Karar Özeti
8. Ceza Dairesi 2024/25520 E. , 2025/1562 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi SAYISI : 2024/297 Esas, 2024/385 Karar SUÇLAR : Sahte banka veya kredi kartı üretme,bulundurma ve sahte banka veya kredi kartının kullanılması suretiyle yarar sağlama HÜKÜMLER : Beraat TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Onama Yapılan ön ince
Karar Detayı
8. Ceza Dairesi 2024/25520 E. , 2025/1562 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi SAYISI : 2024/297 Esas, 2024/385 Karar SUÇLAR : Sahte banka veya kredi kartı üretme,bulundurma ve sahte banka veya kredi kartının kullanılması suretiyle yarar sağlama HÜKÜMLER : Beraat TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Onama Yapılan ön inceleme neticesinde; sanık hakkında bozma üzerine verilen hükümlerin temyiz edilebilir olduğu, temyiz edenin hükümleri temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu'nun (5271 sayılı Kanun) 34 üncü maddesinin ikinci fıkrası ve 232 nci maddesinin altıncı fıkrasına göre hüküm fıkrasında verilen karara karşı kanun yollarına başvurma olanağı bulunup bulunmadığının ve başvurma olanağı var ise süresi, mercii ve şekillerinin tereddüde yer vermeyecek şekilde açıkça gösterilmesi gerekirken, 12.09.2024 tarihli, sanığın yokluğunda, katılan banka vekilinin yüzüne karşı verilen kararda ''Diyarbakır Bölge Adliye Mahkemesi İSTİNAF yolu açık olmak üzere'' denilmek suretiyle kanun yoluna başvuru merciinin yanlış gösterilmesi nedeniyle temyiz isteğinin süresinde olduğu, temyiz isteğinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı tespit edilmekle, gereği düşünüldü: I. HUKUKÎ SÜREÇ A. Bozma 1.Diyarbakır 2. Asliye Ceza Mahkemesinin, 20.05.2014 tarihli ve 2013/869 Esas, 2014/321 Karar sayılı kararı ile sanık hakkında sahte banka veya kredi kartı üretme, bulundurma ve sahte banka veya kredi kartının kullanılması suretiyle yarar sağlama suçlarından 5237 sayılı Kanun'un 245/3,62/1 52/2 ve 53. maddeleri uyarınca 3 yıl 4 ay hapis ve 2000 TL adli para cezası ile cezalandırılmasına ve hak yoksunluklarının uygulanmasına karar verilmiştir. 2. Diyarbakır 2. Asliye Ceza Mahkemesinin, 20.05.2014 tarihli ve 2013/869 Esas, 2014/321 Karar sayılı kararının sanık tarafından temyiz edilmesi üzerine Yargıtay 8. Ceza Dairesi'nin 09.03.2016 tarihli, 2015/13729 Esas, 2016/3055 Karar sayılı kararı ile '' Oluşa ve dosya kapsamına göre; sanığın alınan savunmasında kredi kartını teslim almadığını ve suça konu katılana ait kredi kartını kullanmadığını beyan ederek atılı suçu inkar etmesi karşısında; internet üzerinden yapılan kart başvurusunun hangi IP numarası üzerinden yapıldığının tesbiti ile sanıkla bir ilişkisinin bulunup bulunmadığı, başvuru sırasında ilgili banka ile sesli bir görüşmenin yapılıp yapılmadığı sesli görüşme yapılmış ise, temin edilip ses inceleme karşılaştırmasının yapılarak, kart başvuru formu ve sözleşme üzerindeki yazı ve imzaların sanığa ait olup olmadığı hususunda usulüne uygun bilirkişi raporu alınmadan, suça konu kredi kartıyla yapılan harcama dökümleri getirtilerek, varsa olay tarihinde harcama yapılan işyeri