Karar Özeti
8. Ceza Dairesi 2025/2965 E. , 2025/7572 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ:Ceza Dairesi SAYISI : 2024/2812 Esas, 2024/3320 Karar SUÇ : Eziyet HÜKÜM : Mahkumiyet TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ: Onama Yapılan ön inceleme neticesinde; sanık hakkında kurulan hükmün temyiz edilebilir olduğu, temyiz edenlerin hükmü temyize hak ve yetkilerinin
Karar Detayı
8. Ceza Dairesi 2025/2965 E. , 2025/7572 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ:Ceza Dairesi SAYISI : 2024/2812 Esas, 2024/3320 Karar SUÇ : Eziyet HÜKÜM : Mahkumiyet TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ: Onama Yapılan ön inceleme neticesinde; sanık hakkında kurulan hükmün temyiz edilebilir olduğu, temyiz edenlerin hükmü temyize hak ve yetkilerinin bulunduğu, temyiz istemlerinin süresinde olduğu, temyiz dilekçelerinde temyiz sebeplerine yer verildiği, temyiz istemlerinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı tespit edilmekle, gereği düşünüldü: I. HUKUKİ SÜREÇ A. İlk Derece Mahkemesi Kararı 1.İzmir 28. Asliye Ceza Mahkemesinin, 19.07.2019 tarihli ve 2019/998 Esas, 2019/1160 Karar sayılı kararı ile katılan ...'a yönelik çocuğa karşı eziyet suçundan 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu'nun (5271 sayılı Kanun) 223/2-e maddesi uyarınca beraat kararı verilmiş; hükme karşı katılan ... vekili ve suçtan zarar gören ... vekili tarafından istinaf kanun yoluna başvurulmuştur. 2. Akabinde; İzmir Bölge Adliye Mahkemesi 12. Ceza Dairesinin 08.10.2019 tarihli ve 2019/4045 Esas, 2019/3179 Karar sayılı ilamı ile özetle Aile ve Sosyal Hizmetler Bakanlığının duruşmalardan haberdar edilmemesinin 5271 sayılı Kanun'un 2 33... . maddelerine aykırı olduğu şeklindeki gerekçeyle hükmün bozulmasına karar verilmiştir. 3. Akabinde; İzmir 28. Asliye Ceza Mahkemesinin 03.12.2019 tarihli ve 2019/1276 Esas, 2019/1321 Karar sayılı kararı ile sanık hakkında katılan ...'a yönelik çocuğa karşı eziyet suçundan 5271 sayılı Kanun'un 223/2-e maddesi uyarınca beraat kararı verilmiş; karar katına ... vekili ve katılan kurum vekili tarafından istinaf edilmiştir. 4. Akabinde; İzmir Bölge Adliye Mahkemesi 12. Ceza Dairesinin 20.05.2021 tarihli ve 2021/671 Esas, 2021/1163 Karar sayılı kararı ile sanık hakkındaki hükmün özetle "kasten yaralama ve silahla tehdit dosyalarının akıbetinin araştırılıp gerekirse birleştirilerek tüm deliller birlikte değerlendirilmeli ve eziyet suçunun oluşup oluşmadığı tartışılarak sanığın hukuki durumu buna göre belirlenmelidir.” şeklindeki gerekçeyle bozulmasına karar verilmiştir. İzmir 28. Asliye Ceza Mahkemesinin 12.07.2021 tarihli ve 2021/481 Esas, 2021/536 Karar sayılı kararı ile "İzmir 28.Asliye Ceza Mahkemesinin 2019/1430 Esas sayılı dava dosyası ile hukuki ve fiili bağlantı bulunduğu anlaşıldığından, mahkememizin 2021/481 E.sayılı dava dosyasının İzmir 28. Asliye Ceza Mahkemesi'nin 2019/1430 Esas sayılı dava dosyası üzerinde BİRLEŞTİRİLMESİNE, Mahkememizin 2021/481 Esas sayılı dava dosyasının bu şekilde kapatılmasına, yargılamanın birleştirilen İzmir 28. Asliye Ceza Mahkemesi'nin 2019/1430 Esas sayılı dava dosyası üzerinde yürütülmesine," karar verilmiştir. 