Karar Özeti
8. Ceza Dairesi 2025/3375 E. , 2025/10117 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ :Ceza Dairesi SAYISI : 2024/3239 E., 2024/3425 K. SUÇ : Uyuşturucu madde ticareti yapma HÜKÜMLER : İstinaf başvurularının esastan reddi TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Onama Yapılan ön inceleme neticesinde; sanıklar hakkında kurulan hükümlerin temyiz edilebilir
Karar Detayı
8. Ceza Dairesi 2025/3375 E. , 2025/10117 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ :Ceza Dairesi SAYISI : 2024/3239 E., 2024/3425 K. SUÇ : Uyuşturucu madde ticareti yapma HÜKÜMLER : İstinaf başvurularının esastan reddi TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Onama Yapılan ön inceleme neticesinde; sanıklar hakkında kurulan hükümlerin temyiz edilebilir olduğu, temyiz edenlerin hükümleri temyize hak ve yetkilerinin bulunduğu, temyiz istemlerinin süresinde olduğu, temyiz dilekçelerinde temyiz sebeplerine yer verildiği, temyiz istemlerinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı tespit edilmiştir. Sanıklar ..., ... ve ... müdafilerinin duruşmalı inceleme taleplerinin, 7079 sayılı Kanun’un 94 üncü maddesiyle değişik 5271 sayılı Kanun’un 299 uncu maddesinin birinci fıkrası gereği takdîren reddine karar verilmekle, gereği düşünüldü: I.HUKUKİ SÜREÇ A. İlk Derece Mahkemesi Kararları Bakırköy 21. Ağır Ceza Mahkemesinin, 05.03.2024 tarihli ve 2023/57 Esas, 2024/113 Karar sayılı kararı ile; a-) Sanıklar ... ve ...'ın uyuşturucu madde ticareti yapma suçundan, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun (5237 sayılı Kanun) 188/3, 188/4-a, 188/5, 62, 52/2, 53. maddeleri uyarınca 18... ay hapis ve 37.500,00 TL adli para cezası ile cezalandırılmasına ve hak yoksunluklarına ve sanık ... hakkında ayrıca tekerrür hükümlerinin uygulanmasına, b-) Sanıklar ..., ... ve ...'nin uyuşturucu madde ticareti yapma suçundan, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun (5237 sayılı Kanun) 188/3, 188/4-b, 62, 52/2, 53. maddeleri uyarınca 12... ay hapis ve 25.000,00 TL adli para cezası ile cezalandırılmalarına, hak yoksunluklarına ve sanık ... hakkında ayrıca tekerrür hükümlerinin uygulanmasına, c-) Sanık ...'in uyuşturucu madde ticareti yapma suçundan, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun (5237 sayılı Kanun) 188/3, 188/4-a, 188/5, 43, 62, 52/2, 53. maddeleri uyarınca 23... ay 7 gün hapis ve 46.860,00 TL adli para cezası ile cezalandırılmasına ve hak yoksunluklarına, d-) Sanık ...'ın uyuşturucu madde ticareti yapma suçundan, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun (5237 sayılı Kanun) 188/3, 188/4-a, 43, 62, 52/2, 53. maddeleri uyarınca 15... ay 15 gün hapis ve 31.240,00 TL adli para cezası ile cezalandırılmasına ve hak yoksunluklarına karar verilmiştir. B. Bölge Adliye Mahkemesi Kararları ... Bölge Adliye Mahkemesi 16. Ceza Dairesinin, 05.12.2024 tarihli ve 2024/3239 Esas, 2024/3425 Karar sayılı kararı ile sanıklar hakkında İlk Derece Mahkemesince kurulan ve sanıklar ..., ..., ... ve ... hakkında ayrıca re'sen de istinafa tabi olan hükümlere yönelik sanıklar müdafilerinin istinaf başvurularının 5271 