Karar Özeti
8. Ceza Dairesi 2024/42 E. , 2024/7990 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ :Ceza Dairesi SAYISI : 2023/255 E., 2023/761 K. SUÇ : Kişiyi hürriyetinden yoksun kılma HÜKÜM : Mahkumiyet TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Ret İlk Derece Mahkemesince verilen hükme yönelik istinaf incelemesi üzerine Bölge Adliye Mahkemesi tarafından verilen kararı
Karar Detayı
8. Ceza Dairesi 2024/42 E. , 2024/7990 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ :Ceza Dairesi SAYISI : 2023/255 E., 2023/761 K. SUÇ : Kişiyi hürriyetinden yoksun kılma HÜKÜM : Mahkumiyet TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Ret İlk Derece Mahkemesince verilen hükme yönelik istinaf incelemesi üzerine Bölge Adliye Mahkemesi tarafından verilen kararın; 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 286 ncı maddesinin birinci fıkrası uyarınca temyiz edilebilir olduğu, 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 291 inci maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz isteminin süresinde olduğu, 294 üncü maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz dilekçesinde temyiz sebeplerine yer verildiği, 298 inci maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz istemlerinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmiş, Tebliğnamedeki temyiz isteminin reddi görüşüne iştirak edilmemiştir. I.HUKUKİ SÜREÇ A. Ankara Cumhuriyet Başsavcılığının, 13.07.2021 tarihli iddianamesi ile sanık hakkında kişiyi hürriyetinden yoksun kılma ve hakaret suçlarından 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun (5237 sayılı Kanun) 37 nci maddesinin delaleti ile 109 uncu maddesinin birinci, ikinci ve üçüncü fıkrasının (a) ve (b) bentleri, 125 inci maddesinin birinci fıkrası, 53 üncü maddesi uyarınca cezalandırılması istemiyle kamu davası açılmıştır. B. Ankara 33. Asliye Ceza Mahkemesinin, 10.11.2021 tarihli ve 2021/1273 Esas, 2022/795 Karar sayılı kararı ile sanığın; kişiyi hürriyetinden yoksun kılma suçundan, 5237 sayılı Kanun'un 109 uncu maddesinin ikinci fıkrası, üçüncü fıkrasının (a) ve (b) bentleri, 53 üncü maddesinin birinci fıkrası uyarınca 6 yıl hapis cezası ile cezalandırılmasına ve hak yoksunluklarına karar verilmiştir. C. Ankara 33. Asliye Ceza Mahkemesinin, 10.11.2021 tarihli kararının sanık ve müdafii tarafından istinaf edilmesi üzerine Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 17. Ceza Dairesinin, 14.06.2023 tarihli ve 2023/255 Esas, 2023/761 Karar sayılı kararı ile İlk Derece Mahkemesinin kaldırılmasına ve sanığın; kişiyi hürriyetinden yoksun kılma suçundan, 5237 sayılı Kanun'un 109 uncu maddesinin ikinci fıkrası, üçüncü fıkrasının (b) bendi, 110 uncu maddesinin birinci fıkrası, 62 nci maddesinin birinci fıkrası, 53 üncü maddesinin birinci ve ikinci fıkraları ile üçüncü fıkrasının birinci cümlesi, 58 inci maddesinin altıncı ve yedinci fıkraları uyarınca 1 yıl 1 ay 10 gün hapis cezası ile cezalandırılmasına, hak yoksunluklarının ve tekerrür hükümlerinin uygulanmasına karar verilmiştir. II. TEMYİZ SEBEPLERİ Sanık müdafiİnin temyiz istemi; kararın usul ve kanuna aykırı olduğuna, beraat kararı verilmesi gerektiğine ilişkindir. Somut delil bulunmadığına, suçun birden fazla kişi ile işlenmediğine, samimi ikrarına rağmen lehine olan hükümlerin uygulanmadığına ilişkindir. III. OLAY VE OLGULAR Temyizin kapsamına göre; 1. Dava konusu olay; sanığın, temyiz dışı sanıklarla birlikte katılanı cebir ve silah kullanarak hürriyetinden yoksun bıraktığı ve katılana hakaret ettiği iddiasına ilişkindir. 