İçeriğe geç
AC
8. Ceza Dairesi Esas: 2025/1066 Karar: 2025/3259 Tarih: 2025

Yargıtay 8. Ceza Dairesi E.2025/1066 K.2025/3259

8. Ceza Dairesi 2025/1066 E. , 2025/3259 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ :Ağır Ceza Mahkemesi SAYISI : 2024/478 E., 2024/467 K. SUÇ : Uyuşturucu madde ticareti HÜKÜM : (Değişen suç vasfı ile) Kullanmak için uyuşturucu veya uyarıcı madde satın almak, kabul etmek veya bulundurmak ya da uyuşturucu veya uyarıcı madde kullanma

Karar Özeti

8. Ceza Dairesi 2025/1066 E. , 2025/3259 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ :Ağır Ceza Mahkemesi SAYISI : 2024/478 E., 2024/467 K. SUÇ : Uyuşturucu madde ticareti HÜKÜM : (Değişen suç vasfı ile) Kullanmak için uyuşturucu veya uyarıcı madde satın almak, kabul etmek veya bulundurmak ya da uyuşturucu veya uyarıcı madde kullanma

Karar Detayı

8. Ceza Dairesi 2025/1066 E. , 2025/3259 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ :Ağır Ceza Mahkemesi SAYISI : 2024/478 E., 2024/467 K. SUÇ : Uyuşturucu madde ticareti HÜKÜM : (Değişen suç vasfı ile) Kullanmak için uyuşturucu veya uyarıcı madde satın almak, kabul etmek veya bulundurmak ya da uyuşturucu veya uyarıcı madde kullanmak suçundan mahkumiyet TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Bozma Yapılan ön inceleme neticesinde; sanık hakkında kurulan hükmün temyiz edilebilir olduğu, temyiz edenin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, temyiz isteminin süresinde olduğu, temyiz isteminin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı tespit edilmekle, gereği düşünüldü: I. HUKUKÎ SÜREÇ A. Yargıtay Bozma İlamı Yargıtay 20. Ceza Dairesinin 30.10.2017 tarihli ve 2017/1524 Esas, 2017/5632 Karar sayılı kararı ile 6545 sayılı Kanun'un 85. maddesi ile eklenen 5320 sayılı Kanun'un geçici 7. maddesi çerçevesinde değerlendirme yapılmasında zorunluluk bulunması gerekçesi ile bozulmasına karar verilmiştir. B. Yargıtay Bozma İlâmından Sonraki Yargılama Süreci Bakırköy 11. Ağır Ceza Mahkemesinin, 27.12.2017 tarihli ve 2017/447 Esas, 2017/395 Karar sayılı kararı ile sanık hakkında kullanmak için uyuşturucu madde bulundurma suçundan 5237 sayılı Kanun'un 191/1,62. maddeleri uyarınca 10 ay hapis cezası ile hak yoksunluğuna, 6545 sayılı Kanun'un 85. maddesi ile eklenen 5320 sayılı Kanun'un geçici 7/2. maddesi çerçevesinde hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına karar verilmiştir. Sanığın 18.12.2019 tarihli kullanmak için uyuşturucu madde bulundurma eyleminin ihbarı ile dosya yeniden ele alınarak Bakırköy 11. Ağır Ceza Mahkemesinin, 09.10.2024 tarihli ve 2024/478 Esas, 2024/467 Karar sayılı kararı ile sanık hakkında 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun (5237 sayılı Kanun) 191/1, 62 ve 53. maddeleri uyarınca 10 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına ve hak yoksunluklarına karar verilmiştir. II. TEMYİZ A. Temyiz Sebepleri Sanığın Temyiz İstemi Temyiz ettiğine ilişkindir. B. Değerlendirme ve Gerekçe Suç tarihi itibarıyla yürürlükte bulunan 5237 sayılı Kanun'un 191 inci maddesinde sanığa isnat edilen suç için temel ceza miktarının "bir yıldan iki yıla kadar hapis cezası" olarak belirlendiği; hükümden sonra yürürlüğe giren 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu'nun (5271 sayılı Kanun) 17.10.2019 tarihli ve 7188 sayılı Kanun'un 24. maddesi ile başlığı ile birlikte yeniden düzenlenmiş olan "Basit Yargılama Usulü" başlıklı 251/1. maddesinde yer alan "Asliye Ceza Mahkemesince, iddianamenin kabulünden sonra adli para cezasını ve/veya üst sınırı iki yıl veya daha az süreli hapis cezasını gerektiren suçlarda basit yargılama usulünün uygulanmasına karar verilebilir." şeklindeki düzenlemeye, 7188 sayılı Kanunun geçici 5/1-d maddesinde yer alan "01.01.2020 tarihi itibarıyla kovuşturma evresine geçilmiş, hükme bağlanmış veya kesinleşmiş dosyalarda seri muhakeme usulü ile basit yargılama usulü uygulanmaz." şeklindeki düzenleme ile sınırlama getirilmiş ise de; Anayasa Mahkemesinin 19.08.2020 tarihli 31218 sayılı Resmi Gazete'de yayımlanan, 25.06.2020 tarihli ve 2020/16 esas, 2020/33 sayılı iptal kararı ile, "...kovuşturma evresine geçilmiş..." ibaresinin, aynı bentte yer alan "... basit yargılama usulü..." yönünden Anayasaya aykırı bulunarak iptaline karar verilmesi sebebiyle kovuşturma evresine geçilmiş olan ve basit yargılama usulü uygulanabilecek dosyalar yönünden 7188 sayılı Kanunun 5/1-d maddesinde yer alan düzenlemenin iptal edildiği anlaşıldığından; Anayasa Mahkemesi kararlarının geriye yürümesi mümkün olmayıp, Ceza Muhakemesi Kanununda yapılan değişikliklerin ise derhal uygulanması gerekmekle birlikte, basit yargılama usulü uygulanan olaylarda 5271 sayılı Kanun'nun 251/3. maddesine göre; "mahkûmiyet kararı verildiği takdirde sonuç ceza dörtte bir oranında indirilir." şeklindeki düzenleme karşısında, Anayasa Mahkemesinin anılan iptal kararının neticeleri itibarıyla maddi ceza hukukuna ilişkin olduğunun ve 5271 sayılı Kanun'un 251/3. maddesinde yer alan düzenlemenin sanık lehine sonuç doğurabilecek nitelikte olduğunun anlaşılması karşısında, 5237 sayılı Kanun'un 7. maddesi ile 5271 sayılı Kanun'un 251. maddesi hükümleri gözetilmek suretiyle sanığın hukuki durumunun, "Basit Yargılama Usulü" yönünden değerlendirilmesinde zorunluluk bulunması, hukuka aykırı bulunmuştur. III. KARAR Gerekçe bölümünde açıklanan nedenle Bakırköy 11. Ağır Ceza Mahkemesinin, 09.10.2024 tarihli ve 2024/478 Esas, 2024/467 Karar sayılı kararına yönelik sanığın temyiz istemleri yerinde görüldüğünden hükmün, 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu'nun (1412 sayılı Kanun) 321. maddesi gereği Tebliğname’ye uygun olarak oy birliğiyle BOZULMASINA, Dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 22.04.2025 tarihinde karar verildi.