sayılı Kanun’un 280 inci maddesinin birinci fıkrasının (a) bendi uyarınca esastan reddine karar verilmiştir. II. TEMYİZ SEBEPLERİ A-) Sanık ...'in temyiz sebepleri özetle; Gizli soruşturmacı kadın personelin ses tonunu, dişiliğini ve cazibesini kullanarak sanığı suça kışkırttığına, bu suretle delillerin hukuka aykırı olduğuna, sanığın sübut bulan tek eyleminin 08.09.2022 tarihli eylemde gizli soruşturmacıya verilen 4 adet MDMA haptan ibaret olduğuna, sanıkta 27.09.2022 tarihinde ele geçirilen uyuşturucuların sanık tarafından kullanmak için uyuşturucu madde bulundurma suçu kapsamında bulundurulduğuna, sanıktan kullanıcı olduğunu kanıtlamaya esas kan, kıl ve idrar örneklerinin alınmadığına, telefonunun incelenmediğine ve sanıkta ele geçen bonzai ve metamfetamin gibi birbirine zıt maddelerin sanık tarafından ihtiyacına göre yorgunluk hissetmeme (metamfetamin) ve uyuma (bonzai) isteklerini karşılamak amacıyla kullanıldığına ilişkindir. B-) Sanık ... müdafiinin temyiz sebepleri özetle; Dosyada kapsamında örgüte ilişkin hiçbir delil bulunmadığına, duruşmalarda sanığın eylemine ilişkin gizli soruşturmacıların dinlenmediklerine, görevli gizli soruşturmacıların kışkırtıcı ajan rolünde görev yaptıklarına, sanıkları tuzağa düşürüp uyuşturucu satmaya zorladıklarına, bu suretle elde edilen delillerin hukuka aykırı olduğuna ve birden fazla eylemi olmayan sanık hakkında zincirleme suç hükümlerinin uygulanamayacağına ilişkindir. C-) Sanık ... ve müdafiinin temyiz sebepleri özetle; Suçun unsurlarının oluşmadığına, yeterli delil bulunmadığına, beraat kararı verilmesi gerektiğine, adı güven alımı olmakla birlikte bu işlemin suç işlemeyecek normal bir vatandaşı bile güven alımı sayesinde suç işlemeye teşvik ettiğine ve sanığın eyleminin kullanmak için uyuşturucu madde bulundurma suçunu oluşturacağına ilişkindir. D-) Sanık ... müdafilerinin temyiz sebepleri özetle; Sanığın sübut bulduğu kabul olunan (6) nolu eylemine yönelik gizli soruşturmacıların duruşmada tanık olarak dinlenmemeleri nedeniyle eksik inceleme yapıldığına, dosya kapsamında görevli gizli soruşturmacıların kışkırtıcı ajan gibi hareket ettiklerine, sanığın eyleminin kullanmak için uyuşturucu madde bulundurma suçunu oluşturacağına, yeterli delil bulunmadığına, örgütlü bir suç olmamasına rağmen gizli soruşturmacıların usul ve kanuna aykırı olarak görevlendirildiklerine ve sanık hakkında teknik araçlarla izlemeye ilişkin alınmış bir karar bulunmaması nedeniyle sanığın görüntülerinin kayda alındığına ilişkindir. E-) Sanık ... ve müdafiinin temyiz sebepleri özetle; Sanığın eyleminin kullanmak için uyuşturucu madde bulundurma suçunu oluşturacağına, sanığın suç tarihinde diğer sanıkların yanında bulunmak dışında bir eyleminin bulunmadığına, yeterli delil bulunmadığına, görevli gizli soruşturmacıların kışkırtıcı ajan rolünde görev yaptıklarına, bu suretle elde edilen delillerin hukuka aykırı olduğuna, sanık hakkında teknik araçlarla izlemeye ilişkin alınmış bir karar bulunmaması nedeniyle sanığın görüntülerinin kayda alındığına ve sanığın kadın gizli soruşturmacıya yaptığı sözlü iltifatlar nedeniyle görevlinin sanığa