İçeriğe geç
AC
8. Ceza Dairesi Esas: 2024/25444 Karar: 2025/5642 Tarih: 2025

Yargıtay 8. Ceza Dairesi E.2024/25444 K.2025/5642

8. Ceza Dairesi 2024/25444 E. , 2025/5642 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi SAYISI : 2015/192 Esas, 2017/453 Karar SUÇ : Başkasına ait kimlik veya kimlik bilgilerinin kullanılması İNCELEME KONUSU KARAR : Mahkumiyet TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : İlgili kararın kanun yararına bozulması Gaziosmanpaşa Cumhuriyet Ba

Karar Özeti

8. Ceza Dairesi 2024/25444 E. , 2025/5642 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi SAYISI : 2015/192 Esas, 2017/453 Karar SUÇ : Başkasına ait kimlik veya kimlik bilgilerinin kullanılması İNCELEME KONUSU KARAR : Mahkumiyet TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : İlgili kararın kanun yararına bozulması Gaziosmanpaşa Cumhuriyet Ba

Karar Detayı

8. Ceza Dairesi 2024/25444 E. , 2025/5642 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi SAYISI : 2015/192 Esas, 2017/453 Karar SUÇ : Başkasına ait kimlik veya kimlik bilgilerinin kullanılması İNCELEME KONUSU KARAR : Mahkumiyet TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : İlgili kararın kanun yararına bozulması Gaziosmanpaşa Cumhuriyet Başsavcılığının 16.02.2015 tarihli iddianamesiyle hükümlü hakkında başkasına ait kimlik veya kimlik bilgilerinin kullanılması suçundan, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun (5237 sayılı Kanun) 268/1. maddesi delaletiyle 267/1. maddesi uyarınca açılan dava ile yapılan yargılama neticesinde Gaziosmanpaşa 3. Asliye Ceza Mahkemesinin 14.09.2017 tarihli kararı ile 5237 sayılı Kanun’un 267/1, 269/1 ve 53. maddeleri uyarınca 2 ay 13 gün hapis cezası ile cezalandırılmasına ve hak yoksunluklarına karar verildiği, söz konusu kararın, istinaf edilmeksizin 17.10.2017 tarihinde usulüne uygun şekilde kesinleştiği belirlenmiştir. Adalet Bakanlığının, 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 309/1. maddesi uyarınca, 20.10.2024 tarihli ve 2022/4860 sayılı evrakı ile kanun yararına bozma istemine istinaden düzenlenen, Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının, 20.11.2024 tarihli ve KYB-2024/108213 sayılı Tebliğnamesi ile dava dosyası Daireye gönderilmekle, gereği düşünüldü: I. İSTEM Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının kanun yararına bozma isteminin; “Dosya kapsamına göre; 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun 269. maddesinin 1. fıkrasında yer alan "İftira edenin, mağdur hakkında adlî veya idari soruşturma başlamadan önce, iftirasından dönmesi halinde, hakkında iftira suçundan dolayı verilecek cezanın beşte dördü indirilir." ve aynı maddenin 2. fıkrasındaki "Mağdur hakkında kovuşturma başlamadan önce iftiradan dönme halinde, iftira suçundan dolayı verilecek cezanın dörtte üçü indirilir." şeklindeki düzenlemelere nazaran, Somut olayda sanığın verdiği kimlik bilgilerine göre bir kısım tutanaklar ve adli raporun mağdurun kimlik bilgileri ile düzenlenmesini takiben, gerçek kimlik bilgilerini açıkladığının ve böylece mağdur hakkında adli soruşturmanın başladığının anlaşılması karşısında, 5237 sayılı Kanun'un 269/2. maddesinin uygulanması gerektiği gözetilmeden, aynı maddenin birinci fıkrasının uygulanması suretiyle sanık hakkında eksik cezaya hükmedilmesinde, Kabule göre de; Sanık hakkında 5237 sayılı Kanun’un 267/1. maddesi uyarınca belirlenen 1 yıl temel hapis cezasından aynı Kanun'un 269/1. maddesi gereğince 4/5 oranında indirim yapılırken 2 ay 12 gün hapis cezası yerine, 2 ay 13 gün hapis cezasına hükmedilmek suretiyle fazla ceza tayininde, isabet görülmemiştir.” Şeklindeki gerekçeye dayandığı anlaşılmıştır. II. DEĞERLENDİRME VE GEREKÇE 1. a) Kanun yararına bozma istemine konu olayda, 09.11.2014 tarihli kolluk tutanağı ile uyuşturucu madde satışı yapan şahıslara yönelik kolluk görevlilerince yapılan uygulama sırasında yakalanan hükümlünün, bir şahsa uyuşturucu madde satışı yaptığına ilişkin hakkında soruşturma işlemlerine başlanılacağı sırada kimliğinin olmadığını belirterek kendisini kardeşinin kimlik bilgileri ile ... olarak tanıttığı, kolluk tutanağı, genel adli muayene raporu ve şüpheli ifadesinin ... adıyla düzenlendiği, hükümlünün kimlik tespiti için Olay Yeri İnceleme ve Kimlik Tespit Grup Amirliğine götürüleceği