Karar Özeti
8. Ceza Dairesi 2024/25729 E. , 2025/8308 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ :Ceza Dairesi SAYISI : 2024/1441 E., 2024/1946 K. SUÇ : Uyuşturucu veya uyarıcı madde ticareti yapma veya sağlama HÜKÜM : İstinaf başvurusunun esastan reddi TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Onama Yapılan ön inceleme neticesinde; sanık hakkında kurulan hükmün tem
Karar Detayı
8. Ceza Dairesi 2024/25729 E. , 2025/8308 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ :Ceza Dairesi SAYISI : 2024/1441 E., 2024/1946 K. SUÇ : Uyuşturucu veya uyarıcı madde ticareti yapma veya sağlama HÜKÜM : İstinaf başvurusunun esastan reddi TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Onama Yapılan ön inceleme neticesinde; sanık hakkında kurulan hükmün temyiz edilebilir olduğu, temyiz edenin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, temyiz isteminin süresinde olduğu, temyiz dilekçesinde temyiz sebeplerine yer verildiği, temyiz isteminin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı tespit edilmekle, Sanık müdafinin duruşmalı inceleme talebinin, 7079 sayılı Kanun’un 94. maddesiyle değişik 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 299/1. maddesi gereği takdiren reddine karar verilmekle, gereği gereği düşünüldü: I. HUKUKİ SÜREÇ A. İlk Derece Mahkemesi Kararı Kocaeli 3. Ağır Ceza Mahkemesinin, 20.02.2024 tarihli ve 2023/315 Esas, 2024/49 Karar sayılı kararı ile sanık hakkında uyuşturucu veya uyarıcı madde ticareti yapma veya sağlama suçundan, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun (5237 sayılı Kanun) 188/3.,297/1.,52/2-4., 53., 63.,54/4. maddeleri uyarınca 15 yıl hapis ve 30.000 TL adli para cezası ile cezalandırılmasına ve hak yoksunluklarına karar verilmiştir. B. Bölge Adliye Mahkemesi Kararı Sakarya Bölge Adliye Mahkemesi 3. Ceza Dairesinin, 23.09.2024 tarihli ve 2024/1441 Esas, 2024/1946 Karar sayılı kararı ile sanık hakkında İlk Derece Mahkemesince kurulan hükme yönelik sanık müdafiinin istinaf başvurusunun 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 280/1-a maddesi uyarınca esastan reddine karar verilmiştir. II. TEMYİZ A. Temyiz Sebepleri Sanık Müdafiinin Temyiz İstemi Delillerin hukuka aykırı olarak elde edildiğine, atılı suçun unsurlarının oluşmadığına, şüpheden sanık yararlanır ilkesinin ihlal edildiğine, kararın bozulması gerektiğine ilişkindir. B. Değerlendirme ve Gerekçe Dava dosyası kapsamına göre, Kocaeli Barosunda kayıtlı avukat olarak görev yapan sanık ...'un, hükümlü müvekkili ... ile görüşmek amacıyla 10.11.2022 tarihinde gittiği ... 1 Nolu F Tipi Yüksek Güvenlikli Ceza İnfaz Kurumunda, beraberinde getirdiği toplam 90 gram ağırlığında esrar maddesini müvekkiline verdiği iddiasına ilişkin olarak; Yargılama sürecindeki işlemlerin usul ve kanuna uygun olarak yapıldığı, aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların toplanan ve dosya kapsamına göre yeterli olduğu anlaşılan delillerle birlikte gerekçeli kararda gösterilip tartışıldığı, hükme esas alınan ve reddedilen delillerin açıkça gösterildiği, vicdani kanaatin dosya içindeki belge ve bilgilerle uyumlu olarak kesin verilere dayandırıldığı, eylemin sanık tarafından gerçekleştirildiğinin saptandığı, hükme esas alınan olay tutanağı, tanık beyanları, kamera görüntüleri, kriminal rapor ve adli raporların yeterli olduğu, eyleme uyan suç vasfının doğru biçimde belirlendiği, yargılama sonucunda oluşan kanaat ve takdire göre ceza yaptırımının yasal bağlamda ve gerekçesi gösterilerek belirlendiği, dosya kapsamında eksik incelemenin bulunmadığı, takdiri indirimin Mahkemenin takdir yetkisi kapsamında, yerinde, yeterli ve kanuni gerekçeyle uygulanmadığı anlaşıldığından, sanık müdafiinin temyiz sebeplerinin incelenmesinde hükümde hukuka aykırılık bulunmamıştır. III. KARAR Gerekçe bölümünde açıklanan nedenlerle Sakarya Bölge Adliye Mahkemesi 3. Ceza Dairesinin, 23.09.2024 tarihli ve 2024/1441 Esas, 2024/1946 Karar sayılı kararında sanık müdafii tarafından öne sürülen temyiz sebepleri ve 5271 sayılı Kanun’un 289/1. maddesi ile sınırlı olarak yapılan temyiz incelemesi sonucunda hukuka aykırılık görülmediğinden, aynı Kanun’un 302/1. maddesi uyarınca Tebliğname’ye uygun olarak oy birliğiyle TEMYİZ İSTEMİNİN ESASTAN REDDİ İLE HÜKMÜN ONANMASINA, Hükmolunan ceza miktarı ve tutuklulukta geçirilen süre dikkate alınarak sanık müdafinin tahliye talebinin REDDİNE, Dava dosyasının, 5271 sayılı Kanun’un 304/1. maddesi uyarınca Kocaeli 3. Ağır Ceza Mahkemesine, Yargıtay ilâmının bir örneğinin ise Sakarya Bölge Adliye Mahkemesi 3. Ceza Dairesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 04.11.2025 tarihinde karar verildi.
Özgün Analiz
Olay Özeti: Kocaeli Barosuna kayıtlı avukat olan sanığın, hükümlü müvekkiliyle görüşmek için gittiği yüksek güvenlikli ceza infaz kurumuna beraberinde getirdiği toplam 90 gram esrarı müvekkiline verdiği kabul edilmiştir. İlk derece mahkemesi 15 yıl hapis ve adli para cezasına hükmetmiş, istinaf esastan reddedilmiş, 8. Ceza Dairesi hükmü onamıştır.
Hukuki İlke: Ceza infaz kurumuna uyuşturucu madde sokup hükümlüye vermek uyuşturucu madde ticareti yapma veya sağlama suçunu oluşturur; sanığın avukat sıfatı fiili suç olmaktan çıkarmaz. Olay tutanağı, kamera görüntüleri, tanık beyanları ve kriminal rapordan oluşan delil bütünü yeterliyse takdiri indirimin kanuni gerekçeyle uygulanmaması mahkemenin takdir yetkisi içindedir.
Uygulama Sonucu: Temyiz isteminin esastan reddi ile onama; delillerin hukuka aykırı toplandığı ve suç unsurlarının oluşmadığı yönündeki savunmalar, kamera görüntüleri ve tutanaklarla desteklenen olay örgüsü karşısında yerinde görülmemiş, tahliye talebi reddedilmiştir.
Dava Strateji Notu: Cezaevine madde sokulması olaylarında görüşme öncesi kayıt ve kamera altyapısı nedeniyle sübut tartışması dar bir alanda kalır; müdafi sıfatıyla kuruma girişlerde bu riskin ağır ceza ve meslek sonuçları doğurduğu unutulmamalı, savunma ancak maddenin aidiyeti ve teslim anına ilişkin görüntü-tutanak çelişkileri üzerinden kurulabilir.