İçeriğe geç
AC
8. Ceza Dairesi Esas: 2025/2690 Karar: 2025/5677 Tarih: 2025

Yargıtay 8. Ceza Dairesi E.2025/2690 K.2025/5677

8. Ceza Dairesi 2025/2690 E. , 2025/5677 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ :Ağır Ceza Mahkemesi SAYISI : 2024/371 E., 2024/537 K. SUÇ : Uyuşturucu madde ticareti yapma HÜKÜM : Mahkûmiyet TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Onama Yapılan ön inceleme neticesinde; sanık hakkında bozma üzerine verilen uyuşturucu madde ticareti yapma suçundan k

Karar Özeti

8. Ceza Dairesi 2025/2690 E. , 2025/5677 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ :Ağır Ceza Mahkemesi SAYISI : 2024/371 E., 2024/537 K. SUÇ : Uyuşturucu madde ticareti yapma HÜKÜM : Mahkûmiyet TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Onama Yapılan ön inceleme neticesinde; sanık hakkında bozma üzerine verilen uyuşturucu madde ticareti yapma suçundan k

Karar Detayı

8. Ceza Dairesi 2025/2690 E. , 2025/5677 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ :Ağır Ceza Mahkemesi SAYISI : 2024/371 E., 2024/537 K. SUÇ : Uyuşturucu madde ticareti yapma HÜKÜM : Mahkûmiyet TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Onama Yapılan ön inceleme neticesinde; sanık hakkında bozma üzerine verilen uyuşturucu madde ticareti yapma suçundan kurulan hükmün temyiz edilebilir olduğu, temyiz edenin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, temyiz isteminin süresinde olduğu, temyiz dilekçesinde temyiz sebeplerine yer verildiği, temyiz isteminin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı tespit edilmiştir. I. HUKUKİ SÜREÇ A. Yargıtay Bozma İlâmı Diyarbakır 7. Ağır Ceza Mahkemesinin, 09.02.2021 tarihli ve 2020/257 Esas, 2021/67 Karar sayılı kararının istinaf edilmesi üzerine, Gaziantep Bölge Adliye Mahkemesi 5. Ceza Dairesinin, 15.04.2021 tarihli ve 2021/614 Esas, 2021/732 Karar sayılı kararının sanık müdafii tarafından temyizi sonrasında, Dairemizin 04.07.2024 tarihli ve 2024/16321 Esas, 2024/5840 Karar sayılı kararı ile "1. Dosya kapsamından, 05.01.2018 tarihli (6) nolu olayda uyuşturucu madde satışının, araç içinde gerçekleştiği anlaşılmakla, araçlar "umumi veya umuma açık yerler" olarak nitelendirilemeyeceğinden, sanık hakkında 5237 sayılı Kanun'un 188 inci maddesinin 4 üncü fıkrasının (b) bendinin uygulanma koşullarının bulunmadığı gözetilmeden, yazılı şekilde uygulama yapılarak fazla ceza tayin edilmesi, 2. Gaziantep Bölge Adliye Mahkemesi 5. Ceza Dairesi'nin 18.06.2020 tarihli ve 2019/1417 Esas, 2020/647 Karar sayılı bozma kararından önce İlk Derece Mahkemesince verilen hükümde sanık hakkında sonuç ceza olarak 18 yıl 9 ay hapis ve 37.500 TL adli para cezasına karar verildiği ve bu kararın sadece sanık ve müdafii tarafından istinaf edildiğinin anlaşılması karşısında; sanığın sonuç ceza yönünden kazanılmış hakkı korunmadan 24 yıl hapis ve 60.000,00 TL adli para cezasına hükmedilmesi" nedeniyle bozulmasına ve dava dosyasının İlk Derece Mahkemesine gönderilmesine karar verilmiştir. B. Yargıtay Bozma İlâmından Sonraki Yargılama Süreci Bozma üzerine Diyarbakır 7. Ağır Ceza Mahkemesinin, 11.11.2024 tarihli ve 2024/371 Esas, 2024/537 Karar sayılı kararı ile sanığın uyuşturucu madde ticareti suçundan 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun (5237 sayılı Kanun) 188/3, 188/4-a, 43, 53 ve 58. maddeleri uyarınca 18 yıl 9 ay hapis cezası, 37.500 TL adli para cezası ile cezalandırılmasına, hak yoksunluklarına ve cezasının mükerrirlere özgü infaz rejimi uyarıca çektirilmesine karar verilmiştir. II. TEMYİZ A. Temyiz Sebepleri Delil değerlendirmesinin hatalı yapıldığına, suçun unsurlarının oluşmadığına ve yeterli delil bulunmadığına ilişkindir. B. Değerlendirme ve Gerekçe Hakkında iletişimin denetlenmesi tedbiri bulunan sanığın 05.01.2018, 13.02.2018 ve 19.02.2018 tarihlerinde haklarında kullanmak için uyuşturucu madde bulundurmak suçundan ayrı soruşturma yürütülen ve bir kısmı mahkemece tanık olarak dinlenen ..... ve ...'ye uyuşturucu sattıkları ve (14) nolu olayda sanığın uyuşturucu madde ticareti yapma suçundan mahkum olan temyiz dışı ... ile uyuşturucu madde ticareti yaptıkları iddialarına ilişkindir. Yargılama sürecindeki işlemlerin usul ve kanuna uygun olarak yapıldığı, aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların toplanan tüm delillerle birlikte gerekçeli kararda gösterilip tartışıldığı, eylemlerin sanık tarafından gerçekleştirildiğinin saptandığı, vicdani kanaatin dosya içindeki belge ve bilgilerle uyumlu olarak kesin verilere dayandırıldığı, eylemlere uyan suç vasfı ile yaptırımların doğru biçimde belirlendiği anlaşılmakla, iletişimin tespiti çözüm tutanakları, haklarında kullanmak için uyuşturucu madde bulundurmak suçundan ayrı soruşturma yürütülen ve bir kısmı mahkemece tanık olarak dinlenen kullanıcı beyanları, fiziki takip ve olay tutanakları, ekspertiz raporları ile sanığın ikamet aramasında birden fazla çeşitte uyuşturucu ve hapın ele geçirilmesi ile dava dosyası kapsamındaki tüm deliller birlikte değerlendirildiğinde sanığın üzerine atılı suçu işlediğine dair kabulde bir isabetsizlik bulunmadığı anlaşıldığından, sanık müdafiinin temyiz istemleri yerinde görülmemiş, İlk Derece Mahkemesince verilen kararda hukuka aykırılık bulunmamıştır. III. KARAR Gerekçe bölümünde açıklanan nedenlerle Diyarbakır 7. Ağır Ceza Mahkemesinin, 11.11.2024 tarihli ve 2024/371 Esas, 2024/537 Karar sayılı kararında sanık müdafiince öne sürülen temyiz sebepleri ve 5271 sayılı Kanun’un 289/1. maddesi ile sınırlı olarak yapılan temyiz incelemesi sonucunda hukuka aykırılık görülmediğinden, 5271 sayılı Kanun’un 302/1. maddesi uyarınca Tebliğname’ye uygun olarak oy birliğiyle TEMYİZ İSTEMİNİN ESASTAN REDDİ İLE HÜKMÜN ONANMASINA, Hükmolunan ceza miktarı ile tutuklu kalınan süre dikkate alınarak sanık hakkındaki salıverilme talebinin REDDİNE, Dava dosyasının, 5271 sayılı Kanun’un 304/1. maddesi uyarınca Diyarbakır 7. Ağır Ceza Mahkemesine, Yargıtay ilâmının bir örneğinin ise Gaziantep Bölge Adliye Mahkemesi 5. Ceza Dairesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 03.07.2025 tarihinde karar verildi.

