Karar Özeti
8. Ceza Dairesi 2024/2530 E. , 2025/1599 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ :Ceza Dairesi SAYISI : 2022/2477 E., 2023/640 K. SUÇLAR : Uyuşturucu madde ticareti yapma HÜKÜMLER : ... yönünden hükmün düzeltilerek istinaf başvurusunun esastan reddi; diğer sanıklar yönünden istinaf başvurularının esastan reddi TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ :
Karar Detayı
8. Ceza Dairesi 2024/2530 E. , 2025/1599 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ :Ceza Dairesi SAYISI : 2022/2477 E., 2023/640 K. SUÇLAR : Uyuşturucu madde ticareti yapma HÜKÜMLER : ... yönünden hükmün düzeltilerek istinaf başvurusunun esastan reddi; diğer sanıklar yönünden istinaf başvurularının esastan reddi TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : ... yönünden onama, diğer sanıklar yönünden bozma Yapılan ön inceleme neticesinde; sanıklar hakkında kurulan hükümlerin temyiz edilebilir olduğu, temyiz edenlerin hükümleri temyize hak ve yetkilerinin bulunduğu, temyiz istemlerinin süresinde olduğu, temyiz dilekçelerinde temyiz sebeplerine yer verildiği, temyiz istemlerinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı tespit edilmekle, Sanıklar müdafilerinin duruşmalı inceleme taleplerinin, 7079 sayılı Kanun’un 94. maddesiyle değişik 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 299/1. maddesi gereği takdiren reddine karar verilmekle, gereği düşünüldü: I. HUKUKİ SÜREÇ A. İlk Derece Mahkemesi Kararı Tokat 1. Ağır Ceza Mahkemesinin, 30.11.2022 tarihli ve 2021/148 Esas, 2022/498 Karar sayılı kararı ile sanıkların uyuşturucu madde ticareti yapma suçundan, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun (5237 sayılı Kanun) 188/3, 188/4-a, 188/5, 62, 61/7, 52 nci maddesinin ikinci fıkrası, 53 üncü maddesinin birinci, ikinci fıkrası ile üçüncü fıkrasının ilk cümlesi ve 58. maddesi uyarınca 30'ar yıl hapis ve 675.000,00 TL adli para cezası ile cezalandırılmalarına, hak yoksunluklarına ve haklarında tekerrür hükümlerinin uygulanmasına karar verilmiştir. B. Bölge Adliye Mahkemesi Kararı Samsun Bölge Adliye Mahkemesi 7. Ceza Dairesinin, 07.03.2023 tarihli ve 2022/2477 Esas, 2023/640 Karar sayılı kararı ile; a-) Sanıklar ... ve ... hakkında İlk Derece Mahkemesince kurulan hükme yönelik sanıklar müdafilerinin istinaf başvurularının 5271 sayılı Kanun’un 280 inci maddesinin birinci fıkrasının (a) bendi uyarınca esastan reddine, b-) Sanık ... hakkında İlk Derece Mahkemesince kurulan hükümdeki hukuka aykırılık düzeltilerek, hükme yönelik sanık müdafiinin istinaf başvurusunun 5271 sayılı Kanun’un 280 inci maddesinin birinci fıkrasının (a) bendi uyarınca esastan reddine karar verilmiştir. II. TEMYİZ A. Temyiz Sebepleri 1-) Sanık ... ve müdafiinin temyiz istemleri Suçun unsurlarının oluşmadığına, yeterli delil bulunmadığına, beraat kararı verilmesi gerektiğine, sanığa iddianamenin kabulü kararı, iddianame ve eklerinin okunmadığına, yokluğunda toplanan delillerin sonradan bildirilmediğine, son sözün sanığa ya da vekiline verilmediğine ilişkindir. 