İçeriğe geç
AC
8. Ceza Dairesi Esas: 2024/5454 Karar: 2024/9341 Tarih: 2024

Yargıtay 8. Ceza Dairesi E.2024/5454 K.2024/9341

8. Ceza Dairesi 2024/5454 E. , 2024/9341 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ :Ceza Dairesi SAYISI : 2023/2335 E., 2023/1872 K. SUÇ : Uyuşturucu madde ticareti yapma HÜKÜM : İstinaf başvurusunun esastan reddi TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Temyiz isteminin esastan reddiyle hükmün onanması İlk Derece Mahkemesince verilen hükme yönelik ist

Karar Özeti

8. Ceza Dairesi 2024/5454 E. , 2024/9341 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ :Ceza Dairesi SAYISI : 2023/2335 E., 2023/1872 K. SUÇ : Uyuşturucu madde ticareti yapma HÜKÜM : İstinaf başvurusunun esastan reddi TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Temyiz isteminin esastan reddiyle hükmün onanması İlk Derece Mahkemesince verilen hükme yönelik ist

Karar Detayı

8. Ceza Dairesi 2024/5454 E. , 2024/9341 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ :Ceza Dairesi SAYISI : 2023/2335 E., 2023/1872 K. SUÇ : Uyuşturucu madde ticareti yapma HÜKÜM : İstinaf başvurusunun esastan reddi TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Temyiz isteminin esastan reddiyle hükmün onanması İlk Derece Mahkemesince verilen hükme yönelik istinaf incelemesi üzerine Bölge Adliye Mahkemesi tarafından verilen kararın; 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 286 ncı maddesinin birinci fıkrası uyarınca temyiz edilebilir olduğu, 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 291 inci maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz isteminin süresinde olduğu, 294 üncü maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz dilekçesinde temyiz sebeplerine yer verildiği, 298 inci maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz isteminin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmiştir. I.HUKUKİ SÜREÇ A. İstanbul Anadolu Cumhuriyet Başsavcılığının, 27.02.2023 tarihli iddianamesi ile sanığın 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun (5237 sayılı Kanun) 188 inci maddesininüçüncü fıkrası, dördüncü fıkrasının (a) bendi ve beşinci fıkrası uyarınca cezalandırılması istemiyle kamu davası açılmıştır. B. İstanbul Anadolu 16. Ağır Ceza Mahkemesinin,0.07.2023 tarihli kararı ile sanığın uyuşturucu madde ticareti yapma suçundan ,5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun (5237 sayılı Kanun) 188 inci maddesinin üçüncü fıkrası, dördüncü fıkrasının (a) bendi, 192 inci maddesinin üçüncü fıkrası ve 62 nci maddesi uyarınca 6 yıl 3 ay hapis ve 12.500,00 TL adli para cezası ile cezalandırılmasına karar verilmiştir. C. İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 36. Ceza Dairesinin, 18/10/2023 tarihli ve 2023/2335 Esas, 2023/1872 Karar sayılı kararı ile sanık hakkında İlk Derece Mahkemesince kurulan hükme yönelik stinaf başvurusunun 5271 sayılı Kanun’un 280 inci maddesinin birinci fıkrasının (a) bendi uyarınca esastan reddine karar verilmiştir. II. TEMYİZ SEBEPLERİ A. Sanık müdafiinin temyiz sebepleri özetle; 1. Eylemin yardım etme niteliğinde olduğuna, 2. Sanık hakkında 188 inci maddenin dördüncü fıkrasının (a) bendinin uygulanamayacağına ilişkindir. III. OLAY VE OLGULAR Dava konusu olay, sanığın uyuşturucu madde ticareti yaptığı iddiasına ilişkindir. Suç tarihinde durumundan şüphelenilerek durdurulan ... plakalı motosiklet sürücüsü sanık ...'ın elindeki fosforlu yeleği yere koyarak indiği görülmüş, yelek kontrol edildiğinde altı parça halinde ve motorun bardaklık kısmında bir parça halinde kriminal uzmanlık raporuna göre kokain olduğu belirlenen madde ele geçirilmiş, sanık maddeleri temyiz dışı sanık ...'ten aldığını ve İmdat'tan aldığı maddeleri müşteri olan şahıslara ait konumlara götürüp teslim ettiğini söyleyerek İmdat'ı teşhis etmiştir.İmdat'ın ikametinde yapılan aramada 49 parça kokain ve iki parça metamfetamin olduğu belirlenen maddeler ele geçirilmiştir. A. İlk Derece Mahkemesinin Kabulü "Sanık savunmalarında özetle; Uyuşturucu madde ticareti yapmadığını, kendisini kurye olarak gördüğünü, ... isimli arkadaşı aracılığıyla tanıştığı ancak yüz yüze hiç görüşmediği bir kişinin kendisine bildirecekleri konumdan alacağı uyuşturucu maddeyi yine adresini bildirecekleri kişiye teslim edeceğini ve bu iş karşılığında parça başına 60 tl para alacağını söylediğini, bu teklifi kabul ettiğini, bu kişinin telefon numarasını telefon rehberine "... ve" ismiyle kaydettiğini, yakalandığı günün bir önceki akşam bu telefon numarasından kendisine gönderilen konuma giderek sanık ...'tan 10 parça uyuşturucu madde aldığını, bu maddeleri Kadıköy'de bir adrese götürmesi gerektiğini "... ve" ismiyle kayıt kişinin kendisine