Karar Özeti
8. Ceza Dairesi 2024/26015 E. , 2026/686 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ :Ceza Dairesi SAYISI : 2024/3660 E., 2024/3627 K. SUÇ : Uyuşturucu madde ticareti yapma HÜKÜM : İstinaf başvurularının esastan reddi TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Düzeltilerek onama Yapılan ön inceleme neticesinde; sanık hakkında kurulan hükmün temyiz edilebil
Karar Detayı
8. Ceza Dairesi 2024/26015 E. , 2026/686 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ :Ceza Dairesi SAYISI : 2024/3660 E., 2024/3627 K. SUÇ : Uyuşturucu madde ticareti yapma HÜKÜM : İstinaf başvurularının esastan reddi TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Düzeltilerek onama Yapılan ön inceleme neticesinde; sanık hakkında kurulan hükmün temyiz edilebilir olduğu, temyiz edenlerin hükmü temyize hak ve yetkilerinin bulunduğu, temyiz istemlerinin süresinde olduğu, temyiz dilekçelerinde temyiz sebeplerine yer verildiği, temyiz istemlerinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı tespit edilmiştir. Sanık müdafiinin duruşmalı inceleme talebinin, 7079 sayılı Kanun’un 94 üncü maddesiyle değişik 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu'nun (5271 sayılı Kanun) 299 uncu maddesinin birinci fıkrası gereği takdîren reddine karar verilmekle, gereği düşünüldü: I. HUKUKİ SÜREÇ A. İlk Derece Mahkemesi Kararı Karşıyaka 3. Ağır Ceza Mahkemesinin, 08.08.2024 tarihli ve 2024/624 Esas, 2024/460 Karar sayılı kararı ile sanığın uyuşturucu madde ticareti yapma suçundan, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun (5237 sayılı Kanun) 188/3, 188/4-a, 62, 52/2 ve 53. maddeleri uyarınca 12... ay hapis ve 25.000,00 TL adli para cezası ile cezalandırılmasına ve hak yoksunluklarına karar verilmiştir. B. Bölge Adliye Mahkemesi Kararı İzmir Bölge Adliye Mahkemesi 3. Ceza Dairesinin, 30.10.2024 tarihli ve 2024/3660 Esas, 2024/3627 Karar sayılı kararı ile sanık hakkında İlk Derece Mahkemesince kurulan hükme yönelik sanık ve müdafiinin istinaf başvurularının 5271 sayılı Kanun’un 280 inci maddesinin birinci fıkrasının (a) bendi uyarınca esastan reddine karar verilmiştir. II. TEMYİZ A. Sanık ve müdafiinin temyiz sebepleri Amatör olarak peçete, yağlı kağıt, alüminyum folyo gibi malzemelere sarılı maddelerin yanında tartı bulunmasının mahkumiyet hükmü için yeterli olmayacağına, başkaca deliller araştırılmadan ve değerlendirilmeden sanığın kan ve idrar tetkiki dikkate alınmadan, bulunan maddelerin çeşitliliğinin olmadığı ve Yargıtay'ın yerleşik içtihatlarındaki kabulüne göre kişisel kullanım sınırında kaldığı görülmeden sanığın atılı suçtan mahkumiyetine karar verilmesinin hukuka aykırı olduğuna, suçun unsurlarının oluşmadığına, yeterli delil bulunmadığına ve sanığa ait cep telefonu kayıtlarının incelenmemesi sebebiyle eksik inceleme yapıldığına ilişkindir. B. Değerlendirme ve Gerekçe Dava dosyası kapsamına göre, sanığın suç tarihinde üzerinde, aracında ve ikametine ait kömürlükte ele geçirilen uyuşturucuları atılı suç kapsamında bulundurduğu iddiasına ilişkin olarak; Yargılama sürecindeki işlemlerin usul ve kanuna uygun olarak yapıldığı, aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların toplanan tüm delillerle birlikte gerekçeli kararda gösterilip tartışıldığı, eylemin sanık tarafından gerçekleştirildiğinin saptandığı, vicdani kanaatin dosya içindeki belge ve bilgilerle uyumlu olarak kesin verilere dayandırıldığı, eyleme uyan suç vasfı ile yaptırımların doğru biçimde belirlendiği ve eksik inceleme bulunmadığı anlaşılmakla; suç tarihinde sanığın üzerinde, aracında ve ikametine ait kömürlük içerisinde ele geçirilen uyuşturucu maddelerin paket sayısı, miktarı ve çeşitliliği ile kömürlükte ele geçirilen