2. Ankara Adli Tıp Şube Müdürlüğünün 17.04.2018 tarihli raporunda; katılanda sol parietal bölgede şişlik, yüzde darmoabrazyon ekimoz olduğu, kişinin yaşamını tehlikeye sokan bir durum olmadığı, basit tıbbi müdahale ile giderilebilecek nitelikte olduğu belirtilmiştir. 3. Temyiz dışı sanık ... ile katılan arasındaki MSN sohbet programı yazışma içeriklerine göre olay tarihinde sanık ...'nın katılana "bugün müsait olursanız bir kahve içebiliriz diyecektim, ayak altı olmasın, size de uyarsa ... tarafında güzel kafeler var, sizi 4 gibi arasam bir saat içinde buluşuruz de mi" şeklinde mesajlar göndererek olay yerine gelmesini sağladığı anlaşılmıştır. 4.Temyiz dışı sanıklar ... ... ve ... ... cep telefonlarının incelenmesine dair teknik raporlarda; katılanın alıkonulmasına ilişkin video kaydına rastlanılmamıştır. Sanık ... olay tarihinde cep telefonunun olmadığını beyan etmiştir. Olayın olduğu yerdeki sitenin yönetimi kamera kayıtlarında olumsuz bir görüntüye rastlanmadığını bildirmiştir. 5. Katılan ... kolluk beyanında özetle; yaklaşık iki aydır msn adresinden tanıştığı sanık ...'nın görüşme talebi üzerine, buluşma yerine yalnız olarak gittiğinde sanık ...'nın yalnız olarak yanına geldiği esnada sanık ... ile birlikte ikisinin üzerinde Polis yazan sivil polis yelekli beş erkek şahsın da yanlarına geldiğini, kendisine hitaben "Sen neden bizim arkadaşımızın karısına mesajlar atıyosun, Neden geldin lan buluşmaya, Senin çoluğun çocuğun yokmu, onları kaçırsak, kızını kaçırsak sen ne yaparsın, Seni götürüp karapürçekte parçalattıralım mı, öldürelim mi, Pezevenk, Şerefsiz" şeklinde tehditlerde ve hakaretlerde bulunduklarını, aracının içerisinden yaka paça indirerek yere yatırarak darp ettikten sonra yerde sürükleyerek zorla yaka paça bir araca bindirerek olay yerinden Kuzey Çevre yoluna Samsun istikametine götürdüklerini bu esnada şahıslardan birinin telefonunun kamerasıyla kayıt yaptığını, daha sonra dört erkek şahsın da ellerinde bulunan tabancaları göstererek "Seni ayaklarından vuralımmı lan, Seni hadım edelimmi lan" şeklinde tehditlerde bulunduklarını, bu esnada sanık ...'ın yakasından tutarak tartaklayarak "Ulan şerefsiz utanmıyonmu benim karıma mesajlar yazmaya, Senin yerini yurdunu biliyorum, Seni tanıyorum, Bundan sonra başına gelecekleri sen düşün" şeklinde tehditlerde bulunduğunu, daha sonra aracı durdurdukları esnada sanık ...'nın açık camdan yüzüne tükürdüğünü, daha sonra sanıkların arabasının bulunduğu yere kendisini bıraktıklarını beyan etmiştir. 6. Katılan kovuşturma aşamasındaki beyanında; soruşturma aşamasındaki beyanlarını aynen tekrarla yetindiğini, sanıklardan ... ile 3-4 ay süre ile bir yazışması olduğunu, olay günü de kenisini bir komploya getirdiklerini, Batıkent de bir yerde ...'nın kendisiyle görüşmek istediğini söylediğini, kendisinin de aracıyla oraya gittiğini, orada sanıklardan ..., ... ve ... ile tanımadığı bir iki erkek şahısın daha olduğunu, sanığın üzerinde polis yeleği olduğunu, aracı kullanan şuanda ismini hatırlamadığı kişinin elinde silah olduğunu, kendisini ölümle tehdit ettiklerini, vurduklarını, devamında kendisini zorla kendi araçlarına bindirip sanık ... ...'nin yanına götürmek istediklerini, yaklaşık 30-45 dakika süre ile araçta yolculuk yaptıklarını, telefonunu alıp içerisindeki rehbere ulaştıklarını, kendisine namussuzluk yaptığını ve araç içinde tehditlerine devam ettiklerini, sanık ... ve diğerlerinin kendilerini takip eden diğer aracın içinde olduklarını, kendi arabasında ..., ... ve ismini bilmediği kişinin olduğunu, ... ...'nin yanına gittiklerini, orada bir müddet konuştuklarını, sanık ... ...'nin olayla alakası olmadığını, daha sonra kendisini tekrar araçlarına alarak sanık ... ...'nin yanından ayrıldıklarını, aracının bulunduğu yere getirdiklerini, sanık ... ... dışındaki diğer sanıkların kendisini zorla alıkoyduklarını, darp edip ölümle tehdit ettiklerini, olayın diğer kısımlarına ilişkin kısımların kollukta verdiği ifadede belirttiği şekilde olduğunu beyan etmiştir. 