sahipleri/yetkilileri dinlenmeden, bahse konu kredi kartıyla alışveriş yapan şahsın sanık olup olmadığı sorulmadan, teşhisi yaptırılmadan ve alışverişe ilişkin slip bulunup bulunmadığı varsa üzerindeki imzanın sanığa ait olup olmadığı imza incelemesi ile belirlenmeden eksik inceleme ile yazılı şekilde karar verilmesi,Kabul ve uygulamaya göre;a- Sanığın; mağdurun kimlik bilgilerini kullanarak sahte kredi kartı çıkartması ve bu kartla birden fazla alışveriş yapması eyleminin TCK.nun 245/2, 245/3 ve 43. madde ve fıkralarında düzenlenen suçları oluşturup oluşturmadığı tartışılmaksızın, yalnızca TCK.nun 245/3. madde ve fıkrasında düzenlenen suçtan hüküm kurulması,b- Sanık hakkında temel hapis cezası alt sınırdan tayin edildiği halde, aynı gerekçelerle adli para cezasına esas birim gün sayısının alt sınırın üstünde belirlenmesi suretiyle hükümde çelişkiye neden olunması,c- Hükümden sonra Anayasa Mahkemesi'nin 08.10.2015 tarih ve 2014/140 esas, 2015/85 karar sayılı ilamı ile bir kısım ibareleri iptal edilerek, Resmi Gazete'de 24.11.2015 tarihinde yayımlanıp yürürlüğe giren 5237 sayılı TCK.nun 53. maddesinde yeniden değerlendirme yapılmasında zorunluluk bulunmasının yasaya aykırı olduğu'' gerekçesiyle hükmün bozulmasına karar verilmiştir. 3. Yargıtay bozma ilamına uyulması üzerine Diyarbakır 2. Asliye Ceza Mahkemesinin,18.11.2019 tarihli ve 2016/337 Esas, 2019/773 Karar sayılı kararı ile sanık hakkında sahte banka veya kredi kartı üretme,bulundurma ve sahte banka veya kredi kartının kullanılması suretiyle yarar sağlama suçlarından 5237 sayılı Kanunun 245/3,62/1 52/2 ve 53. maddeleri uyarınca 3 yıl 4 ay hapis ve 2000 TL adli para cezası ile cezalandırılmasına ve hak yoksunluklarının uygulanmasına karar verilmiştir. 4.Diyarbakır 2. Asliye Ceza Mahkemesinin,18.11.2019 tarihli ve 2016/337 Esas, 2019/773 Karar sayılı kararının sanık tarafından temyiz edilmesi üzerine Yargıtay 8. Ceza Dairesi'nin 08.02.2021 tarih, 2020/3021 Esas, 2021/1762 Karar sayılı kararı ile '' ... bozmaya uyulduğu halde bu yönden bozma gereği yerine getirilmeden ve sanık ... ... ile beraat eden diğer sanık ...’un beyanlarında geçen ... İletişim isimli işyerinin gerçekte olup olmadığı varsa işleteninin kim olduğu araştırılmadan eksik araştırma ile hüküm kurulması, kabul ve uygulamaya göre de;a-Sanık hakkında temel ceza belirlenirken hapis cezası alt sınırdan tayin olduğu halde, aynı gerekçeyle adli para cezasına esas alınan birim gün sayısının alt sınırdan uzaklaşarak belirlenmesi suretiyle çelişkiye neden olunması,b- Bozmadan önce verilen 20.05.2014 tarihli hükümde sanığa hapis cezası yanında verilen adli para cezasının, TCK.nın 52/4. maddesi gereğince 24 taksitte tahsiline karar verildiği ve hüküm yalnız sanık tarafından temyiz edildiği halde bozma sonrası verilen kararda, 10 taksit yapılması suretiyle CMUK.nın 326/son maddesinde yer alan kazanılmış hak kuralının ihlal edilmesinin'' yasaya aykırı olduğu gerekçesiyle hükmün bozulmasına karar verilmiştir. 