Karar Özeti
8. Ceza Dairesi 2024/3063 E. , 2024/8465 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ :Ceza Dairesi SAYISI : 2023/853 E., 2023/674 K. SUÇ : Uyuşturucu veya uyarıcı madde ithal etme HÜKÜM : Düzeltilerek istinaf başvurularının esastan reddi kararı TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Onama İlk Derece Mahkemesi'nce verilen hükme yönelik istinaf incelemes
Karar Detayı
8. Ceza Dairesi 2024/3063 E. , 2024/8465 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ :Ceza Dairesi SAYISI : 2023/853 E., 2023/674 K. SUÇ : Uyuşturucu veya uyarıcı madde ithal etme HÜKÜM : Düzeltilerek istinaf başvurularının esastan reddi kararı TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Onama İlk Derece Mahkemesi'nce verilen hükme yönelik istinaf incelemesi üzerine Bölge Adliye Mahkemesi tarafından verilen kararın; karar tarihi itibariyle temyiz edilebilir olduğu, karar tarihinde yürürlükte bulunan usul hükümlerine göre temyiz edenin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, temyiz isteminin süresinde olduğu ve reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle gereği düşünüldü: I. HUKUKÎ SÜREÇ 1.İstanbul Anadolu Cumhuriyet Başsavcılığı'nın 25.04.2022 tarihli İddianamesi ile sanık hakkında uyuşturucu veya uyarıcı madde ithal etme suçundan kamu davası açılmıştır. 2.İstanbul Anadolu 2.Ağır Ceza Mahkemesi'nin, 23.11.2022 tarihli kararı ile sanık hakkında uyuşturucu veya uyarıcı madde ithal etme suçundan 25 yıl hapis ve 50.000,00 TL adli para cezası ile mahkumiyetine karar verilmiştir. 3.İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 4. Ceza Dairesi'nin, 27.12.2022 tarihli kararı ile İlk Derece Mahkemesi'nce kurulan mahkumiyet hükmünün, sanığa son söz hakkının verilmesi gerektiği ve ... cezada teşdit uygulanması gerektiği yönlerinden bozulmasına karar verilmiştir. 4.Bozma üzerine, İstanbul Anadolu 2.Ağır Ceza Mahkemesi'nin, 08.02.2023 tarihli kararı ile sanık hakkında uyuşturucu veya uyarıcı madde ithal etme suçundan 25 yıl hapis ve 50.000,00 TL adli para cezası ile mahkumiyetine karar verilmiştir. 5.İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 4. Ceza Dairesi'nin, 04.04.2023 tarihli kararı ile İlk Derece Mahkemesi kararının, düzeltilerek sanık hakkında uyuşturucu veya uyarıcı madde ithal etme suçundan 30 yıl hapis ve 25.000,00 TL adli para cezası ile mahkumiyetine, karar verilmiştir. II. TEMYİZ SEBEPLERİ Sanık müdafinin temyiz istemi; suçun sübutuna, suç işleme kastı bulunmadığına, kesin delil bulunmadığına, etkin pişmanlık hükümlerinin uygulanması gerektiğine, eksik inceleme ile hukuka aykırı karar verildiğine, ilişkindir. III. OLAY VE OLGULAR Temyizin kapsamına göre; A. İlk Derece Mahkemesi'nin Kabulü İncelemeye konu olay; İran ülkesi vatandaşı olan sanığın, İran'dan İstanbul'a uçakla yolculuk yaptığı, havaalanında şut altı olarak tabir edilen alanda sanığa ait 1 adet valizde yapılan X-Ray kontrolünde şüpheli yoğunluk tespit edildiği, narkotik köpeğin de valize tepki vermesi üzerine, valizin dış hatlar geliş bandına koyulduğu ve gerekli önlemlerin kolluk ekibince alındığı, sanığın valizi banttan aldığı ve akabinde Emniyet görevlileri tarafından durdurulduğu, sanık ve valizin Gümrük Muhafaza Kaçakçılık ve İstihbarat Bölge Amirliği'ne götürülerek, sanığın huzurunda valizin açıldığı, taban ve tavanında birer adet olmak üzere 2 adet naylon poşete sarılı toplam net 1.580 gr gelen eroin ve 6-MAM etken maddelerini içeren uyuşturucu maddenin tespit edilmesi nedeni ile sanığın uyuşturucu veya uyarıcı madde ithal etme suçundan mahkumiyetine karar verilmiştir. B. Bölge Adliye Mahkemesi'nin Kabulü İlk Derece Mahkemesi'nce kabul edilen olay ve olguda, Bölge Adliye Mahkemesi tarafından bir isabetsizlik görülmeyerek, İlk Derece Mahkemesi kararının düzeltilerek istinaf başvurularının esastan reddine, karar verilmiştir. IV. GEREKÇE 1.İran'dan İstanbul'a uçakla yolculuk yapan İran ülkesi vatandaşı olan sanığa ait bir adet valizde yapılan aramada, eroin ve 6-MAM etken maddelerini içeren uyuşturucu maddenin ele geçirilmesi, sanığın inkara dayalı tevilli savunması ile tüm dosya kapsamındaki deliller karşısında, İlk Derece Mahkemesi'nin ve Bölge Adliye Mahkemesi'nin, suçun vasfına ve sübutuna ilişkin takdirlerinde bir isabetsizlik bulunmadığı, delillerin hukuka uygun olarak toplandığı anlaşılmakla, sanık müdafinin temyiz gerekçeleri yerinde görülmemiştir. 