Karar Özeti
8. Ceza Dairesi 2025/1599 E. , 2025/8069 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ:Sulh Ceza Hâkimliği SAYISI : 2024/2669 D.İş SUÇLAR : İftira, hakaret İNCELEME KONUSU KARAR : Kovuşturmaya yer olmadığı kararına karşı yapılan itirazın reddi KANUN YARARINA BOZMA YOLUNA BAŞVURAN: Adalet Bakanlığının istemi üzerine Yargıtay Cumhuriyet
Karar Detayı
8. Ceza Dairesi 2025/1599 E. , 2025/8069 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ:Sulh Ceza Hâkimliği SAYISI : 2024/2669 D.İş SUÇLAR : İftira, hakaret İNCELEME KONUSU KARAR : Kovuşturmaya yer olmadığı kararına karşı yapılan itirazın reddi KANUN YARARINA BOZMA YOLUNA BAŞVURAN: Adalet Bakanlığının istemi üzerine Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığı TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ: İlgili kararın kanun yararına bozulması Hatay Cumhuriyet Başsavcılığının 17.05.2024 tarihli kararı ile şüpheli hakkında hakaret ve iftira suçlarından kovuşturmaya yer olmadığı kararı verildiği, bu karara şikayetçi vekilinin itirazı üzerine Hatay 1. Sulh Ceza Hakimliğinin 16.09.2024 tarihli kararı ile suçun yasal unsurları oluşmadığından itirazın reddine kesin olarak karar verildiği belirlenmiştir. Adalet Bakanlığının, 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 309/1. maddesi uyarınca, 20.01.2025 tarihli ve 2024/33993 sayılı evrakı ile kanun yararına bozma istemine istinaden düzenlenen, Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının, 10.02.2025 tarihli ve KYB-2025/11159 sayılı Tebliğnamesi ile dava dosyası Daireye gönderilmekle, gereği düşünüldü: I. İSTEM Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının kanun yararına bozma isteminin; “Dosya kapsamına göre, müşteki vekilinin şikayet dilekçesi ile şüphelinin 30/03/2024 tarihinde saat 14.00'da yerel televizyon kanalı...TV yoluyla yapılan TV programında müvekkili hakkında "... kendi ...'da tefeci bir kimlikle tanınıyor. Oradaki pamuk tüccarlarıyla görüştüm. Her sene ananızı ağlatan bir yapıya sahip, pamuk borsasını kendi belirler, birçok pamuk tüccarının zarar etmesine sebep olmuş bir kişilik .....Hatay'ın özellikle büyük Ortadoğu projesine alet edilmesi, demografik yapının değiştirilmesi ve elimizde kalan son toprak parçasının yeni gelen, yeni gelmekte olan, yeni geldiğini iddia eden Hatay'ı ve Antakya'yı inşa ve imar edeceğini düşünen iktidarın adaylarının burayı nasıl satacaklarını düşünerek bu bölgeyi nasıl elden çıkarmayı düşündüklerini düşünerek oy verin..2024 1 Nisan itibariyle Hatay'da, Antakya ve Büyükşehirde hak arayamayan bir Antakyalı, bir Hataylıyla karşılaşacaksınız, kendi plan programları doğrultusunda halka kulağını kapatmış, son seçim döneminde son rantlarını vurmaya çalışan bir yapıyla karşılaşacaksınız, Hatay ...