İçeriğe geç
AC
8. Ceza Dairesi Esas: 2024/891 Karar: 2024/4545 Tarih: 2024

Yargıtay 8. Ceza Dairesi E.2024/891 K.2024/4545

8. Ceza Dairesi 2024/891 E. , 2024/4545 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ :Ceza Dairesi SAYISI : 2022/3074 E., 2022/1947 K. SUÇ : Uyuşturucu madde ticareti yapma HÜKÜM : İstinaf başvurusunun esastan reddi TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Onama İlk Derece Mahkemesince verilen hükme yönelik istinaf incelemesi üzerine Bölge Adliye Mahkemes

Karar Özeti

8. Ceza Dairesi 2024/891 E. , 2024/4545 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ :Ceza Dairesi SAYISI : 2022/3074 E., 2022/1947 K. SUÇ : Uyuşturucu madde ticareti yapma HÜKÜM : İstinaf başvurusunun esastan reddi TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Onama İlk Derece Mahkemesince verilen hükme yönelik istinaf incelemesi üzerine Bölge Adliye Mahkemes

Karar Detayı

8. Ceza Dairesi 2024/891 E. , 2024/4545 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ :Ceza Dairesi SAYISI : 2022/3074 E., 2022/1947 K. SUÇ : Uyuşturucu madde ticareti yapma HÜKÜM : İstinaf başvurusunun esastan reddi TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Onama İlk Derece Mahkemesince verilen hükme yönelik istinaf incelemesi üzerine Bölge Adliye Mahkemesi tarafından verilen kararın; 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun’un) 286 ncı maddesinin birinci fıkrası uyarınca temyiz edilebilir olduğu, 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 291 inci maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz isteminin süresinde olduğu, 294 üncü maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz dilekçesinde temyiz sebeplerine yer verildiği, 298 inci maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz isteminin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilerek, sanık müdafinin duruşmalı inceleme talebinin, 7079 sayılı Kanun’un 94 üncü maddesiyle değişik 5271 sayılı Kanun’un 299 uncu maddesinin birinci fıkrası gereği takdîren reddine karar verilmekle, gereği düşünüldü: I. HUKUKÎ SÜREÇ A. Adana Cumhuriyet Başsavcılığının 12.05.2022 tarihli iddianamesiyle sanık hakkında uyuşturucu madde ticareti yapma suçundan cezalandırılması istemiyle dava açılmıştır. B. Adana 9. Ağır Ceza Mahkemesinin, 20.10.2022 tarihli kararı ile sanık hakkında uyuşturucu madde ticareti yapma suçundan, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun (5237 sayılı Kanun) 188 inci maddesinin üçüncü fıkrası, dördüncü fıkrasının (a) ve (b) bentleri, 52 nci ve 53 üncü maddeleri uyarınca 16 yıl 6 ay hapis ve 33.000,00 TL adli para cezası ile cezalandırılmasına ve hak yoksunluklarına karar verilmiştir. C. Adana Bölge Adliye Mahkemesi 5. Ceza Dairesinin 14.12.2022 tarihli kararı ile sanık hakkında İlk Derece Mahkemesince kurulan hükme yönelik sanık ve müdafilerinin istinaf başvurusunun 5271 sayılı Kanun’un 280 inci maddesinin birinci fıkrasının (a) bendi uyarınca esastan reddine karar verilmiştir. II. TEMYİZ SEBEPLERİ Sanık müdafinin temyiz istemi; sanığın eyleminin kullanmak için uyuşturucu madde bulundurma kapsamında olduğuna, sanığın atılı suç işlediğine dair delil bulunmadığına, 5237 sayılı Kanun'un 188 inci maddesinin dördüncü fıkrasının (b) bendinin