İçeriğe geç
AC
8. Ceza Dairesi Esas: 2024/25662 Karar: 2025/665 Tarih: 2025

Yargıtay 8. Ceza Dairesi E.2024/25662 K.2025/665

8. Ceza Dairesi 2024/25662 E. , 2025/665 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi SUÇ : Kullanmak için uyuşturucu veya uyarıcı madde satın almak, kabul etmek, bulundurmak ve kullanmak HÜKÜM : Mahkûmiyet TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Düşme Hükmün tefhim edildiği tarihte başka suçtan Kilis A3 Tipi Kapalı Ceza İnfaz Kuru

Karar Özeti

8. Ceza Dairesi 2024/25662 E. , 2025/665 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi SUÇ : Kullanmak için uyuşturucu veya uyarıcı madde satın almak, kabul etmek, bulundurmak ve kullanmak HÜKÜM : Mahkûmiyet TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Düşme Hükmün tefhim edildiği tarihte başka suçtan Kilis A3 Tipi Kapalı Ceza İnfaz Kuru

Karar Detayı

8. Ceza Dairesi 2024/25662 E. , 2025/665 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi SUÇ : Kullanmak için uyuşturucu veya uyarıcı madde satın almak, kabul etmek, bulundurmak ve kullanmak HÜKÜM : Mahkûmiyet TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Düşme Hükmün tefhim edildiği tarihte başka suçtan Kilis A3 Tipi Kapalı Ceza İnfaz Kurumunda tutuklu olan ve duruşmada hazır edilen sanığa, 5271 sayılı Kanun'un 263 üncü maddesine göre bulunduğu cezaevi kanalıyla yasa yolunu gösterir şekilde hükmün tebliğ edilmediğinin anlaşılması karşısında, sanığın 05.11.2019 tarihli öğrenme üzerine yapmış olduğu temyiz başvurusunun süresinde olduğu, temyiz incelemesine konu olan 07.04.2016 tarihli asıl kararın usulüne uygun şekilde kesinleşmediği anlaşıldığından temyiz talebinin süresinde olduğu kabul edilerek yapılan incelemede; Sanık hakkında kurulan hükmün temyiz edilebilir olduğu, temyiz edenlerin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, temyiz isteminin süresinde olduğu, temyiz isteminin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı tespit edilmekle, gereği düşünüldü: Sanığın yargılama konusu eylemi için, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun (5237 sayılı Kanun) 191/1. maddesi uyarınca belirlenecek cezanın türü ve üst haddine göre aynı Kanun'un 66/1-e maddesi gereği 8 yıllık olağan zamanaşımı süresinin öngörüldüğü anlaşılmıştır. 5237 sayılı Kanun'un 67/2-d maddesi uyarınca zamanaşımı süresini kesen son işlemin mahkûmiyet karar tarihi olan 07.04.2016 tarihi olduğu ve bu tarihten, temyiz incelemesi tarihine kadar 8 yıllık olağan dava zamanaşımı süresinin gerçekleşmiş olduğu belirlenmiştir. Açıklanan nedenle sanığın temyiz istemi yerinde görüldüğünden, hükmün, 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu'nun (1412 sayılı Kanun) 321. maddesi gereği BOZULMASINA, bu husus yeniden yargılamayı gerektirmediğinden aynı Kanun'un 322. maddesinin verdiği yetkiye dayanılarak sanık hakkındaki kamu davasının 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu'nun 223/8. maddesi gereği gerçekleşen zamanaşımı nedeniyle, Tebliğname'ye uygun olarak oy birliğiyle DÜŞMESİNE, Dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 22.01.2025 tarihinde karar verildi.

Özgün Analiz

Olay Özeti: Kullanmak için uyuşturucu bulundurma suçundan 07.04.2016 tarihinde mahkûm edilen sanık, hüküm tarihinde başka suçtan cezaevinde tutuklu olmasına rağmen karar kendisine cezaevi kanalıyla kanun yolunu gösterir şekilde tebliğ edilmedi; sanık hükmü 05.11.2019'da öğrenip temyiz etti. Daire, usulüne uygun tebligat yapılmadığından kararın kesinleşmediğini kabul ederek temyizi süresinde saydı.

Hukuki İlke: Cezaevindeki sanığa hükmün 5271 sayılı Kanun'un 263. maddesine göre kanun yolunu gösterir şekilde tebliğ edilmemesi kesinleşmeyi engeller ve öğrenme üzerine yapılan temyiz süresindedir; 5237 sayılı Kanun'un 66/1-e maddesindeki 8 yıllık olağan dava zamanaşımı, zamanaşımını kesen son işlem olan mahkûmiyet karar tarihinden temyiz incelemesine kadar dolmuşsa kamu davasının düşmesi gerekir.

Uygulama Sonucu: Daire, hükmü bozup yeniden yargılama gerektirmediğinden kamu davasının gerçekleşen zamanaşımı nedeniyle düşmesine oy birliğiyle karar verdi; karar tarihinden itibaren 8 yıllık süre temyiz incelemesi sırasında dolmuştu.

Dava Strateji Notu: Eski tarihli ve infazı gündeme gelen kullanım dosyalarında ilk kontrol tebligat usulü olmalıdır; cezaevindeki müvekkile kanun yolu bildirimli tebligat yapılmamışsa hüküm kesinleşmemiş demektir ve yıllar sonra yapılacak öğrenme üzerine temyizle, bu arada dolan dava zamanaşımı sayesinde davanın tamamen düşürülmesi sağlanabilir.

Bu karar size uygun mu?

Davanızda bu emsali kullanmak için avukat desteği alın.

Görüşme Planla