Karar Özeti
8. Ceza Dairesi 2024/23727 E. , 2025/659 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ :Ceza Dairesi SUÇLAR : Sahte banka veya kredi kartı üretme, sahte banka veya kredi kartının kullanılması suretiyle yarar sağlama HÜKÜMLER : İstinaf başvurusunun esastan reddi, mahkûmiyet TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Temyiz isteminin reddi, Onama Sanık hakkınd
Karar Detayı
8. Ceza Dairesi 2024/23727 E. , 2025/659 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ :Ceza Dairesi SUÇLAR : Sahte banka veya kredi kartı üretme, sahte banka veya kredi kartının kullanılması suretiyle yarar sağlama HÜKÜMLER : İstinaf başvurusunun esastan reddi, mahkûmiyet TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Temyiz isteminin reddi, Onama Sanık hakkında Yargıtay bozma ilamı üzerine sahte banka veya kredi kartının kullanılması suretiyle yarar sağlama suçundan 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu'nun (5271 sayılı Kanun) 304/2. maddesi gereğince yeniden incelenmesi ve hüküm verilmesi gerekirken Bölge Adliye Mahkemesince sahte banka veya kredi kartının kullanılması suretiyle yarar sağlama suçundan ilk derece mahkemesince kurulan hükmün esastan reddine karar verilmesi açıkça kanuna aykırı olduğundan sanık hakkında sahte banka veya kredi kartının kullanılması suretiyle yarar sağlama suçundan kurulan hükmün de temyiz edilebilir olduğu anlaşılmakla Tebliğnamedeki temyiz isteminin usul yönünden reddi kararına iştirak edilmemiş, Sahte banka veya kredi kartının kullanılması suretiyle yarar sağlama ve sahte banka veya kredi kartı üretme suçlarından kurulan hükümlerin yapılan ön inceleme neticesinde temyiz edilebilir olduğu, temyiz edenlerin hükümleri temyize hak ve yetkilerinin bulunduğu, temyiz istemlerinin süresinde olduğu, temyiz dilekçelerinde temyiz sebeplerine yer verildiği, temyiz istemlerinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı tespit edilmekle, gereği düşünüldü: I. HUKUKİ SÜREÇ A. Yargıtay Bozma İlâmı İzmir 12. Ağır Ceza Mahkemesinin 10.09.2020 tarihli ve 2017/115 Esas, 2020/178 Karar sayılı kararının istinaf edilmesi üzerine, İzmir Bölge Adliye Mahkemesi 13. Ceza Dairesi tarafından; 1.Sanık hakkında nitelikli dolandırıcılık, 5809 sayılı Kanun'a aykırılık ve özel belgede sahtecilik suçundan kurulan beraat hükümlere yönelik istinaf başvurularının ayrı ayrı esastan reddine, 2.Sanık hakkında sahte banka veya kredi kartının kullanılması suretiyle yarar sağlama suçundan kurulan mahkûmiyet hükmüne yönelik istinaf başvurusunda ise mahkûmiyet hükmünün kaldırılarak ceza verilmesine yer olmadığına dair karar verildiği, sahte banka veya kredi kartının kullanılması suretiyle yarar sağlama suçundan verilen kararın katılan ...Ş vekili tarafından temyizi sonrasında, Yargıtay 8. Ceza Dairesinin 06.03.2024 tarihli ve 2024/4163 Esas, 2024/2150 Karar sayılı kararı ile ''sanığın üzerine atılı fiilerin sahte banka veya kredi kartı üretme ve zincirleme şekilde sahte banka veya kredi kartının kullanılması suretiyle yarar sağlama suçlarını oluşturmasına rağmen somut olayda uygulama yeri bulunmayan 5237 sayılı Kanun'un 245/4. fıkrasında düzenlenen şahsi cezasızlık sebebinin uygulanarak ceza verilmesine yer olmadığına dair karar verilmesinin hukuka aykırı olduğu'' nedeniyle bozulmasına karar verilmiştir. B. Yargıtay Bozma İlâmından Sonraki Yargılama Süreci Bozma ilamı üzerine İzmir Bölge Adliye Mahkemesi 13. Ceza Dairesinin, 12.06.2024 tarihli ve 2024/2269 Esas, 2024/2976 Karar sayılı kararı ile sanık hakkında; 1. Sahte banka veya kredi kartının kullanılması suretiyle yarar sağlama suçundan istinaf başvurusunun