Karar Özeti
8. Ceza Dairesi 2024/23928 E. , 2025/2233 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ : Asliye Ceza Mahkemesi SAYISI : 2012/174 E, 2013/79 K. SUÇ : Başkasına ait banka veya kredi kartının izinsiz kullanılması suretiyle yarar sağlama HÜKÜM : Mahkumiyet TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Onama Yapılan ön inceleme neticesinde; sanık hakkında kurulan h
Karar Detayı
8. Ceza Dairesi 2024/23928 E. , 2025/2233 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ : Asliye Ceza Mahkemesi SAYISI : 2012/174 E, 2013/79 K. SUÇ : Başkasına ait banka veya kredi kartının izinsiz kullanılması suretiyle yarar sağlama HÜKÜM : Mahkumiyet TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Onama Yapılan ön inceleme neticesinde; sanık hakkında kurulan hükmün temyiz edilebilir olduğu, temyiz edenin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, Anayasa'nın 40/2. maddesi, 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu'nun (5271 sayılı Kanun) 34/2, 231/2 ve 232/6. maddeleri uyarınca, Mahkeme kararlarında başvurulacak kanun yolu, mercii, başvuru şekli, süresi ve bu sürenin başlangıcının açıkça ve ilgiliyi yanıltmayacak biçimde gösterilmesi gerektiği halde; kararda temyiz süresinin tefhimden başlayacağı şeklinde gösterilmesi gerekirken denilmek suretiyle yanıltıldığı anlaşılmakla, sanığın yokluğunda karar verilmesine rağmen hüküm fıkrasında kanun yolu kısmında hükme yönelik kanun yolunun sanık yönünden tebliğden itibaren başlayacağının belirtilmesi yerine ''tefhimden itibaren'' ibaresine yer verilmek suretiyle yanıltıldığı, ayrıca sanığın yokluğunda verilen hükmün savunmasında bildirdiği son bilinen adresi olan "...İstanbul'' adresi yerine doğrudan MERNİS şerhi düşülen '...İstanbul'' No: ... ...Muş" adresine 7201 sayılı Tebligat Kanunu'nun (7201 sayılı Kanun) 21/2. maddesi gereğince tebligat yapıldığı ve bu nedenlerle tebligatın usulsüz olduğu anlaşıldığından, öğrenme üzerine yapılan temyiz isteminin süresinde olduğu, temyiz isteminin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı tespit edilmekle, gereği düşünüldü: I. HUKUKÎ SÜREÇ Türkeli Asliye Ceza Mahkemesinin, 28.03.2013 tarihli ve 2012/174 Esas, 2013/79 Karar sayılı kararı ile sanık hakkında başkasına ait banka veya kredi kartının izinsiz kullanılması suretiyle yarar sağlama suçundan 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun (5237 sayılı Kanun) 245/1, 168/1, 62, 50/1-a, 52/2 . maddeleri gereğince hapisten çevrili 6.000 TL adli para cezası ile cezalandırılmasına karar verilmiştir. II. TEMYİZ A. Temyiz Sebepleri Sanık Müdafiinin Temyiz İstemi Sanığın üzerine atılı suçun unsurlarının oluşmadığına, sanığın eyleminin 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun 157. maddesi kapsamında gereğince dolandırıcılık suçu kapsamında değerlendirilmesi gerektiğine, kararın Yargıtay İçtihatlarına aykırı olduğuna, sanığın huzurda savunmasın alınması gerektiğine ve son sözü sorulmadığına ilişkindir. B.Değerlendirme ve Gerekçe 1.Dosya kapsamına göre; olay tarihinde sanığın yetkilisi olduğu ... Teknoloji Pazarlama firmasının kullandığı GSM hattından mağdur ...'nin kullandığı GSM hattına ''cep telefonu ve fotoğraf makinası kazandınız, hediyeleri almak için arayınız'' şeklinde mesaj geldiği, mağdur ...'ın bu mesajda belirtilen telefon numarasını araması üzerine karşıdaki şahsın telefonu açarak şikayetçiye mesajda belirtilen hediyeleri alması için kredi kartının son 4 hanesinde yer alan numaraları vermesi gerektiğini söylemesi ve ısrarı üzerine mağdurun Ziraat Bankası A.Ş'den verilme şikayetçi babası adına kayıtlı ancak kendisinin kullanımında olan Ziraat Bankasından verilme 4446...5486 nolu kredi kartı bilgilerini verdiği ve bu bilgilerle mağdurun bilgisi ve rızası dışında sanığın yetkilisi olduğu firmadan 418,00 TL tutarında işlem gerçekleştiği ve sanığın kovuşturma başlamadan mağdurun uğradığı zararı gidererek etkin pişmanlık gösterdiği iddiasına ilişkin olarak; Pazarlama, çağrı merkezi veya danışmanlık şirketi adı altında kurulan bir çok şirketin, şahıslar ile "Hediye kontör veya para puan kazandınız ya da kredi kart aidatı, sigorta masraf aidatı iadesi yapılacağı" gibi farklı sebeplerle iletişime geçerek, kişilerin iradelerini fesada uğratmak suretiyle kredi kart bilgilerini ve telefonlarına gelen 3D güvenlik şifrelerini edindikleri, daha sonra bu bilgiler ve şifreyi kullanarak karttan mail order