2-) Sanık ... ve müdafiinin temyiz istemleri Erbaa Cumhuriyet Başsavcılığı'nın 2021/186 Esas sayılı soruşturma dosyasının sonucunun beklenmesi gerektiğine, hükmün gerekçesiz olduğuna, sanık hakkında etkin pişmanlık hükümlerinin uygulanması gerektiğine, temel cezanın alt sınırdan uzaklaşılarak belirlenmemesi gerektiğine ve diğer sanıkların atılı suçu işlemediklerine ilişkindir. 3-) Sanık ... ve müdafilerinin temyiz istemleri Suçun unsurlarının oluşmadığına, yeterli delil bulunmadığına, beraat kararı verilmesi gerektiğine, sanığın suç tarihinde Erciş ilçesinde olduğuna Erbaa ilçesinde bulunmadığına, sanığa HTS ve PTS kayıtları uyarınca ceza verilmiş olduğuna, sanığın suç tarihinden beş yıl sonra savunmasının alındığına ve suçlu olan birinin yurt dışına kaçabileceğine ancak sanığın bunu yapmadığına ilişkindir. B. Değerlendirme ve Gerekçe Dava dosyası kapsamına göre, sanıklar ..., ... ve ...'ın öncü ve artçı araçlarla suça konu uyuşturucuyu sevk ve naklettikleri iddialarına ilişkin olarak; Sanık ...'ın temyize konu 05.01.2016 tarihli eylemiyle temyize konu olmayan 01.03.2018 tarihli eylemi nedeniyle sanık hakkında zincirleme suç hükümlerinin tartışılması gerektiği cihetiyle bozma talep edilmiş ise de, ilk eylemle ikinci eylem arasında yaklaşık iki yıl iki aylık bir sürenin geçmiş olması nedeniyle sanığın 01.03.2018 tarihli temyiz dışı eylemi nedeniyle aynı suç işleme kararıyla hareket etmediği anlaşılmakla Tebliğname'deki bozma düşüncesine iştirak edilmemiştir. Ceza Genel Kurulunun 11.07.2014 tarihli ve 2014/5-52 Esas ve 2014/354 Karar sayılı kararında da belirtildiği üzere; 5271 sayılı Kanun'un 8 inci maddesinin birinci fıkrasında; bir kişinin birden fazla suçtan sanık olması veya bir suçta birden fazla sanık bulunması şeklinde dar bağlantı tanımlanmıştır. Bu hükmün amacı, görülmekte olan uyuşmazlıkların birlikte yargılanmasında ve karara bağlanmasında yarar bulunmasıdır. Bu şekilde tüm delillerin birlikte değerlendirilerek daha adil bir kararın verilmesi ve verilecek hükümlerde muhtemel değerlendirme hatalarının engellenmesi hedeflenmiştir. Bu itibarla; 1-) Dosya ve UYAP sistemi üzerinden yapılan incelemede; sanık ... hakkında 05.01.2016 tarihli uyuşturucu madde ticareti yapma eyleminden dolayı 12.03.2021 tarihli iddianame ile temyize konu bu davanın açıldığı; ayrıca sanığın 20.11.2015 tarihli eylemi nedeniyle Erciş Cumhuriyet Başsavcılığı'nın 16.05.2016 tarihli iddianamesi ile uyuşturucu madde ticareti yapma suçundan dava açıldığı ve Erciş Ağır Ceza Mahkemesinin 2016/168 esas ve 2017/42 karar sayılı ilamıyla sanık hakkında 8 yıl 4 ay hapis ve 16.660,00 TL adli para cezasına hükmolunduğu ve kararın 15.06.2017 tarihinde kesinleştiği ve sanık ... yönünden belirtilen suç tarihleri arasında hukuki kesintinin bulunmadığı anlaşılmakla; Erciş Ağır Ceza Mahkemesinden adı geçen dosyanın aslı veya onaylı örneğinin getirtilip denetime imkan verecek şekilde incelenen dosya arasına konulması ve tüm deliller değerlendirilerek atılı suç yönünden özellikle ilk eylemden