Karar Özeti
8. Ceza Dairesi 2024/25998 E. , 2026/689 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ :Ceza Dairesi SAYISI : 2024/5197 E., 2024/2721 K. SUÇ : Uyuşturucu madde ticareti yapma HÜKÜM : İstinaf başvurularının esastan reddi TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Onama Yapılan ön inceleme neticesinde; sanık hakkında kurulan hükmün temyiz edilebilir olduğu, te
Karar Detayı
8. Ceza Dairesi 2024/25998 E. , 2026/689 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ :Ceza Dairesi SAYISI : 2024/5197 E., 2024/2721 K. SUÇ : Uyuşturucu madde ticareti yapma HÜKÜM : İstinaf başvurularının esastan reddi TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Onama Yapılan ön inceleme neticesinde; sanık hakkında kurulan hükmün temyiz edilebilir olduğu, temyiz edenlerin hükmü temyize hak ve yetkilerinin bulunduğu, temyiz istemlerinin süresinde olduğu, temyiz dilekçelerinde temyiz sebeplerine yer verildiği, temyiz istemlerinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı tespit edilmiştir. Sanık müdafiinin duruşmalı inceleme talebinin, 7079 sayılı Kanun’un 94 üncü maddesiyle değişik 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu'nun (5271 sayılı Kanun) 299 uncu maddesinin birinci fıkrası gereği takdîren reddine karar verilmekle, gereği düşünüldü: I. HUKUKİ SÜREÇ A. İlk Derece Mahkemesi Kararı Şanlıurfa 3. Ağır Ceza Mahkemesinin, 03.10.2024 tarihli ve 2024/187 Esas, 2024/466 Karar sayılı kararı ile sanığın uyuşturucu madde ticareti yapma suçundan, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun (5237 sayılı Kanun) 188/3, 188/4-a, 62, 52/2 ve 53. maddeleri uyarınca 15 yıl hapis ve 50.000,00 TL adli para cezası ile cezalandırılmasına ve hak yoksunluklarına karar verilmiştir. B. Bölge Adliye Mahkemesi Kararı Gaziantep Bölge Adliye Mahkemesi 10. Ceza Dairesinin, 11.11.2024 tarihli ve 2024/5197 Esas, 2024/2721 Karar sayılı kararı ile sanık hakkında İlk Derece Mahkemesince kurulan ve re'sen de istinafa tabi olan hükme yönelik sanık ve müdafiinin istinaf başvurularının 5271 sayılı Kanun’un 280 inci maddesinin birinci fıkrasının (a) bendi uyarınca esastan reddine karar verilmiştir. II. TEMYİZ A. Temyiz Sebepleri Sanık ve Müdafiinin Temyiz İstemi Suçun unsurlarının oluşmadığına, uyuşturucunun ele geçirildiği yerin dışarıdan müdahaleye açık olduğuna ve sanığa ait ikametin dışında yan binasında yakalandığına, tutanak tanıklarının sanık ve müdafiinin hazır olmadığı oturumda dinlenmeleri nedeniyle savunma hakkının kısıtlandığına, tutanak tanıklarının uyuşturucunun bulunduğu yerin dışarıdan temasa uygun olmadığı yönünde kanaat içerir beyanlarının hükme esas alınamayacağına, sanığın hasım sahibi olduğuna, uyuşturucu ticareti yapan şahısları kızlarının ve kendisinin bir çok defa ihbar etmiş olduklarına, uyuşturucu madde dışında sanığın ikametinde uyuşturucu satışını gösterir başkaca delil elde edilemediğine, ele geçirilen uyuşturucunun saflık oranının çok düşük olmasının da sanığın başka şahıslar tarafından mağdur edilmek istendiğini gösterdiğine ve İlk Derece Mahkemesi üye hakiminin de beraat yönünde karşı oy yazdığına ilişkindir. B. Değerlendirme ve Gerekçe Dava dosyası kapsamına göre, sanığın suç tarihinde ikametinde ele geçirilen uyuşturucuları atılı suç kapsamında bulundurduğu iddiasına ilişkin olarak; Yargılama sürecindeki işlemlerin usul ve kanuna uygun olarak yapıldığı, aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların toplanan tüm delillerle birlikte gerekçeli kararda gösterilip tartışıldığı, eylemin sanık tarafından gerçekleştirildiğinin saptandığı, vicdani kanının dosya içindeki belge ve bilgilerle