Karar Özeti
8. Ceza Dairesi 2025/3044 E. , 2025/5052 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi SAYISI : 2023/448 Esas, 2023/444 Karar SUÇ : 6136 sayılı Kanun'a aykırılık KARAR : Mahkumiyet TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : İlgili kararın kanun yararına bozulması Ankara Batı Cumhuriyet Başsavcılığının 10.04.2018 tarihli iddianamesiyle
Karar Detayı
8. Ceza Dairesi 2025/3044 E. , 2025/5052 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi SAYISI : 2023/448 Esas, 2023/444 Karar SUÇ : 6136 sayılı Kanun'a aykırılık KARAR : Mahkumiyet TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : İlgili kararın kanun yararına bozulması Ankara Batı Cumhuriyet Başsavcılığının 10.04.2018 tarihli iddianamesiyle hükümlü hakkında 6136 sayılı Kanun'a aykırılık suçundan, 6136 sayılı Kanun'un 13/1. maddesi uyarınca açılan dava ile yapılan yargılama neticesinde Ankara Batı 6. Asliye Ceza Mahkemesinin 13.09.2018 tarihli kararı ile 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 223/2-c maddesi gereği beraat kararı verildiği, Cumhuriyet savcısının istinaf başvurusu üzerine Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 8. Ceza Dairesinin 22.09.2020 tarihli kararı ile beraat kararının kaldırılarak, 6136 sayılı Kanun'un 13/1, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun (5237 sayılı Kanun) 62, 52/2. maddeleri uyarınca 10 ay hapis ve 500,00 TL adli para cezası ile cezalandırılmasına ilişkin hükmün, açıklanmasının geri bırakılmasına karar verildiği, hükümlünün denetim süresi içerisinde kasten yeni bir suç işlemesi nedeniyle Ankara Batı 6. Asliye Ceza Mahkemesinin 02.02.2023 tarihli kararı ile hükümlüye atılı suçun seri muhakeme usulü kapsamında kalması nedeniyle kamu davasının durmasına ve dosyanın Ankara Batı Cumhuriyet Başsavcılığına gönderilmesine karar verildiği, Ankara Batı Cumhuriyet Başsavcılığının 27.03.2023 tarihli talepnamesi ile hükümlü hakkında 6136 sayılı Kanun'un 13/1, 5271 sayılı Kanun'un 250/4, 5237 sayılı Kanun'un 50/1-a, 52/2. maddeleri uyarınca 3.600,00 TL ve 300,00 TL adli para cezaları ile cezalandırılması istemine ilişkin Ankara Batı 4. Asliye Ceza Mahkemesinin 28.03.2023 tarihli kararı ile talepnamede belirtilen sevk maddeleri ve yaptırım doğrultusunda mahkumiyet kararı verildiği, söz konusu kararın, itiraz edilmeksizin 10.05.2023 tarihinde usulüne uygun şekilde kesinleştiği belirlenmiştir. Adalet Bakanlığının, 5271 sayılı Kanun'un 309/1. maddesi uyarınca, 28.01.2025 tarihli ve 2024/10594 sayılı evrakı ile kanun yararına bozma istemine istinaden düzenlenen, Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının, 05.03.2025 tarihli ve KYB-2025/16602 sayılı Tebliğnamesi ile dava dosyası Daireye gönderilmekle, gereği düşünüldü: I. İSTEM Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının kanun yararına bozma isteminin; “Dosya kapsamına göre; sanığın 6136 sayılı Kanun'a muhalefet suçundan inceleme konusu 06/03/2018 tarihli eylemi nedeniyle Ankara Batı Cumhuriyet Başsavcılığının 10/04/2018 tarihi iddianamesi ile açılan kamu davasında Ankara Batı 6. Asliye Ceza Mahkemesinin 13/09/2018 tarihli ve 2018/473 esas, 2018/887 sayılı kararı ile beraatine karar verildiği, anılan kararın istinaf edilmesi üzerine Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 8. Ceza Dairesinin 22/09/2020 tarihli ve 2018/3244 esas ve 2020/2323 sayılı kararı ile Ankara Batı 6. Asliye Ceza Mahkemesinin 13/09/2018 tarihli kararının kaldırılmasına ve sanığın mahkumiyetine, 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu'nun 231/5. maddesi uyarınca hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına ve 5 yıl süreyle denetime tabi tutulmasına karar verildiği, sanığın denetim süresi içinde işlediği kasıtlı suçtan mahkum olduğunun ihbar edilmesi üzerine, Ankara Batı 6. Asliye Ceza Mahkemesinin 02/02/2023 tarihli ve 2023/143 esas, 2023/100 sayılı kararı ile durma kararı verilerek, 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu'nun 250/1. maddesi uyarınca seri muhakeme usulünün uygulanması için dosyanın Ankara Batı Cumhuriyet Başsavcılığı Seri Muhakame bürosuna gönderildiği anlaşılmakla, Her ne kadar Ankara Batı 4. Asliye Ceza Mahkemesinin 28/03/2023 tarihli ve 2023/448 esas, 2023/444 sayılı kararı ile Ankara Batı Cumhuriyet Başsavcılığınca düzenlenen 27/03/2023 tarihli ve 2023/10475 soruşturma, 