yöntemi ile rıza dışı harcama yaptıkları, işlemleri genelde şifre ile yaparak ve harcama sonrası şahıslara küçük teknolojik ürünler, ASİST kart veya bir kısım belgelerin yer aldığı kargolar göndererek, yapılan işlemi yasal bir hizmet paket satışı şeklinde gösterdikleri, oysa ki mağdurlardan bilgilerin ve şifrelerin ele geçiriliş biçimi hileye dayandığından gerçek anlamda verilen bir rızadan bahsedilemeyeceği; Sanığın yetkilisi olduğu pazarlama firmasını kendisine gelen ''cep telefonu ve fotoğraf makinası kazandınız, hediyeleri almak için arayınız'' mesajı üzerine arayan mağdura hediye ürünlerin gönderilmesi için kredi kartı bilgilerini vermesi gerektiği söylenerek iradesinin fesada uğratıldığı ve bu şekilde temin edilen kredi kartı bilgileri kullanılarak rızası dışında sanığın yetkilisi olduğu firmadan 418,00 TL tutarında harcama yaptığının; mağdurun aşamalardaki anlatımı, Ziraat Bankası A.Ş'nin 23.12.2011 tarihli yazı cevabı, mağdurun anlatımıyla uyumlu 0 544 *** ** ... nolu GSM hattı üzerinden 05.12.2011 tarihinde sanığın yetkili olduğu firma ile görüşmeler gerçekleştirildiğine dair HTS kayıtları, sanığın savunmasında şikayetçiyle firmaları adına yaptıkları görüşme sonrasında sipariş üzerine elektrik tasarruf ve su tasarruf cihazları gönderdiğine dair kaçamaklı ve herhangi bir delille doğrulanmayan savunmasıyla sabit olması karşısında; sanığın atılı 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun 245/1. maddesinde düzenlenen başkasına ait banka veya kredi kartlarının kötüye kullanılması suçunu işlediği, sanığın şirketinde çalışan ve aramayı gerçekleştiren personelin, kendisinin emir ve talimatları doğrultusunda hareket ettiği kuşkusuz olduğundan aramanın sanık tarafından yapılıp yapılmadığı hususunun da sanığın cezai sorumluluğu açısından önem arz etmediği,sanığın 22.03.2013 tarihli talimat yoluyla İstanbul 6. Asliye Ceza Mahkemesinde müdafii huzurunda savunma yapmak istediğini belirtmesi üzerine savunmasının alındığı ve duruşmalardan vareste tutulmak istediğini beyan ettiği görülmekle sanık müdafinin temyiz itirazları reddedilmiş ve (2) ve (3) nolu bentlerde belirtilen eleştiri nedenleri dışında kurulan hükümde hukuka aykırılık bulunmamıştır. 2. Sanık hakkında 5237 sayılı Kanun'un 245 inci maddesinin birinci fıkrası uyarınca temel cezanın tayini sırasında, hapis cezasının yanında adli para cezasına da hükmedilmesi gerektiğinin gözetilmemesi, aleyhe temyiz olmadığından bozma nedeni yapılmamıştır. 3. Gerekçeli karar başlığında suç tarihinin ''05.02.2011'' yerine '' 2012'' olarak belirtilmesi mahallinde düzeltilmesi mümkün maddi yazım hatası olarak kabul edilmiştir. III. KARAR Gerekçe bölümünde açıklanan nedenlerle Türkeli Asliye Ceza Mahkemesinin, 28.03.2013 tarihli ve 2012/174 Esas, 2013/79 Karar sayılı kararında sanık müdafii tarafından öne sürülen temyiz sebepleri ve dikkate alınan sair hususlar yönünden herhangi bir hukuka aykırılık görülmediğinden, sanık müdafiinin temyiz sebeplerinin reddiyle hükmün, Tebliğname’ye uygun olarak oy birliğiyle ONANMASINA, Dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 19.03.2025 tarihinde karar verildi.
Özgün Analiz
Olay Özeti: Turkeli Asliye Ceza Mahkemesi, sanigin yetkilisi oldugu firmanin 'cep telefonu ve fotoğraf makinesi kazandiniz' mesajiyla magduru arayip kart bilgilerini alarak 418 TL harcama yapmasi nedeniyle mahkumiyet vermistir. Karar giyabi verilmis, MERNIS adresine yapilan teblig usulsuz sayildigindan temyiz suresinde kabul edilmistir.
Hukuki İlke: Firmanin cekilis/hediye bahanesiyle hile ile ele gecirdigi kart bilgileriyle rıza disi harcama yapilmasi sucu olusturur; sirket sahibinin, calisanlarinin kendi emir ve talimati dogrultusunda hareket etmesi nedeniyle aramayi bizzat yapmis olmasi cezai sorumluluk acisindan onem tasimaz.
Uygulama Sonucu: Sanik mudafiinin temyiz itirazlari reddedilerek hukum ONANMIS; gerekce, HTS kayitlari ve banka yazisiyla harcamanin sanik firmasinca yapildiginin sabit olmasi ve calisanlarin talimatla hareket etmesidir. Adli para cezasinin eksikligi aleyhe temyiz olmadigindan bozma nedeni yapilmamistir.
Dava Strateji Notu: Sanik 'aramayi ben yapmadim, calisanim yapti' derse sorumluluktan kurtulamaz; sirket sahibinin talimat yetkisi kasti kurar. Savunmada ise savunma hakkina saygi (talimatla savunma alinmasi, varestelik) usulunu, magdur vekili olarak MERNIS'e dogrudan teblig usulsuzlugunu ve HTS zincirini kullanin.