7. Temyiz dışı sanık ... aşamalardaki savunmasında; katılanın kendisine mesaj atması üzerine daha önce aralarında husumet bulunan şahısların katılanı azmettirdiğini düşünerek olayın aslını öğrenmek amacıyla buluşma ayarladığını, yanında bulunan temyiz dışı sanıklar eşi ..., eşinin kardeşi ... ve arkadaşı ...'in katılanla görüştüklerini, katılanın kendi rızasıyla araca bindiğini, katılanı, aralarında husumet bulunan temyiz dışı ... ...'nin azmettirip azmettirmediğini öğrenmek amacıyla ... ...'nin yanına gittiklerini, daha sonra katılanı buluşma noktasına geri bıraktıklarını beyan etmiştir. 8. Temyiz dışı sanık ... aşamalardaki savunmasında; olay tarihinde aralarında husumet bulunan ... ...'nin mesaj atması yönünde katılanı azmettirdiğini düşünmeleri nedeniyle katılanla buluşma ayarladıklarını, yanında bulunan kardeşi ..., arkadaşı ... ve katılanla birlikte kendi araçlarıyla katılanı da alarak ... ...'nin yanına gittiklerini, burada ... ...'yle konuşarak tekrar katılanı buluştukları yere bıraktıklarını, atılı suçlamaları kabul etmediğini, iddiaların asılsız olduğunu, iftiraya uğradığını beyan etmiştir. 9. Temyiz dışı sanık ... aşamalardaki savunmasında özetle; olayın sanıklar ... ve ...'ın anlattığı şekilde meydana geldiğini, katılanı zorla alıkoymadıklarını beyan etmiştir. 10. Temyiz dışı sanık ... ... aşamalardaki savunmasında özetle;katılan ile sanıklar ... ve ... arasında geçen mesajlaşma olayını görüştükleri güne kadar bilmediğini, katılanın aile dostu olduğunu, annesi ... ile sanıklar ... ve ... arasında husumet olup olmadığını bilmediğini, olay günü sanık ...'ın kendisini arayarak yanına geleceklerini söylediğini, yaklaşık 10-15 dakika sonra sanık ... ve yanındakilerin birlikte bulunduğu yere geldiklerini, araca bindiğinde araçta katılan ve sanık ...'ın olduğunu, diğerler sanıkların dışarıda olduğunu, sanıkların bahsettiği konulardan konuşulmaya başlandığını, katılana yaptığının yanlış olduğunu söylediğini o da özür dilediğini beyan ettiğini, katılana annesi ... mesajlaşma konusunda herhangi bir yönlendirmesi olup olmadığını sorduğunu, katılanın da böyle bir şey olmadığını söylediğini, araç içinde yaklaşık 10-15 dakika görüşüldüğünü, olayın tatlıya bağlandığını, olayın bu şekilde meydana geldiğini, ayrıca katılanın yüzünde herhangi bir yara bere izi ya da olumsuz bir durum görmediğini beyan etmiştir. 11. Sanık ... kolluktaki ifadesinde özetle; iş ortağı ve arkadaşı olan ...'in kendisine kardeşi ...'in aradığını ve eşi ...'i bir şahsın internet üzerinden ve telefon ile rahatsız ettiğini, ...'in şahsa randevu verdiğini, şahısla Ankara ili Batıkent Bölgesinde buluşacaklarını söylediğini, kendisinin de ben de geleyim size belki bir yardımım olur dediğini, Kırıkkale ilinden ... ile birlikte Ankara iline gittiklerini, daha önceden tanımadığı katılanın buluşma yerine geldiğini, katılanla konuşmak için aracının yanına gittiklerini, katılanla konuştuklarında ... ...'nin annesi ile ilgili bir sorun olduğunu bu nedenle ...'i rahatsız ettiğini söylediğini, ... ... ile konuşmak için katılanı kendi rızası ile araçlarına aldıklarını ve birlikte Akyurt'ta ... ...'nin yanına gittiklerini, burada ... ... ve katılan ile konuştuklarını, daha sonra da ... ve kendisinin katılanı ...'in aracı ile almış oldukları yere bıraktıklarını, bu konuşmalar sırasında herhangi bir darp olayı olmadığını ancak kendisinin katılana bayanı rahatsız ettiği için hakaret etmiş olabileceğini üzerine atılan başkaca suçlamaları kabul etmediğini beyan etmiştir. 