uygulanmasının hukuka aykırı olduğuna, takdiri indirim hükümlerinin yerinde olmayan gerekçelerle uygulanmadığına ilişkindir. III. OLAY VE OLGULAR Temyizin kapsamına göre; kollukça yapılan çalışmalar esnasında sanığın boş arazide görevlileri fark etmesi üzerine bir cismi yere bıraktığının görülmesi üzerine üst araması yapılmak istendiğinde 4 adet Suboxone hapı teslim ettiği, yere bıraktığı cisim kontrol edildiğinde büyük beyaz kağıt içerisinde 12 adet beyaz çizgili kağıda sarılı vaziyette eroin ve 2 adet alüminyum folyoya sarılı metamfetamin ele geçirildiği iddiasına ilişkindir. Suça konu maddelerin bulunduğu kağıt parçasında sanığa ait parmak izi ile keşif ve bilirkişi incelemesi sonucu sanığın görülerek maddeleri bıraktığı yerin lise sınır duvarına 200 metreden yakın mesafede bulunduğu tespit edilmiştir. A. İlk Derece Mahkemesinin Kabulü Sanık soruşturma aşamasında, olay günü 3 paket eroin satın alarak boş bir arazide kullandığını, boş araziye uyuşturucu madde atmadığını beyan etmiş; kovuşturma aşamasında ise uyuşturucu maddelerin kendisine ait olduğunu, maddeleri kullanma amacıyla paketli olarak satın aldığını belirterek suçunu kısmen ikrar edip kısmen inkâr etmiş ise de tutanak tanığının beyanı, bu beyan ile uyumlu tutanak içeriği, ele geçirilen maddelerin çeşitliliği, satışa hazır halde ayrı ayrı paketlenmiş olması, sanığa ait parmak izinin tespit edilmesi karşısında sanığın kendisini suçtan ve cezadan kurtarmaya yönelik olduğu değerlendirilerek savunmalarına itibar edilmemiş, uyuşturucu maddeleri ticari amaçla bulundurduğu kanaatine varılarak cezalandırılmasına, bilirkişi raporuna göre uyuşturucu maddelerin okul sınır duvarına 200 metreden daha az bir mesafede satışa arz edildiği gerekçesiyle 5237 sayılı Kanun'un 188 inci maddesinin dördüncü fıkrasının (b) bendinin uygulanması ile geçmişteki hali, dosya kapsamı, dosyaya yansıyan kişilik özellikleri itibariyle takdiri indirim nedenlerinin uygulanmamasına karar verilmiştir. B. Bölge Adliye Mahkemesinin Kabulü İlk Derece Mahkemesinin kararında usule ve esasa ilişkin herhangi bir hukuka aykırılığın bulunmadığı, delillerde ve işlemlerde herhangi bir eksiklik olmadığı, mahkemece yapılan değerlendirmenin ve varılan sonucun yerinde olduğu gerekçesi ile hükme yönelik sanık ve müdafilerinin istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir. IV. GEREKÇE İlk Derece Mahkemesinin ve Bölge Adliye Mahkemesinin, suçun vasfına ve sübutuna, takdiri indirim nedenlerinin uygulanmamasına ilişkin takdirlerinde bir isabetsizlik bulunmadığı anlaşılmakla sanık müdafilerinin temyiz sebepleri yerinde görülmemiş, hükümde açıklanan gerekçeler, tüm dosya kapsamına göre usûl ve kanuna uygun bulunarak, aşağıda belirtilen dışında hükümde hukuka aykırılık tespit edilmemiştir. Sanığın içinde uyuşturucu madde bulunan paketi görevlileri farkederek yere bırakması şeklinde gerçekleşen eyleminde keşif ve bilirkişi incelemesi sonucu sanığın paketi bıraktığı yerin lise sınır duvarına 200 metreden yakın mesafede bulunduğu belirlenmiştir. Ayrıntıları Yargıtay Ceza Genel Kurulu'nun 22.11.2022 tarihli ve 2022/10-197 Esas, 2022/731 Karar sayılı kararında açıklandığı üzere; 5237 sayılı Kanun'un 188 inci maddesinin üçüncü fıkrasında sayılan fiillerden, ani