karşı duyduğu kin ve nefret nedeniyle olayın çarpıtıldığına ilişkindir. F-) Sanık ... müdafiinin temyiz sebepleri özetle; Delil değerlendirmesinin hatalı yapıldığına, sanığın tanımadığı diğer sanıklarla birlikte yargılanması ile sanıkların tümünün eylemlerinin .... ilçesinde gerçekleştiğinin iddia olunmasına karşın sanıkların Bakırköy Ağır Ceza Mahkemesinde yargılandıklarına, gizli soruşturmacıların azmettirme ve suça teşvik eylemleri nedeniyle elde edilen delillerin hukuka aykırı olduğuna, AİHM'e göre gizli soruşturmacıların elde ettiği delillerin mahkumiyet için tek başına yeterli olmayacaklarına ve gizli soruşturmacı görevlendirmelerinin usul ve yasaya aykırı olduğuna ilişkindir. IV. Değerlendirme ve Gerekçe Dava dosyası kapsamına göre, Bakırköy 4. Sulh Ceza Hakimliğinin 15.03.2022 tarih ve 2022/1705 D. İş, ... 8. Sulh Ceza Hakimliğinin 11.08.2022 tarih ve 2022/5080 D. İş ve ... 8. Sulh Ceza Hakimliğinin 07.11.2022 tarih ve 2022/7241 D. İş sayılı gizli soruşturmacı görevlendirilmesine ilişkin kararların icrası kapsamında görevlendirilen gizli soruşturmacıların sanık ...'den 04.08.2022, 08.08.20 22... .08.2022; sanık ...'tan 30.06.2022; sanık ...'den 22.03.2022; sanık ...'dan 24.08.20 22... .09.2022; sanık ...'den 24.08.20 22... .09.2022; sanık ...'dan 22.07.2022 ve sanık ...'tan 19.05.20 22... .05.2022 tarihli eylemlerde suça konu uyuşturucuları satın aldıkları ve ayrıca sanıklar ... ve ...'ın sırasıyla 27.09.20 22... .09.2022 tarihlerinde yapılan üst aramalarında ele geçirilen uyuşturucuları atılı suç kapsamında bulundurdukları iddialarına ilişkin olarak; a-) Sanık ... Hakkında Kurulan Hüküm Yönünden Yargılama sürecindeki işlemlerin usul ve kanuna uygun olarak yapıldığı, aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların toplanan tüm delillerle birlikte gerekçeli kararda gösterilip tartışıldığı, eylemlerin sanık tarafından gerçekleştirildiğinin saptandığı, vicdani kanaatin dosya içindeki belge ve bilgilerle uyumlu olarak kesin verilere dayandırıldığı, eylemlere uyan suç vasfı ile yaptırımların doğru biçimde belirlendiği, 5271 sayılı Kanun'un 139 maddesi hükümleri uyarınca alınan gizli soruşturmacı görevlendirilmesi kararlarının usul ve yasaya uygun olduğu, 5271 sayılı Kanun'un "Teknik Araçlarla İzleme" başlıklı 140. maddesi uyarınca olay tarihi itibariyle sanığın teknik araçlarla izlenmesine ilişkin bir karar bulunmamasına karşın sanığın kimlik bilgilerinin 25.08.2022 tarihinde yapılan saha ve istihbari çalışmalar ile gizli soruşturmacı görevli ile birlikte fotoğraf kayıtları üzerinden yapılan teşhis neticesinde belirlendiğinin anlaşılması karşısında "Teknik Araçlarla İzleme" kararının alınmamasının kimlik tespiti yönünden hukuka aykırılık sonucunu doğurmadığı, gizli soruşturmacının dosyaya yansıyan herhangi bir kışkırtıcı eyleminin bulunmadığı, mahkemece sanığın 24.08.20 22... .09.2022 tarihli gizli soruşturmacıya satış eylemlerinin tek eylem kabulü ile sanığın 27.09.2022 tarihinde yakalanmasını müteakip üzerinde ele geçirilen uyuşturucuların miktarı ve çeşitliliği dikkate alınarak sanığın bu eylemiyle birlikte sanık hakkında zincirleme