2. Yargılama sürecindeki işlemlerin usûl ve kanuna uygun olarak yapıldığı, aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların toplanan tüm delillerle birlikte gerekçeli kararda gösterilip tartışıldığı, eylemin sanık tarafından gerçekleştirildiğinin saptandığı, vicdanî kanaatin dosya içindeki belge ve bilgilerle uyumlu olarak kesin verilere dayandırıldığı, eyleme uyan suç vasfı ile yaptırımların doğru biçimde belirlendiği anlaşıldığından, sanık müdafinin yerinde görülmeyen diğer temyiz sebepleri de reddedilmiştir. 3.Sanık hakkında, bozma ilamından önce İstanbul Anadolu 2. Ağır Ceza Mahkemesi'nin, 23.11.2022 tarihli kararı ile 25 yıl hapis ve 50.000,00 TL adli para cezası ile mahkumiyetine karar verildiği ve bu kararın aleyhe temyiz edilmediği gözetilmeden, sanık hakkında 30 yıl hapis ve 250.000,00 TL adli para cezası ile mahkumiyetine karar verilmesi suretiyle, 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu'nun (5271 sayılı Kanun) 283 üncü maddesinin birinci fıkrasında yer alan kazanılmış hak kuralının ihlal edilmesi hukuka aykırı görülmüş ise de; bu husus 5271 sayılı Kanun'un 303 üncü maddesinin birinci fıkrasının (f) bendi uyarınca, Yargıtay tarafından düzeltilmesi mümkün görülmüştür. V. KARAR Gerekçe bölümünün (3) numaralı bendinde açıklanan nedenle sanık müdafinin temyiz istemi yerinde görüldüğünden, İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 4. Ceza Dairesi'nin 04.04.2023 tarihli ve 2023/853 Esas, 2023/674 Karar sayılı kararının 5271 sayılı Kanun'un 302 nci maddesinin ikinci fıkrası gereği BOZULMASINA, ancak bu husus yeniden yargılamayı gerektirmediğinden aynı Kanun’un 303 üncü maddesinin birinci fıkrasının (f) bendi gereği, hükümden ("sanık hakkında TCK'nın 188/1 ve 188/4-a maddeleri uyarınca belirlenen 37 yıl 6 ay hapis cezasından, aynı Kanun'un 62. Maddesi uyarınca 1/6 oranında indirim yapılırken, 31 yıl 3 ay hapis cezası yerine hesap hatası sonucu 30 yıl 15 ay hapis cezasına hükmedilmesi suretiyle eksik ceza tayin edilmesi ve yine süreli hapis cezasını gerektiren suçtan dolayı TCK'nın 61. Maddesi hükümlerine göre belirlenen sonuç cezanın, aynı maddenin yedinci fıkrası gereğince 30 yıldan fazla olamayacağının gözetilmemesi hukuka aykırı olup, bu aykırılıkların duruşma açılmaksızın düzeltilmesi mümkün olmakla; Hükmün 3. Fıkrasının 1. Paragrafında yer alan "...30 yıl 15 ay..." ibaresinin hükümden çıkartılarak yerine; "...31 yıl 3 ay..." ibaresinin eklenilmesi, Hükmün 3. Fıkrasının 3.paragrafında yer alan "sanığın bu suçtan sonuç olarak 30 yıl 15 ay hapis ve 12.500 gün adli para cezası karşılığı 250.000 TL adli para cezası ile cezalandırılmasına," ibaresinden sonra; "...ancak TCK'nın 61/7. Maddesi uyarınca hapis cezası miktarı 30 yılı aşamayacağından, sanığın neticeten 30 yıl hapis ve 250.000,00 TL adli para cezası ile cezalandırılmasına,) ibarelerinden sonra gelmek üzere " ("Sanık hakkında, bozma ilamından önce 25 yıl hapis ve 50.000,00 TL adli para cezası ile mahkumiyetine karar verildiği ve bu kararın aleyhe temyiz edilmediği gözetilmeden, sanık hakkında kazanılmış hakkı nedeniyle sanığın cezasının 25 yıl hapis ve 50.000,00 TL adli para cezası üzerinden infazına karar verilmesi gerekirken yazılı şekilde belirlenmesi hukuka aykırı olup, bu aykırılığın duruşma açılmaksızın düzeltilmesi mümkün olmakla; hükümden kazanılmış hak uygulamasının yapıldığı (4.) fıkranın devamına "5271 sayılı Kanun'un 283 üncü maddesinin birinci fıkrası uyarınca kazanılmış hak nedeniyle sanığın cezasının 25 yıl hapis ve 50.000,00 TL adli para cezası üzerinden infazına") ibaresinin eklenmesi suretiyle, hükmün Tebliğnameye kısmen uygun olarak, oy birliğiyle TEMYİZ İSTEMİNİN ESASTAN REDDİ İLE HÜKMÜN DÜZELTİLEREK ONANMASINA, Hükmolunan ceza miktarı ile tutuklu kalınan süre dikkate alınarak sanık hakkındaki salıverilme taleplerinin REDDİNE, Dava dosyasının, 5271 sayılı Kanun’un 304 üncü maddesinin birinci fıkrası uyarınca İstanbul Anadolu 2.Ağır Ceza Mahkemesi'ne, Yargıtay ilâmının bir örneğinin ise İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 4. Ceza Dairesi'ne gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığı'na TEVDİİNE, 07.11.2024 tarihinde karar verildi.