İçeriğe geç
AC
8. Ceza Dairesi Esas: 2024/22486 Karar: 2024/8903 Tarih: 2024

Yargıtay 8. Ceza Dairesi E.2024/22486 K.2024/8903

8. Ceza Dairesi 2024/22486 E. , 2024/8903 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ :Ceza Dairesi SAYISI : 2021/1050 E., 2021/1574 K. SUÇ : Başkalarına ait banka hesaplarıyla ilişkilendirilerek sahte banka veya kredi kartı üretme, satma vb., sahte oluşturulan veya üzerinde sahtecilik yapılan bir banka veya kredi kartını kullanmak s

Karar Özeti

8. Ceza Dairesi 2024/22486 E. , 2024/8903 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ :Ceza Dairesi SAYISI : 2021/1050 E., 2021/1574 K. SUÇ : Başkalarına ait banka hesaplarıyla ilişkilendirilerek sahte banka veya kredi kartı üretme, satma vb., sahte oluşturulan veya üzerinde sahtecilik yapılan bir banka veya kredi kartını kullanmak s

Karar Detayı

8. Ceza Dairesi 2024/22486 E. , 2024/8903 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ :Ceza Dairesi SAYISI : 2021/1050 E., 2021/1574 K. SUÇ : Başkalarına ait banka hesaplarıyla ilişkilendirilerek sahte banka veya kredi kartı üretme, satma vb., sahte oluşturulan veya üzerinde sahtecilik yapılan bir banka veya kredi kartını kullanmak suretiyle kendisine veya başkasına yarar sağlama İTİRAZA KONU KARAR : Bozma İTİRAZNAME GÖRÜŞÜ : Bozma kararının kaldırılması Yargıtay 8. Ceza Dairesinin, 15.05.2024 tarihli, 2022/2645 Esas 2024/4214 Karar sayılı kararına karşı Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının, 28.08.2024 tarihli ve 8 - 2022/22052 sayılı itirazı üzerine yapılan inceleme neticesinde; 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 308 inci maddesinin birinci fıkrası hükümleri gereği sanık aleyhine yapılan itiraz başvurusu üzerine dava dosyası, aynı Kanun’un 308 inci maddesinin ikinci fıkrası gereği Dairemize gönderilmekle, gereği düşünüldü: I. İTİRAZ SEBEPLERİ Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının itiraz başvurusunda özetle, "5237 sayılı TCK'nın 245/2. maddesinde yazılı suçun mağduru "ilgili banka"dır. Dolayısıyla, ... bankaya karşı işlenen bir suçtur ve madde gerekçesinde de açıkça belirtildiği gibi temelde dolandırıcılık, hırsızlık ve emniyeti suistimal gibi suçları bünyesinde barındıran eylemler bakımından içtihat farklılıklarının önüne geçilebilmesi bakımından bu suç düzenlemeye konu edilmiştir. Bu anlamda, karar gerekçesinde yer verildiği üzere bankanın araştırma yükümlülüğünü yerine getirmemesi ya da basit bir araştırma ile olayın belirlenebileceğine ilişkin gerekçe dolandırıcılık suçu bakımından düşünülür ise de ikinci fıkrada yazılı bu suç bakımından belirleyici olan gerçeğe aykırı bilgi veya belgelerle bankaya başvurularak sahte kart üretilmesinin sağlanmasıdır. Nitekim, sahtecilik suçlarına bakmakla görevli Özel Daire uygulamasında da, ölmüş ya da hayali kişiler bakımından dolandırıcılık suçunun oluşmayacağı, ancak oluşturulan belgelerde sahtecilik suçunun vücut bulacağının kabul edildiği, bu durumda adlarına sahte belgeler düzenlenen kişilerin gerçekte var olmaları halinde 5237 sayılı Kanun'un 43/2 maddesi delaletiyle 43/1 maddesinin uygulanması gerekeceği, bu kişi adlarının hayali isimler olması durumunda ise birden çok sahte belge düzenlenmesi olgusunun 5237 sayılı Kanun'un 61 inci maddesi uyarınca ... cezanın belirlenmesi sırasında nazara alınabileceğinin kabul edildiği görülmektedir. Bu açıklamalar karşısında, somut olayda ölen bir kişi adına da olsa gerçeğe aykırı belgeler ile bankaya müracaat ederek sahte kart üretilmesini sağlayan sanığın kanıtlanan eyleminde TCK'nın 245/2. ve 245/3. maddelerinde yazılı suç unsurlarının oluştuğu, bu nedenle, suçun oluşmadığı gerekçesi ile verilen bozma kararının kaldırılması gerektiğine" ilişkindir. II. GEREKÇE Dairemizin 2022/2645 Esas 2024/4214 Karar sayılı kararın da da belirtildiği üzere; 5237 sayılı Kanun'un 245 inci maddesinin ikinci fıkrasında yer alan suçun oluşması için, suça konu sahte kartın "başkalarına ait" banka hesabı ile ilişkilendirilmesi gerekmektedir. Burada zikredilen "başkası" sözcüğünün bir kişiyi belirtmek için kullanıldığında da kuşku bulunmaktadır. "Başkası" sözcüğü; "diğer bir kişi, herhangi bir kimse, bir başkası, bir diğeri, ötekisi" anlamlarına gelmektedir. 4721 sayılı Türk Medeni Kanunu'nun 28 inci maddesinde ise "Kişiliğin, çocuğun sağ olarak tamamıyla doğduğu anda başlayarak, ölümle sona ereceği belirtilmiştir. Bu açıklamalar ışığında somut olay incelendiğinde; Başvuru tarihinden yaklaşık 10 yıl önce ölmüş bir kişiye ait kimlik bilgileri kullanılarak kredi kartı başvurusunda bulunulması durumunda, gerçek bir kişinin varlığından bahsedilemeyeceği gibi; kart çıkaran bankanın basiretli bir tacir gibi davranma yükümlülüğünün bulunması karşısında, kullanılan bilgilerin aldatma kabiliyetinden ve dolayısıyla kart çıkaran kuruluş olarak bankanın mağduriyetinden de bahsedilemeyeceği, nitekim bankanın çok basit bir araştırma ile kimlik bilgilerinin gerçek ya da ölmüş bir kişiye ait olup olmadığını belirleyebileceği, dolayısıyla ölmüş bir kişi adına sahte kart çıkartılması şeklindeki eylemde atılı suçun unsurlarının oluşmayacağı anlaşılmakla, Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının suçun sabit olduğu yönündeki itirazının yerinde olmadığı sonucuna varılmıştır. III. KARAR 1.Gerekçe bölümünde belirtilen nedenle Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığı İTİRAZININ oy birliğiyle REDDİNE, 2.5271 sayılı Kanun’un 308 inci maddesinin üçüncü fıkrası uyarınca Yargıtay 8. Ceza Dairesinin, 15.05.2024 tarihli, 2022/2645 Esas 2024/4214 Karar sayılı bozma kararı ile ilgili itirazı incelemek üzere dava dosyasının, Yargıtay Ceza Genel Kuruluna gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 20.11.2024 tarihinde karar verildi.

Bu karar size uygun mu?

Davanızda bu emsali kullanmak için avukat desteği alın.

Görüşme Planla