ve tek hareket ile suçun işlendiği yerin tespitine uygun nitelikte olmayan “nakletme ve bulundurma” fiilleri yönünden aynı maddenin dördüncü fıkrasının (b) bendi uyarınca cezada artırım yapılabilmesi için suç oluşturan bu eylemler bakımından, sanığın suç teşkil eden “nakletme ve bulundurma” eylemleri ile suçun işlendiği yer arasında bir bağın kurulabilmesi gereklidir. Sanığın suçu işlediği yeri, suç teşkil eden nakletme veya bulundurma eylemleri için yeterli ve makul bir süre kullanması ve bunu gösterir birtakım davranışlarının tespit edilmesi halinde bu bağın kurulduğu kabul edilmelidir. Nakletme veya bulundurma eylemi ile suçun işlendiği yer arasında bu nitelikte bir bağın kurulamadığı durumlarda 5237 sayılı Kanun'un 188 inci maddesinin dördüncü fıkrasının (b) bendi kapsamında ceza artırımı yapılmaması doğru bir uygulama olacaktır. Aksinin kabulü hâlinde ise üzerinde uyuşturucu madde ticareti yapma suçu için yeterli miktarda uyuşturucu madde bulunduran ve ikametine veya başka bir yere gitmekte olan sanığın, yolu üzerinde bulunan ve madde kapsamında sayılan yerlerden birisinin 200 metre yakınından gelip geçmekte olduğu sırada durdurulması durumunda, durdurulduğu/yakalandığı yer olan suçun işlendiği yer ile hiçbir bağının kurulamamasına rağmen hükmolunacak cezasından artırım yapılması gibi haksız bir sonuca yol açacaktır. Suça konu uyuşturucu maddenin ele geçiriliş şekli, suçun işlenme biçimi ve tüm dosya kapsamı ile sanığın ticaret amacıyla uyuşturucu madde bulundurduğu sabit olan eyleminde; "sanığın yakalandığı dolayısıyla suçu işlediği değerlendirilen yeri ticaret amacıyla uyuşturucu madde bulundurma eylemi için yeterli ve makul bir süre kullandığına dair yeterli delil bulunmadığı" anlaşılmakla, koşulları oluşmadığı halde 5237 sayılı Kanun'un 188 inci maddesinin dördüncü fıkrasının (b) bendi uygulanarak fazla ceza tayini hukuka aykırı görülmüştür. V. KARAR Gerekçe bölümünde açıklanan nedenle sanık müdafilerinin temyiz istemi yerinde görüldüğünden Adana Bölge Adliye Mahkemesi 5. Ceza Dairesinin, 14.12.2022 tarihli ve 2022/3074 Esas, 2022/1947 Karar sayılı kararının 5271 sayılı Kanun’un 302 nci maddesinin ikinci fıkrası gereği, Tebliğname’ye aykırı olarak, oy çokluğuyla BOZULMASINA, Bozma nedeni ile tutukluluk süresi ve tutuklama koşullarında değişiklik bulunmaması karşısında sanığın salıverilme talebinin REDDİNE, Dava dosyasının, 5271 sayılı Kanun’un 304 üncü maddesinin birinci fıkrası uyarınca Adana 9. Ağır Ceza Mahkemesine, Yargıtay ilâmının bir örneğinin ise Adana Bölge Adliye Mahkemesi 5. Ceza Dairesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 27.05.2024 tarihinde karar verildi. (KD) (KD) KARŞI OY GEREKÇESİ Adana 9. Ağır Ceza Mahkemesinin 20.10.2022 tarih 2022/220 Esas, 2022/361 sayılı kararıyla "suç tarihinde sanığın ayrı ayrı satışa hazır halde paketlenmiş eroin ve metamfetamin maddeleri ile Suboxone isimli uyarıcı etkisi bulunan hapları Ulubatlı Hasan Mahallesindeki boş arazide ticari amaçla bulundurduğu, devriye görevi yapan kolluk görevlilerini fark edince elindeki poşeti boş araziye atarak uzaklaşmaya çalıştığı, kolluk görevlileri tarafından yapılan aramada sanığın poşeti attığı yerde içerisinde ayrı ayrı paketlenmiş vaziyette eroin ve metamfetamin maddesi