suç hükümlerinin uygulanması ve 24.08.2022 tarihli eylemin sanıklar ..., ... ve ... tarafından gerçekleştirilmesi nedeniyle sanıklar hakkında ayrıca 5237 sayılı Kanun'un 188/5 maddesinin uygulanmasının usul ve yasaya uygun olduğu ve eksik inceleme bulunmadığı anlaşılmakla; gizli soruşturmacı görevlendirilmesine ilişkin kararlar, fiziki takip, kimlik tespit ve teşhis tutanakları ile ekspertiz ve güven alımı raporları ile sanığın 08.09.2022 tarihli olay yönünden ikrarı ve 24.08.20 22... .09.2022 tarihli olaylara ilişkin gizli soruşturmacıların tanık sıfatıyla alınan beyanları birlikte değerlendirildiğinde sanığın üzerine atılı suçu işlediğine dair kabulde bir isabetsizlik bulunmadığı anlaşıldığından, sanığın temyiz istemi yerinde görülmemiş, Bölge Adliye Mahkemesince verilen kararda hukuka aykırılık bulunmamıştır. b-) Sanık ... Hakkında Kurulan Hüküm Yönünden Yargılama sürecindeki işlemlerin usul ve kanuna uygun olarak yapıldığı, aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların toplanan tüm delillerle birlikte gerekçeli kararda gösterilip tartışıldığı, eylemlerin sanık tarafından gerçekleştirildiğinin saptandığı, vicdani kanaatin dosya içindeki belge ve bilgilerle uyumlu olarak kesin verilere dayandırıldığı, eylemlere uyan suç vasfı ile yaptırımların doğru biçimde belirlendiği, 5271 sayılı Kanun'un 139 maddesi hükümleri uyarınca alınan gizli soruşturmacı görevlendirilmesi kararlarının usul ve yasaya uygun olduğu, gizli soruşturmacının dosyaya yansıyan herhangi bir kışkırtıcı eyleminin bulunmadığı, mahkemece sanığın 19.05.20 22... .05.2022 tarihli gizli soruşturmacıya satış eylemlerinin tek eylem kabulü ile sanığın 28.09.2022 tarihinde yakalanmasını müteakip üzerinde ele geçirilen uyuşturucuların miktarı, çeşitliliği ve paket sayısı dikkate alınarak sanığın bu eylemiyle birlikte sanık hakkında zincirleme suç hükümlerinin uygulanmasının usul ve yasaya uygun olduğu, eksik inceleme bulunmadığı ve 02.12.2016 tarihli Resmi Gazete'de yayınlanan 6763 sayılı Kanunla değişik 5271 sayılı Kanun'un 139/7-a maddesi uyarınca örgüt faaliyeti çerçevesinde işlenip işlenmediğine bakılmaksızın uyuşturucu veya uyarıcı madde imal ve ticareti suçlarında gizli soruşturmacı görevlendirilebilmesinin mümkün olduğu anlaşılmakla; gizli soruşturmacı görevlendirilmesine ilişkin kararlar, fiziki takip, kimlik tespit ve teşhis tutanakları ile ekspertiz ve güven alımı raporları ile sanığın 19.05.20 22... .05.2022 tarihli eylemler yönünden kolluk aşamasında müdafii huzurunda alınan savunmasında kendi içimliğini çıkarabilmek amacıyla .... isimli arkadaşından aldığı maddeleri gizli soruşturmacılara verdiği yönündeki ikrarı birlikte değerlendirildiğinde sanığın üzerine atılı suçu işlediğine dair kabulde bir isabetsizlik bulunmadığı anlaşıldığından, sanık müdafiinin temyiz istemi yerinde görülmemiş, Bölge Adliye Mahkemesince verilen kararda hukuka aykırılık bulunmamıştır. c-) Sanık ... Hakkında Kurulan Hüküm Yönünden Yargılama sürecindeki işlemlerin usul ve kanuna uygun olarak yapıldığı, aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların toplanan tüm delillerle birlikte