12. Sanık ... mahkemedeki savunmasında; diğer sanıklardan ..., ... ve ...'nın arkadaşı olduğunu, ... ...'yi de ...'ın yakını olduğu için tanıdığını, olay zamanı katılan, arkadaşı ...'ın eşi ...'ya sosyal medya üzerinden "buluşalım, görüşelim, kocan evde yoksa gel" şeklinde mesajlar atarak tacizde bulunduğunu, diğer sanıklarla fikir birliğiyle ...'nın hesabından katılana mesaj atarak buluşma ayarladıklarını, amaçlarının ... ile katılanı yüzleştirmek olduğunu, buluşmayı ayarladıktan sonra diğer sanıklarla buluşma yerine gittiklerini, katılanın, ...'nın yanında kendilerinin de geldiğini görünce küfür etmesi üzerine katılana bir tane tokat attığını, katılanı arabaya kilitlemediklerini, ..., ... ve katılanla birlikte arabayla başka yere giderek yüzleşmelerini sağladıktan sonra geri döndüklerini, sonrasında katılanın kendi arabasıyla olay yerinden ayrıldığını, katılanı tehdit etmediğini, sadece "senin de torunun var, senin torununa böyle bir şey yapılsa sen ne yaparsın" dediğini beyan etmiştir. Sanık ...'e 5237 sayılı Kanun'un 58 inci maddesi uyrınca ek savunma verilmiştir. A. İlk Derece Mahkemesinin Kabulü Sanığın, temyiz dışı sanıklarla birlikte yaklaşık 30-40 dakika süresince katılanı zorla ve ele geçirilmeyen silahla hürriyetinden yoksun bırakarak sanık ... ...'nin bulundukları yere götürdüğü burada ... ... ile görüştükten sonra sanıkların katılanı geri araca bindirip katılanın aracının bulunduğu yere geldiklerinden ibaret olayda temyiz dışı sanıklar ..., ... ve ... ile sanık ...'in nitelikli kişiyi hürriyetinden yoksun kılma suçunu işlediğine karar verilmiştir. B. Bölge Adliye Mahkemesinin Kabulü Sanıkların olay tarihinde katılanın ... ... ile yüzleştirebilmek için isteği dışında ve darp ederek araca aldıkları ve Batıkent ... Özal mahallesinden Keçiören'e götürdükleri ve bu şekilde isteği dışında bulunduğu yerden alarak başka yere götürdüklerinden kişiyi hürriyetten yoksun kılma suçunu işlediklerine, suçun işlenmesindeki özellikler dikkate alınarak cezaları alt hadden belirlenmesine, olay sırasında sanıklarda silah veya silahlar olduğuna dair şüphe aydınlatılamadığından bu durum sanıklar lehine düşünülerek 5237 sayılı Kanun'un 109 uncu maddesinin üçüncü fıkrasının (a) bendinin uygulama şartlarının oluşmadığına, katılanın kendi aracından indirilip sanıkların aracına bindirilmek için zor kullanıldığı ve darp edildiğine ilişkin beyanda bulunduğu ancak direnci kırılıp araca bindirildikten sonra gerek Keçiören'e götürülürken gerekse Keçiören'den Batıkent ... Özal mahallesindeki aracının yanına getirilirken bir daha darp edildiğine ilişkin bir beyanının olmadığı 5237 sayılı Kanun'un 110 uncu maddesinin uygulanması için direnç kırılıp hakimiyet alanına alındıktan sonra darp etme yani cismen zarar vermeyi aradığı, tehdit sözlerinin bu kapsamda kabul edilmediği de dikkate alındığında sanıklar lehine 5237 sayılı Kanun'un 110 uncu maddesinde düzenlenen etkin pişmanlık hükümlerinin uygulama şartlarının oluştuğuna, sanık ... hakkındaki Bursa 2. Asliye Ceza Mahkemesinin 2013/554 Esas 2014/351 Karar sayılı ilamı ile verilen 1 yıl 8 ay hapis cezası kanunun tekerrür için aradığı şartları taşıdığı anlaşıldığından ... ...'e verilen hapis cezasının mükerrirlere özgü infaz rejimine göre çektirilmesine karar verilmiştir. IV. GEREKÇE Sanık ... ile temyiz dışı sanıklar ..., ... ve ... hakkında hakaret suçundan kamu davası açıldığı halde, hüküm kurulmadığı