4. İzmir 28. Asliye Ceza Mahkemesinin 02.04.2024 tarihli ve 2019/1430 Esas, 2024/653 Karar sayılı kararı ile sanığın 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun 96/2-a, 53/1-2-3 ve 58/6. maddeleri uyarınca 5 yıl hapis cezasıyla cezalandırılmasına, hak yoksunluklarının uygulanmasına ve cezanın ikinci kez mükerrirlere özgü infaz rejimine göre çektirilmesine ve sanık hakkında cezanın infazından sonra denetimli serbestlik tedbirinin uygulanmasına karar verilmiş; karar, sanık müdafii tarafından istinaf edilmiştir. B. Bölge Adliye Mahkemesi Kararı İzmir Bölge Adliye Mahkemesi 12. Ceza Dairesinin, 11.11.2024 tarihli ve 2024/2812 Esas, 2024/3320 Karar sayılı kararı ile sanık hakkında kurulan hükme yönelik sanık müdafinin istinaf başvurusunun 5271 sayılı Kanun'un 280/1-a maddesi uyarınca esastan reddine karar verilmiştir. II. TEMYİZ A. Temyiz Sebepleri 1.Katılan Kurum Vekilinin Temyiz İstemi Katılan kurum lehine vekalet ücretine hükmedilmesi gerektiğine ilişkindir. 2. Sanık ... Müdafinin Temyiz İstemleri Suçun işlendiğine dair yeterli delil bulunmadığından beraat kararı verilmesi gerektiğine ve temel cezanın alt sınırdan uzaklaşılarak tayin edilmesinin hukuka aykırı olduğuna ilişkindir. B. Değerlendirme ve Gerekçe Dava dosyası kapsamına göre; sanığın 18.06.2019–02.07.2019 tarihleri arasında katılan ...’ı elle ve sopa ile darp ettiği, banyoya götürerek elindeki bıçakla parmaklarının arasını kestiği ve “Hangi parmağını çok seviyorsun, bir daha yaramazlık yaparsan o parmağını keserim” şeklinde sözler söylediği iddiasına ilişkin olarak; İkinci kez mükerrir olan sanık hakkında denetimli serbestlik tedbirinin uygulanamayacağı hususunun infaz aşamasında dikkate alınması mümkün görülmüştür. Katılanın beyanlarının temyiz dışı katılanların beyanları ile uyumlu olması;...Eğitim ve Araştırma Hastanesi tarafından düzenlenen 02.07.2019 tarihli adli olgu bildirim formunda, katılan ...’ın ellerinde morluklar, kesi izleri, ensesinde tokat atmaya bağlı yaygın morluklar ve ayaklarında basmaya bağlı morluklar tespit edilmesi; sanığın inkâr içeren savunmasının dosya kapsamındaki delillerle çelişmesi hususları birlikte değerlendirildiğinde, eylemlerin sanık tarafından gerçekleştirildiği belirlenmiş; sanık ... müdafinin bu husustaki temyiz itirazları yerinde görülmemiştir. Vicdani kanaatin, dosya içeriğindeki belge ve bilgilerle uyumlu olarak kesin verilere dayandırıldığı; sanığın katılana yönelik eylemlerinin tek seferlik bir darp veya yaralama niteliğinde olmayıp belli bir zaman dilimi içinde tekrarlanarak süreklilik arz ettiği; katılanın fiziksel acının yanı sıra ruhsal olarak da aşağılanmasına ve sürekli korku duygusu içinde yaşamasına neden olduğu; sanığın eylemlerinin insan onuruyla bağdaşmayan muameleler içerdiği anlaşıldığından Mahkemenin suç vasfına yönelik kabulünde isabetsizlik bulunmamaktadır. 