İçeriğe geç
AC
8. Ceza Dairesi Esas: 2024/25016 Karar: 2025/2089 Tarih: 2025

Yargıtay 8. Ceza Dairesi E.2024/25016 K.2025/2089

8. Ceza Dairesi 2024/25016 E. , 2025/2089 K. "İçtihat Metni" İNCELENEN KARARIN MAHKEMESİ :Ceza Dairesi SAYISI : 2019/4 E., 2019/287 K. SUÇ : Kullanmak için uyuşturucu veya uyarıcı madde satın almak, kabul etmek, bulundurmak ve kullanmak SUÇ TARİHLERİ : 16.03.2015, 17.03.2015 HÜKÜM : Mahkumiyet TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Red Y

Karar Özeti

8. Ceza Dairesi 2024/25016 E. , 2025/2089 K. "İçtihat Metni" İNCELENEN KARARIN MAHKEMESİ :Ceza Dairesi SAYISI : 2019/4 E., 2019/287 K. SUÇ : Kullanmak için uyuşturucu veya uyarıcı madde satın almak, kabul etmek, bulundurmak ve kullanmak SUÇ TARİHLERİ : 16.03.2015, 17.03.2015 HÜKÜM : Mahkumiyet TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Red Y

Karar Detayı

8. Ceza Dairesi 2024/25016 E. , 2025/2089 K. "İçtihat Metni" İNCELENEN KARARIN MAHKEMESİ :Ceza Dairesi SAYISI : 2019/4 E., 2019/287 K. SUÇ : Kullanmak için uyuşturucu veya uyarıcı madde satın almak, kabul etmek, bulundurmak ve kullanmak SUÇ TARİHLERİ : 16.03.2015, 17.03.2015 HÜKÜM : Mahkumiyet TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Red Yapılan ön inceleme neticesinde; sanık hakkında kurulan hükmün temyiz edilebilir olduğu, temyiz edenin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, temyiz isteminin süresinde olduğu, temyiz dilekçesinde temyiz sebeplerine yer verildiği, temyiz isteminin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı tespit edilmiştir. I. HUKUKİ SÜREÇ A. İlk Derece Mahkemesi Kararı Antalya 22. Asliye Ceza Mahkemesinin, 25.04.2018 tarihli, 2017/929 Esas, 2018/338 Karar sayılı kararı ile sanık hakkında uyuşturucu veya uyarıcı madde satın almak, kabul etmek, bulundurmak ve kullanmak suçundan 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun (5237 sayılı Kanun) 191/1, 62 ve 53. maddeleri uyarınca 1 yıl 8 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına, hak yoksunluklarına ve sanık hakkında tekerrür hükümlerinin uygulanmasına karar verilmiştir. B. Bölge Adliye Mahkemesi Kararı Antalya 22. Asliye Ceza Mahkemesinin, 25.04.2018 tarihli, 2017/929 Esas, 2018/338 Karar sayılı kararı hakkında sanık ve Cumhuriyet savcısı(aleyhe) tarafından istinaf başvurusunda bulunulması üzerine, Antalya Bölge Adliye Mahkemesi 12. Ceza Dairesinin, duruşmalı olarak verilen, 06.11.2019 tarihli kararı ile İlk Derece Mahkemesince kurulan hüküm kaldırılarak, sanık hakkında uyuşturucu veya uyarıcı madde satın almak, kabul etmek, bulundurmak ve kullanmak suçundan 5237 sayılı Kanun'un 191/1, 43/1, 62 ve 53. maddeleri uyarınca 2 yıl 1 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına, hak yoksunluklarına ve sanık hakkında tekerrür hükümlerinin uygulanmasına karar verilmiştir. II. TEMYİZ A. Temyiz Sebepleri Sanığın Temyiz İstemi Hukuki bir gerekçe içermemektedir. B. Değerlendirme ve Gerekçe Dava dosyası kapsamına göre, 16.03.2015 ve 17.03.2015 tarihli eylemleri nedeniyle hakkında 08.04.2015 tarihinde Kamu Davasının Açılmasının Ertelenmesi Kararı verilen sanığın, 12.05.2017 tarihinde işlediği ihlal oluşturan kullanmak için uyuşturucu veya uyarıcı madde satın almak, kabul etmek, bulundurmak ve kullanmak suçu nedeniyle erteleme kararının kaldırılarak hakkında dava açılması olayına ilişkin olarak; Yargıtayın yerleşik içtihatlarına göre, kamu davasının açılmasının ertelenmesi kararının kesinleşmesi tarihine kadar aynı sanık tarafından kullanmak için uyuşturucu madde bulundurma suçundan işlenen tüm eylemler tek suç olarak kabul edilmekte ve 5237 sayılı Kanun'un 61 inci maddesi kapsamında temel cezanın belirlenmesinde alt sınırdan uzaklaşma gerekçesi olarak kabul edilmektedir. Kamu davasının açılmasının ertelenmesi kararı kararının kesinleşmesinden sonra işlenen kullanmak için uyuşturucu madde bulundurma suçu ise, 5237 sayılı Kanun'un 191 inci maddesinin dördüncü fıkrası kapsamında ihlal sebebi olarak sayıldığından aynı maddenin beşinci fıkrası uyarınca ayrı bir soruşturma ve kovuşturma konusu yapılamayacağı, bu ihlalden sonra işlenen kullanmak için uyuşturucu madde bulundurma suçlarının soruşturma ve kovuşturma konusu olabileceği, ancak iddianame düzenlenmeden aynı suça ilişkin eylemlerin ise 5237 sayılı Kanun'un 43 üncü maddesi kapsamında zincirleme suça esas alınması gerektiği kabul edilmektedir. Dosya kapsamına göre yapılan incelemede; A. Sanık hakkında 16.03.2015 ve 17.03.2015 tarihli eylemler nedeni ile 08.04.2015 tarihinde kamu davasının açılmasının ertelenmesi kararı verildiği, kararın 11.06.2015 tarihinde kesinleştiği, sanığın 12.05.2017 tarihli eylemi ihlal kabul edilerek 24.11.2017 tarihinde iddianame düzenlendiği sanık hakkında kamu davası açıldığının anlaşılması karşısında; sanığın 16.03.2015 ve 17.03.2015 tarihli eylemleri dikkate alınarak 5237 sayılı Kanun'un 3 üncü maddesinin birinci fıkrası ile belirlenen orantılılık ilkesi ve aynı Kanunun 61 inci maddesi gereğince temel cezanın alt sınırdan uzaklaşılarak belirlenmesi gerektiğinin gözetilmemesi, B. 16.03.2015 ve 17.03.2015 tarihli eylemlerde kamu davasının açılmasının ertelenmesi kararının kesinleşmesi ve iddianame tarihleri itibariyle hukuki kesintinin gerçekleşmemiş olması dikkate alınarak sanık hakkında 5237 sayılı Kanun'un 43 üncü maddesi uyarınca zincirleme suç hükümlerinin uygulanması hukuka aykırı bulunmuştur. III. KARAR Gerekçe bölümünde açıklanan nedenlerle, sanığın temyiz istemi yerinde görüldüğünden Antalya Bölge Adliye Mahkemesi 12. Ceza Dairesinin, 06.11.2019 tarihli ve 2019/4 Esas, 2019/287 Karar sayılı kararının, 5271 sayılı Kanun’un 302 nci maddesinin ikinci fıkrası gereği, Tebliğname’ye aykırı olarak, oy birliğiyle BOZULMASINA, Dava dosyasının, 5271 sayılı Kanun’un 304/1. maddesi uyarınca Antalya 22. Asliye Ceza Mahkemesine, Yargıtay ilâmının bir örneğinin ise Antalya Bölge Adliye Mahkemesi 12. Ceza Dairesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 13.03.2025 tarihinde karar verildi.