görülmekle, zamanaşımı süresi içerisinde bu suçtan hüküm kurulması mümkün görülmüştür. Yargılama sürecindeki işlemlerin usûl ve kanuna uygun olarak yapıldığı, aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların toplanan tüm delillerle birlikte gerekçeli kararda gösterilip tartışıldığı, eylemin sanık tarafından gerçekleştirildiğinin saptandığı, vicdanî kanının dosya içindeki belge ve bilgilerle uyumlu olarak kesin verilere dayandırıldığı, eylemle uyan suç vasfının doğru biçimde belirlendiği, sanığın lehine olan hükümlerin uygulandığı somut olayda; 1. Sanığın temyiz dışı sanıklar ..., ... ve ... ile birlikte katılanı, ... ... ile yüzleştirebilmek için darp edip isteği dışında bulunduğu yerden alarak başka yere götürdüğü, adli rapor ile katılanın darp edildiğinin sabit olduğu, bu suretle sanığın birden fazla kişi ile birlikte kişiyi hürriyetinden yoksun kılma suçunu işlediği anlaşılmakla sanık müdafiinin temyiz istemi yerinde görülmemiştir. Ancak; Bölge Adliye Mahkemesince sanık ... hakkında 5237 sayılı Kanun'un 58 inci maddesi kapsamında tekerrür hükümlerinin uygulanmasına karar verilmiş ise de; tekerrüre esas alınan Bursa 2. Asliye Ceza Mahkemesinin 2013/554 Esas, 2014/351 Karar sayılı hükmün 07.11.2019 tarihinde kesinleştiği, davaya konu suçun işlendiği tarihin ise 11.04.2018 olduğu anlaşıldığından, suç tarihinden sonra kesinleşen hükmün tekerrüre esas alınmasının hukuka aykırı olduğu, ancak sanığın adli sicil kaydında yer alan İstanbul 51. Asliye Ceza Mahkemesinin 2013/493 Esas, 2014/318 Karar sayılı ilamının tekerrüre esas olduğu anlaşılmakla bu ilamın tekerrüre esas alınmasının gerekmesi bozmayı gerektirmiş, ancak bu hususun 5271 sayılı Kanun'un 303 üncü maddesinin birinci fıkrası uyarınca düzeltilmesi mümkün görülmüştür. V. KARAR Gerekçe bölümünde açıklanan nedenlerle sanık müdafiinin temyiz isteği yerinde görüldüğünden Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 17. Ceza Dairesinin, 14.06.2023 tarihli, 2023/255 Esas ve 2023/761 Karar sayılı kararının 5271 sayılı Kanun'un 302 nci maddesinin ikinci fıkrası gereği BOZULMASINA, bu husus yeniden yargılamayı gerektirmediğinden aynı Kanun’un 303 üncü maddesinin birinci fıkrasının (f) bendi gereği, tekerrür hükümlerinin uygulanmasına ilişkin hüküm fıkrasında geçen "Bursa 2. Asliye Ceza Mahkemesi tarafından verilen 2013/554 Esas 2014/351 kararıyla sayılı ilamıyla almış olduğu 1 yıl 8 ay hapis cezasının tekerürre esas teşkil ettiği anlaşıldığından sanığa verilen cezanın TCK'nın 58/6. maddesi uyarınca mükerrirlere göre özgü infaz rejimine göre çektirilmesine, Cezanın infazından sonra sanık hakkında TCK'nın 58/7. maddesi uyarınca denetimli serbestlik tedbirinin uygulanmasına" ibaresinin çıkartılarak yerine; "Sanığın İstanbul 51. Asliye Ceza Mahkemesinin 2013/493 Esas 2014/318 Karar sayılı ilamı ile 3 yıl 1 ay 15 gün hapis cezasına mahkum olduğu dikkate alınarak, sanık hakkında hükmolunan cezanın 5237 sayılı Kanun'un 58 inci maddesinin altıncı fıkrası gereği mükerrirlere özgü infaz rejimine göre çektirilmesine, cezanın infazından sonra denetimli serbestlik tedbiri uygulanmasına” ibaresinin eklenmesi suretiyle sair yönleri usul ve kanuna uygun olan hükmün, Tebliğnameye aykırı olarak, oy birliğiyle TEMYİZ İSTEMİNİN ESASTAN REDDİ İLE HÜKMÜN DÜZELTİLEREK ONANMASINA, Dava dosyasının, 5271 sayılı Kanun’un 304 üncü maddesinin birinci fıkrası uyarınca Ankara 33. Asliye Ceza Mahkemesine, Yargıtay ilâmının bir örneğinin ise Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 17. Ceza Dairesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 23.10.2024 tarihinde karar verildi.