sonra sanık hakkında yakalama, gözaltı, sorgu, tutuklama, arama, beden muayenesi ve vücudundan örnek alınması gibi bir soruşturma işlemi yapılıp yapılmadığının belirlenmesi ve bu suretle iki eylem arasında fiili bir kesintinin oluşup oluşmadığı ve sanığın sonraki eylemini yeni bir suç işleme kararının icrası kapsamında işleyip işlemediği belirlenerek sanığın eylemlerinin tek suç, ayrı suç veya zincirleme suç oluşturup oluşturmadığının tartışılıp değerlendirilmesi ve sonucuna göre; a-) Zincirleme suç oluşturduğunun kabul edilmesi halinde, ağır sonuç doğuran suç esas alınarak belirlenecek cezanın, zincirleme suç nedeniyle 5237 sayılı Kanun'un 43. maddesi gereğince artırılması ve böylece bulunacak sonuç cezanın, kesinleşen hükümdeki sonuç cezadan “fazla olması halinde” aradaki fark kadar “ek cezaya hükmolunması”, aksi halde “ek ceza verilmesine yer olmadığına" karar verilmesi, b-) Eylemlerinin ayrı birer suç oluşturduğunun kabulü halinde ise sanığın her bir eylem yönünden ayrı ayrı cezalandırılmasına karar verilmesi gerektiğinin gözetilmemesi, 2-) Uyuşturucu madde ticareti yapma suçu yönünden hüküm tarihi itibarıyla yürürlükte bulunan 5237 sayılı Kanun'un 188/3. fıkrası uyarınca öngörülen hapis cezasının alt sınırı 5 yılın üzerinde olup, 5271 sayılı Kanun'un 150/3. fıkrası uyarınca müdafii ile temsil zorunluluğu bulunduğu ve hüküm tarihinde yürürlükte bulunan 5271 sayılı Kanun'un 188/1. fıkrasında, “hükmün kurulduğu celsede, kanunun zorunlu müdafiliği kabul ettiği hallerde müdafiin hazır bulunması” emredici düzenlemesine yer verildiği gözetilmeden, sanık ...'ın esas hakkında savunmasını yaptığı ve hükmün kurulduğu celseye müdafiinin katılımı sağlanmadan 5271 sayılı Kanun'un 150 nci maddesinin üçüncü fıkrasına ve 188 inci maddesinin birinci fıkrasına aykırı şekilde hüküm kurularak sanığın savunma hakkının kısıtlanması hukuka aykırı görülmekle, Sanık ...'ın yukarıda belirtilen bozma sebepleri uyarınca hukuki durumu belirlendikten sonra temyize konu eylem yönünden sanıkların tümü hakkında 5237 sayılı Kanun'un 188/5. maddesinin uygulanıp uygulanamayacağının belirlenmesi gerekirken; bu hususlara uyulmaksızın sanıkların yazılı şekilde mahkumiyetlerine karar verilmesi hukuka aykırı görülmüştür. III. KARAR Gerekçe bölümünde açıklanan nedenlerle sanıklar ve müdafilerinin temyiz istemleri yerinde görüldüğünden Samsun Bölge Adliye Mahkemesi 7. Ceza Dairesinin, 07.03.2023 tarihli ve 2022/2477 Esas, 2023/640 Karar sayılı kararının, 5271 sayılı Kanun’un 302 nci maddesinin ikinci fıkrası gereği, Tebliğname’ye kısmen uygun olarak, oy birliğiyle BOZULMASINA, Hükmolunan ceza miktarı ile tutuklu kalınan süreler dikkate alınarak sanıklar ... ve ... hakkındaki salıverilme taleplerinin REDDİNE, Dava dosyasının, 5271 sayılı Kanun’un 304'üncü maddesinin ikinci fıkrasının (a) bendi uyarınca Tokat 1. Ağır Ceza Mahkemesine, Yargıtay ilâmının bir örneğinin ise Samsun Bölge Adliye Mahkemesi 7. Ceza Dairesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 27.02.2025 tarihinde karar verildi.