esastan reddine, 2. Sahte banka veya kredi kartı üretme suçundan ise 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun (5237 sayılı Kanun) 245/2, 62/1, 52/4 ve 53. maddeleri uyarınca 2 yıl 6 ay hapis ve 80,00 TL adli para cezası ile cezalandırılmasına ve hak yoksunluklarına karar verilmiştir. II. TEMYİZ A. Temyiz Sebepleri Sanığın Temyiz İstemi Atılı suçlarla bir ilgisinin olmadığına, verilen kararların haksız olduğuna, eksik inceleme ile verilen kararın düzeltilerek beraat kararı verilmesi gerektiğine ilişkindir. Sanık Müdafiinin Temyiz İstemi Sanık hakkında verilen kararın usul ve kanuna aykırı olduğuna, tanık ...'ın beyanı dikkate alınmadan ve gerekli araştırma yapılmadan mahkûmiyet hükümleri kurulduğuna ilişkindir. Katılan ...Ş. Vekilinin Temyiz İstemi Kararın usul ve kanuna aykırı olduğuna, sanık hakkında verilen cezalarda takdiri indirim nedeninin uygulanmasının hatalı olduğuna ilişkindir. B. Değerlendirme ve Gerekçe 1.Sanık hakkında sahte banka veya kredi kartı üretme suçundan kurulan hüküm yönünden; Başkasına ait banka hesabıyla ilişkilendirilerek sahte banka veya kredi kartı üretilmesi, satılması, devredilmesi, satın alınması veya kabul edilmesi 5237 sayılı Kanun'un 245 inci maddesinin ikinci fıkrasında, sahte banka veya kredi kartını kullanarak kendisine veya bir başkasına yarar sağlanmasının ise anılan maddenin üçüncü fıkrasında birbirinden bağımsız ve ayrı ayrı suçları oluşturduğu; Yargıtay Ceza Genel Kurulunun 14.01.2020 tarih ve 2016/8-420 Esas, 2020/7 Karar sayılı kararında "TCK.nın 245. maddesinin ikinci fıkrasında hüküm altına alınan sahte kredi kartı üretme suçunun 5464 sayılı Kanun'un 37. maddesinin ikinci fıkrasında hüküm altına alınan sahte kredi kartı sözleşmesindeki sahtecilik suçunu bünyesine aldığı ve bu suçu tükettiği, diğer bir anlatımla bu durumda kredi kartı sözleşmesindeki sahtecilik suçunun sahte kredi kartı üretme suçunun unsuru olduğu kabul edilmelidir." şeklinde belirtilmesinden cihetle; Dava dosyası kapsamına göre; sanığın annesi olan katılan ...'a ait kimlik fotokopisini ve kimlik bilgilerini kullanarak 15.03.2011 tarihinde katılan ...Ş'ye başvurup ...6791 nolu ... kredi kartı çıkarttığının sanığın 29.02.2016 tarihli ikrar içeren savunması, katılan ve kredi kartı teslim tutanağı örneğinde sanığın adı ve imzasının yer aldığına dair tespitiyle sabit olması karşısında sanığın 5237 sayılı Kanun'un 245/2. maddesinde düzenlenen sahte banka veya kredi kartı üretme suçunu işlediği anlaşılmıştır. Sanık hakkında katılan ... adına katılan ...Ş'den kredi kartı çıkartmak amacıyla sahte kredi kartı sözleşmesi imzalama eyleminden 5237 sayılı Kanun'un 207/1 maddesi uyarınca usulüne uygun olarak dava açıldığı, İzmir 12. Ağır Ceza Mahkemesinin 10.09.2020 tarihli kararında bu eyleme ilişkin kararın gerekçe kısmında özel belgede sahtecilik suçunun unsurlarının oluşmadığı gerekçesiyle beraat kararı verildiği belirtilmesine rağmen hüküm fıkrasında bu suç yönünden hüküm kurulmadığı, İzmir Bölge Adliye Mahkemesi 13. Ceza Dairesinin 26.05.2021 tarihli kararıyla özel belgede sahtecilik suçundan kurulmayan hüküm yönünden değerlendirme yapılarak istinaf başvurusunun esastan reddine karar verildiği ve verilen kararın hukuki değerden yoksun olduğu, Dairemizin 06.03.2024 tarihli ilamıyla sanığa isnat olunan bu eylemin sahte banka veya kredi kartı üretme suçunu oluşturduğunun belirtildiği dikkate alındığında; Yargılama sürecindeki işlemlerin usul ve kanuna uygun olarak yapıldığı, aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların toplanan ve dosya kapsamına göre yeterli olduğu anlaşılan delillerle birlikte gerekçeli