sırada gerçek kimliğini açıkladığı ve savunmasında kesinleşmiş mahkumiyetinin olması nedeniyle ağabeyine ait kimlik bilgilerini verdiğini, ancak sonra pişman olması nedeniyle gerçek kimliğini açıkladığını ifade ettiği belirlenmiştir. b) 5237 sayılı Kanun'un 268/1. maddesinde düzenlenen başkasına ait kimlik veya kimlik bilgilerini kullanma suçunun oluşabilmesi için işlediği suç nedeniyle kendisi hakkında soruşturma ve kovuşturma yapılmasını engellemek amacıyla, başkasına ait kimlik veya kimlik bilgilerinin kullanılarak soruşturma ve kovuşturma işlemlerinin kimlik bilgileri verilen mağdur hakkında yapılmasına neden olunması gerekir. Bir adli soruşturma ya da kovuşturma işlemi olmaksızın kimlik bilgilerinin gizlenmesi amacıyla başkalarına ait kimlik bilgilerinin kullanılması ve verilen kimlik bilgilerine göre resmi belge düzenlenmesi halinde 5237 sayılı Kanun'un 206. maddesinde düzenlenen resmi belgenin düzenlenmesinde yalan beyanda bulunma suçu, bir resmi belge düzenlenmemiş olması halinde 5326 sayılı Kabahatler Kanunu'nun (5326 sayılı Kanun) 40/1. maddesinde düzenlenen kimliği bildirmeme kabahati oluşur. c) Yargıtay Ceza Genel Kurulunun 15.02.2023 tarihli ve 2021/8-257 Esas, 2023/82 Karar sayılı kararında, 5237 sayılı Kanun'un 268. maddesinin gerekçesinde başkasına ait kimlik veya kimlik bilgilerinin kullanılması suçunun iftira suçunun özel bir işleniş biçimi olduğunun belirtilmesi hususları birlikte değerlendirildiğinde, kanun koyucunun bahse konu suçu düzenlemesindeki gerçek amacının gerek işlenmiş gerekse işlendiğinden şüphelenilen bir suçun soruşturulması ve kovuşturulmasına yönelik işlemleri gerçekleştiren görevlilere kimlik veya kimlik bilgisi olarak gerçeğe aykırı bilgi verilmesinin önlemesi olduğu, kendisi hakkında soruşturma yapılmasını engellemek amacıyla mağdurun kimlik bilgilerini verip onun hakkında soruşturma ve kovuşturma yapılmasına neden olan sanığın eyleminin 5237 sayılı Kanun'un 268. maddesinde düzenlenen başkasına ait kimlik ve kimlik bilgilerinin kullanılması suçunu oluşturduğunun kabul edilmesi gerektiği belirtilmiş olup, kaldı ki kanun yararına bozma istemine konu somut olayda hükümlü hakkında 08.11.2014 tarihli uyuşturucu madde ticareti eylemine ilişkin olarak İstanbul 17. Ağır Ceza Mahkemesinin 27.11.2015 tarihli ve 2015/142 Esas, 2015/285 Karar sayılı kararı ile mahkumiyet hükmü kurulduğu ve Yargıtay 20. Ceza Dairesinin 30.06.2016 tarihli ve 2016/518 Esas, 2016/4460 Karar sayılı, düzeltilerek onanması kararı ile hükmün kesinleştiği belirlenmiştir. 2. a) Bu kapsamda inceleme konusu dava dosyası değerlendirildiğinde, hakkında uyuşturucu veya uyarıcı madde ticareti suçundan soruşturma başlatılacağı sırada hükümlünün kardeşine ait kimlik bilgilerini kullandıktan sonra gerçek kimlik bilgilerini açıkladığı, buna göre hükümlünün eyleminin 5237 sayılı Kanun'un 268/1. maddesinde düzenlenen başkasına ait kimlik veya kimlik bilgilerinin kullanılması suçuna uyduğu, hükümlünün verdiği kimlik bilgilerine göre bir kısım tutanakların ve adli raporun mağdurun kimlik bilgileri ile düzenlenmesinden sonra gerçek kimlik bilgilerini açıkladığının anlaşılması karşısında, mağdur hakkında adli soruşturmanın başladığı gözetilerek 5237 sayılı Kanun'un 269/2. maddesinin uygulanması gerektiği gözetilmeden, aynı Kanun maddesinin birinci fıkrasının uygulanması suretiyle eksik ceza tayini, b) Kabule göre de; Hükümlü hakkında 5237 sayılı Kanun’un 267/1. maddesi uyarınca belirlenen 1 yıl temel hapis cezası üzerinden aynı Kanun'un 269/1. maddesi uyarınca 4/5 oranında indirim yapılırken hapis cezasının "2 ay 12 gün" yerine "2 ay 13 gün" olarak fazla ceza tayini, Kanun’a aykırı olup kanun yararına bozma talebi yerinde görülmüştür. III. KARAR 1. Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının kanun yararına bozma isteminin KABULÜNE, 2. Gaziosmanpaşa 3. Asliye Ceza Mahkemesinin 14.09.2017 tarihli ve 2015/192 Esas, 2017/453 Karar sayılı kararının, 5271 sayılı Kanun’un 309/3. maddesi gereği oy birliğiyle KANUN YARARINA BOZULMASINA, 5271 sayılı Kanun’un 309/4-b maddesi uyarınca gerekli işlemin yapılması için dava dosyasının Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 03.07.2025 tarihinde karar verildi.

Bu karar size uygun mu?

Davanızda bu emsali kullanmak için avukat desteği alın.

Görüşme Planla