Karar Özeti
8. Ceza Dairesi 2024/284 E. , 2025/2350 K. "İçtihat Metni" İNCELENEN KARARIN MAHKEMESİ :Sulh Ceza Hâkimliği SAYISI : 2022/9706 D.İş SUÇ : Hayvanın tehlike yaratabilecek şekilde serbest bırakılması İNCELEME KONUSU KARAR : İtirazın reddi KANUN YARARINA BOZMA YOLUNA BAŞVURAN : Adalet Bakanlığının istemi üzerine Yargıtay C
Karar Detayı
8. Ceza Dairesi 2024/284 E. , 2025/2350 K. "İçtihat Metni" İNCELENEN KARARIN MAHKEMESİ :Sulh Ceza Hâkimliği SAYISI : 2022/9706 D.İş SUÇ : Hayvanın tehlike yaratabilecek şekilde serbest bırakılması İNCELEME KONUSU KARAR : İtirazın reddi KANUN YARARINA BOZMA YOLUNA BAŞVURAN : Adalet Bakanlığının istemi üzerine Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığı TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : İlgili kararın kanun yararına bozulması Ankara Batı Cumhuriyet Başsavcılığının 09.11.2022 tarihli kararı ile şüpheli hakkında hayvanın tehlike yaratabilecek şekilde serbest bırakılması suçundan, şüphelinin önödeme önerisine uyması nedeniyle kovuşturmaya yer olmadığına karar verildiği, şikayetçi vekilinin itirazı üzerine Ankara Batı 1. Sulh Ceza Hakimliğinin 02.12.2022 tarihli kararı ile itirazın reddine kesin olarak karar verildiği belirlenmiştir. Adalet Bakanlığının, 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 309/1. maddesi uyarınca, 19.12.2023 tarihli ve 2023/4916 sayılı evrakı ile kanun yararına bozma istemine istinaden düzenlenen, Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının, 05.01.2024 tarihli ve KYB-2023/136838 sayılı Tebliğnamesi ile dava dosyası Daireye gönderilmekle, gereği düşünüldü: I. İSTEM Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının kanun yararına bozma isteminin; “Benzer bir olay sebebiyle Yargıtay 8. Ceza Dairesinin 20/09/2022 tarihli ve 2021/9162 esas, 2022/12392 karar sayılı ilamında yer alan "...katılanın aracı ile seyir halinde iken karşısına çıkan hükümlüye ait ata çarparak yaralandığı olayda, katılanın şikayetçi olması ve uzlaşmak istememeleri karşısında hayvan sahibi olan hükümlünün eyleminin taksirle yaralama ve hayvanı tehlike yaratabilecek şekilde serbest bırakma suçlarını oluşturduğu ve 5237 sayılı TCK.nın 44. maddesi uyarınca daha ağır cezayı gerektiren taksirle yaralama suçundan cezalandırılması gerektiği gözetilmeden suç vasfında yanılgıya düşülerek yazılı şekilde hüküm kurulması,... BOZULMASINA..." şeklindeki açıklama nazara alındığında, müştekinin aracı ile seyir halinde iken karşısına çıkan şüpheliye ait ata çarparak yaralandığı olayda, sanığın eyleminin taksirle yaralama ve hayvanı tehlike yaratabilecek şekilde serbest bırakma suçlarını oluşturduğu ve 5237 sayılı Kanun’un fikri içtima hükümlerini düzenleyen 44. maddesi uyarınca şüphelinin eyleminin taksirle yaralama suçu kapsamında değerlendirilebileceği cihetle, mevcut delillerin mala zarar verme suçundan kamu davasının açılmasını gerektirir nitelikte bulunduğu, bu delillere ve suçun unsurlarına yönelik takdir ve değerlendirmenin ise mahkemesince yapılması gerektiği gözetilmeden, itirazın kabulü yerine, yazılı şekilde reddine karar verilmesinde isabet görülmemiştir.” Şeklindeki gerekçeye dayandığı anlaşılmıştır. II. DEĞERLENDİRME VE GEREKÇE Kanun yararına bozma isteminde, sanığın eyleminin "taksirle yaralama ve hayvanı tehlike yaratabilecek şekilde serbest bırakma suçlarını oluşturduğu ve fikri içtima hükümlerini düzenleyen 5237 sayılı Kanun'un 44. maddesi uyarınca şüphelinin eyleminin taksirle yaralama suçu kapsamında değerlendirilebileceği", istemin devamında "mevcut delillerin mala zarar verme suçundan kamu davasının açılmasını gerektirir nitelikte bulunduğu" belirtilerek bozma talebinde bulunulmuş ise de, Dairemizce istem yazısının incelenmesinde; İstemin kendi içerisinde bir bütünlük arz etmediği düşüncesi oluşmakla, "kanun yararına bozma yolunda istemle bağlılık ilkesi" gereği kanun yararına bozma istemine dayanak gösterilen hukuka aykırılığın hangi suç veya suçlar yönünden oluştuğu hususunun tereddüte yer bırakmayacak şekilde belirtilmesi gerektiğinden bu hususta Adalet Bakanlığından yeniden görüş istenilmesine karar vermek gerekmiştir. III. KARAR Gerekçe bölümünde tespit edilen husus yönünden takdiri için dava dosyasının, Adalet Bakanlığına sunulmak üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, oy birliğiyle, 20.03.2025 tarihinde karar verildi.