gerekçeli kararda gösterilip tartışıldığı, 22.03.2022 tarihli eylemin sanık tarafından gerçekleştirildiğinin saptandığı, vicdani kanaatin dosya içindeki belge ve bilgilerle uyumlu olarak kesin verilere dayandırıldığı, eyleme uyan suç vasfı ile yaptırımların doğru biçimde belirlendiği, 5271 sayılı Kanun'un 139. maddesi hükümleri uyarınca alınan gizli soruşturmacı görevlendirilmesi kararlarının usul ve kanuna uygun olduğu, gizli soruşturmacının dosyaya yansıyan herhangi bir kışkırtıcı eyleminin bulunmadığı anlaşılmakla; gizli soruşturmacı görevlendirilmesine ilişkin kararlar, fiziki takip, kimlik tespit ve teşhis tutanakları ile ekspertiz ve güven alımı raporları birlikte değerlendirildiğinde sanığın üzerine atılı suçu işlediğine dair kabulde bir isabetsizlik bulunmadığı anlaşıldığından, sanık ve müdafiinin temyiz istemleri yerinde görülmemiş, Bölge Adliye Mahkemesince verilen kararda hukuka aykırılık bulunmamıştır. d-) Sanık ... Hakkında Kurulan Hüküm Yönünden Yargılama sürecindeki işlemlerin usul ve kanuna uygun olarak yapıldığı, aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların toplanan tüm delillerle birlikte gerekçeli kararda gösterilip tartışıldığı, eylemlerin sanık tarafından gerçekleştirildiğinin saptandığı, vicdani kanaatin dosya içindeki belge ve bilgilerle uyumlu olarak kesin verilere dayandırıldığı, eylemlere uyan suç vasfı ile yaptırımların doğru biçimde belirlendiği, 5271 sayılı Kanun'un 139 maddesi hükümleri uyarınca alınan gizli soruşturmacı görevlendirilmesi kararlarının usul ve yasaya uygun olduğu, 5271 sayılı Kanun'un "Teknik Araçlarla İzleme" başlıklı 140. maddesi uyarınca olay tarihi itibariyle sanığın teknik araçlarla izlenmesine ilişkin bir karar bulunmamasına karşın sanığın kimlik bilgilerinin 05.08.2022 tarihinde yapılan saha ve istihbari çalışmalar ile gizli soruşturmacı görevli ile birlikte fotoğraf kayıtları üzerinden yapılan teşhis neticesinde belirlendiğinin anlaşılması karşısında "Teknik Araçlarla İzleme" kararının alınmamasının kimlik tespiti yönünden hukuka aykırılık sonucunu doğurmadığı, gizli soruşturmacının dosyaya yansıyan herhangi bir kışkırtıcı eyleminin bulunmadığı, mahkemece sanığın satış eylemlerinin tek eylem kabulü ile sanık hakkında zincirleme suç hükümlerinin uygulanmaması ve 24.08.2022 tarihli eylemin sanıklar ..., ... ve ... tarafından gerçekleştirilmesi nedeniyle sanıklar hakkında ayrıca 5237 sayılı Kanun'un 188/5 maddesinin uygulanmasının usul ve kanuna uygun olduğu, 02.12.2016 tarihli Resmi Gazete'de yayınlanan 6763 sayılı Kanunla değişik 5271 sayılı Kanun'un 139/7-a maddesi uyarınca örgüt faaliyeti çerçevesinde işlenip işlenmediğine bakılmaksızın uyuşturucu veya uyarıcı madde imal ve ticareti suçlarında gizli soruşturmacı görevlendirilebilmesinin mümkün olduğu ve eksik inceleme bulunmadığı anlaşılmakla; gizli soruşturmacı görevlendirilmesine ilişkin kararlar, fiziki takip, kimlik tespit ve teşhis tutanakları ile ekspertiz ve güven alımı raporları ile sanığın 24.08.2022 tarihli olay yönünden ikrarı ve aynı tarihli olaya ilişkin gizli soruşturmacının tanık sıfatıyla alınan beyanları birlikte