İçeriğe geç
AC
8. Ceza Dairesi Esas: 2024/25302 Karar: 2025/1761 Tarih: 2025

Yargıtay 8. Ceza Dairesi E.2024/25302 K.2025/1761

8. Ceza Dairesi 2024/25302 E. , 2025/1761 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ :Ceza Dairesi SAYISI : 2024/1573 E., 2024/1925 K. SUÇ : Uyuşturucu madde ticareti 05.06.2017-08.06.2017 (sanık ... yönünden) HÜKÜM : Hükümlerin düzeltilerek istinaf başvurularının esastan reddi TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Onama Yapılan ön inceleme neticesin

Karar Özeti

8. Ceza Dairesi 2024/25302 E. , 2025/1761 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ :Ceza Dairesi SAYISI : 2024/1573 E., 2024/1925 K. SUÇ : Uyuşturucu madde ticareti 05.06.2017-08.06.2017 (sanık ... yönünden) HÜKÜM : Hükümlerin düzeltilerek istinaf başvurularının esastan reddi TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Onama Yapılan ön inceleme neticesin

Karar Detayı

8. Ceza Dairesi 2024/25302 E. , 2025/1761 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ :Ceza Dairesi SAYISI : 2024/1573 E., 2024/1925 K. SUÇ : Uyuşturucu madde ticareti 05.06.2017-08.06.2017 (sanık ... yönünden) HÜKÜM : Hükümlerin düzeltilerek istinaf başvurularının esastan reddi TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Onama Yapılan ön inceleme neticesinde; sanıklar hakkında kurulan hükümlerin temyiz edilebilir olduğu, temyiz edenlerin hükmü temyize hak ve yetkilerinin bulunduğu, temyiz istemlerinin süresinde olduğu, temyiz dilekçelerinde temyiz sebeplerine yer verildiği, temyiz istemlerinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı tespit edilmekle, gereği düşünüldü: I. HUKUKİ SÜREÇ A. İlk Derece Mahkemesi Kararı İstanbul 15. Ağır Ceza Mahkemesinin, 17.05.2024 tarihli ve 2019/169 Esas, 2024/221 Karar sayılı kararı ile sanıklar hakkında uyuşturucu madde ticareti suçundan, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun (5237 sayılı Kanun) 188/3, 188/4-a, 62 ve 53. maddeleri uyarınca 13 yıl 9 ay hapis cezası ve 260,00 TL adli para cezası ile cezalandırılmalarına ve hak yoksunluklarına karar verilmiştir. B. Bölge Adliye Mahkemesi Kararı İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 5. Ceza Dairesinin, 03.10.2024 tarihli ve 2024/1573 Esas, 2024/1925 Karar sayılı kararı ile sanıklar hakkında İlk Derece Mahkemesince kurulan hükümlerdeki hukuka aykırılıklar düzeltilerek, hükümlere yönelik sanıklar müdafilerinin ve sanık ...'nin istinaf başvurularının 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 280/1-a.2, 303/1-c-h maddeleri uyarınca esastan reddine karar verilmiştir. II. TEMYİZ A. Temyiz Sebepleri 1.Sanık ... Müdafiinin Temyiz İstemleri Güven alımının hukuka aykırı olduğuna ve bu hususun tartışılmadan eksik inceleme ile karar verildiğine, eylemin kullanmak için uyuşturucu madde bulundurma suçunu oluşturacağına, 2. Sanık ... Müdafiinin Temyiz İstemleri Eylemin kullanmak için uyuşturucu madde bulundurma suçunu oluşturacağına, delillerin hukuka aykırı şekilde toplandığına, ikrarın hata ile yapıldığına, İlişkindir. B. Değerlendirme ve Gerekçe Suç tarihinde yürürlükte bulunan 5271 sayılı Kanun'un 139/4. maddesine göre uyuşturucu madde ticareti suçu açısından kamuya açık yerlerde ve işyerlerinde delil toplamak amacıyla ses ve görüntü kaydı yapılmasına izin verilemeyeceği, yine aynı Kanun'un "Teknik Araçlarla İzleme" başlıklı 140 ıncı maddesindeki düzenlemeye göre, sanıkların teknik araçlarla izlenmesine ilişkin bir karar bulunmadığı, gizli soruşturmacı görevlendirilmesine ilişkin karara dayanılarak ve 5271 sayılı Kanun'un 140 ıncı maddesi uyarınca ayrıca bir karar alınmadan teknik araçlarla izleme ve görüntüleme ve ses alma işlemi yapıldığının anlaşılması karşısında bu şekilde elde edilen deliller hukuka aykırı olup hükme esas alınamayacağı, ancak kimlik tespitinin görüntülere dayanılarak yapılmaması, güven alımı tutanakları ve bu tutanakların gizli soruşturmacılar tarafından doğrulanması göz önüne alındığında kamera kayıtları olmasa dahi diğer hukuka uygun delillerle suçların sübuta erdiği anlaşılmakla bu husus bozma nedeni yapılmamıştır. Yargıtay Ceza Genel Kurulunun 28.04.2015 tarih, 2014/462 Esas, 2015/135 Karar ve 2014/848 Esas, 2015/136 Karar sayılı kararlarında belirtildiği üzere; gizli soruşturmacı tarafından sanıktan birden fazla kez uyuşturucu madde satın alınmasının ayrıca suç oluşturmayacağı ve gerçek anlamda bir "alım-satım" ın söz konusu olmayacağı dikkate alınarak sanık ... hakkında zincirleme suç hükümleri uygulanmayarak tek cezaya hükmedilmesine bir isabetsizlik bulunmadığından tebliğnamedeki eleştiri görüşüne iştirak edilmemiştir. Dava dosyası kapsamına göre, alınan gizli soruşturmacı kararı gereğince yapılan çalışmalarda sanık ...'ın 31.05.2017, sanık ...'nin ise 05.06.2017 ve 08.06.2017 tarihlerinde gizli soruşturmacılara sentetik kannabinoidi 5237 sayılı Kanun'un 188/4-b kapsamında sayılan yerlere 200 metreden yakın mesafede sattıkları iddiasına ilişkin olarak; Yargılama sürecindeki işlemlerin usul ve kanuna uygun olarak yapıldığı, aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların toplanan tüm delillerle birlikte gerekçeli kararda gösterilip tartışıldığı, eylemin sanık tarafından gerçekleştirildiğinin saptandığı, vicdani kanaatin dosya içindeki belge ve bilgilerle uyumlu olarak kesin verilere dayandırıldığı, eyleme uyan suç vasfı ile yaptırımların doğru biçimde belirlendiği, gizli soruşturmacı raporları, fiziki takip tutanakları ve gizli soruşturmacı beyanlarına göre, sanıkların uyuşturucu madde ticareti yaptıklarına ilişkin kabulde bir isabetsizlik bulunmadığı, delillerin hukuka uygun olarak toplandığı anlaşıldığından, sanıklar müdafilerinin temyiz istemleri yerinde görülmemiş, Bölge Adliye Mahkemesince verilen kararda hukuka aykırılık bulunmamıştır. III. KARAR Gerekçe bölümünde açıklanan nedenle İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 5. Ceza Dairesinin, 03.10.2024 tarihli ve 2024/1573 Esas, 2024/1925 Karar sayılı kararında sanıklar müdafileri tarafından öne sürülen temyiz sebepleri ve 5271 sayılı Kanun’un 289/1. maddesi ile sınırlı olarak yapılan temyiz incelemesi sonucunda hukuka aykırılık görülmediğinden, 5271 sayılı Kanun’un 302/1. maddesi uyarınca Tebliğname’ye uygun olarak oy birliğiyle TEMYİZ İSTEMLERİNİN ESASTAN REDDİ İLE HÜKÜMLERİN ONANMASINA, Dava dosyasının, 5271 sayılı Kanun’un 304/1. maddesi uyarınca İstanbul 15. Ağır Ceza Mahkemesine, Yargıtay ilâmının bir örneğinin ise İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 5. Ceza Dairesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 05.03.2025 tarihinde karar verildi.