Özgün Analiz

Olay Özeti: Diyarbakır 7. Ağır Ceza Mahkemesinin kararı, dairenin daha önceki bozması üzerine yeniden kurulmuş; önceki bozmada araç içinde satışın 'umumi veya umuma açık yer' sayılamayacağı ve sanığın kazanılmış hakkının korunması gerektiği belirtilmişti. Bozmaya uyularak 18 yıl 9 ay hapis ve adli para cezası verilmiş, sanık müdafii delil yetersizliğini ileri sürmüştür.

Hukuki İlke: İletişimin denetlenmesi çözüm tutanakları, ayrı soruşturma yürütülen ve bir kısmı tanık olarak dinlenen kullanıcı beyanları, fiziki takip ve olay tutanakları, ekspertiz raporları ile ikamette çeşitli uyuşturucu ele geçirilmesi bir arada değerlendirildiğinde, birbirini destekleyen delil bütünlüğü mahkumiyet için yeterlidir.

Uygulama Sonucu: Delillerin bütünlük içinde sanığın eylemini kanıtladığı, yargılamanın usule uygun yürütüldüğü görülerek temyiz istemi reddedilmiş ve hüküm ONANMIŞTIR.

Dava Strateji Notu: İletişim kayıtları, tanık kullanıcı beyanları, fiziki takip ve ikamet aramasının aynı yönü gösterdiği dosyalarda tek bir delili çürütmek yetmez; savunmanın delil bütünlüğünün her halkasını ayrı ayrı sarsması gerekir. Ayrıca araç içi satışın umuma açık yer sayılmaması nitelikli hal savunması için kullanılabilir.

Bu karar size uygun mu?

Davanızda bu emsali kullanmak için avukat desteği alın.

Görüşme Planla