değerlendirildiğinde sanığın üzerine atılı suçu işlediğine dair kabulde bir isabetsizlik bulunmadığı anlaşıldığından, sanık müdafilerinin temyiz istemleri yerinde görülmemiş, Bölge Adliye Mahkemesince verilen kararda hukuka aykırılık bulunmamıştır. e-) Sanık ... Hakkında Kurulan Hüküm Yönünden Yargılama sürecindeki işlemlerin usul ve kanuna uygun olarak yapıldığı, aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların toplanan tüm delillerle birlikte gerekçeli kararda gösterilip tartışıldığı, eylemlerin sanık tarafından gerçekleştirildiğinin saptandığı, vicdani kanaatin dosya içindeki belge ve bilgilerle uyumlu olarak kesin verilere dayandırıldığı, eylemlere uyan suç vasfı ile yaptırımların doğru biçimde belirlendiği, 5271 sayılı Kanun'un 139 maddesi hükümleri uyarınca alınan gizli soruşturmacı görevlendirilmesi kararlarının usul ve yasaya uygun olduğu, 5271 sayılı Kanun'un "Teknik Araçlarla İzleme" başlıklı 140. maddesi uyarınca olay tarihi itibariyle sanığın teknik araçlarla izlenmesine ilişkin bir karar bulunmamasına karşın sanığın kimlik bilgilerinin 25.08.2022 tarihinde yapılan saha ve istihbari çalışmalar ile gizli soruşturmacı görevli ile birlikte fotoğraf kayıtları üzerinden yapılan teşhis neticesinde belirlendiğinin anlaşılması karşısında "Teknik Araçlarla İzleme" kararının alınmamasının kimlik tespiti yönünden hukuka aykırılık sonucunu doğurmadığı, gizli soruşturmacının dosyaya yansıyan herhangi bir kışkırtıcı veya kendisine sanık tarafından yapılan sözlü iltifatlar nedeniyle sanığa karşı duyduğu kin ve nefret dolayısıyla hareket ettiğine dair eyleminin bulunmadığı, mahkemece sanığın satış eylemlerinin tek eylem kabulü ile sanık hakkında zincirleme suç hükümlerinin uygulanmamasının ve 24.08.2022 tarihli eylemin sanıklar ...., .... ve .... tarafından gerçekleştirilmesi nedeniyle sanıklar hakkında ayrıca 5237 sayılı Kanun'un 188/5 maddesinin uygulanmasının usul ve kanuna uygun olduğu ve eksik inceleme bulunmadığı anlaşılmakla; gizli soruşturmacı görevlendirilmesine ilişkin kararlar, fiziki takip, kimlik tespit ve teşhis tutanakları ile ekspertiz ve güven alımı raporları ile sanığın 08.09.2022 tarihli olay yönünden ikrarı ve aynı tarihli olaya ilişkin gizli soruşturmacıların tanık sıfatıyla alınan beyanları birlikte değerlendirildiğinde sanığın üzerine atılı suçu işlediğine dair kabulde bir isabetsizlik bulunmadığı anlaşıldığından, sanık ve müdafiinin temyiz istemleri yerinde görülmemiş, Bölge Adliye Mahkemesince verilen kararda hukuka aykırılık bulunmamıştır. f-) Sanık ... Hakkında Kurulan Hüküm Yönünden Yargılama sürecindeki işlemlerin usul ve kanuna uygun olarak yapıldığı, aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların toplanan tüm delillerle birlikte gerekçeli kararda gösterilip tartışıldığı, eylemlerin sanık tarafından gerçekleştirildiğinin saptandığı, vicdani kanının dosya içindeki belge ve bilgilerle uyumlu olarak kesin verilere dayandırıldığı, eylemlere uyan suç vasfı ile yaptırımların doğru biçimde belirlendiği, 5271 sayılı Kanun'un 139 maddesi hükümleri uyarınca alınan gizli soruşturmacı görevlendirilmesi kararlarının usul ve yasaya uygun olduğu, gizli soruşturmacının dosyaya yansıyan herhangi bir kışkırtıcı eyleminin bulunmadığı, sanık hakkında ... 