5. Yargıtay bozma ilamına uyulması üzerine Diyarbakır 2. Asliye Ceza Mahkemesinin, 20.09.2023 tarihli ve 2021/187 Esas, 2023/528 Karar sayılı kararı ile sanık hakkında sahte banka veya kredi kartı üretme, bulundurma suçundan 5237 sayılı Kanun'un 245/2, 43/1, 62/1 52/2 ve 53. maddeleri uyarınca 5 yıl hapis ve 100 TL adli para cezası ile cezalandırılmasına ve hak yoksunluklarının uygulanmasına; sahte banka veya kredi kartının kullanılması suretiyle yarar sağlama suçlarından 5237 sayılı Kanun'un 245/3, 43/1, 62/1 52/2 ve 53. maddeleri uyarınca 5 yıl hapis ve 100 TL adli para cezası ile cezalandırılmasına, sanığın kazanılmış hak nedeniyle sonuç olarak 3 yıl 4 ay hapis ve 100 TL adli para cezası ile cezalandırılmasına ve hak yoksunluklarının uygulanmasına karar verilmiştir. 6.Diyarbakır 2. Asliye Ceza Mahkemesinin, 20.09.2023 tarihli ve 2021/187 Esas, 2023/528 Karar sayılı kararının sanık müdafii ve katılan ... Finansbank A.Ş. vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine Yargıtay 8. Ceza Dairesi'nin 08.02.2021 tarih, 2020/3021 Esas, 2021/1762 Karar sayılı kararı ile ''... sanığın savunmasının aksine atılı suçu işlediğine ilişkin mahkumiyetine yeter derecede her türlü şüpheden uzak, yeterli, kesin ve inandırıcı delil bulunmadığından beraati yerine yazılı gerekçe ile mahkumiyetine karar verilmesi,kabul ve uygulamaya göre de; a.Sanık hakkında Türk Ceza Kanun'un 245 inci maddenin ikinci fıkrası uyarınca tayin edilen cezadan Türk Ceza Kanun'un 43 üncü maddesi gereğince 1/2 oranında artırım yapılırken hesap hatası sonucu 4 yıl 6 ay yerine 6 yıl olarak fazla ceza tayin edilmesi, b.Bozmadan önce verilen 18.11.2019 tarihli kararda sanık hakkında Türk Ceza Kanun'un 245/3, 62/1, 52, 53/1-a-b-c-d-e-2-3 maddeleri uyarınca 3 yıl 4 ay hapis ve 2.000,00 TL adli para cezasına hükmedildiği ve bu kararın aleyhe temyiz edilmediği gözetilmeden, Ceza Muhakemeleri Usulü Kanun'unun 326 ncı maddesi uyarınca kazanılmış hak nedeniyle cezasının 3 yıl 4 ay hapis cezası ve 2000,00 TL adli para cezası üzerinden infazı yerine netice ceza olarak tayini,c.Bozmadan önce verilen 18.11.2019 tarihli kararda sanık hakkında 5237 sayılı Kanun'un 245/3, 62/1, 52, 53/1. maddeleri uyarınca 3 yıl 4 ay hapis ve 2.000 TL adli para cezasına hükmedildiği ve 1412 sayılı Kanunun 326 ncı maddesi uyarınca kazanılmış hak nedeniyle cezasının 3 yıl 4 ay hapis cezası ve 2000,00 TL adli para cezası üzerinden cezalandırılması yerine, 1412 sayılı Kanun'un 326 ncı maddesi uyarınca kazanılmış hak nedeniyle cezasının 3 yıl 4 ay hapis cezası ve 100,00 TL adli para cezası üzerinden cezalandırılmasına karar verilmesi suretiyle eksik ceza tayini,d.Gerekçeli karar başlığında suç adının Başkalarına ait banka hesaplarıyla ilişkilendirilerek sahte banka veya kredi kartı üretme, satma vb., yerine hizmet nedeniyle güveni kötüye kullanma olarak yazılmasının'' hukuka aykırı olduğu gerekçeleriyle hükümlerin bozulmasına karar verilmiştir. B. Bozmadan Sonraki Yargılama Süreci Yargıtay bozma ilamına uyulması üzerine Diyarbakır 2. Asliye Ceza Mahkemesinin, 12.09.2024 tarihli ve 2024/297 Esas, 2024/385 Karar sayılı kararı ile sanık hakkında sahte banka veya kredi kartı üretme,bulundurma ve sahte banka veya kredi kartının kullanılması suretiyle yarar sağlama suçlarından 5271 sayılı Kanun'un 223/2-e maddesi gereğince beraatine karar verilmiştir. II. TEMYİZ A. Temyiz Sebepleri Katılan ... Finansbank A.