Özgün Analiz

Olay Özeti: Antalya 22. Asliye Ceza Mahkemesi kullanmak için uyuşturucu suçundan sanığa ceza vermiş; Antalya BAM 12. Ceza Dairesi hükmü kaldırıp 43/1 zincirleme uygulayarak 2 yıl 1 ay hapse hükmetmiştir. Sanığın 16-17.03.2015 eylemleri için 08.04.2015'te verilen kamu davasının açılmasının ertelenmesi kararı 11.06.2015'te kesinleşmiştir. Daire hükmü bozmuştur.

Hukuki İlke: Kamu davasının açılmasının ertelenmesi kararının kesinleşmesine kadar işlenen kullanma eylemleri tek suç sayılıp temel cezada alt sınırdan uzaklaşma gerekçesi yapılır; erteleme kararının kesinleşmesi ile iddianame tarihi arasında hukuki kesinti gerçekleşmemişse 43. madde zincirleme suç hükümleri uygulanamaz.

Uygulama Sonucu: Hüküm bozuldu; 16-17.03.2015 eylemleri için alt sınırdan uzaklaşma gözetilmediği gibi, hukuki kesinti oluşmadan zincirleme suç hükümlerinin uygulanması da hukuka aykırı bulundu.

Dava Strateji Notu: Kullanmak için uyuşturucu dosyalarında erteleme kararının kesinleşme tarihi kritik eşiktir; bu tarihe kadarki eylemler tek suçtur ve aralarında iddianame yoksa zincirleme artırımı yapılamaz, müdafi bu tarihi tespit ederek fazla cezayı bozdurabilir.

Bu karar size uygun mu?

Davanızda bu emsali kullanmak için avukat desteği alın.

Görüşme Planla