15. Ağır Ceza Mahkemesine açılan davanın temyize konu Bakırköy 21. Ağır Ceza Mahkemesine açılan dava ile birleştirilmesi nedeniyle sanık hakkındaki mahkumiyet hükmünün yetkili ve görevli Bakırköy 21. Ağır Ceza Mahkemesince verildiği, mahkemece sanığın satış eylemlerinin tek eylem kabulü ile sanık hakkında zincirleme suç hükümlerinin uygulanmamasının usul ve yasaya uygun olduğu ve eksik inceleme bulunmadığı anlaşılmakla; gizli soruşturmacı görevlendirilmesine ilişkin kararlar, fiziki takip, kimlik tespit ve teşhis tutanakları ile ekspertiz ve güven alımı raporları ile 15.08.2022 tarihli olay yönünden gizli soruşturmacıların tanık sıfatıyla alınan beyanları birlikte değerlendirildiğinde sanığın üzerine atılı suçu işlediğine dair kabulde bir isabetsizlik bulunmadığı anlaşıldığından, sanık müdafiinin temyiz istemi yerinde görülmemiş, Bölge Adliye Mahkemesince verilen kararda hukuka aykırılık bulunmamıştır. g-) Sanık ... Hakkında Kurulan Hüküm Yönünden ... Bölge Adliye Mahkemesi 16. Ceza Dairesinin, 05.12.2024 tarihli ve 2024/3239 Esas, 2024/3425 Karar sayılı kararının sanık müdafiine 14.12.2024 tarihinde e-tebligat yoluyla tebliğ edildiği ve 27.12.2024 tarihinde gerekçesiyle birlikte ve usulüne uygun şekilde sanığa da tebliğ edilen karara karşı, 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 291/1. maddesinde belirlenen iki haftalık kanuni süre geçtikten sonra sanığın 15.01.2025 ve sanık müdafiinin 02.01.2025 tarihlerinde temyiz istemlerinde bulundukları anlaşılmıştır. III. KARAR a-) Sanık ... Hakkında Kurulan Hüküm Yönünden Gerekçe bölümünde (g) bendinde açıklanan nedenlerle ... Bölge Adliye Mahkemesi 16. Ceza Dairesinin, 05.12.2024 tarihli ve 2024/3239 Esas, 2024/3425 karar sayılı kararına yönelik sanık ve müdafiinin temyiz istemlerinin, 5271 sayılı Kanun’un 298/1. maddesi uyarınca Tebliğname’ye aykırı olarak oy birliğiyle REDDİNE, b-) Diğer sanıklar hakkında kurulan hükümler yönünden Gerekçe bölümünde (a, b, c, d, e ve f) bentlerinde açıklanan nedenlerle ... Bölge Adliye Mahkemesi 16. Ceza Dairesinin, 05.12.2024 tarihli ve 2024/3239 Esas, 2024/3425 karar sayılı kararında sanık ..., sanıklar.... ve ... müdafileri, sanıklar .... ve .... ile müdafilerince öne sürülen temyiz sebepleri ve 5271 sayılı Kanun’un 289 uncu maddesinin birinci fıkrası ile sınırlı olarak yapılan temyiz incelemesi sonucunda hukuka aykırılık görülmediğinden; 5271 sayılı Kanun’un 302 nci maddesinin birinci fıkrası gereği, Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle TEMYİZ İSTEMLERİNİN ESASTAN REDDİ İLE HÜKÜMLERİN ONANMASINA, Hükmolunan ceza miktarı ile tutuklu kalınan süre dikkate alınarak sanıklar ..., ...,..., ve .... hakkındaki salıverilme taleplerinin REDDİNE, Dava dosyasının, 5271 sayılı Kanun’un 304 üncü maddesinin birinci fıkrası uyarınca Bakırköy 21. Ağır Ceza Mahkemesine, Yargıtay ilâmının bir örneğinin ise ... Bölge Adliye Mahkemesi 16. Ceza Dairesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 04.12.2025 tarihinde karar verildi.