5237 sayılı Kanun'un "cezanın belirlenmesi" başlıklı 61/1. maddesinde belirtilen kriterler ile aynı Kanun'un 3/1. maddesinde ifade edilen cezada "orantılılık ilkesi" nazara alındığında temel cezanın alt sınırdan uzaklaşılarak belirlenmesinin isabetli olduğu anlaşılmış olup sanık müdafinin bu husustaki temyiz itirazı yerinde görülmemiştir. Dairemizin 12.09.2023 tarihli ve 2023/1471 Esas, 2023/6013 Karar sayılı kararı başta olmak üzere yerleşmiş içtihatlarda açıklandığı gibi; katılan ... Bakanlığının davaya katılmasının doğrudan Anayasa ve kanundan kaynaklanan koruma görevine ilişkin olup, Bakanlığa yüklenen bir kamu görevi olduğu anlaşıldığından katılan kurum lehine vekalet ücretine hükmedilmemesinde hukuka aykırılık bulunmamış, katılan kurum vekilinin bu husustaki temyiz itirazı yerinde görülmemiştir. Açıklanan nedenlerle; katılan kurum vekilinin, sanık ... müdafinin temyiz istemleri yerinde görülmemiş; Bölge Adliye Mahkemesince verilen kararda hukuka aykırılık bulunmamıştır. III. KARAR Gerekçe bölümünde açıklanan nedenle İzmir Bölge Adliye Mahkemesi 12. Ceza Dairesinin 11.11.2024 tarihli ve 2024/2812 Esas, 2024/3320 Karar sayılı kararında katılan kurum vekili ile sanık ... müdafii tarafından öne sürülen temyiz sebepleri ve 5271 sayılı Kanun’un 289/1. maddesi ile sınırlı olarak yapılan temyiz incelemesi sonucunda hukuka aykırılık görülmediğinden, 5271 sayılı Kanun’un 302/1. maddesi uyarınca Tebliğname’ye uygun olarak oybirliğiyle TEMYİZ İSTEMLERİNİN ESASTAN REDDİ İLE HÜKMÜN ONANMASINA, Dava dosyasının, 5271 sayılı Kanun’un 304/1. maddesi uyarınca İzmir 28. Asliye Ceza Mahkemesine, Yargıtay ilâmının bir örneğinin ise İzmir Bölge Adliye Mahkemesi 12. Ceza Dairesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 13.10.2025 tarihinde karar verildi.
Özgün Analiz
Olay Özeti: Sanığın, yaklaşık iki haftalık bir süre içinde çocuk mağduru elle ve sopayla darp ettiği, banyoda bıçakla parmak arasını kestiği ve tehdit içeren sözler söylediği olayda; ilk derece iki kez beraat vermiş, dava başka dosyayla birleştirilmiş, sonuçta eziyet suçundan 5 yıl hapis ve ikinci kez mükerrirlere özgü infaz uygulanmıştır.
Hukuki İlke: Eylemlerin tek seferlik darp/yaralama olmayıp belli bir zaman dilimine yayılarak süreklilik göstermesi, mağdurda fiziksel acının yanı sıra aşağılanma ve sürekli korku yaratması ve insan onuruyla bağdaşmayan muamele niteliği taşıması halinde suç eziyet olarak nitelenir (TCK 96). İkinci kez mükerrir hakkında denetimli serbestlik tedbiri uygulanamaz, bu husus infazda gözetilir. Anayasa ve kanundan doğan koruma göreviyle davaya katılan Bakanlık lehine vekalet ücretine hükmedilmez.
Uygulama Sonucu: Onama
Dava Strateji Notu: Süreklilik ve ruhsal aşağılama unsuru eziyet ile basit yaralamayı ayıran kritik ölçüt; tekrar eden şiddet iddialarında adli olgu formu ve tanık uyumu belirleyici oluyor. Mükerrir sanıkta yanlışlıkla verilen denetimli serbestlik kararının bozma değil infaz aşamasında düzeltilecek nitelikte sayıldığı akılda tutulmalı.