Özgün Analiz

Olay Özeti: Yargıtay 20. Ceza Dairesinin bozması sonrası Bakırköy 11. Ağır Ceza Mahkemesi, suç vasfını değiştirerek sanığı kullanmak için uyuşturucu madde bulundurmadan TCK 191/1 uyarınca 10 ay hapse mahkûm etmiştir. Sanık temyiz etmiş; mesele, basit yargılama usulüne ilişkin sınırlamanın Anayasa Mahkemesince iptalinin sanık lehine sonuç doğurup doğurmadığıdır.

Hukuki İlke: Anayasa Mahkemesinin, kovuşturma evresine geçilmiş dosyalarda basit yargılama usulünün uygulanmayacağına dair sınırlamayı iptali, sonuçları itibarıyla maddi ceza hukukuna ilişkindir; CMK 251/3'teki dörtte bir indirim sanık lehine sonuç doğurabileceğinden TCK 7 gereği hukuki durumun basit yargılama yönünden yeniden değerlendirilmesi zorunludur.

Uygulama Sonucu: Bozma; basit yargılama usulü ve CMK 251/3 indirimi yönünden sanığın lehe durumu değerlendirilmeden hüküm kurulduğu için karar bozulmuştur.

Dava Strateji Notu: Kullanmak için bulundurma suçunda üst sınırı iki yılı geçmeyen dosyalarda, AYM iptali sonrası basit yargılama usulü ve dörtte bir indirim (CMK 251/3) lehe uygulama olarak talep edilebilir; kesinleşmemiş dosyalarda bu güçlü bir bozma/indirim gerekçesidir.

Bu karar size uygun mu?

Davanızda bu emsali kullanmak için avukat desteği alın.

Görüşme Planla