İçeriğe geç
AC
8. Ceza Dairesi Esas: 2024/309 Karar: 2025/1170 Tarih: 2025

Yargıtay 8. Ceza Dairesi E.2024/309 K.2025/1170

8. Ceza Dairesi 2024/309 E. , 2025/1170 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ :Ağır Ceza Mahkemesi SAYISI : 2022/632 D.İş SUÇ : Banka veya kredi kartlarının kötüye kullanılması KARAR : İtirazın reddi TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : İlgili kararın kanun yararına bozulması İstanbul Anadolu Cumhuriyet Başsavcılığının, 07.03.2016 tarihli iddia

Karar Özeti

8. Ceza Dairesi 2024/309 E. , 2025/1170 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ :Ağır Ceza Mahkemesi SAYISI : 2022/632 D.İş SUÇ : Banka veya kredi kartlarının kötüye kullanılması KARAR : İtirazın reddi TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : İlgili kararın kanun yararına bozulması İstanbul Anadolu Cumhuriyet Başsavcılığının, 07.03.2016 tarihli iddia

Karar Detayı

8. Ceza Dairesi 2024/309 E. , 2025/1170 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ :Ağır Ceza Mahkemesi SAYISI : 2022/632 D.İş SUÇ : Banka veya kredi kartlarının kötüye kullanılması KARAR : İtirazın reddi TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : İlgili kararın kanun yararına bozulması İstanbul Anadolu Cumhuriyet Başsavcılığının, 07.03.2016 tarihli iddianamesiyle sanık hakkında banka veya kredi kartlarının kötüye kullanılması suçundan, otuz bir kez 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun (5237 sayılı Kanun) 245/1, 53. maddeleri uyarınca cezalandırılmasına ve hak yoksunluklarına karar verilmesi talebiyle kamu davası açılmıştır. İstanbul Anadolu 13. Ağır Ceza Mahkemesinin, 11.01.2022 tarihli kararı ile sanık hakkında banka veya kredi kartlarının kötüye kullanılması suçundan, sekiz kez 5237 sayılı Kanun’un 245/1, 168/2, 62, 52/2. 53. maddeleri uyarınca 1 yıl 3 ay hapis ve 20,00 TL adli para cezası ile cezalandırılmasına; bir kez 5237 sayılı Kanun’un 245/1, 168/1, 62, 52/2. 53. maddeleri uyarınca 10 ay hapis ve 20,00 TL adli para cezası ile cezalandırılmasına ilişkin hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına karar verilmiş, söz konusu kararın, sanık müdafii tarafından itirazı üzerine itirazın reddine kesin olarak karar verildiği belirlenmiştir. Adalet Bakanlığının, 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 309/1. maddesi uyarınca, 02.01.2024 tarihli ve 2023/24182 sayılı evrakı ile kanun yararına bozma istemine istinaden düzenlenen, Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının, 16.01.2024 tarihli ve KYB-2024/2457 sayılı Tebliğnamesi ile dava dosyası Daireye gönderilmekle, gereği düşünüldü: I. İSTEM Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının kanun yararına bozma isteminin; “5271 sayılı Kanun’un 231/6. maddesinde yer alan, "Sanığın kabul etmemesi hâlinde, hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına karar verilmez." şeklindeki düzenleme karşısında, somut olayda sanık hakkında banka veya kredi kartlarının kötüye kullanılması suçundan yapılan yargılamada, 10/04/2019 tarihinde talimat mahkemesince alınan savunmasında; “Şayet mahkeme tarafından mahkumiyetim yönünde bir karar verilecek olursa hakkımda 5271 Sayılı Yasa'nın 231/5 maddesinde düzenlenen Hükmün Açıklanmasının Geri Bırakılması müessesesinin talep etmiyorum, rızam yoktur.” şeklinde beyanda bulunmuş olması; yargılamanın her aşamasında sanığın hakkında hükmün açıklanmasının geri bırakılmasının uygulanması talebinden vazgeçebileceği, sanığın hükmün açıklanmasının geri bırakılması kararı verilmesine açıkça rızasının olmadığını beyan ettiği cihetle, sanık hakkında hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına karar verilemeyeceği gözetilmeksizin, itirazın kabulü yerine yazılı şekilde reddine karar verilmesinde isabet görülmemiştir.” Şeklindeki gerekçeye dayandığı anlaşılmıştır. II. DEĞERLENDİRME VE GEREKÇE 1. 5271 sayılı Kanun'un "Hükmün açıklanması ve hükmün açıklanmasının geri bırakılması" başlıklı 231/6. maddesi; “(6) Hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına karar verilebilmesi için; a) Sanığın daha önce kasıtlı bir suçtan mahkûm olmamış bulunması, b) Mahkemece, sanığın kişilik özellikleri ile duruşmadaki tutum ve davranışları göz önünde bulundurularak yeniden suç işlemeyeceği hususunda kanaate varılması, c) Suçun işlenmesiyle mağdurun veya kamunun uğradığı zararın, aynen iade, suçtan önceki ... getirme veya tazmin suretiyle tamamen giderilmesi, gerekir. (Ek cümle: 22/7/2010 - 6008/7 md.) Sanığın kabul etmemesi hâlinde, hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına karar verilmez.” Şeklinde düzenlenmiştir. 2. Yargıtay Ceza Genel Kurulunun 10.04.2018 tarihli ve 2014/15-487 Esas, 2018/151 Karar sayılı kararında belirtildiği üzere, temyiz ve istinaf kanun yollarından geçmeksizin kesinleşen hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına ilişkin kararların ülke sathında uygulama birliğine ulaşmak ve ciddi boyutlara ulaşan hukuka aykırılıkların toplum ve birey açısından hukuk yararına giderilmesi amacıyla olağanüstü bir kanun yolu olan kanun yararına bozma konusu yapılabileceği gözetilerek yapılan incelemede; 10.04.2019 tarihli talimat duruşmasında sanığın hükmün açıklanmasının geri bırakılması kararı verilmesini kabul etmediğini belirtmiş olmasına rağmen, sanık ile ilgili hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına karar verilemeyeceği gözetilmeden, itirazın kabulü yerine reddine karar verilmesi, Kanun’a aykırı olup kanun yararına bozma talebi yerinde görülmüştür. III. KARAR 1. Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının kanun yararına bozma isteminin KABULÜNE, 2. İstanbul Anadolu 14. Ağır Ceza Mahkemesinin 17.03.2022 tarihli ve 2022/632 değişik iş sayılı kararının, 5271 sayılı Kanun’un 309/3. maddesi gereği oy birliğiyle KANUN YARARINA BOZULMASINA, 5271 sayılı Kanun’un 309/4-a maddesi uyarınca gerekli işlemin yapılması için dava dosyasının Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 13.02.2025 tarihinde karar verildi.

Bu karar size uygun mu?

Davanızda bu emsali kullanmak için avukat desteği alın.

Görüşme Planla