ele geçirildiği, sanığın üst aramasında da Suboxone isimli uyarıcı hap ele geçirildiği, sanığın yakalandığı ve maddelerin bulunduğu yerin Şehit ... Lisesinin sınır duvarına 99 metre, okul giriş kapısına ise 196 metre uzaklıkta olduğunun belirlendiği gerekçeleriyle eylemi sabit görülerek 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun (5237 sayılı Kanun) 188 inci maddesinin üçüncü fıkrası gereğince cezalandırılmasına ve ayrıca sanığın cezasının 5237 sayılı Kanun'un 188 inci maddesinin dördüncü fıkrasının (a) ve (b) bentleri gereğince artırılarak 16 yıl 6 ay hapis ve 33.000,00 TL adli para cezası ile cezalandırılmasına karar verilmiş olup verilen bu karara karşı yapılan istinaf talebinin Adana Bölge Adliye Mahkemesinin 14.12.2022 tarih 2022/3074 Esas, 2022/1947 sayılı kararı ile esastan reddine karar verilmiştir. Dairemizce suçun sübut ve oluşu yukarıda anlatıldığı şekilde kabu edilmiş ancak, "sanığın yakalandığı dolayısıyla suçu işlediği değerlendirilen yeri ticaret amacıyla uyuşturucu madde bulundurma eylemi için yeterli ve makul bir süre kullandığına dair yeterli delil bulunmadığı" gerekçesiyle, koşulları oluşmadığı halde 5237 sayılı Kanun'un 188 inci maddesinin dördüncü fıkrasının (b) bendi uygulanarak fazla ceza tayini hukuka aykırı görülerek bozulmasına karar verilmiştir. Tarafımızca sayın çoğunluğun bozma yönündeki görüşüne iştirak edilmemiştir. Şöyle ki; 5237 sayılı Kanun'un 188 inci maddesinin üçüncü fıkrasında sanığın sabit görülen suçu şu şekilde tarif edilmiştir. "Uyuşturucu veya uyarıcı maddeleri ruhsatsız veya ruhsata aykırı olarak ülke içinde satan, satışa arz eden, başkalarına veren, sevk eden, nakleden, depolayan, satın alan, kabul eden, bulunduran kişi, on yıldan az olmamak üzere hapis ve bin günden yirmibin güne kadar adlî para cezası ile cezalandırılır...." Aynı maddenin dördüncü fıkrasının (b) bendinde ise "Üçüncü fıkradaki fiillerin; okul, yurt, hastane, kışla veya ibadethane gibi tedavi, eğitim, askerî ve sosyal amaçla toplu bulunulan bina ve tesisler ile bunların varsa çevre duvarı, tel örgü veya benzeri engel veya işaretlerle belirlenen sınırlarına iki yüz metreden yakın mesafe içindeki umumi veya umuma açık yerlerde işlenmesi, hâlinde verilecek ceza yarı oranında artırılır." şeklinde hüküm mevcuttur. Dosya kapsamından açıkça anlaşıldığı üzere sanığın suça konu maddeyi Şehit ... Lisesinin sınır duvarına 99 metre uzaklıkta boş arazide bir yere sakladığı, ne zaman sakladığı belli değil ise de, söz konusu artırım fıkrasının uygulanması için yasada belirtilen yerlerin 200 metre yakınında bu maddelerin depo edilmiş olduğu, sanığın bu yeri etkin olarak kullandığı, 5237 sayılı Kanun'un 188 inci maddesinin üçüncü fıkrasında belirtilen eylemlerin, dördüncü fıkrada belirtilen yerlerde gerçekleştirilmesi durumunda da teşdit sebebinin uygulanması gerektiği, dördüncü fıkrada gösterilen teşdit sebeplerinin sadece uyuşturucu madde satma veya başkasına verilmesi eylemleri ile sınırlandırılmaması gerekteiği bu nedenle usul ve yasaya uygun olan mahkeme kararının onanmasına karar verilmesi kanaatinde olduğumuzdan sayın çoğunluğun kararına iştirak etmiyoruz. 27.05.2024

Bu karar size uygun mu?

Davanızda bu emsali kullanmak için avukat desteği alın.

Görüşme Planla