İçeriğe geç
AC
8. Ceza Dairesi Esas: 2025/1258 Karar: 2025/7388 Tarih: 2025

Yargıtay 8. Ceza Dairesi E.2025/1258 K.2025/7388

8. Ceza Dairesi 2025/1258 E. , 2025/7388 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi SAYISI : 2020/119 E., 2021/257 K. SUÇ : Kullanmak için uyuşturucu madde bulundurma İNCELEME KONUSU KARAR : Mahkumiyet KANUN YARARINA BOZMA YOLUNA BAŞVURAN : Adalet Bakanlığının istemi üzerine Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığı TE

Karar Özeti

8. Ceza Dairesi 2025/1258 E. , 2025/7388 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi SAYISI : 2020/119 E., 2021/257 K. SUÇ : Kullanmak için uyuşturucu madde bulundurma İNCELEME KONUSU KARAR : Mahkumiyet KANUN YARARINA BOZMA YOLUNA BAŞVURAN : Adalet Bakanlığının istemi üzerine Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığı TE

Karar Detayı

8. Ceza Dairesi 2025/1258 E. , 2025/7388 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi SAYISI : 2020/119 E., 2021/257 K. SUÇ : Kullanmak için uyuşturucu madde bulundurma İNCELEME KONUSU KARAR : Mahkumiyet KANUN YARARINA BOZMA YOLUNA BAŞVURAN : Adalet Bakanlığının istemi üzerine Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığı TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ: İlgili kararın kanun yararına bozulması Hükümlü hakkında Gülşehir Asliye Ceza Mahkemesinin 15.06.2021 tarihli ve 2020/119 Esas, 2021/257 Karar sayılı kararı ile kullanmak için uyuşturucu madde bulundurma suçundan açılan kamu davasında 2 yıl 1 ay hapis cezası ile cezalandıırlmasına karar verildiği, kararın 28.10.2021 tarihinde usûlüne uygun şekilde kesinleştiği anlaşılmıştır. Adalet Bakanlığının, 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 309/1. maddesi uyarınca, 17.01.2025 gün ve 2023/7266 sayılı evrakı ile kanun yararına bozma istemine istinaden düzenlenen, Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının, 23.01.2025 tarihli ve KYB-2025/9636 sayılı Tebliğnamesi ile dava dosyası Daireye gönderilmekle, gereği düşünüldü: I. İSTEM Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının kanun yararına bozma isteminin; "Benzer bir konuya ilişkin olarak Yargıtay 10. Ceza Dairesinin 29/04/2021 tarihli ve 2019/7784 esas, 2021/5441 karar sayılı ilâmında da değinildiği üzere, kamu davasının açılmasının ertelenmesi kararı ile birlikte verilen tedavi ve denetimli serbestlik tedbiri kararının içeriğinde de sanığın bu karara itiraz hakkı bulunduğuna ilişkin, itiraz süresinin de gösterilmesi suretiyle usulüne uygun bir yasa yolu bildirimi yapılması gerektiği, böyle bir bildirimin olmadığı durumda sanığa kamu davasının açılmasının ertelenmesi kararına karşı 15 gün içinde Sulh Ceza Hâkimliğine itiraz hakkı bulunduğu ihtarı ile birlikte kararın yeniden tebliğ edilmesi gerektiği, somut olayda, şüpheli hakkında verilen kamu davasının açılmasının ertelenmesine ve 1 yıl süre ile tedavi ve denetimli serbestlik tedbiri uygulanmasına dair karar şüpheliye tebliğ edilmiş ise de, anılan kararda itiraz yoluna başvuru süresinin 15 gün yerine 7 gün olarak belirtilmek suretiyle şüphelinin yanıltıldığı, usulüne uygun bir yasa yolu bildirimi yapılmaması nedeniyle kamu davasının açılmasının ertelenmesine dair kararın kesinleşmediği cihetle, kovuşturma şartı gerçekleşmediğinden kamu davasının durmasına karar verilmesi gerektiği gözetilmeden, yazılı şekilde karar verilmesinde isabet görülmemiştir." Şeklindeki gerekçeye dayandığı anlaşılmıştır. II. DEĞERLENDİRME VE GEREKÇE A.Hükümlü hakkında, 16.11.2015 tarihinde işlediği iddia olunan kullanmak için uyuşturucu madde bulundurma suçundan yapılan soruşturma sonucunda, Gülşehir Cumhuriyet Başsavcılığının 30.05.2016 tarih, 2015/755 Soruşturma, 2016/3 sayılı kararı ile 5237 sayılı Kanun’un 191/2. maddesi uyarınca beş yıl süreyle kamu davasının açılmasının ertelenmesine, aynı maddenin üçüncü fıkrası uyarınca bir yıl süreyle denetimli serbestlik tedbiri uygulanmasına, dördüncü fıkrası uyarınca erteleme süresi içerisinde kendisine yüklenen yükümlülüklere veya uygulanan tedavinin gereklerine uygun davranmamakta ısrar etmesi ya da tekrar kullanmak için uyuşturucu veya uyarıcı madde satın alması, kabul etmesi veya bulundurması ya da uyuşturucu veya uyarıcı madde kullanması durumunda hakkında kamu davası açılacağının ihtarına karar verildiği, kararda itiraz kanun yoluna başvuru süresinin "7 gün" olarak gösterildiği, hükümlünün 13.11.2019 tarihli kullanmak için uyuşturucu madde bulundurma eylemi ile erteleme kararı kaldırılarak Gülşehir Cumhuriyet Başsavcılığının 18.06.2020 tarihli ve 2020/229 Soruşturma, 2020/83 Esas, ... numaralı iddianamesi ile Gülşehir Asliye Ceza Mahkemesine kamu davası açıldığı, B. Hükümlü hakkında, 09.01.2020 tarihinde işlediği iddia olunan kullanmak için uyuşturucu madde bulundurma suçundan yapılan soruşturma sonucunda, Nevşehir Cumhuriyet Başsavcılığının 15.07.2020 tarih, 2020/4157 Soruşturma, 2020/1396 Esas, ... numaralı iddianamesi ile Nevşehir 3. Asliye Ceza Mahkemesine kamu davası açıldığı, Nevşehir 3. Asliye Ceza Mahkemesinin 22.12.2020 tarihli ve 2020/615 Esas, 2020/681 Karar sayılı kararı ile dava dosyasının Gülşehir Asliye Ceza Mahkemesinin 2020/119 Esas sayılı dava dosyası ile birleşmesine karar verildiği, C. Gülşehir Asliye Ceza Mahkemesinin 15.06.2021 tarih, 2020/119 Esas, 2021/257 Karar sayılı kararı ile 5237 sayılı Kanun'un 191/1., 43., ,62., 53. ve 58. maddeleri uyarınca 2 yıl 1 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına, hak yoksunluklarına ve mükerrerliğe karar verildiği, kararın 28.10.2021 tarihinde kesinleştiği, anlaşılmıştır. D. Anayasanın Temel Hak ve Hürriyetlerin Korunması başlıklı 4.maddesindeki düzenleme ile 5237 sayılı Kanun'un 191/2. maddesi ve 5271 sayılı Kanun'un 171, 1 72... . maddeleri uyarınca, başvurulacak kanun yolunun, merciinin, başvuru şekli, süresi ve bu sürenin başlangıcının açıkça ve ilgiliyi yanıltmayacak biçimde gösterilmesi ve şüpheliye tebliğ edilmesi gerekmekte olup; Gülşehir Cumhuriyet Başsavcılığınca verilen 30.05.2016 tarihli kamu davasının açılmasının ertelenmesine ve denetimli serbestlik tedbiri uygulanmasına ilişkin kararda, karara karşı itiraz yoluna başvuru süresinin "15 gün" yerine "7 gün" olarak belirtilmek suretiyle hükümlünün yanıltıldığı bu nedenle kararın usulüne uygun şekilde kesinleştiğinden söz edilemeyeceği, usulsüz olarak verilen kamu davasının açılmasının ertelenmesi kararı ile denetimli serbestlik tedbirinin infazına başlanamayacağı, mahkemesince açılan kamu davasında, 5271 sayılı Kanun'un 223/8-2. maddesi uyarınca kovuşturma şartı gerçekleşmediğinden "durma" kararı verilerek, şüpheli hakkında kamu davasının açılmasının ertelenmesine ve denetimli serbestlik tedbiri uygulanmasına ilişkin kararın, karara karşı tebliğ tarihinden itibaren 5271 sayılı Kanun'un 173. maddesinin 7499 sayılı Kanun ile değişik haline göre '' iki hafta '' içinde ilgili Sulh Ceza Hakimliğine itiraz hakkı bulunduğu ihtarı ile birlikte usulüne uygun bir şekilde tebliğ edilmesinin sağlanması ve usulüne uygun şekilde kesinleştirilmesini takiben geçerli tebligat işlemleri yapılarak erteleme ve denetimli serbestlik kararının infazının sonucunun beklenilmesi gerektiği gözetilmeden mahkumiyet kararı verilmesi, Kanun'a aykırı olup kanun yararına bozma istemi yerinde görülmüştür. III. KARAR A. Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının kanun yararına bozma isteminin KABULÜNE, B. Gülşehir Asliye Ceza Mahkemesinin 15.06.2021 tarih, 2020/119 Esas, 2021/257 Karar sayılı kararının 5271 sayılı Kanun’un 309/3. maddesi gereği, oy birliğiyle KANUN YARARINA BOZULMASINA, 5271 sayılı Kanun’un 309/4-b maddesi uyarınca gerekli işlemin yapılması için dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 07.10.2025 tarihinde karar verildi.