ı arayacak bir pozisyona gelecek.." şeklinde sözler söylediğini beyan ederek, "tefeci" sözü ile iftira suçunun oluştuğundan, "rant ve toprakların satılması" sözleriyle halkı kin ve düşmanlığa tahrik suçunun oluştuğundan, "... kendi ...'da tefeci bir kimlikle tanınıyor" sözleriyle ise de hakaret suçunun oluştuğundan bahisle şikayetçi olması üzerine başlatılan soruşturma sonucunda, şikayete konu sözlerin doğrudan hakaret ve iftira niteliğinde bulunmadığı, ifade özgürlüğü kapsamında, düşünce açıklama, bilgi verme ve eleştiri sınırları içerisinde kaldığı gerekçesiyle kovuşturmaya yer olmadığına dair karar verilmiş ise de, Yargıtay Ceza Genel Kurulunun 13/02/2007 tarihli ve 2007/7-28 esas, 2007/34 karar sayılı ilamında yer alan, "Demokratik toplumlar, temel hak ve özgürlüklere dayanan toplumlardır. Bu tür toplumlarda Devletin görevi, temel hak ve özgürlükleri korumak ve geliştirmektir. Temel hak ve özgürlükler arasında düşünce ve kanaati açıklama özgürlüğünün önemli bir yeri bulunmaktadır. Bu özgürlüğün kullanılabilmesinin en önemli yollarından birisi de basındır. Geneli ilgilendiren ya da ilgilendirmesi gereken tüm olaylar hakkında, halkı objektif ve gerçekleri yansıtacak biçimde aydınlatmak, çeşitli sorunlar üzerinde kamuoyunu düşünmeye çağıracak tarzda tartışmalar açmak, onu toplumsal ve siyasal oluşumlar üzerinde doğru ve gerçeğe uygun bilgilerle donatmak, yöneticileri eleştirmek, uyarmak ve bu yöntemlerle denetlemek, ayrıca içinde yaşadığı toplumun ve tüm insanlığın sorunları konusunda bireyi bilinçlendirmek durumunda olan basına, bu ödevlerini yerine getirirken ihtiyaç duyacağı bir kısım haklar da tanınmıştır. Bunlar; bilgi edinme, yayma, eleştirme, yorumlama ve eser yaratma haklarıdır. Temelini Anayasa’nın 28. vd. maddelerinden alan ve 5187 sayılı Basın Yasasının 3. maddesinde düzenlenen bu haklar, basın yoluyla işlenen suçlarda, hukuka uygunluk nedenlerini oluşturur. Bilgiyi yayma, eleştirme ve yorumlama haklarının kabulü için, açıklama, eleştiri veya değer yargısı biçimindeki bilginin gerçek ve güncel olması, açıklanmasında kamunun ilgi ve yararının bulunması, açıklanış şekli ile konusu arasında düşünsel bir bağ bulunması, açıklamada “küçültücü” sözlerin kullanılmaması gerekir." şeklindeki açıklamalar ile, Yine Ceza Genel Kurulunun 03/11/2009 tarihli ve 2009/9-190 esas, 2009/253 karar sayılı ilamında yer alan, “Temelini Anayasanın 28 ve devamı maddelerinden alan haber verme ve eleştirme hakkının kabulü için, açıklama veya eleştiriye konu olan haberin gerçek ve güncel olması, açıklanmasında kamu ilgi ve yararının bulunması, açıklanış şekliyle konusu arasında düşünsel bir bağ bulunması gerekir. Düşünce özgürlüğü ve dolayısıyla eleştiri, demokratik toplumlarda vazgeçilmez bir haktır. Toplumun ilerlemesi ve yararı için zorunludur. İfade özgürlüğü sadece lehte olduğu kabul edilen veya zararsız veya ilgilenilmeye değmez görülen haber ve düşünceler için değil, devletin veya nüfusun bir bölümünün aleyhinde olan, onları rahatsız eden haber ve düşünceler için de uygulanır. Bu demokratik toplum düzeninin ve çoğulculuğun gereğidir. Eleştiri de kaynağını bu özgürlükten alır, eleştirinin doğasından kaynaklanan sertlik suç oluşturmaz, eleştiri övgü olmadığına göre, sert, kırıcı ve incitici olması da doğaldır. Ancak, eleştiri hak ve görevi kötüye kullanılmamalı, yazıda küçültücü, incitici, abartılı