uyuşturucular dışında ayrıca çalışır vaziyette hassas terazi ele geçirilmesi birlikte değerlendirildiğinde sanığın üzerine atılı suçu işlediğine dair kabulde bir isabetsizlik bulunmadığı anlaşıldığından, sanık ve müdafiinin temyiz istemleri yerinde görülmemiş, aşağıda belirtilen dışında hükümde hukuka aykırılık tespit edilmemiştir. Sanığa verilen adli para cezasının 5237 sayılı Kanun'un 52/4. maddesi uyarınca taksitlendirilmesine ve taksitlerden birinin zamanında ödenmemesi halinde geri kalan kısmın tamamının tahsil edilmesine karar verildikten sonra kararda “ödenmeyen adli para cezasının hapse çevrileceği” ihtarı yerine “ödenmeyen adli para cezasının hapis cezasına çevrilebileceğinin” sanığa ihtar edilmesinin 5237 sayılı Kanun'un 52/4. maddesine aykırı olduğu değerlendirilmiş ve belirtilen hususun Yargıtay tarafından düzeltilmesi mümkün görülmüştür. III. KARAR Gerekçe bölümünde açıklanan nedenle sanık ve müdafiinin temyiz istemleri yerinde görüldüğünden İzmir Bölge Adliye Mahkemesi 3. Ceza Dairesinin, 30.10.2024 tarihli ve 2024/3660 Esas, 2024/3627 Karar sayılı kararının 5271 sayılı Kanun’un 302 nci maddesinin ikinci fıkrası gereği, BOZULMASINA, bu husus yeniden yargılamayı gerektirmediğinden 5271 sayılı Kanun’un 303 üncü maddesi gereği İlk Derece Mahkemesi hükmünün adli para cezasının taksitlendirilmesine ilişkin (6) nolu bendinde yer alan "...çevrilebileceğinin" ibaresinin hükümden çıkarılarak yerine "...çevrileceğinin" ibaresinin eklenilmesi suretiyle, İlk Derece Mahkemesi hükmündeki hukuka aykırılık DÜZELTİLEREK, Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle TEMYİZ İSTEMLERİNİN ESASTAN REDDİ İLE HÜKMÜN ONANMASINA, Hükmolunan ceza miktarı ile tutuklu kalınan süre dikkate alınarak sanık hakkındaki salıverilme taleplerinin REDDİNE, Dava dosyasının, 5271 sayılı Kanun’un 304 üncü maddesinin birinci fıkrası uyarınca Karşıyaka 3. Ağır Ceza Mahkemesine, Yargıtay ilâmının bir örneğinin ise İzmir Bölge Adliye Mahkemesi 3. Ceza Dairesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 15.01.2026 tarihinde karar verildi.
Özgün Analiz
Olay Özeti: Sanığın üzerinde, aracında ve ikametine ait kömürlükte uyuşturucu maddeler ile kömürlükte ayrıca çalışır vaziyette hassas terazi ele geçirilmiş; Karşıyaka 3. Ağır Ceza Mahkemesi 5237 sayılı Kanun'un 188/3, 188/4-a, 62, 52/2 ve 53. maddeleri uyarınca hapis ve 25.000 TL adli para cezasına hükmetmiş, İzmir BAM 3. Ceza Dairesi istinafı esastan reddetmiştir. Temyizde, amatörce sarılmış maddelerin yanında tartı bulunmasının mahkûmiyete yetmeyeceği, kan-idrar tetkikinin dikkate alınmadığı ve cep telefonu kayıtlarının incelenmediği ileri sürülmüştür.
Hukuki İlke: Adli para cezası taksitlendirilirken sanığa yapılacak ihtar, 5237 sayılı Kanun'un 52/4. maddesindeki ifadeye uygun biçimde ödenmeyen cezanın hapse 'çevrileceği' şeklinde kesin olmalıdır; 'çevrilebileceği' ibaresi kanuna aykırıdır ancak bu aykırılık Yargıtay tarafından düzeltilebilir niteliktedir.
Uygulama Sonucu: Daire, BAM kararını 5271 sayılı Kanun'un 302/2. maddesi gereği bozmuş, 303. madde uyarınca hüküm fıkrasındaki 'çevrilebileceğinin' ibaresini 'çevrileceğinin' olarak değiştirip hükmü düzelterek onamış; üç ayrı yerde ele geçen maddelerin çeşitliliği ve çalışır terazinin varlığı karşısında esasa ilişkin itirazları reddetmiştir.
Dava Strateji Notu: Maddenin farklı mekânlara (üst, araç, kömürlük) dağıtılmış olması Yargıtay nezdinde ticari organizasyon göstergesi sayıldığından, kullanıcılık tezi ancak tek yerde ve tek türde madde bulunan olaylarda gerçekçidir. Kan-idrar tetkiki ve telefon incelemesi taleplerinin reddine karşı, bu delillerin sonucu nasıl değiştireceği somut olarak ortaya konmadıkça eksik inceleme itirazı işlememektedir.