Özgün Analiz

Olay Özeti: Şüpheli hakkında kullanmak için uyuşturucu madde bulundurma suçundan kamu davasının açılmasının ertelenmesine ve bir yıl denetimli serbestlik tedbirine karar verilmiş, ancak erteleme kararında itiraz süresi 15 gün yerine 7 gün gösterilmiştir. Denetim yükümlülüklerine uyulmaması üzerine dava açılmış ve sanık mahkûm edilmiş, Adalet Bakanlığı kanun yararına bozma istemiştir.

Hukuki İlke: Kamu davasının açılmasının ertelenmesi kararında itiraz yoluna başvuru süresinin gerçek süreden farklı (7 gün) gösterilmesi ilgiliyi yanıltır ve kararın usulüne uygun kesinleşmesini engeller; kesinleşmeyen erteleme kararına dayanılarak denetimli serbestlik infazına başlanamayacağından kovuşturma şartı gerçekleşmez ve durma kararı verilmelidir.

Uygulama Sonucu: Erteleme kararındaki yanıltıcı süre nedeniyle kovuşturma şartının gerçekleşmediği kabul edilerek, durma kararı verilmesi gerekirken mahkûmiyet hükmü kurulması hukuka aykırı bulunmuş ve karar kanun yararına bozulmuştur.

Dava Strateji Notu: Denetimli serbestlik ihlaline dayalı mahkûmiyetlerde, erteleme kararında itiraz süresinin doğru (15 gün) gösterilip gösterilmediği ilk kontrol edilmesi gereken husustur; yanlış süre bildirimi kararı kesinleştirmediğinden dava düşme/durma yönünden kanun yararına bozma ile geri çevrilebilir.

Bu karar size uygun mu?

Davanızda bu emsali kullanmak için avukat desteği alın.

Görüşme Planla