sözlerden kaçınılmalıdır. Sayılan öğelerden birisinin olmaması halinde, haber verme ve eleştiri hakkından söz edilemeyecek, eylem hukuka aykırı olacaktır.” şeklindeki açıklamalar nazara alındığında, Somut olayda, içeriğinde “... ... kendi ...'da tefeci bir kimlikle tanınıyor...Hatay'ın özellikle büyük Ortadoğu projesine alet edilmesi, demografik yapının değiştirilmesi ve elimizde kalan son toprak parçasının yeni gelen, yeni gelmekte olan, yeni geldiğini iddia eden Hatay'ı ve Antakya'yı inşa ve imar edeceğini düşünen iktidarın adaylarının burayı nasıl satacaklarını düşünerek bu bölgeyi nasıl elden çıkarmayı düşündüklerini düşünerek oy verin..son seçim döneminde son rantlarını vurmaya çalışan bir yapıyla karşılaşacaksınız..” şeklindeki ifadeleri barındıran sözlerin bütünü değerlendirildiğinde küçümseyici, incitici ve zan altında bırakan mahiyette olduğu anlaşılmakla, kullanılan ifadelerin hakaret ve iftira suçları kapsamında olup olmadığının Mahkemesince değerlendirilmesi gerektiği gözetilmeden, kovuşturmaya yer olmadığına dair karara karşı yapılan itirazın kabulü yerine, yazılı şekilde reddine karar verilmesinde isabet görülmemiştir.” Şeklindeki gerekçeye dayandığı anlaşılmıştır. II. DEĞERLENDİRME VE GEREKÇE 1. Şikayetçinin vekili aracılığıyla Hatay Cumhuriyet Başsavcılığına sunduğu 17.04.2024 tarihli dilekçesi ile, "Yüksek Seçim Kurulu'nun (YSK) açıkladığı seçim takvimine göre seçim günü saat 18.00'e kadar radyolar ve her türlü yayın organlarınırı seçim ve seçim sonuçları ile ilgili haber, tahmin ve yorum yapılması yasak olacak, 18. 00... .00 arasında yalnızca YSK'nin seçimle ilgili haber ve tebliğleri yayınlanabilecek. Saat 21.00'den sonra bütün yayınlar serbest olacak ancak YSK bu süreyi öne alabilecek. Ancak bu seçim yasaklarına rağmen Cumhuriyet Halk Partisi Belediye Meclis Üyesi Adayı ...'nın 30/03/2024 tarihi saat 14.00'da yapılan...TV yoluyla yapılan TV programında yapmış olduğu açıklamalar seçim yasağını ihlal eder nitelikte olmakla beraber programın 13. Dakikasında “ ... kendi ...'da tefeci bir kimlikle tanınıyor. Oradaki pamuk tüccarlarıyla görüştüm. Her sene ananızı ağlatan bir yapıya sahip, pamuk borsasını kendi belirler, birçok pamuk tüccarının zarar etmesine sebep olmuş bir kişilik, ....” ifadelerine yer vermiştir. Aynı programın 28. Dakikasında “Hatay'ın özellikle büyük Ortadoğu projesine alet edilmesi, demografik yapının değiştirmesi ve elimizde kalan son toprak parçasının yeni gelen yeni gelmekte olan, yeni geldiğini iddia eden Hatay'ı ve Antakya'yı inşa ve imar edeceğini düşünen iktidarın adaylarının burayı nasıl satacaklarını düşünerek bu bölgeyi nasıl elden çıkarmayı düşündüklerini düşünerek oy verin”şeklinde açıklamalarda bulunmuş, 30. Dakikasında ise Program sunucusu tarafından sorulan “velev ki hem Antakya'da hem Büyükşehirde AKP kazandı o zaman Hatay'ı nasıl bir 1 Nisan sabahı bekliyor” sorusuna cevaben “2024/ 1 Nisan itibariyle Hatay'da Antakya ve Büyükşehirde hak arayamayan bir Antakyalı bir Hataylıyla karşılaşacaksınız, kendi plan programları doğrultusunda halka kulağını kapatmış, son seçim döneminde son rantlarını vurmaya çalışan bir yapıyla karşılaşacaksınız, Hatay ...