uyumlu olarak kesin verilere dayandırıldığı ve eyleme uyan suç vasfı ile yaptırımların doğru biçimde belirlendiği, eksik inceleme bulunmadığı anlaşılmakla, arama ve değerlendirme tutanakları, ikamet ve çevresine ait fotoğraflar, tutanak mümzilerinin suça konu uyuşturucu maddelerin ele geçirildiği yerin dışardan müdahale edilebilecek bir yer olmadığına dair beyanları, suça konu maddelere ilişkin uzmanlık raporu, ele geçen maddelerin çeşitliliği, paket sayısı ve kişisel kullanım miktarı üzerinde olmaları birlikte değerlendirildiğinde sanığın üzerine atılı suçu işlediğine dair kabulde bir isabetsizlik bulunmadığı anlaşıldığından, sanık ve müdafiinin temyiz istemleri yerinde görülmemiş, Bölge Adliye Mahkemesince verilen kararda hukuka aykırılık bulunmamıştır. III. KARAR Gerekçe bölümünde açıklanan nedenlerle Gaziantep Bölge Adliye Mahkemesi 10. Ceza Dairesinin, 11.11.2024 tarihli ve 2024/5197 Esas, 2024/2721 Karar sayılı kararında sanık ve müdafiince öne sürülen temyiz sebepleri ve 5271 sayılı Kanun’un 289 uncu maddesinin birinci fıkrası ile sınırlı olarak yapılan temyiz incelemesi sonucunda hukuka aykırılık görülmediğinden; 5271 sayılı Kanun’un 302 nci maddesinin birinci fıkrası gereği, Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle TEMYİZ İSTEMLERİNİN ESASTAN REDDİ İLE HÜKMÜN ONANMASINA, Hükmolunan ceza miktarı ile tutuklu kalınan süre dikkate alınarak sanık hakkındaki salıverilme taleplerinin REDDİNE, Dava dosyasının, 5271 sayılı Kanun’un 304 üncü maddesinin ikinci fıkrasının (a) bendi uyarınca Şanlıurfa 3. Ağır Ceza Mahkemesine, Yargıtay ilâmının bir örneğinin ise Gaziantep Bölge Adliye Mahkemesi 10. Ceza Dairesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 15.01.2026 tarihinde karar verildi.
Özgün Analiz
Olay Özeti: Şanlıurfa 3. Ağır Ceza Mahkemesi, ikametinde ele geçirilen uyuşturucular nedeniyle sanığı uyuşturucu madde ticareti yapma suçundan 5237 sayılı Kanun'un 188/3, 188/4-a, 62, 52/2 ve 53. maddeleri uyarınca 15 yıl hapis ve 50.000 TL adli para cezasına mahkûm etmiş, Gaziantep BAM 10. Ceza Dairesi istinaf başvurularını esastan reddetmiştir. Sanık temyizde uyuşturucunun bulunduğu yerin dışarıdan müdahaleye açık olduğunu, husumetlilerince mağdur edilmek istendiğini ve ilk derece mahkemesi üye hâkiminin beraat yönünde karşı oy yazdığını ileri sürmüş; 8. Ceza Dairesi müdafiin duruşmalı inceleme talebini de 5271 sayılı Kanun'un 299/1. maddesi gereği takdiren reddederek dosya üzerinden inceleme yapmıştır.
Hukuki İlke: Konutta ele geçirilen maddenin sanığa aidiyeti tartışmalıysa mahkûmiyet, arama ve değerlendirme tutanakları, ikamet ve çevresine ait fotoğraflar ile tutanak mümzilerinin ele geçirilme yerinin dışarıdan müdahale edilebilecek bir yer olmadığına dair beyanları gibi somut verilerle desteklenmelidir; maddelerin çeşitliliği, paket sayısı ve kişisel kullanım miktarının üzerinde olması ticari kastın göstergesi olarak birlikte değerlendirilir.
Uygulama Sonucu: Yargıtay 8. Ceza Dairesi, 5271 sayılı Kanun'un 302/1. maddesi gereği temyiz istemlerinin esastan reddi ile hükmün onanmasına oy birliğiyle karar vermiş; vicdani kanaatin kesin verilere dayandığını ve düşük saflık oranı ile karşı oy iddialarının sonuca etkili olmadığını kabul etmiştir.
Dava Strateji Notu: Yerin dışarıdan erişime açık olduğu savunması, ancak keşif, fotoğraf ve tanık beyanlarıyla somutlaştırılırsa etkili olur; tutanak mümzileri aksi yönde net beyan vermişse bu savunma tek başına bozma sağlamaz. Tutanak tanıklarının sanık yokluğunda dinlenmesine dayalı savunma hakkı itirazının da istinaf aşamasında usulüne uygun şekilde işlenmiş olması gerekir.