Özgün Analiz

Olay Özeti: İstanbul'da gizli soruşturmacı kararına dayalı çalışmada iki sanığın soruşturmacılara sentetik kannabinoidi, kanunda sayılan yerlere yakın mesafede sattıkları saptanmıştır. Hükümlerin düzeltilerek istinaf reddi sonrası, teknik izleme kararı olmadan yapılan görüntülemenin hukuka aykırılığı temyizde tartışılmıştır.

Hukuki İlke: Suç tarihinde yürürlükteki kurallara göre gizli soruşturmacı kararına dayanılarak ayrı bir teknik izleme kararı alınmadan yapılan ses-görüntü kaydı hukuka aykırı olup hükme esas alınamaz; ancak kimlik tespiti bu görüntülere dayanmıyor ve güven alımı tutanakları soruşturmacılarca doğrulanıyorsa diğer hukuka uygun delillerle suç sübuta erer. Ceza Genel Kurulu içtihadı uyarınca soruşturmacıya birden fazla satış zincirleme suç oluşturmaz.

Uygulama Sonucu: Onama — hukuka aykırı görüntü kaydı bozma nedeni yapılmamış, güven alımı tutanakları ve soruşturmacı beyanlarıyla suç sabit görülmüş, zincirleme suç uygulanmaması yönündeki tebliğname eleştirisine iştirak edilmemiştir.

Dava Strateji Notu: Bir delilin hukuka aykırılığı, geriye kalan bağımsız ve hukuka uygun delillerle sübut sağlanıyorsa tek başına beraat getirmez; buna karşılık gizli soruşturmacıya tekrarlı satışın zincirleme sayılmaması, ceza miktarı yönünden savunma lehine kullanılabilir.

Bu karar size uygun mu?

Davanızda bu emsali kullanmak için avukat desteği alın.

Görüşme Planla