kararda gösterilip tartışıldığı, hükme esas alınan ve reddedilen delillerin açıkça gösterildiği, vicdani kanının dosya içindeki belge ve bilgilerle uyumlu olarak kesin verilere dayandırıldığı, eylemin sanık tarafından gerçekleştirildiğinin saptandığı, eyleme uyan suç vasfının doğru biçimde belirlendiği, yargılama sonucunda oluşan kanaat ve takdire göre ceza yaptırımının yasal bağlamda ve gerekçesi gösterilerek belirlendiği, takdiri indirim nedenlerinin de yasal ve yeterli gerekçe gösterilerek uygulandığı anlaşıldığından, sanık, sanık müdafii ve katılan ...Ş. vekilinin temyiz sebeplerinin incelenmesinde hükümde hukuka aykırılık bulunmamıştır. 2. Sanık hakkında sahte banka veya kredi kartının kullanılması suretiyle yarar sağlama suçu yönünden yapılan değerlendirmede; 5271 sayılı Kanun'un 304/2. maddesi; ''Yargıtay, dosyayı 303 üncü maddede belirtilenlerin dışında kalan hâllerde yeniden incelenmek ve hüküm verilmek üzere hükmü bozulan bölge adliye mahkemesine veya diğer bir bölge adliye mahkemesine gönderir.''şeklinde düzenlenmiştir. Davaya konu olayda; sanık hakkında İzmir 12. Ağır Ceza Mahkemesinin 10.09.2020 tarihli kararıyla sahte banka veya kredi kartının kullanılması suretiyle yarar sağlama suçundan kurulan mahkûmiyet hükmünün istinaf edilmesi üzerine İzmir Bölge Adliye Mahkemesi 13. Ceza Dairesi'nin 26.05.2021 tarihli kararıyla mahkûmiyet hükmünün kaldırılarak ceza verilmesine yer olmadığına dair karar verildiği, bu kararın katılan ...Ş. vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine Dairemizin 06.03.2024 tarihli bozma ilamı ile 5271 sayılı Kanun'un 302/2. maddesi gereğince hükmün bozulmasına karar verildiği, Dairemizin bozma ilamına uyma kararı veren İzmir Bölge Adliye Mahkemesince sahte banka veya kredi kartının kullanılması suretiyle yarar sağlama suçundan 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu'nun (5271 sayılı Kanun) 304/2. maddesi gereğince yeniden incelenmesi ve hüküm verilmesi gerekirken Bölge Adliye Mahkemesince sahte banka veya kredi kartının kullanılması suretiyle yarar sağlama suçundan İzmir 12. Ağır Ceza Mahkemesinin 10.09.2020 tarihli mahkûmiyet hükmü değerlendirilerek esastan ret kararı verilmesi açıkça kanuna aykırı olduğundan anılan karar hukuka aykırı bulunmuştur. III. KARAR 1. Sanık hakkında sahte banka veya kredi kartı üretme suçundan kurulan hüküm yönünden; Gerekçe bölümünün (1) nolu bendinde açıklanan nedenlerle İzmir Bölge Adliye Mahkemesi 13. Ceza Dairesinin, 12.06.2024 tarihli ve 2024/2269 Esas, 2024/2976 Karar sayılı kararında sanık, sanık müdafii ve katılan ...Ş. vekili tarafından öne sürülen temyiz sebepleri ve 5271 sayılı Kanun’un 289/1. maddesi ile sınırlı olarak yapılan temyiz incelemesi sonucunda hukuka aykırılık görülmediğinden, aynı Kanun’un 302/1. maddesi uyarınca Tebliğnameye uygun olarak oy birliğiyle TEMYİZ İSTEMLERİNİN ESASTAN REDDİ İLE HÜKMÜN ONANMASINA, 2. Sanık hakkında sahte banka veya kredi kartının kullanılması suretiyle yarar sağlama suçu yönünden yapılan değerlendirmede; Gerekçe bölümünün (2) nolu bendinde açıklanan nedenlerle sanık, sanık müdafii ve katılan ...Ş. vekilinin temyiz istekleri yerinde görüldüğünden İzmir Bölge Adliye Mahkemesi 13. Ceza Dairesinin 12.06.2024 tarihli, 2024/2269 Esas, 2024/2976 Karar sayılı kararının 5271 sayılı Kanun’un 302 nci maddesinin ikinci fıkrası gereği, Tebliğnameye aykırı olarak, oy birliğiyle BOZULMASINA, Dava dosyasının, 5271 sayılı Kanun’un 304 üncü maddesinin birinci fıkrası uyarınca İzmir Bölge Adliye Mahkemesi 13. Ceza Dairesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 22.01.2025 tarihinde karar verildi.