bildirdiğini, maddeleri bıraktıktan sonra tekrardan sanık ...'tan madde alıp başka bir yere götürmesini söylediğini, bunu kabul etmediğini, bunun üzerine "... ve" ismiyle kayıtlı erkek şahısla telefonda tartıştıklarını, İmdat'tan aldığı uyuşturucu maddeleri yine bu şahsa teslim etmesini söylediğini, kendisi de kızarak bu uyuşturucu maddelerden üç parçasını kullandığını, geri kalan yedi parçasını sanık ...'a teslim etmeye giderken yakalandığını, diğer sanık ...'i ilk kez karakolda gördüğünü, tanımadığını, ele geçen uyuşturucu maddeleri Ümraniyede gönderilen konuma gitmek suretiyle sanık ...'tan aldığını, olay tarihinden önce hiç kimseye uyuşturucu madde teslim etmediğini, ilk kez sanık ...'tan uyuşturucu madde aldığını, üzerine atılı suçlamaları kabul etmediğini savunmuştur. Sanık ...'in üst aramasında uyuşturucu maddelerin parçalar halinde ele geçiriliş şekli, uyuşturucu maddelerin miktar itibariyle kullanım sınırının üzerinde olması, sanığın telefonunda "... ve" olarak kayıtlı kişi ile aralarındaki whatsapp görüşmeleri, sanığın uyuşturucu maddeleri diğer sanık ...'tan "... ve" isimli kişinin belirttiği yere götüreceğine ilişkin tevilli ikrarı, sanıktan ele geçen uyuşturucu maddeler ile sanık ...'ın ev aramasında ele geçen uyuşturucu maddelerin aynı nitelikte olması, sanık polisler tarafından durdurulduğunda ve yeleğinden uyuşturucu madde çıktığında bu maddeleri ... olarak bildiği şahıstan aldığını , bu kişinin telefonunda "... taksi 2" olarak kayıtlı olduğunu polislere bildirdiği ve polislerin araştırmaları neticesinde ... taksi 2 olarak kayıtlı kişinin diğer sanık ... olduğunun tespit edildiği, yine sanığın diğer sanık ...'i kesin ve net olarak teşhis ettiği anlaşılmakla sanığın suçun meydana çıkmasına ve diğer faillerin yakalanmasına yardım ettiği bu suretle etkin pişmanlık koşullarının oluştuğu hususu da göz önünde bulundurulduğunda sanığın diğer sanık ... ile birlikte fikir ve ... birliği içerisinde uyuşturucu maddeyi ticari amaçla bulundurduğu kanaatine varılarak bu şekilde sübutu kabul edilen"Uyuşturucu ve Uyarıcı Madde Ticareti Yapma veya Sağlama" suçundan eylemine uyan Türk Ceza Kanunu'nun 188/3. maddesine göre suçun işleniş şekli, özellikleri dikkate alınarak takdiren alt sınırdan cezalandırılmasına, sanığın ticaretini yaptığı uyuşturucunun niteliği (kokain) dikkate alınarak Türk Ceza Kanunu'nun 188/4-a maddesine göre cezasında yarı oranında artırım yapılmasına, sanık hakkında etkin pişmanlığının koşullarının oluştuğunun kabulü ile Türk Ceza Kanunu'nun 192/3. maddesi gereğince yardımın niteliğine göre cezasından takdiren yarı oranında indirim yapılmasına, sanığa verilecek cezanın geleceği üzerindeki olası etkileri göz önünde bulundurularak Türk Ceza Kanunu'nun 62. maddesi gereğince 1/6 oranında indirim yapılmasına dair karar verilmiştir."demek suretiyle sanığın mahkûmiyetine karar verilmiştir. B. Bölge Adliye Mahkemesinin Kabulü İlk Derece Mahkemesince kabul edilen olay ve olgular konusunda, Bölge Adliye Mahkemesince, hükümde isabetsizlik görülmediği gerekçesiyle istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir. IV. GEREKÇE Sanık ... hakkında, dava dosyamıza konu ... nedeniyle Türk Ceza Kanunu'nun 220 inci maddesinin ikinci, üçüncü ve dördüncü fıkrası ile 188 inci maddesinin üçüncü, dördüncü fıkrasının (a) ve (b) bentleri ile beşinci fıkrası uyarınca cezalandırılması talebiyle İstanbul Anadolu Cumhuriyet Başsavcılığı tarafından açılan kamu davasının, İstanbul Anadolu 3. Ağır Ceza Mahkemesi'nin 2023/519 Esas sayılı dosyasıyla hali hazırda derdest olduğu ve dava dosyamızdaki suç tarihi, suç yeri ve eylemlerin aynı nitelikte olması nedeniyle bağlantılı olduğu, nitekim İstanbul Anadolu 3. Ağır Ceza Mahkemesi'nin 12.11.2024 tarihli ara kararı ve 15.11.2024 tarihli yazısıyla da birleştirme talebinin bulunduğu, bu nedenle iki dosyanın birleştirilerek birlikte görülmesinde zorunluluk hasıl olduğu anlaşılmıştır. V. KARAR Gerekçe bölümünde açıklanan nedenle İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 36. Ceza Dairesinin, 18.10.2023 tarihli ve 2023/2335 Esas, 2023/1872 karar sayılı kararına yönelik sanık müdafiinin temyiz isteği yerinde görüldüğünden hükmün 5271 sayılı Kanun’un 302 nci maddesinin ikinci fıkrası gereği, Tebliğname’ye aykırı olarak, oy birliğiyle BOZULMASINA, Dava dosyasının, 5271 sayılı Kanun’un 304 üncü maddesinin birinci fıkrası uyarınca İstanbul Anadolu 16. Ağır Ceza Mahkemesine, Yargıtay ilâmının bir örneğinin ise İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 36. Ceza Dairesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 04.12.2024 tarihinde karar verildi.

Bu karar size uygun mu?

Davanızda bu emsali kullanmak için avukat desteği alın.

Görüşme Planla