Karar Özeti
8. Ceza Dairesi 2024/24742 E. , 2025/10393 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ :Ceza Dairesi SAYISI : 2024/2961 E., 2024/2003 K. SUÇ : Uyuşturucu madde ticareti yapma HÜKÜM : İstinaf başvurusunun esastan reddi TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Onama İlk Derece Mahkemesince verilen uyuşturucu madde ticareti yapma suçundan kurulan hükme yöne
Karar Detayı
8. Ceza Dairesi 2024/24742 E. , 2025/10393 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ :Ceza Dairesi SAYISI : 2024/2961 E., 2024/2003 K. SUÇ : Uyuşturucu madde ticareti yapma HÜKÜM : İstinaf başvurusunun esastan reddi TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Onama İlk Derece Mahkemesince verilen uyuşturucu madde ticareti yapma suçundan kurulan hükme yönelik istinaf incelemesi üzerine Bölge Adliye Mahkemesi tarafından verilen kararın; temyiz edilebilir olduğu, temyiz edenlerin hükmü temyize hak ve yetkilerinin bulunduğu, temyiz istemlerinin süresinde olduğu, temyiz dilekçelerinde temyiz sebeplerine yer verildiği, temyiz istemlerinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü: Sanık müdafinin duruşmalı inceleme talebinin, 7079 sayılı Kanun’un 94. maddesiyle değişik 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 299/1. maddesi gereği takdiren reddine karar verilmekle, gereği düşünüldü: I. HUKUKÎ SÜREÇ A. İlk Derece Mahkemesi Kararı Şanlıurfa 1. Ağır Ceza Mahkemesinin, 07.05.2024 tarihli ve 2024/75 Esas, 2024/190 Karar sayılı kararı ile sanık hakkında uyuşturucu madde ticareti suçundan, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun (5237 sayılı Kanun) 188/3, 188/4-a, 62, 52, 53, 54... . maddeleri uyarınca 12... ay hapis cezası ve 25.000,00 TL adli para cezası ile cezalandırılmasına ve hak yoksunluklarına karar verilmiştir. B. Bölge Adliye Mahkemesi Kararı Gaziantep Bölge Adliye Mahkemesi 10. Ceza Dairesinin, 19.09.2024 tarihli ve 2024/2961 Esas, 2024/2003 Karar sayılı kararı ile sanık hakkında İlk Derece Mahkemesince kurulan hükme yönelik sanık müdafiinin istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir. II. TEMYİZ A.Temyiz Sebepleri Sanık ve Müdafiinin Temyiz İstemleri Atılı suçun unsurlarının oluşmadığı, arama kararının hukuka aykırı olduğu, olayda hata hükümlerinin uygulanması gerektiği, ayrıca etkin pişmanlık hükümlerinin de dikkate alınması gerektiği; ele geçen uyuşturucu maddenin kullanma amacıyla bulundurulduğuna ilişkindir. B. Değerlendirme ve Gerekçe Dava dosyası kapsamına göre; suç tarihinde sanık hakkında uyuşturucu madde satışı yapıldığı yönünde elde edilen istihbari bilgiler üzerine kolluk görevlilerince çalışmalara başlandığı, yapılan çalışmalar sırasında kullanıcı tanık Y.E.’nin sanığın ikametine girdiğinin görülmesi üzerine fiziki takibe alındığı, bir süre sonra sanığın ikametinden çıktığı ve uyuşturucu madde alışverişinin gerçekleşmesinin ardından kullanıcı tanığın durdurulduğu, tanığın üzerinden uyuşturucu madde ele geçirildiği; usulüne uygun olarak alınan arama kararı doğrultusunda sanığın ikametinde ve üst aramasında da uyuşturucu maddelerin ele geçirildiği; bu şekilde, sanığın atılı suçu işlediği iddiasına ilişkin olarak; İstihbari bilgi, fiziki takip, arama kararı, olay