Ş. Vekilinin Temyiz İstemi Sanık hakkında eksik araştırma ve inceleme sonucunda haksız ve hukuka aykırı olduğuna,mahkumiyet kararı verilmesi gerektiğine ilişkindir. B. Değerlendirme ve Gerekçe 1.Dosya kapsamına göre; olay tarihinde katılan ... Finansbank A.Ş'ye ait Ümraniye Plastik Kartlar Şubesi tarafından katılan ... adına internet üzerinden başvurularak 27.11.2008 tarihinde katılan ...'in bilgisi ve rızası dışında 4022 .... 9295 nolu kredi kartı çıkartıldığı,bu sahte kredi kartının 17.12.2008 tarihinde kurye olarak çalışan sanık tarafından teslim edildiği,17.12.2008 ile 26.12.2008 tarihleri arasında biri nakit avans diğerleri ise alışverişlerde olmak üzere toplam 9 kez bu sahte üretilen kredi kartının kullanılarak toplam 4.165 TL'lik harcama gerçekleştirildiği iddiasına ilişkin olarak; Yargılama sürecindeki işlemlerin usul ve kanuna uygun olarak yapıldığı, aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların toplanan ve dosya kapsamına göre yeterli olduğu anlaşılan delillerle birlikte gerekçeli kararda gösterilip tartışıldığı, Mahkemenin yargılama sonuçlarına uygun şekilde oluşan inanç ve takdirine, incelenen dava dosyası içeriğine göre; sanık ...'ın suç tarihinde kurye olarak çalıştığı, sanığın katılan adına çıkarılan kredi kartını teslim eden kişi olduğu, 27.10.2017 tarihli bilirkişi raporunda; katılan adına 17.12.2008 tarihli bankacılık işlemleri sözleşmesinde müşteri/kart hamili karşısındaki imza ile müşteri imza beyanı ve teyit kısmı altındaki imzanın sanığın eli ürünü olduğunu gösterir nitelikte ve yeterlilikte uygun kaligrafik özellik ve itiyadi unsur tespit edilemediği yönündeki belirleme,suça konu kredi kartına ilişkin ses kaydına dair alınan 19.11.2017 tarihli bilirkişi raporunda müşteri hizmetleri ile görüşme sağlayan erkek şahıs ile sanığa ait ses örnekleri arasında dikkate değer benzerlikler görülmemesi ve sanığa ait olup olmama hususunda karar verememe şeklindeki tespit, tanık M.T'nin sahte kredi kartının sanık tarafından teslim alınmadığına dair bilgi ve görgüsü karşısında; sanığın savunmasının aksine atılı suçları işlediğine ilişkin mahkumiyetine yeter derecede her türlü şüpheden uzak, yeterli, kesin ve inandırıcı delil bulunmadığından her iki suçtan beraat kararı verilmesinde bir isabetsizlik görülmemiş ve katılan ... Finansbank A.Ş. vekilinin vekilinin temyiz sebeplerinin incelenmesinde hükümlerde hukuka aykırılık bulunmamıştır. III. KARAR Gerekçe bölümünde açıklanan nedenlerle Diyarbakır 2. Asliye Ceza Mahkemesinin, 12.09.2024 tarihli ve 2024/297 Esas, 2024/385 Karar sayılı kararında katılan ... Finansbank A.Ş. vekili tarafından öne sürülen temyiz sebepleri ve dikkate alınan sair hususlar yönünden herhangi bir hukuka aykırılık görülmediğinden, katılan banka vekilinin temyiz sebeplerinin reddiyle hükümlerin, Tebliğname’ye uygun olarak oy birliğiyle ONANMASINA, Dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 26.02.2025 tarihinde karar verildi.