2023/4236 esas, 2021/401 sayılı seri muhakeme usulüne tabi talepnamenin kabulü ile sanığın üzerine atılı suçtan mahkumiyetine karar verilmiş ise de, sanık hakkında daha önce yargılama yapılarak Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 8. Ceza Dairesinin 22/09/2020 tarihli ve 2018/3244 esas ve 2020/2323 sayılı kararı ile sanığın mahkumiyetine ve 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu'nun 231/5. maddesi uyarınca hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına karar verildiği, sanığın denetim süresi içinde işlediği kasıtlı suçtan mahkum olduğunun ihbar edilmesi üzerine, 5271 sayılı Kanun'un 231/11. maddesi uyarınca, anılan hükmün kararı veren mahkemece değerlendirileceği ve açıklanabileceği gözetilmeden, seri muhakeme usulüne tabi talepnamenin kabulü ile yazılı şekilde karar verilmesinde isabet görülmemiştir. ” Şeklindeki gerekçeye dayandığı anlaşılmıştır. II. DEĞERLENDİRME VE GEREKÇE Ankara Batı Cumhuriyet Başsavcılığının 10.04.2018 tarihli iddianamesiyle hükümlü hakkında 6136 sayılı Kanun'a aykırılık suçundan, 6136 sayılı Kanun'un 13/1. maddesi uyarınca açılan dava ile yapılan yargılama neticesinde Ankara Batı 6. Asliye Ceza Mahkemesinin 13.09.2018 tarihli kararı ile 5271 sayılı Kanun'un 223/2-c maddesi gereği beraat kararı verildiği, Cumhuriyet savcısının istinaf başvurusu üzerine Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 8. Ceza Dairesinin 22.09.2020 tarihli kararı ile beraat kararının kaldırılarak, 6136 sayılı Kanun'un 13/1, 5237 sayılı Kanun'un 62, 52/2. maddeleri uyarınca 10 ay hapis ve 500,00 TL adli para cezası ile cezalandırılmasına ilişkin hükmün, açıklanmasının geri bırakılmasına karar verildiği, hükümlünün denetim süresi içerisinde kasten yeni bir suç işlemesi nedeniyle Ankara Batı 6. Asliye Ceza Mahkemesinin 02.02.2023 tarihli kararı ile hükümlüye atılı suçun seri muhakeme usulü kapsamında kalması nedeniyle kamu davasının durmasına ve dosyanın Ankara Batı Cumhuriyet Başsavcılığına gönderilmesini müteakip, Ankara Batı Cumhuriyet Başsavcılığının 27.03.2023 tarihli talepnamesi ile hükümlü hakkında 6136 sayılı Kanun'un 13/1, 5271 sayılı Kanun'un 250/4, 5237 sayılı Kanun'un 50/1-a, 52/2. maddeleri uyarınca 3.600,00 TL ve 300,00 TL adli para cezaları ile cezalandırılması istemine ilişkin Ankara Batı 4. Asliye Ceza Mahkemesinin 28.03.2023 tarihli kararı ile talepnamede belirtilen sevk maddeleri ve yaptırım doğrultusunda mahkumiyet kararı verilmiş ise de, Hükümlü hakkında atılı suçtan verilen beraat kararının kaldırılmasına ve hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına karar veren mahkemenin, Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 8. Ceza Dairesi olduğu dikkate alındığında, denetim süresi içerisinde kasıtlı yeni bir suç işleyen hükümlü hakkında 5271 sayılı Kanun'un 231/11. maddesi uyarınca hükmü açıklama yetkisinin de Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 8. Ceza Dairesine ait olduğu gözetilmeden, talepnamenin kabulü ile yazılı şekilde karar verilmesi, Kanun’a aykırı olup kanun yararına bozma talebi yerinde görülmüştür. III. KARAR 1. Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının kanun yararına bozma isteminin KABULÜNE, 2. Ankara Batı 4. Asliye Ceza Mahkemesinin, 28.03.2023 tarihli ve 2023/448 Esas, 2023/444 Karar sayılı kararının, 5271 sayılı Kanun’un 309/3. maddesi gereği oy birliğiyle KANUN YARARINA BOZULMASINA, 5271 sayılı Kanun’un 309/4-b maddesi uyarınca gerekli işlemin yapılması için dava dosyasının Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 19.06.2025 tarihinde karar verildi.
Özgün Analiz
Olay Özeti: 6136 sayılı Kanuna aykırılıktan verilen beraat, BAM'ca kaldırılıp HAGB'ye (CMK 231/5) çevrilmiş; denetimde suç işlenmesi üzerine ilk derece mahkemesi durma kararıyla dosyayı seri muhakemeye göndermiş, başka mahkeme talepnameyle mahkumiyet kurmuştur.
Hukuki İlke: HAGB'yi veren mahkeme Bölge Adliye Mahkemesi olduğunda, denetim süresinde kasıtlı suç işlenmesi hâlinde CMK 231/11 uyarınca hükmü açıklama yetkisi de o mahkemeye aittir; seri muhakeme talepnamesiyle başka mahkemece hüküm kurulamaz.
Uygulama Sonucu: kanun yararına bozma
Dava Strateji Notu: HAGB'yi hangi merci verdiyse ihlal hâlinde açıklama yetkisi de ondadır; yetkisiz mahkemece kurulan hüküm KYB ile bozulur, bu husus infaz aşamasında dahi ileri sürülebilir.