ve yakalama tutanağı, kullanıcı tanığın hazırlık aşamasında müdafii eşliğinde alınan beyanları ve teşhis işlemi; sanık savunmaları, sanıktan ele geçirilen maddelerin bir kısmını kullanmadığının tahlil sonuçlarıyla sabit olması; tanığın olay tutanağı ile uyumlu beyanı ve tüm dava dosyası kapsamı birlikte değerlendirildiğinde, sanığın uyuşturucu maddeyi satış yaptığına dair kabulde bir isabetsizlik bulunmadığı, üzerine atılı suçu işlediğinin sabit olduğu, arama işlemelerinin uslüne uygun yapıldığına, mevcut delillerin mahkûmiyete yeterli bulunduğu anlaşılmıştır. Yargılama sürecindeki işlemlerin usul ve kanuna uygun şekilde yapıldığı; aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların toplanan tüm delillerle birlikte gerekçeli kararda gösterilip tartışıldığı; eylemin sanık tarafından gerçekleştirildiğinin saptandığı; vicdani kanaatin dosya içeriğindeki belge ve bilgilerle uyumlu olarak kesin verilere dayandırıldığı; eyleme uyan suç vasfı ile yaptırımların doğru biçimde belirlendiği, Mahkemece gösterilen gerekçenin yasal ve yerinde olduğu anlaşılmakla sanık ve müdafinin sanığın uyuşturucu madde kullanıcısı olduğuna, arama işleminin hukuka aykırı olduğuna, atılı suçu işlemediğine ilişkin temyiz itirazları yerinde görülmemiş olup, Bölge Adliye Mahkemesince verilen kararda hukuka aykırılık bulunmamıştır. III. KARAR Gerekçe bölümünde açıklanan nedenlerle Gaziantep Bölge Adliye Mahkemesi 10. Ceza Dairesinin, 19.09.2024 tarihli ve 2024/2961 Esas, 2024/2003 Karar sayılı uyuşturucu madde ticareti yapma suçundan kurulan kararında sanık ve müdafii tarafından öne sürülen temyiz sebepleri ve 5271 sayılı Kanun’un 289/1. maddesi ile sınırlı olarak yapılan temyiz incelemesi sonucunda hukuka aykırılık görülmediğinden 5271 sayılı Kanun’un 302/1. maddesi gereği, Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle TEMYİZ İSTEMLERİNİN ESASTAN REDDİ İLE HÜKMÜN ONANMASINA, Hükmolunan ceza miktarı ile tutuklu kalınan süre dikkate alınarak sanık hakkındaki salıverilme talebinin REDDİNE, Dava dosyasının, 5271 sayılı Kanun’un 304/1. maddesi uyarınca Şanlıurfa 1. Ağır Ceza Mahkemesine, Yargıtay ilâmının bir örneğinin ise Gaziantep Bölge Adliye Mahkemesi 10. Ceza Dairesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 10.12.2025 tarihinde karar verildi.
Özgün Analiz
Olay Özeti: İstihbari bilgi üzerine başlatılan çalışmada kullanıcı tanık Y.E.'nin sanığın ikametine girip çıktığı fiziki takiple izlenmiş, alışverişin ardından durdurulan tanıktan uyuşturucu ele geçmiş, arama kararı ile sanığın ikamet ve üstünde de madde bulunmuştur. Mahkûmiyet ve istinaf reddi temyizde incelenmiştir.
Hukuki İlke: Fiziki takip, kullanıcı tanığın müdafi eşliğinde alınan beyanı ve teşhis işlemi ile olay tutanağının uyumu birleştiğinde, satış eyleminin sübutu ve arama işleminin usulüne uygunluğu kabul edilir.
Uygulama Sonucu: Onama — arama işleminin hukuka aykırı olduğu ve sanığın kullanıcı olduğu itirazları reddedilmiş, kabulde isabetsizlik görülmemiştir.
Dava Strateji Notu: Kullanıcı tanık üzerinden kurulan satış zincirinde savunmanın en zayıf halkası teşhis ve tanık beyanının tutanakla uyumudur; bu uyumu sarsacak çelişki gösterilemezse arama itirazı tek başına sonuç doğurmaz.