcılık suçlarından kurulan beraat hükümlerine yönelik katılan ... vekilinin temyizinin incelenmesinde; 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun 245 inci maddesinin birinci fıkrasında düzenlenen başkasına ait banka veya kredi kartının izinsiz kullanılması suretiyle yarar sağlama suçu ve dolandırıcılık suçlarından doğrudan zarar görmeyen Maliye Hazinesinin davaya katılma hakkı bulunmadığı cihetle;katılan ... adına vekilinin temyiz isteminin 5271 sayılı Kanun'un 317. maddesi gereğince REDDİNE, 2. Sanıklar ... ve ... hakkında tefecilik suçundan kurulan hükümlere yönelik katılan ... vekilinin temyizinin incelenmesinde; Gerekçe bölümün ''3'' nolu bendinde yer alan nedenlerle Ceyhan 2. Ceza Mahkemesinin, 04.06.2024 tarihli, 2021/38 Esas, 2024/382 Karar sayılı kararına yönelik katılan ... vekilinin temyiz isteği yerinde görüldüğünden hükümlerin, 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu'nun (1412 sayılı Kanun) 321 inci maddesi uyarınca BOZULMASINA, bu husus yeniden yargılamayı gerektirmediğinden aynı Kanun’un 322 nci maddesine göre düzeltilmesi mümkün bulunduğundan, hüküm fıkrasının ''e'' bendinde yer alan “... bu suça ilişkin öngörülen olağan dava zamanaşımı süresinin dolduğu mahkememizce anlaşılmakla sanıklar hakkında açılan kamu davasının 5237 sayılı Kanun'un 66/1-e, 67/4, maddeleri ile 5271 sayılı Kanun'un 223/8. maddesi gereğince davanın zamanaşımına uğraması nedeniyle DÜŞÜRÜLMESİNE,'' ibaresinin çıkartılarak yerine “bu suça ilişkin öngörülen olağanüstü dava zamanaşımı süresinin suç tarihi olan 03.09.2012 tarihinden temyiz inceleme tarihine dolduğu anlaşılmakla sanıklar hakkında açılan kamu davasının 5237 sayılı Kanun'un 67/4. maddesi ile 5271 sayılı Kanun'un 223/8. maddesi gereğince zamanaşımı nedeniyle DÜŞÜRÜLMESİNE,'' ibaresinin eklenmesi suretiyle sair yönleri usul ve kanuna uygun bulunan hükümlerin Tebliğnameye gerekçe yönünden aykırı olarak, oy birliğiyle DÜZELTİLEREK ONANMASINA, Dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 19.03.2025 tarihinde karar verildi.

Bu karar size uygun mu?

Davanızda bu emsali kullanmak için avukat desteği alın.

Görüşme Planla