ı arayacak bir pozisyona gelecek” açıklamalarında bulunmuştur. Bu açıklamaların tamamı siyasi propaganda yasağının başlangıç saati olan 18.00'dan itibaren kişilerin sosyal medya hesapları üzerinden paylaşılarak siyasi propaganda yasağı ihlal edilmiştir..." şeklinde seçim propaganda yasağı başlamış olmasına rağmen sosyal medya hesapları üzerinden paylaşım yapan kişiler ile Cumhuriyet Halk Partisi Belediye Meclis üyesi adayı olan şüpheli hakkında şikayetçi olduğu belirlenmiştir. 2. Şikayetçinin müracaatı ile ilgili olarak Hatay Cumhuriyet Başsavcılığınca yürütülen soruşturma neticesinde verilen 17.05.2024 tarihli karar ile şüpheli hakkında hakaret ve iftira suçlarından, "Avrupa İnsan Hakları Mahkemesi kararları, Anayasa Mahkemesi kararları ve Yargıtay içtihatları gözetildiğinde ülke yönetiminde bulunan ve siyasi kimlik taşıyan idarecilerin yaptıkları veya sorumlu tutuldukları işlemler nedeniyle eleştirilmelerinin, eleştirilenlerin de daha hoşgörülü ve anlayışlı olmalarının demokrasi ve özgürlüklerin temini açısından gerekli bulunduğunun belirtildiği, bu kapsamda şüphelinin şikayete konu paylaşımlarının düşünce ve kanaat açıklaması niteliğinde olduğunun kabul edilmesi gerektiği, sövme veya müştekinin onur, şeref ve saygınlığını rencide edecek nitelikte somut bir fiil veya olgu isnat etme içermediği, hakaret suçunun yasal unsurlarının oluşmadığı" belirtilerek kovuşturmaya yer olmadığı kararı verilmiştir. Bu karara karşı şikayetçi vekilinin itirazı üzerine Hatay 1. Sulh Ceza Hakimliğinin 16.09.2024 tarihli kararı ile suçun yasal unsurları oluşmadığından itirazın reddine kesin olarak karar verildiği belirlenmiştir. III. KARAR Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının ihbarnamesinde her ne kadar hakaret ve iftira suçları yönünden görüş bildirilmiş ise de, kanun yararına bozma incelemesine konu Hatay Cumhuriyet Başsavcılığının 17.05.2024 tarihli kovuşturmaya yer olmadığı kararının, "karar bilgileri" kısmında hakaret ve iftira suçlarının sayıldığı, ancak karar içeriğinde sadece hakaret eylemi yönünden değerlendirme yapıldığı ve yalnızca bu suç yönünden kovuşturmaya yer olmadığına karar verildiği görülmekle, kanun yararına bozma incelemesinin hakaret suçu ile sınırlı olarak yapılabileceği belirlenerek yapılan inceleme neticesinde; Kanun yararına bozma incelemesine ilişkin görev ve yetkinin, 28.06.2014 tarihinde Resmî Gazete'de yayımlanarak yürürlüğe giren 6545 sayılı Kanun'un 31. maddesi ile değişik 2797 sayılı Yargıtay Kanunu'nun 14. maddesi ve Yargıtay Büyük Genel Kurulunun, 23.01.2024 tarihli ve 32438 sayılı Resmi Gazete’de yayımlanarak yürürlüğe giren 18.01.2024 tarihli ve 2024/1 Kararının Ceza Daireleri İşbölümüne ilişkin ortak hükümlerin 7. fıkrası uyarınca, kanun yararına bozma inceleme görevinin Yargıtay Yüksek (4.) Ceza Dairesine ait olmakla Dairemizin GÖREVSİZLİĞİNE, dosyanın görevli Daireye gönderilmesine, oy birliğiyle, 27.10.2025 tarihinde karar verildi.